MAGAZİN - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 20:43

Safiye Soyman oğlunun kabrini ziyaret etti: "Yüzüm gülüyor ama içim yanıyor"

A
A
A
Safiye Soyman oğlunun kabrini ziyaret etti: "Yüzüm gülüyor ama içim yanıyor"

Sanat dünyasının güçlü sesi Safiye Soyman’ın geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden oğlu Harun Akaröz için Muğla’nın Bodrum ilçesindeki kabri başında anma programı düzenlendi. Gözyaşları içinde dua eden Soyman, "Oğlum ölmedi, içimde yaşıyor. Yüzüm gülüyor ama içim kan ağlıyor" sözleriyle yürekleri dağladı.


Geçen yıl temmuz ayında Burdur’un Ağlasun ilçesinde solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitiren MS hastası Harun Akaröz için Bodrum’un Gündoğan Mezarlığı’nda anma töreni düzenlendi. Törene annesi Safiye Soyman başta olmak üzere ailesi ve yakın dostları katıldı. Harun Akaröz’ün mezarı başında dualar edilerek, lokma dağıtıldı.



"Bir yıl geçti ama acısı ilk günkü gibi"


Evladını kaybetmenin acısını yaşayan Safiye Soyman, tören sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:


"Tam bir yıl oldu ama ben hâlâ onsuzluğa alışamadım. Sanki dün kaybettim. Oğlum Harun ölmedi, benim içimde yaşıyor. Ben onu hiç saklamadım, hep anlattım, hep yaşattım. Türkiye onun için ağladı. Şimdi onun adına köyüne 100 fidan diktireceğim. O fidanlar büyürken ben de oğlumu yaşatacağım. Bu benim yüreğime su serpiyor ama acımı dindirmiyor."



"Rüyalarıma giriyor, ‘Annem ağlamasın’ diyor"


Zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Soyman, "Rüyalarıma giriyor. Bana ‘Annem üzülmesin, ağlamasın, sahnene devam et’ diyor. O beni izlemeyi çok severdi. Şimdi gökyüzünden seyrediyor biliyorum. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Yüzümde gülücükler var belki ama içim kor gibi yanıyor" ifadelerini kullandı.



Safiye Soyman oğlunun kabrini ziyaret etti: "Yüzüm gülüyor ama içim yanıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.