ASAYİŞ - 30 Eylül 2025 Salı 12:47

Seydikemer’deki Ataş cinayeti sanıklarına ceza yağdı

A
A
A
Seydikemer’deki Ataş cinayeti sanıklarına ceza yağdı

Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki Şaban Ataş cinayetinin karar davasında 3’ü tutuklu, biri tutuksuz yargılanan 4 sanığa ceza yağdı.



Seydikemer’de Şaban Ataş’ın (52) kaybolup, aranması sırasında ATV’de Müge Anlı’ya konuk olan eski eşi Emine Karabulut’un itirafları ile canlı yayında Ataş’ın cesedinin yerinin tespiti gerçekleştirilmişti. Olayla ilgili olarak 3’ü tutuklu 4 sanık için kasten adam öldürme suçu ile iddianame hazırlanırken, Fethiye 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklar için mahkeme kararını verdi. Geçtiğimiz duruşmada savcı mütalaasında tüm sanıkların tasarlayarak kasten adam öldürmekten cezalandırılmasını istemişti. Fethiye 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanıklara ceza yağdırdı.



Müge Anlı’ya konuk olan eski eşi Emine Karabulut’un cinayet itirafıyla birlikte, Emine Karabulut (44), Burhanettin Öztürk (46) ve oğlu Mert Ataş (23) tutuklanmış ve kayınvalidesi Durkadın Karabulut (85) ise adli kontrol şartı ile serbest kalmıştı.



Fethiye 3’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasında savcının mütalaasına karşı tutuklu sanık Emine Karabulut, Burhanettin Öztürk ve Mert Ataş ile tutuksuz sanık Durkadın Karabulut ve avukatlarının görüşleri alındı.



Seydikemer ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası inşaat işçisi Şaban Ataş (52), 22 Mart’ta ortadan kayboldu. Gidebileceği yerlere bakmasına rağmen kendisine ulaşamayan yakınları, 1 gün sonra polise kayıp başvurusunda bulundu. Ancak güvenlik güçlerinin tüm çabalarına rağmen Ataş’a ulaşılamadı. Şaban Ataş’ın bir süre önce boşanmalarına rağmen aynı evi paylaştığı eski eşi Emine Karabulut, çocuklarıyla birlikte katıldığı Müge Anlı’daki canlı yayın çıkışında programın sunucusuna cinayeti itiraf etti.



Fethiye 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına, tutuklu sanıkların avukatları ile tutuksuz sanık Durkadın Karabulut katıldı. Tutuklu sanıklar Emine Karabulut, Burhanettin Öztürk ve Mert Ataş ise cezaevlerinden SEGBİS ile katıldı. Duruşmada Ö.K. isimli bir tanık dinlenirken, "Şaban Ataş’ın kaybolduğunu sosyal medyadan öğrendim. Seydikemer’deki evime geldikten 15 dakika sonra Burhanettin gelip Şaban Ataş’ın kaybolduğunu söyleyerek, nasıl bulabiliriz şeklinde ifadelerde bulundu. Burhanettin o sırada annemi ya da Emine’yi yalnız bırakmıyordu" şeklinde konuştu.



Tutuklu sanıklardan Mert Ataş son sözünde mütalaayı kabul etmediğini cinayete karışmadığını belirterek, "Sadece taşıma eyleminde bulundum. Pişmanım. Beratımı ve tahliyemi talep ediyorum. Burhanettin suçu benim üzerime atmaya çalışıyor. Burhanettin’den korktuğumuz için bir şey söyleyemedik. Pişmanım" ifadelerinde bulundu.



"Tehdit ve baskı altında kaldım"


Tutuklu sanıklardan Emine Karabulut ise, cinayeti Burhanettin’in işlediğini belirtip, dosyada birçok eksiklerin bulunduğunu ileri sürerek, "Olay olup bittikten sonra Burhanettin’in tehdit ve baskısı altında kaldım. Emniyet güçlerini aydınlattım. Dosya benim anlattıklarımla aydınlatılmıştır. Beratımı ve tahliyemi talep ediyorum. Adaletinize güveniyorum" dedi.



"Sanıkları tehdit etmedim"


Tutuklu sanıklardan Burhanettin Öztürk mütalaayı kabul etmediğini suçsuz olduğunu kaydederek "Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Katılanların ve diğer sanıkların ifadelerini kabul etmiyorum. Diyarbakır’daki Narin cinayetini örnek alarak olaydan sıyrılmaya çalışıyorlar. Ben diğer sanıkları tehdit etmedim. Ben bunların 7/24 başlarında beklemedim. Evlerinin 100 metre ilerisinde polis karakolu var. Gidip orada ifade verebilirlerdi. İstedikleri zaman polise gidebilirlerdi. Üzerime atılı iftiraları kabul etmiyorum. Beratımı ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Cinayeti Burhanettin işledi"


Tutuksuz Sanık Durkadın Karabulut ise mütalaayı kabul etmediğini sadece olayı gördüğünü belirterek, "Lavaboya su içmek için döndüm. Şaban Ataş internet kablosu için kanepeyi karıştırıyordu. Tık diye bir ses duydum. Şaban yüzüstü kapanmıştı. Burhanettin sopayla Şaban’a vurdu. Burhanettin cebinden ip çıkarıp, sopaya bağladı. Boynundan çekti. Cinayeti Burhanettin işledi. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Beratımı istiyorum" şeklinde konuştu.



2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet çıktı


Fethiye 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 15 dakikalık aranın ardından kararı açıklarken, tutuklu sanık Emine Karabulut’u boşanmış eşi tasarlayarak kasten öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan da 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Tutuklu sanıklardan Burhanettin Öztürk’ü de Şaban Ataş’ı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıp hırsızlık suçu nedeniyle de yine 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Öldürülen Şaban Ataş’ın oğlu tutuklu sanıklardan Mert Ataş ise, suç delilini gizlemekten 4 yıl hapis cezasına çarptırılıp, yurtdışı adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verildi. Tutuksuz sanık Durkadın Karabulut da suç delillerini gizlemekten 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı.



Olay nasıl olmuştu;


Muğla’nın Seydikemer ilçesinde 22 Mart 2024 tarihinde kaybolan 52 yaşındaki Şaban Ataş’ın bir cinayete kurban gittiği 56 gün sonra belirlenmişti. Şaban Ataş’ın kaybolmasının ardından Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı kolluk kuvvetleriyle birlikte geniş çaplı soruşturma başlatıp, aile üyelerini teknik takibe alırken, çevredeki güvenlik kameralarıyla da soruşturmayı derinleştirmişti. Şaban Ataş’ın bulunması için kuzeni ATV’deki Müge Anlı ile Tatlı Sert programına da başvururken günlerce süren programda Şaban Ataş’ın eski eşi Emine Karabulut, Ataş’ı sevgilisi Burhanettin Öztürk’ün başına sopa vurarak öldürdüğünü ve ormanlık alana birlikte götürerek attıklarını itiraf etmişti. Hatta canlı yayın sırasında Şaban Ataş’ın cesedi de ortaya çıkarılmıştı. Olaydan sonra eski eşi Emine Karabulut, Burhanettin Öztürk, oğlu Mert Ataş, Mehmet Ataş ve annesi Durkadın Karabulut polis tarafından gözaltına alınmıştı. Emine Karabulut ve oğlu Mert Ataş ile Burhanettin Öztürk tutuklanırken, Durkadın Karabulut ve Mehmet Ataş adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı. Şaban Ataş öldürüldükten sonra bankalardaki 36 bin TL’yi Şaban Ataş’ın telefonundan Emine Karabulut’un hesaplarına Burhanettin Öztürk ile birlikte aktardıkları da ortaya çıkarılmıştı.



Seydikemer’deki Ataş cinayeti sanıklarına ceza yağdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.