ASAYİŞ - 30 Nisan 2026 Perşembe 13:36

"Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis

A
A
A
"Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşini darp ederek ölümüne neden olan Yunus Korkut’un yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanığa, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan indirim uygulamaksızın 14 yıl hapis cezası verdi.


Köyceğiz ilçesinde 22 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ummuhan Korkut cinayeti davasında bugün karar celsesi görüldü. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3. duruşmada, eşini darp ederek hayatını kaybetmesine neden olan tutuklu sanık Yunus Korkut’un cezası belli oldu.


Mahkeme heyeti, toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda sanık Yunus Korkut’u, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararda, suçun işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak takdiri indirim uygulanmamasına hükmedildi.


Olay tarihinde 25 yaşında olan Ummuhan Korkut, eşi tarafından darp edildikten sonra hastaneye kaldırılmış, beyin kanaması teşhisiyle ameliyata alınmış ancak 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Sanık Yunus Korkut’un yargılama sürecinde öne sürdüğü "sadakatsizlik" iddiaları, yapılan HTS incelemeleriyle çürütülmüştü. Bahsi geçen telefon numarasının bir operatör yönlendirme hattı olduğu tespit edilmişti.


Mahkeme, verilen ceza miktarı ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek Yunus Korkut’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca sanığın, yaklaşık 66 bin TL tutarındaki yargılama giderlerini ödemesine hükmedildi.


Ummuhan Korkut’un aile avukatı Perihan Ceviz Turasay kararı istinafa taşıyacaklarını belirterek, "Bugün takip ettiğimiz Umman Korkut dosyasında karar çıktı. Sanık eşe karşı ölüm neticesine sebebiyet veren kasten yaralama suçundan cezalandırıldı. 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı. Cezada herhangi bir takdiri indirim yapılmadı. Sanığın savunmalarına itibar edilmedi aldatma iddiaları ve yemek yapmadığının haksız tahrik gerekçesi olduğu iddialarına. Dolayısıyla herhangi bir indirim yapılmadı alt sınırdan uzaklaşılarak 14 yıl hapis cezası tayin edildi. Bizler ilk aşamadan itibaren ısrarla söylüyoruz, bu bir kasten yaralama dosyası değil. Bu, neticesi öngörülememiş bir eylem neticesinde oluşan bir ölüm değil. Dolayısıyla bizim burada kesinlikle Ummuhan’ın kasten bir şekilde sanık tarafından öldürüldüğü noktasındaki beyanlarımız istikrarla devam edecek. Dolayısıyla bizler burada neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama suçundan yapılan değerlendirmeyi asla kabul etmiyoruz. Kararı bu yönüyle istinaf edeceğiz. Mahkeme haksız tahrik indirimi uygulamadı. Sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar etmedi. Ancak bizler çeşitli söylemlerimizle kadını ev içi emek yükümlüsü haline getiren kadının yemek yapmasını kadına bir yükümlülük olarak yükleyen söylemlerimizle bugün faile cesaret verdik. Failin bu gerekçeyi kendisine açıkça haksız tahrik indirimi uygulanmasına yönelik kullanmasına biz de zemin hazırladık toplum olarak. Dolayısıyla bu dosya kapsamında net bir şekilde şunu söyleyebiliriz. Bizler toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleriyle yaşamak zorundayız. Kadınların öldürülmemesi için bunu yapmak zorundayız. Yine cezasızlık politikasının işlememesi, caydırıcılığın gerçekleşmesi için de bu tarz kararlarla değil kadının öldürülmesinin açıkça kast edildiği bu dosyada eşe karşı, kadına karşı kastan öldürme suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararıyla karşılaşmak isterdik. Ancak karar bu şekilde oldu. Bizler kararı suç vasfı yönüyle istinafa taşıyacağız" dedi.


Ummuhan Korkut’un annesi Ayşe Bilen ise "En ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.



"Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.