POLİTİKA - 21 Ekim 2022 Cuma 14:38

Bakan Derya Yanık: “14 yaşa kadar tip-1 diyabetli çocuklarımıza insülin ölçüm cihazlarını önümüzdeki süreçte dağıtacağız”

A
A
A
Bakan Derya Yanık: “14 yaşa kadar tip-1 diyabetli çocuklarımıza insülin ölçüm cihazlarını önümüzdeki süreçte dağıtacağız”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” toplantısı için geldiği Muş’ta önemli açıklamalarda bulundu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” toplantısı için geldiği Muş’ta önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yanık, “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle sosyal yardım ihtiyaçlısı ailelerin 14 yaşa kadar ki tip-1 diyabetli çocuklarımıza insülin ölçüm cihazlarını önümüzdeki süreçte dağıtacağız” dedi.


Muş’taki bir otelde düzenlenen “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” toplantısına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, AK Parti iktidarı döneminde sosyal hizmetleri ve sosyal yardımları talep odaklı bir anlayıştan arz odaklı anlayışa dönüştürdüklerini söyledi. Hizmet noktasında çok önemli bir değişim yaşandığını belirten Bakan Yanık, “Aslında yaklaşımda yapılan devrimdir. Ne demeye çalışıyoruz, talep odaklı olmaktan arz odaklı olmaya çevirmekle? Artık vatandaşlarımız kurum kurum, kapı kapı gezip hizmet talebinde bulunmuyor. Tam tersine biz bakanlık olarak vatandaşlarımızın ayağına gidiyoruz, vatandaşlarımızın ihtiyacını yerinde tespit ediyor ve bu ihtiyaçlara uygun hizmetleri temin ediyor, kendilerine ulaştırıyoruz” dedi.


Son zamanlarda muhalefet partilerinin ardı ardına sosyal hizmet ve sosyal yardım alanında birtakım vaatler sıralamaya başladığını anlatan Bakan Yanık, “Son zamanlarda özellikle seçim sathı mahalline girince muhalefet partilerinden ardı ardına sosyal hizmet ve sosyal yardım alanında birtakım vaatler sıralanmaya başlandı. Halbuki bu sıralanan vaatlerden bugüne kadar bizim hayata geçirmediğimiz, bizim icra etmediğimiz bir tek başlık yok. Bunu çok açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.



“Bundan sonra da bu kararlılıkla faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz”


AK Parti iktidarı olarak 20 senedir vatandaşın ihtiyacı, talebi olup da hayata geçirmedikleri tek bir başlık olmadığını kaydeden Bakan Yanık, “Bundan sonra da bu kararlılıkla faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bahsettikleri sosyal yardım kalemlerinden çok daha fazlasını çeşitli başlıklarda vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Dünyanın gıpta ile baktığı hatta kendine örnek aldığı sosyal devlet olma misyonunu yıllardır uyguladığımız politikalarımızla hayata geçiriyoruz” diye konuştu.



“Yaklaşık 11 bin çocuğumuzun insülin ölçüm cihazlarından yararlanmasını bekliyoruz”


14 yaşa kadar tip-1 diyabetli çocuklara insülin ölçüm cihazlarını önümüzdeki süreçte dağıtacaklarını aktaran Bakan Yanık, “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ki kendisi de bir kabine toplantısı sonrasında duyurusunu yaptı, 14 yaşa kadar tip-1 diyabetli çocuklarımıza insülin ölçüm cihazlarını önümüzdeki süreçte dağıtacağız, sosyal yardım ihtiyaçlısı ailelerin çocuklarına. Çünkü bizim sınırımız belli. Bu tamamen sahadan bize gelen bir talepti. Bir il ziyaretinde bir baba yanında 12-13 yaşında belki o kadar da yoktu bir çocuk, dedi ki ‘Sayın Bakan şu çocuğun parmağı delik deşik. Her gün en az dört beş kere bu parmaktan kan alıyoruz şeker ölçümü için. Buna destek istiyoruz. Cihaz var ama çok pahalı, bizim alma şansınız yok.’ Biz bunu arkadaşlarımızla çalıştık, dedik ki bireysel olarak başvurana tek tek verebiliriz ama bu çözüm değil. Belki bir sürü başka ihtiyaç sahibi aile var. O zaman biz bunu bir programa dönüştürelim.Tip-1 diyabetli çocukların şeker ölçüm cihazları sensörlerinin dağıtılması projesi böyle çıktı. Vatandaşın talebi. Bir kişinin talebini bir programa dönüştürdük. Yaklaşık 11 bin çocuğumuzun bundan yararlanmasını bekliyoruz. Bizim öngörümüze göre. Bütün kaynaklarımızı oluşturduk, şu anda ihaleye çıktık. Cihazları temin ettikten sonra müracaat eden sosyal yardım ihtiyaçlısı ailelerimize bunları dağıtacağız. Bu kadar iç içe, vatandaşla doğrudan ve vatandaşın ihtiyacı üzerinden geliştirdiğimiz başlıklar. ‘Efendim eskiden bunlar yoktu.’ Eskiden de vardı, sadece siz yapmıyordunuz. Bugün fark, biz yapıyoruz. Bu kadar basit. Bu kadar temel bir yaklaşım farkından bahsediyoruz. Biraz önce başkanım söyledi, ‘100 yılda yapılmayanları 20 yıla sığdırdık.’ Evet bunun sırrı budur. Gökten para yağmadı Türkiye’ye ya da biz henüz daha bir petrol, doğal kaynak bulmadık. Aynı kaynaklar eskiden de vardı, aynı millet eskiden de vardı, aynı toprak eskiden de vardı. Sadece siz işlemiyordunuz. AK Parti’nin farkı bu” diye konuştu.


Bölgenin yıllarca terörden çektiğini vurgulayan Bakan Yanık, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Ben Muş’ta terörün verdiği zararı anlatacak değilim. Siz yıllarca içerden birebir hayatlarınızla yaşadınız. Ama bugün sayılarla ölçecek kadar, Türkiye içerisinde nerelerde, kaç terörist olduğunu bilecek kadar yakında ensesinde olduğumuz, belini kırdığımız bir terör örgütü var. Uluslararası sistemin tamamı tarafından desteklendiği halde Türkiye’nin tek başına verdiği mücadeleyle belini kırdığı bir büyük terör yapılanması var. Bunun başarısı bize ait. Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Türkiye her meselede olduğu gibi, terör meselesinde de kendi göbeğini kendisi kesti. Bunların üstesinden geldik. Şimdi tarihi yeniden tersine döndürmeye çalışan, Türkiye’yi yeniden 80’lerin, 90’ların Türkiye’sine dönüştürmeye çalışan bir yapı var karşımızda. Buna müsaade etmeyeceğiz. Buna Allah’ın izniyle milletimiz de müsaade etmeyecek. Biz de AK Parti teşkilatları olarak elimizden gelen her türlü çabayı gösterecek, milletimize hizmette yarışacak, milletimize de hakikati ifade etmek noktasında elimizden geleni yapacağız. Milletimiz teveccüh ettiği taktirde Allah da nasip ederse 2023’ten sonra da bu millete hizmet etmeye, tarihi yeninden yazmaya devam edeceğiz.”



“Biz milletimizin gücüyle elhamdülillah bugüne kadar ayakta durduk”


AK Parti’nin hiçbir zaman milletinden uzaklaşan, milletiyle seçimden seçime birlikte olan bir parti olmadığını belirten AK Parti Muş İl Başkanı İbrahim Avcı ise “Kurulduğu günden bugüne hep milletiyle el ele, kol kola yürüdü, yürümeye devam ediyor. 2023 seçimlerine gittiğimiz bu süreçte de milletimizle beraber olmaya devam ediyoruz. Biz milletimizin gücüyle elhamdülillah bugüne kadar ayakta durduk. Birilerinin vesayet odaklarından, farklı güçlerden aldıkları gücü hiçbir zaman arkamıza almadık. Biz hep yanımızda, arkamızda, sağımızda ve solumuzda milletimizin gücüyle yola çıktık. Yine aynı milletimizin gücüyle devam etmek niyetindeyiz” dedi.


Bakan Derya Yanık, toplantının ardından beraberindeki heyetle Muş Valiliğini ziyaret etti. Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz tarafından karşılanan Bakan Yanık, şeref defterini imzaladıktan sonra makama geçerek brifing aldı. Ardından Muş Belediyesini ziyaret eden Bakan Yanık, çalışmalar hakkında Belediye Başkanı Feyat Asya tarafından bilgilendirildi. Buradan Porsor Ana Kadın Kültür Merkezine geçen Bakan Yanık, kadın usta öğretici ve öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti.


Toplantıya bölge milletvekilleri, genel müdürler, belediye başkanları katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, sarı-lacivertlileri heyecanlandıracak, rakiplerin ise dizlerini titretecek bir kadro kuracaklarını söyleyerek, "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda başkan adayı olan Hakan Safi, sarı-lacivertli dernek üyeleriyle yemekte bir araya geldi. Etkinlikte daha sonra konuşma yapan Safi, ekibiyle birlikte göreve hazır olduklarını dile getirdi. Seçim süreçlerinin birçok kişi tarafından stresli olarak görüldüğünü ancak kendisinin bu dönemi camianın değerli isimleriyle bir araya gelme fırsatı olarak değerlendirdiğini belirterek sözlerine başlayan Safi, "Fenerbahçe, tarihi bir eşiğe doğru ilerliyor. Seçim süreçleri herkes tarafından stresli olarak görülür. Bense bu süreci, camianın kıymetli kişileriyle görüşme olarak görüyorum. Yarın 19 Mayıs için Ata’mıza gideceğiz, Anıtkabir’e gideceğiz. Fenerbahçe’nin yeniden her alanda güçlü olması, şampiyonluk şarkılarının Türkiye’nin her bir yanında yankılanması için ‘Fenerbahçe’m ne istersen iste benden’ diyerek yola çıktık. Bizler de her an, her gün sahadayız. Seçim merkezimizde Türkiye’nin her bir yerinden Fenerbahçelilerle görüşüyoruz. Her duruma hazırlıklı şekilde yürüyoruz. ‘Fenerbahçe lobi yapamıyor’ diyorlar, onu da çözeceğiz. ‘Fenerbahçe’nin borcu çok’ diyorlar, hiç korkumuz yok. Bugün benimle yola çıkan tüm arkadaşlarım da en az benim kadar motive, en az benim kadar kararlı. Yönetim listemizi hafta sonuna kadar teslim edeceğiz. Bana Fenerbahçe’de yeni olduğumu söyleyenler var. Son 2 seçimde yönetici olarak görev almış biriyim. Fenerbahçe siyasetinde yeni sayılabilirim ama Fenerbahçe’de yeni değilim. 1999 yılından beri de bu şanlı kulübümüzün bir üyesiyim. Son 2 yıldır da divan kurulu üyesiyim. 10 yıldır da şanlı kulübüme katkı sunmaya devam ediyorum. 53 yıllık hayatım ise Fenerbahçe sevdasıyla geçti, kalan kısmını da aynı şekilde geçireceğimin taahhüdünü veriyorum" şeklinde konuştu. "İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı" Göreve gelmeleri durumunda sportif yapılanmanın yanında stat ve tesis yatırımlarına da öncelik vereceklerini belirten Safi, "Benim çalışma yöntemimde CEO ya da yönetim kurulu yok. Ben takım oyununa inanıyorum. İşinin ehli kişilerle çalışarak burada da başarıyı sağlayacağız. Ben hayatımda çok çalıştım ve kazandım. Şimdi sırada Fenerbahçe için çalışmak var. İş dünyasında elde ettiğim tecrübeyi Fenerbahçe için kullanma zamanı. Bunu da başaracağım. Bugüne kadar çok önemli kararlar aldım, bunlar için bir an bile tereddüt etmedim. İnandığım her konuda sonuna kadar gittim. Fenerbahçe adına da inandığım her doğrunun sonuna kadar gideceğime, Fenerbahçe’nin menfaatleri için tereddüt etmeden karar alacağıma emin olabilirsiniz. Bugüne kadar hayatımdaki tüm kırılma anlarından başarıyla çıktım. 12 yıldır beklentinin de sorumluluğun da farkındayım. Biz bunu başaracak heyecana, enerjiye ve güce sahibiz. Ben ve arkadaşlarımın Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak gücü de inancı da vardır" diye konuştu. "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız" Başkan olmasıyla birlikte önemli bir kadro planlamasının yanı sıra stat ve tesis projelerine yoğunlaşacaklarını aktaran Safi, "Fenerbahçelileri heyecanlandıracak, rakiplerin dizlerini titretecek kadroyu kuracağız. Bugün bir arkadaşım aradı, 2 isim söyledi. ‘Bu beni kesmez’ dedim. ‘Benim getireceğim oyuncular dünya yıldızı olacak’ dedim. Taraftarın aklında stat meselesi de var. Tesis projelerini merak ediyor. Biz sadece Fenerbahçe’yi şampiyon yapmayacağız. Biz kuracağımız düzenle kulübümüzün şanlı gelecek yıllarına da damga vuracağız. Korkmadık. Koşulsuz ve şartsız, cesur şekilde yönetime talibiz. Korkaklar evlerinde oturur, biz buradayız. Seçim var diye tereddüt etmedim, seneyi beklemedim, hesap yapmadım. ‘Kim aday olacak, ona göre hamle yapacağım’ demedim. Hala aynı yerdeyim. Bize inananları hayal kırıklığına uğratıp ‘Keşke bu sene aday olsaydı’ dedirtmedim. Ben maddi, manevi katkı vermek için yönetici olmayı beklemedim. ‘Maddi, manevi ne lazımsa bir telefon kadar uzağınızdayım’ dedim. Söz ağızdan çıktığı zaman o benim nezdimde kanundur. Saygıdeğer Fenerbahçelilere verdiğim sözleri asla unutmayacağım. Artık dijital dünyadayız. Her seçim vaadinin kaydı var. ‘1 sene şampiyon yapar, bırakırız’ da demiyoruz" cümlelerine yer verdi. "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz" Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, kısa vadede başarı elde edeceklerini ve Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyacaklarını vurgulayarak, "Yarının, 2050’lerin Fenerbahçe’sini de hep beraber inşa edeceğiz. Sürekli bir ‘birleşme, birleşme’ söylemi var. Biz zaten Fenerbahçeliler olarak birlikteyiz. Bu seçimi kazanacağız ve Fenerbahçe’yi ilk yılında şampiyon yapacağız. Camianın da tek yumruk olarak hareket etmesini sağlayacağız. Bizler her alanda güçlü olacağız. Her boş koltuğa bir Fenerbahçeli koyacağız. Mücadele etmediğimiz tek metrekare bırakmayacağız. Fenerbahçe’nin gücünü yeniden tüm rakiplerimize hatırlatacağız. Basına yansıyan teknik direktör ve futbolcuların isimlerini görüyorum. Sezonu 22-25 Temmuz’da açacağız. Futbol yapılanması konusunda son sürat devam ediyoruz. İsimler var, bunları seçim stratejisi olarak değil, doğru zamanda açıklayacağız. Sandık başına geldiğinizde kafalarda hiçbir soru işareti olmayacak. Gümbür gümbür geleceğiz. Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz. Bu sene bizim 120. yılımız. Fenerbahçe’mizi başkanıyla, yönetimiyle, futbolcularıyla 120. yılımızda hep beraber şampiyon yapacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun’da Hasan Uğurlu Barajı’nın kapakları açıldı Samsun’da yoğun yağışlar sonrası Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranının yüzde 100’e yaklaşması üzerine kontrollü su salınımı yapıldı. Yetkililer, Yeşilırmak çevresindeki vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Samsun’da son günlerde etkisini artıran sağanak yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e yaklaşırken, barajın dolu savaklarından kontrollü şekilde su salınımı yapılmaya başlandı. Yetkililer, özellikle Yeşilırmak Nehri çevresinde yaşayan vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Çarşamba Kaymakamlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bölgede etkisini sürdüren yağışlar nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı üzerinden bırakılan su miktarının artırıldığı bildirildi. Açıklamada, "Yağışların devam etmesi nedeniyle Hasan Uğurlu Barajı’ndan bırakılan su miktarı 700 m3/sn’den 850 m3/sn’ye çıkarılacağından Yeşilırmak Nehri kenarlarında vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları duyurulur" denildi. Yetkililer, özellikle nehir yatağına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların taşkın riskine karşı dikkatli olmalarını istedi. Samsun’da sağanak hayatı olumsuz etkiledi Samsun ve çevresinde günlerdir etkisini sürdüren kuvvetli yağışlar birçok ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, vatandaşlar zor anlar yaşadı. Bölgedeki ekipler su tahliye ve hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, meteorolojik veriler yağışların hafta boyunca Samsun genelinde etkili olmaya devam edeceğini gösteriyor. Yetkililerden vatandaşlara "tedbirli olun" çağrısı Uzmanlar ve yetkililer, yoğun yağışların devam etmesi nedeniyle dere yatakları, nehir kenarları ve düşük kotlu bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtti. Ani su yükselmelerine karşı özellikle tarım arazileri ve nehir çevresindeki alanlarda önlem alınması çağrısı yapıldı.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.