EKONOMİ - 25 Kasım 2022 Cuma 11:49

Bakan Soylu’nun girişimiyle kurulan fabrikalar gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlıyor

A
A
A
Bakan Soylu’nun girişimiyle kurulan fabrikalar gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlıyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun fikir babası olduğu, Muş’ta hayata geçirilen Sultan Alparslan Tekstilkent Projesi, binlerce gence ekmek kapısı oldu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun fikir babası olduğu, Muş’ta hayata geçirilen Sultan Alparslan Tekstilkent Projesi, binlerce gence ekmek kapısı oldu. Proje ile 450 kişinin istihdam edildiği bir fabrikanın daha açılışı yapıldı.


Muş Sultan Alparslan Tekstilkent kümelenme alanında 450 kişinin istihdam edildiği 5 bin metrekarelik bir fabrika daha müteşebbise teslim edilerek açılışı gerçekleştirildi. Valilik tarafından yaklaşık 50 dönüm alan üzerine inşa edilen fabrikalar, hem büyükşehirlere göçün önünü alıyor hem de binlerce gence umut oluyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun girişimleri ve Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz’ün koordinasyonun da devam ettirilen projede her geçen gün istihdam sayısı artırılıyor.



“Tekstil kent fikri İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun fikir babalığını yaptığı bir projedir”


Açılış töreninde konuşan Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, bugün burada bir müteşebbisin fabrikasını açmış olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Bu yola çıktıklarında memleketin istihdamını artırma, nüfusu bu kadar genç olan bir ilin genç işsizliğinin azalmasını arzu ederek başladıklarını anlatan Vali Gündüzöz, “Cumhurbaşkanımızın açtığı yolda, hem Gençlik ve Spor Bakanlığımızın hem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın hem de İçişleri Bakanlığımızın desteğini aldık. Bulunmuş olduğumuz alanda ‘tekstil kent yapalım’ fikri aslında İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun fikir babalığını yaptığı bir projedir. Bu proje çerçevesinde bunu emir telaki ettik. Bu işe giriştik ama bu işler öyle kolay olan işler olmuyor. Finansman bulacaksınız ve doğru proje olacak. Varmış olduğumuz noktada işte arkada açılışını yaptığımız 5 bin metrekare civarında olan fabrika. Toplamda 15 bin metrekarelik bir alanı kapatmış olduk. 2 bin metrekarelik bir alanın inşaatı da devam ediyor. Buradaki yüksek gerilim ve GSM hatları deplase edildikten sonra bir 5 bin metrekarelik bir kapalı alan daha yapacağız. Sungu Tekstil’de de ilave bu yıl için 3 fabrika yapıyoruz. Seneye bir daha yapıp büyüteceğiz” dedi.



“Burada kapatılan 15 bin metrekarelik alanın bedeli 150 milyon lira”


Muş Sultan Alparslan Tekstilkent fabrikalarında binlerce gencin çalışacağını vurgulayan Vali Gündüzöz, “Gençler spor yapsın diye spor alanları yaptık. Bunlar kolay işler olmuyor. Çok şükür bakanlarımızın desteğiyle, Cumhurbaşkanımızın o başlattığı vizyonel yaklaşımla, çünkü finansman onun koyduğu teşvikle oldu. Sonuç itibariyle bu kadar parayı nereden bulacağız? Burada kapatılan 15 bin metrekarelik alanın bedeli 150 milyon lira. Buranın ışıklandırmalarını, çevre duvarlarını, okul ve idare binasını da başka bir kaynaktan yaptık. Dolayısıyla bu çok önemli yatırım. İleride bunun kıymeti anlaşılacak” ifadelerini kullandı.



“Benim taahhüdüm burada 3-4 bin kişi çalışsın”


Firmalara belli bir istihdam taahhüdü karşılığında fabrikaları teslim ettiklerini kaydeden Vali Gündüzöz, “Firmalar bize bir taahhüt veriyor, ‘2 yıl içerisinde burada 500 kişi çalıştıracağım’ diyor, onun peşine düşmek zorundayım, ‘Bin kişi çalıştıracağım’ diyor, onun peşine düşmek zorundayım. Benim taahhüdüm burada 3-4 bin kişi çalışsın. Muş’ta ortalama hane büyüklüğümüz 5’tir. 3 bin kişinin burada çalıştığını düşünürsek 15 bin kişinin ekmek yemesi demektir. Bunun yanında minibüsçü kazanacak, kasabı kazanacak, çaycısı kazanacak, servisçisi kazanacak. Pazara çarpan mekanizmasıyla ilave para girecek” diye konuştu.


“Gençler öğle paydosunda burada yürüyecek, belki semt sahasında oyun oynayacaklar ve rızıklarını kazanıp evlerine gidecekler” diyen Vali Gündüzöz, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Biz buna talibiz. Bunun için de bina yıkmaksa yıkarız, kalp kırmaksa kırarız çünkü biz çoğunluğun valisiyiz. Biz garibin, gurebanın valisiyiz. Biz vatandaşı korumak zorundayız. Derdimiz vatan, memleket meselesi. Burası Doğu’da tekstilin başkenti olacak. Şimdi Malazgirt’te bir tane fabrika yapılıyor. Hasköy’de yapıldı ve müteşebbise teslim edildi. Korkut’a da bir fabrika yapacağız. Özellikle birer tane yapsak bile bu işlerde kümelenme önemli. Dolayısıyla burası tekstil konusunda cazibe merkezi olacak. Gençlerimiz ekmek yiyecekler ve hayata daha emin adımlarla bakacaklar. Burada işsizlik sorununu kökünden çözeceğiz. Burada İŞKUR’un teşvikleri var, ücretlerde teşvikleri var, SGK’nın teşvikleri var. Hep birlikte siyasisi, idarisi ucundan köşesinden tuttu. Her şey Muş için. Muş inşallah güzel olacak. Burası cıvıl cıvıl olacak. Hayırlı uğurlu olsun.”


Yapılan konuşmaların ardından Vali Gündüzöz, tekstil fabrikasını gezerek, gençlere işlerinde kolaylık diledi.


Açılışa Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Bulanık Kaymakamı Oğuzhan Ocak, AK Parti İl Başkanı İbrahim Avcı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, ilçe ve belde belediye başkanları ile müteşebbisler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerel tohumlar geleceğe taşındı Turgutlu Belediyesi ile Turgutlu Doğa Kültür Yaşam Derneği iş birliğinde düzenlenen Yerel Tohum Takas ve Bahar Şenliği, yüzlerce vatandaşı bir araya getirdi. Yerel tohumların korunmasına dikkat çekilen etkinlikte dans gösterileri, müzik performansları ve çocuk etkinlikleri büyük ilgi gördü. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, Turgutlu Belediyesi ile Turgutlu Doğa Kültür Yaşam Derneği (YAŞAMDER) iş birliğiyle düzenlenen Yerel Tohum Takas ve Bahar Şenliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Irlamaz Alanı Amfi Tiyatro’da düzenlenen şenlik, renkli görüntülere sahne oldu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında organize edilen "Gençlik Haftası" etkinliklerinin ilki olan şenlikte, yerel tohumların korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla tohum takası yapıldı. Şenlik kapsamında çocuklara yönelik etkinlikler düzenlenirken, Turgutlu Belediyesi Halk Oyunları Ekibi’nin gösterileri ile Zumba Eğitmeni Serpil Ertaş ve Turgutlu Latin Dans Topluluğu’nun performansları katılımcılardan beğeni topladı. DJ Burak Zengin’in sahne performansı ile Şef Murat Ali Sargın ve korosunun seslendirdiği eserler de etkinliğe renk kattı. YAŞAMDER adına konuşan Ayşe Bahçeci ise amaçlarının yerel tohumları koruyarak temiz ve besleyici tarım ürünlerinin üretimini desteklemek olduğunu belirtti. Bahçeci, "Amacımız yerel tohumları korumak, temiz ve besleyici tarım ürünleri üreterek çiftçi ve tüketicilerin refahını artırmaktır. Zengin tarım topraklarına sahip Turgutlu’da yerel tohumların yok olmasını önlemek istiyoruz. Gelecek nesillere verimli topraklar bırakmak için yerel tohumların korunması, paylaşılması ve topraklarla buluşturulması büyük önem taşıyor. Bu nedenle tohum takasını sürdürmeyi önemsiyor ve destekliyoruz. Yerel Tohum Takas ve Bahar Şenliği etkinliğine sunduğu katkı ve desteklerden dolayı Turgutlu Belediye Başkanı Sayın Çetin Akın’a, kurumlara, üreticilere ve tüm katılımcılara teşekkür ederiz." şeklinde konuştu. ADALA Ferdi Zeyrek Yerel Tohum Merkezi Kurucusu Ahmet Özdemir de geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek adına Salihli’nin Adala Mahallesi’nde kurulan tohum merkezinde atalık tohumları yaşatmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Özdemir, "ADALA Ferdi Zeyrek Yerel Tohum Merkezi Kurucusu Ahmet Özdemir ise "Yerel Tohum Takas ve Bahar Şenliği’nde bizlerle sizleri buluşturan Turgutlu’nun değerli başkanı Sayın Çetin Akın’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Geçtiğimiz haziran ayında aramızdan zamansız bir şekilde ayrılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Ferdi Zeyrek adına Salihli’nin Adala köyünde, ADALA Ferdi Zeyrek Tohum Merkezi’ni açtık. Bu merkezde hem onun adını hem de onunla beraber atalık ve yerel tohumlarımızı yaşatmak için mücadelemize devam etmekteyiz. Bizlere bu imkanı verdiğiniz için sonsuz teşekkür ediyoruz" dedi. Etkinlikte konuşan Turgutlu Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Kıran, yerel tohumların korunmasının önemine dikkat çekerek, "Turgutlu Belediyesi olarak yerel tohum takasıyla hem üreticilerimiz arasındaki dayanışmayı büyütmek hem de sağlıklı, doğal ve sürdürülebilir tarımı gelecek nesillere aktarmak için bu etkinliği düzenlemekten mutluluk duyuyoruz. Tohum Takas ve Bahar Şenliğimize katılan tüm saygıdeğer konuklara, YAŞAMDER başta olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve siz kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından yerel tohum takas stantları büyük ilgi görürken, çocuklara yönelik düzenlenen etkinlikler şenliğe renk kattı.
Rize Rize’de kedi ile esnafın dostluğu Rize’de bir kedi her gün bir züccaciye dükkanına gelerek iş yeri sahibinin boynuna sarılıyor. Rize’nin Ardeşen ilçesinde bulanan bir züccaciye işletmecisi, dükkanı ilk açtığı günlerde kapısında bulduğu yeni doğmuş bir kediyi sahiplendi. Bakımını, aşılarını ve tedavilerini yaptıran işletmeci Ferhat Hayat ile kedi arasında bir bağ oluştu. Her gün işletmeye gelen kedi kasanın bulunduğu bölmeye çıkarak işletmeci Hayat’a sarılıyor. Güvenlik kamerasına yansıyan o sıcak görüntüleri izleyenler ise bu dostluğa hayran kalıyor. Yeni doğduğunda dükkanlarına gelen ve bir daha kendilerini hiç bırakmayan kedi ile bağ kuran Ferhat Hayat "Biz dükkanı açtığımızda bu daha yeni doğmuştu, gözlerini bile açamıyordu. Annesi yoktu ve avuç içi kadardı. Dükkanı açtığımızdan beri her gün burada. Benden daha çok burada diyebilirim. Aşıları falan tam ama biri evden mi kaçtı diyerek alıp götürmesin diye tasma falan takmadık. Her sabah gelir, babamla beraber dükkana girer. Normalde dışarıda bir brandamız olur ve onun içerisinde uyur. Babamla beraber dükkana girer ve burada yeri var, yerinde uyur" dedi. Vatandaşların sosyal medyada gördüğü görüntülerden sonra işletmeyi market sandığını ve tepki gösterdiğini dile getiren Hayat "Bazı vatandaşlar market diye paylaşmış o yüzden bir kesim tepki gösteriyor ama biz gıda ürünleri satmıyoruz. Kedimizin bakımını yapıyoruz ve aşıları da tam. Bizim dükkanımız kırılacak eşyalarla dolu ama daha henüz hiç bir şey kırmadı" ifadelerini kullandı. Ferhat Hayat’ın babası Ali Hayat ise kedinin oğlu ile kurduğu bağı anlatarak "Kedimiz kendiliğinden gelmiş yavru bir kediydi. Önceden de bir hastalık geçirmiş. Oğlum onu veterinere götürüyor, tedavi ettirdi. Tedaviden sonra artık bir bağı oluştu onunla. O bizi bir türlü bırakmıyor. Sürekli bizimle birlikte. Ben her sabah geldiğimde beni kapıda karşılar, bir selamlar. Dükkanı açarım, benden önce dükkana girer. Gelir kendi tasından yemini yer. Hemen çıkar rafın üstüne, orada uyur. İçeride bir yeri daha var konaklayacak, orada da rahat ediyor. Çok akıllı bir hayvan. E ben daha önceden birkaç tane kedilerim olmuştu ama bu gerçekten çok zeki bir hayvan. Kendi ismiyle de çağırdığın zaman tepki gösteriyor, geliyor. Akıllı bir hayvan. Sokak kedisi olmasına rağmen işte hayvanları sevince sevgi karşılıklı oluyor demek ki onlar da bizi tercih ediyor" şeklinde konuştu.
Gaziantep Kebap şişleri bayram için hazırlanıyor Kurban Bayramı yaklaşırken özellikle kebap kültürünün yaygın olduğu gastronomi şehri Gaziantep’te kebap şişi üreticilerinin yoğun mesaisi başladı. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kebap şişi üreten ustalar vatandaşların bayramda evde kebap yapma hazırlıkları nedeniyle yoğun mesai yapıyor. Bayram öncesi Gaziantep’in yanı sıra İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara gibi diğer illerden aldıkları siparişleri yetiştirmeye çalışan demir ustaları, 80 derece sıcakta yumuşattıkları demiri döverek kebap şişi yapıyor. Yurt içi siparişleri yetiştirmeye çalışıyorlar Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda asırlardır geleneksel yöntemlerle kebap şişi üretimi yapan ustalar, bayram nedeniyle sadece yurt içinden aldıkları siparişleri yetiştirmeye çalışıyor. Bayrama kadar yurt dışından aldıkları siparişleri ertelemek zorunda kalan ustalar, kebap şişlerinin yanı sıra mangal, ızgara ve bıçak gibi çeşitlerinde Kurban Bayramı’nda siparişinin arttığını belirtiyor. Siparişleri yetiştirmekte zorlandıklarını belirten ustalar, günde yaklaşık 1000 adet şiş üretimi yapıyor. Kebap şişlerinin fiyatı 10 TL’den başlıyor, kalite ve çeşidine göre 200 TL’yi buluyor. Daha çok kıyma, kuşbaşı ve ciğer kebabı şişlerine talep olduğunu bildiren ustalar, yoğunluklarının arife gününe kadar sürdüğünü söyledi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı öncesinde yoğun sipariş aldıklarını belirten demir ustası Yusuf Gürban, bayramda kebap yapacak vatandaşların siparişlerini yetiştirmeye çalıştıklarını ifade etti. "Kebap şişlerine ciddi talep var" Bayrama sayılı günler kala yoğunluklarının başladığını belirten Gürban, "Bayram öncesi işlerimiz ciddi manada yoğunlaştı, mesaimiz daha fazla arttı. Siparişlerimizi bir şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz ama biz sadece şiş üretimi yapmıyoruz. Aynı zamanda bizde bıçak ve zırh üretimi de oluyor. Bundan dolayı mesai saatlerimiz uzuyor. Kebap şişlerine ciddi bir talep var. Özellikle kuşbaşı kebabı şişi daha çok ilgi görüyor. Demirler bize 3-4 ve 6 metre boyunda gelir. Tek tek 50-60 ve 70 santim boyunda keseriz ve 80 derecelik ocaktan çıkardıktan sonra döveriz. Ondan sonra paketler ve satışa hazırlarız" dedi. "Günlük 700-800 civarında şiş yapıyoruz" Demirin yanı sıra çelik ve kromdan da şiş üretimi yaptıklarını belirten Gürban, "Şu an Gaziantep’teki müşterilerimiz için çalışıyoruz. İstanbul ve diğer illerden de sipariş alıyoruz. Günlük ortalama 700 ve 800 civarında şiş yapıyoruz. Şiş üretimi sayımız şişin kalınlığına göre değişir. Perakende satış da var. Gün içerisinde üretimimiz değişkenlik gösteriyor. Normalde yurt dışına da çalışıyoruz ama bayram dolayısıyla yurt dışından aldığımız siparişleri erteliyoruz. Şu an için önceliğimizi Kurban Bayramı için aldığımız siparişlerimize veriyoruz. Kebap şişi fiyatları 10 TL’den başlıyor ve 200 TL’ye kadar şiş var. Fiyatlar şişine, kalitesine ve işçiliğine göre değişiyor" ifadelerini kullandı. Bayram hazırlıklarına başladıklarını belirten vatandaşlar ise "Bayrama 20 gün kaldı. Hem bayram hazırlığı hem de evimizin eksiklerini almaya geldik. Çünkü şiş her zaman kullanılabilecek bir ürün ve sadece bayram için almıyoruz. Gaziantepliler haftanın 7 günü et olsa yer. Kurbanı kesmek için önce bıçak almaya geldik. Kurbanımızı kestikten sonra da biz Gaziantepliler olarak kahvaltı olarak ciğer kebabı yeriz. Ciğer ve kuşbaşı kebabı şişlerimizi alacağız" diye konuştular.
Kocaeli Merih Demiral kafe açtı, şehit ailelerine her şey ücretsiz oldu A Milli Futbol Takımı’nın başarılı savunmacısı Merih Demiral, memleketi Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde ailesiyle birlikte kafe açtı. Trafik kazasında kaybettiği annesinin ölüm günü nedeniyle "28" adını verdikleri kafe, şehit ailelerine ve gazilere yılın her günü ve her saatinde ücretsiz hizmet verecek. Şehit ailelerini emanet olarak gördüklerini belirten baba Burhan Demiral, milli sporcu Merih’in ilerde kendisini Kocaelispor’da görmek istediğini de paylaştı. Suudi Arabistan Pro Lig takımlarından Al-Ahli ile şampiyonluk kupasını kaldıran A Milli Futbol Takımı’nın tecrübeli stoperi Merih Demiral, memleketi Karamürsel’de ailesiyle birlikte restoran-kafe açtı. İlçe merkezinde dünya mutfakları üzerine 12 çalışanıyla birlikte hizmet veren işletme 25 Mart’ta müşterilerini kabul etmeye başladı. Oynadığı bütün takımlarda 28 numaralı forma giyen Merih Demiral ve ailesi kafenin adını da ’28’ koydu. Kendine özgü lezzetleriyle halkın beğenisini kazanan 28 Kafe’de Merih Demiral’ın isteği üzerine şehit ailelerine ve gazilere yılın her günü ve her saatinde ücretsiz hizmet verilmeye başlandı. Merih ve ailesi için oldukça önemli olan 28’in nedenini de baba Burhan Demiral açıkladı. Kafenin adının da, Merih’in forma numarasının da trafik kazasında kaybettikleri annesinin ölüm tarihinden geldiğini belirten baba Burhan Demiral, "Eşimin vefatı ayın 28’i olduğu için Merih’te çok anlamı var" dedi. "Yılın her günü şehit ailelerimize ücretsiz hizmet veriyoruz" Merih Demiral’ın 62 yaşındaki babası Burhan Demiral, "Karamürsel’de doğdum. Daha önce inşaat işleriyle uğraştım. Emekli olduktan sonra oğlum burayı açtı. Kafemizle ilgileniyoruz. Şehit ailelerine hizmet benim futbolcu oğlum Merih’in isteğiydi. ‘Şehit ailelerine ücretsiz hizmet verelim’ dedi ve biz de uygun gördük. Şehit ailelerimize burası her gün, her zaman ücretsiz. Haricinde engelli vatandaşlarımıza da özel günler düzenliyoruz ve o günlerde ücretsiz misafir ediyoruz. 19 Mayıs’ta tüm vatandaşlarımız için de yine kampanya yapacağız. 23 Nisan’da yarı fiyatına kampanya yapmıştık. Şehit aileleri ve gazilerimizi zaten ücretsiz misafir edeceğiz. Şehit ailelerimiz bizim, Türkiye’nin gururu. Güneydoğu’muzda yıllardır şehitler verdik. O insanlarımızla gurur duyuyoruz. O insanlarımız bizim bekçiliğimizi yaptı. Biz de elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah gelirler ve burada onları ağırlarız. Şehit aileleri bizim emanetimiz. Hep zaman sahip çıkarız, ağırlarız. Yılın her günü şehit ailelerimize ücretsiz hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Sosyal yardım konusunda duyarlı" Merih Demiral’ın sosyal yardım konusunda oldukça duyarlı olduğunu belirten baba Demiral, "En son Ramazan’da bir ay boyunca iftar yemeği vermişti. Sonra yardım kuruluşlarına devamlı katkıda bulunuyor. Karamürsel’imize katkıda bulunuyor. Geldiği zaman her tarafa katkıda bulunuyor. Depremlerde faaliyet gösterdi. Hatta Ronaldo gibi eski topçu arkadaşlarından aldığı formaların satışını yaptı. Sosyal yardıma ilgisi var" şeklinde konuştu. "Milli takıma güveniyorum" Milli takımda oynamanın oğlu Merih Demiral için çok özel bir yeri olduğunun altını çizen Burhan Demiral, haziran ayında Amerika - Kanada- Meksika ev sahipliğinde düzenlenecek Dünya Kupası öncesinde milli takıma da başarılar diledi. Merih’in futbol kariyerini özetleyerek milli takımda oynadığı için duydukları gururu aktaran Demiral, "8 yaşında futbola başladı. Hırslıydı. Her gün idmanlara götürürdüm; yağmur, kar, çamur fark etmiyordu. İşini severek yapıyordu, çok çalışıyordu, milliyetçiliği de ön plandaydı. Ülkesini hep çok seviyordu. Oğlumun milliyetçilik olayı çocukluğundan geliyor. Ülkesini seven ve ülkesiyle gurur duyan oğlum var. Onun için ben de oğlumla gurur duyuyorum. Sonra Fenerbahçe’ye gitti, alt yapısında oynadı. 18 yaşında yurt dışına gitmek istedi. Menajerimiz Cenk Bey’in vasıtasıyla Portekiz’e gitti, ona da teşekkür ediyorum. Oradan Sporting Lizbon’a, oradan Alanya’ya, Sassuolo, derken Juventus ve şu an Arabistan’da. Futbolu çocukluğundan beri çok seviyor. Biz de yıllardır taraftar ve seyirci olarak futbolun içindeyiz. Oğlumu da teşvik ettim. Bugünlere geldik. İnşallah milli takımda da başarılı olur. Zaten geçmişte başarıları var. İnşallah üstüne koyarak daha iyi yerlere gelir. Milli takıma gelince gururluyuz; kaç sene sonra Dünya Kupası’na katılıyoruz. İnşallah başarılı oluruz. Ben milli takıma güveniyorum. Grubumuz da iyi. İnşallah üst tura çıkacağız" cümlelerine yer verdi. "Kocaelispor için ’Neden olmasın?’ diyor" Burhan Demiral, Merih’in kariyer planlamasında Türkiye’nin yerine dair soruyu da, "Şu an Arabistan’da, ilerde zaman ne gösterir bilmiyorum. 3 sene kontratını uzattı. Ama Türkiye’de tabii ki Kocaeli’de, memleketimde görmek isterim. Konuşuyoruz. ‘İnşallah Arabistan’dan sonra ilerleyen yıllarda seni Kocaelispor’da görmek istiyorum’ diyorum. ‘Neden olmasın?’ diyor. Yani benimsiyor" diye cevaplandırdı. "Merih her yere geç gider, en son gelir" Merih’in kariyerinde unutamadığı farklı özelliğini anlatan baba Demiral, "Takım olarak baktığınızda, her yere geç gider. Devre arasında takımı sayıyorum; 10 kişi var, Merih yok. Acaba çıktı mı, çıkmadı mı? Ama oynadığı zaman bambaşka bir Merih oluyor. İyi ki futbol oynarken o kadar ağır olmamış. Maça gelir; bakıyorsunuz 10 kişi, Merih piyasada yok. En son gelir. Arkadaşlarına da sordum, alt yapıda hep öyleymiş" açıklamasını yaptı. Ağabey Fatih Demiral: "28’in bizim için duygusal anlamı var" Milli sporcu Merih Demiral’ın ağabeyi Fatih Demiral ise 28 Kafe’nin işletmeciliğini yapıyor. Demiral, "Merih ile beraber yola çıktık. İşletmeciliğini ben yapıyorum, finansmanını o karşıladı. Kafemizi açarken adını 28 koyduk. Merih de 28’i çok fazla kullanıyor. Annemiz 28 Aralık 2012’de vefat etti. Bizde de ’28’ yer edindi. Merih de kendisi kulüp takımlarında 28’i kullanıyor. Milli takımda 28 numara olmadığı için orada farklı numara kullanıyor. Biz bu şekilde 28’i yaşatmak için kafemizde de 28 ismini kullandık. Bizim için ayrı bir duygusal anlamı var. Kafemizi açarken Karamürsel halkına hizmet için, farklı bir anlayış, farklı bir vizyon, farklı bir yapı oluşturmak istedik. Bunu da başardık. Daha da yenilikler getireceğiz. Karamürsel için yapıyoruz. Daha önce Merih’in isteğiyle ramazan çadırında 30 günde 50 bin kişiyi ağırladık. Her sene Allah izin verirse bu şekilde devam edecek" dedi. "Şehit ailelerini ve gazilerimizi ağırlamak bizi onura eder" Sosyal konulara duyarlılıklarının kaynağını aileden aldıkları eğitim ve inançlı olmaya bağlayan Fatih Demiral, "Hepimiz duygusalız, hepimizin vicdanı var. Bizim de annemizden ve babamızdan gördüğümüz eğitimimiz var. Yardım edilecek bir durum gördüğümüz zaman duyarsız kalmak içimizden gelmiyor, içimize sinmiyor. Elimizden geldiği kadar yardım etmeye çalışıyoruz. Kafemizde de şehit aileleri için günün her saati, sene boyunca her gün ücretsiz hizmet veriyoruz. Sebebi de anne ve babamızdan gördüğümüz eğitim. Nerede olsa, bize kim ulaşırsa ulaşsın, kim olduğuna bakmaksızın elimizi uzatmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadarıyla tabii ki. İnanan insanlarız. Tüm şehit ailelerini kafemize bekliyoruz. Bu vatan için şehit olan insanların ailelerini ağırlamak ve bir nebze de olsa gönüllerini hoş tutmak açısından bu hizmeti vermek istedik. Elimizden geldiği kadarıyla hem şehitlerimizin hem gazilerimizin yanlarında da olmaya çalışıyoruz. Bizim için çok önemliler. Bu vatan için çocukları öldü, kocaları öldü, sevdikleri öldü. Sakat kalan gazilerimiz var. Bunu bu vatan için yaptılar. Bizim de vatan sevgimiz aşikar. O yüzden bu hizmeti vermek istedik, devam da ettiriyoruz. Buraya gelmeleri, bizimle beraber olmaları bizi çok sevindiriyor. Onlara hizmet etmemiz, onları ağırlamamız bizi mutlu eder, onura eder. 19 Mayıs için de aynı şekilde. Şehit ailelerimizi ve gazilerimizi bekliyoruz" diye konuştu. "İçeriği bana bıraktı, dizayna birlikte karar verdik" Kafeteryanın hazırlık sürecinde ve sonrasında Merih’in içeriğin hazırlanmasını kendisine bıraktığını belirten ağabey Demiral, ilçede olmayan lezzetleri kafede sunduklarının altını çizdi. Demiral, "Ben eskiden de bu sektörde olduğum için içeriğini biraz da bana bıraktı. Dizaynına beraber karar verdik. Ama menüler tamamen bana ait. Beraber istişare ederek böyle bir kafe açtık. Amacımız öncelikle Karamürsel için bir yenilik olmaktı. Menümüzde Karamürsel’de olmayan farklı yemekler var. Bunları insanlarımıza tattırıp bunun öncüsü olmak istedik. Mesela; sushi, bun çeşitlerimiz, bowl tabaklarımız var. Sabah kahvaltısında avakadolu poşe yumurtamız var. Yavaş yavaş daha da farklı şeyler yapacağız" sözleriyle vatandaşları lezzetlerini tatmaya davet etti. "Merih kaybetmeyi sevmeyen bir yapıya sahip" Kendisini duygulandıran 2 anısını paylaşan Fatih Demiral, şöyle devam etti: "Annem vefat ettikten 3 gün sonra Merih’in Bursaspor ile maçı vardı. Takım arkadaşları evimize kadar gelmişlerdi. Hocası ’Gelmen gerekmiyor’ demesine rağmen ’Anneme söz verdim; futbolcu olacağım, başaracağım’ dediğini hatırlıyorum. O beni her zaman çok duygulandırır. Merih kaybetmeyi sevmeyen bir yapıya sahip. Çocukken sürekli konsol oyunu oynardık ve çok fazla kavga ederdik. O hatıralarımı hiç unutamıyorum. sokakta birlikte top oynardık. Sokakta beraber top oynardık. Futbola da o şekilde başladı." "Milli takım onun için çok özel, kendisini formaya adıyor" Milli futbolcu olan kardeşi Merih Demiral’a mesaj yollayan Fatih Demiral, "Merih’e bizi her zaman olduğu gibi yine gururlandırmasını söyleyebilirim. Milli takım onun için çok özel. Oraya gittiği zaman kendini o formaya adıyor. Bizi her zaman da gururlandırıyor. İnşallah kendisi de gol atar, güzel bir Dünya Kupası geçiririz. Bizi gururlandırır. Milli takım onun için aidiyet. Farklı bir yer. Bir kulüp takımı gözüyle bakmıyor. Milli takımda kötü oynadığında ya da yenilgi olduğunda çok üzülüyor. Şu anda milli takımda seviliyor. Ülkesine, vatanına, milli takım formasıyla en güzel şekilde, ne kadar hizmet edebilirim gözüyle bakıyor. Onun için çok ayrı bir yerde. Milli takıma gidebilmek için can atıyor. Sürekli milli maç olsun da milli takıma gidebileyim diye can atıyor" diye konuştu. "Kardeşimden örnek vereyim; çok heyecanlılar" Milli takımda herkesin çok heyecanlı olduğunu kardeşinden bildiğini vurgulayan Fatih Demiral, "Merih birkaç tane arkadaşıyla tanışıyoruz. Hepsi çok iyi, kaliteli, düzgün insanlar. Forma için, milli takım için, vatan için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Hepsi yapıyor. Umudum; Dünya Kupası’nda finale çıkıp, kupayı alıp ülkeye dönmeleri. Bunu yapacak güce de sahipler, inanıyorlar. Kardeşimden örnek vereyim; çok heyecanlılar. En son 20 sene önce gidilmiş bir kupa. Tekrardan gideceğiz. İnşallah finalle taçlandırıp kupayı alırlar. İnşallah bunu başarırlar" dedi. "Maçlardan önce Mehter ve Plevne marşı dinleyerek motive oluyor" Merih’in maçlardan önce marş dinlediğini paylaşan ağabey Fatih Demiral, "Merih’in milli duygusu çok yüksek, hepimizin olduğu gibi. Her futbolcunun dinlediği, kendini motive etmek için dinlediği şarkılar var. Denk geldiğim için söyleyeyim; maçlardan önce daha çok Mehter ve Plevne marşı gibi müzikler tercih ediyor, motive olabilmek için" değerlendirmesinde bulundu. "Kocaelispor’un kaptan olarak sahada görmek isterim" Babaları Burhan Demiral gibi Merih’i Kocaelispor formasıyla kaptan olarak sahaya çıkarken görmek istediğini de sözlerine ekleyen Fatih Demiral, "Merih buradan sonra 13 yaşında Fenerbahçe’ye gitti. Kendisi futbola meslek olarak baktığı için özel bir ekibi var. Bir kariyer planlaması var. O planlama doğrultusunda ilerliyor. Aile olarak desteğimiz; manevi destek. O takım, bu takım gibi değil. Kendi düşüncem ise ben Kocaelispor’da kaptan olarak görmek isterim. Kariyer programı ne gösterir bilmiyorum ama gönlümden geçen; bir gün Kocaelispor’da kaptan olarak sahaya çıkması. Ama bunu zaman gösterecek" şeklinde konuştu.