EĞİTİM - 13 Ocak 2023 Cuma 13:45

Muş’ta afetler ve afetlerden korunma bilinci eğitimi verildi

A
A
A
Muş’ta afetler ve afetlerden korunma bilinci eğitimi verildi

Türk Kızılay Muş Bölge Müdürlüğü ekiplerince ilkokul öğrencilerine yönelik ‘Afetler ve Afetlerden Korunma Bilinci Eğitimi’ verildi.

Türk Kızılay Muş Bölge Müdürlüğü ekiplerince ilkokul öğrencilerine yönelik ‘Afetler ve Afetlerden Korunma Bilinci Eğitimi’ verildi.


Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Bölge Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan protokol çerçevesinde ilkokul öğrencilerine yönelik Afetler ve Afetlerden Korunma Bilinci Eğitimi verildi. Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Bölge Müdürlüğü ekipleri ve gönüllü üyeler tarafından yıl boyunca yaklaşık 15 bin öğrenciye Afetler ve Korunma Bilinci Eğitimi verildi. Afetlerle ilgili genel bilgiler veren eğitmenler, afetler öncesi, sırası ve sonrasında uygulanacak güvenli davranış hareketleri konusunda öğrencilere bilinç kazandırıldı. Öğrencilere Afet ve Korunma Bilinci kazandırmak için yıl boyunca eğitimlere ara vermeden devam ettiklerini vurgulayan Türk Kızılay Muş Bölge Afet Yönetimi Müdürü Baran Akar, “2022 Muş Merkez ve ilçelerde ilköğretim okullarında ki 15 bin öğrenciye Afetler ve Korunma Bilinci Eğitimi verilerek çocuklarımızın afetlere daha hazır olması için ilimizi bilinçlendirme çalışmaları yapılmıştır. Yıl boyu okul ziyaretlerimiz devam edecektir. Günümüzde, dünyada olduğu gibi ülkemizde de afetlerin oluşum sıklığı giderek artmaktadır. Ülkemiz deprem başta olmak üzere heyelan, sel, erozyon gibi doğal afetler ile karşı karşıyadır. Afet eğitimi bu afetlere karşı hazırlıklı olmak için verilen eğitimdir. Güvenli yaşam, her türlü tehlikenin getireceği zararlardan korunarak yaşamaya çalışmaktır. Depremler ülkemizde afete yönelik yaklaşımlarda bir dönüm noktası olmuştur. Bu depremler sonrasında yaşanan felaketler ve uluslararası gelişmeler doğrultusunda afet eğitimi yeniden ele alınmıştır. Afetler oluşmadan önce önlem alma faaliyetlerini içeren “risk azaltma” ve “hazırlıklı olma” çalışmaları afet eğitimi uygulamalarının en önemli bileşenidir. Bir acil durum süresince eğitim, yüksek önceliğe sahiptir çünkü başta çocuklar olmak üzere bireyler ve gelecekleri risk altındadır. Çocukların eğitime yönelik temel hakkı vardır. Acil durumlardaki eğitim programlarının afet durumunda bile bu önemli hakkı koruması ve yerine getirmesi gerekir. Afet eğitimi çocukların sosyal ve zihinsel gelişimlerinin desteklenmesinin yanı sıra afetin ortamının tehlikelerinden koruma sağlar, afetin psiko-sosyal etkilerini hafifletir. Acil durumlardaki eğitim programları, normallik hissinin yeniden kurulmasına yardım ederek daha geniş boyutta topluluğa da fayda sağlar. Bunun yanında okullar toplumun bir araya getirilmesine ve topluluk bağlarının yeniden kurulmasına yardım eder. Acil durumlardaki eğitim programları aynı zamanda ailelerin ve milletlerin çocuklarına yönelik yaptığı yatırımları korur. Bir afet oluştuğunda zorluklarla kazanılan ailevi ve millî kazançlar risk altına girer. Yapılacak eğitimlerle bu risklerin azaltılması ve eğitimin sürdürülebilirliğinin sağlanarak millî eğitim yatırımları korunur. Afetlerin oluşumunu engellemek mümkün olmasa da afetlerin neden olabileceği zararları en aza indirmek ve hatta bazılarını ortadan kaldırmak mümkündür. Afetlerle iç içe yaşayan bir toplum olmanın bilinciyle önlem alma ve zarar azaltma kültürünü toplum içinde geliştirmek, eğitim faaliyetlerini hızlandırmak ve pansiyonlu okulların tümüne ulaştırmak öncelikli hedefimizdir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emre Akbaba: "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim" Eyüpspor’un futbolcusu Emre Akbaba, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ligde kalmayı başardıkları için mutlu olduklarını belirterek, "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikâye görmedim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Bu sonuçla birlikte ligde kalan Eyüpspor’da Emre Akbaba, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Son haftalarında elde ettikleri başarılı sonuçların ardından ligde kaldıkları için mutlu olduklarını söyleyen Akbaba, "Ben oyuna girerken diğer maçların skorlarını sormadım. Yedek kulübesindeki o yüz ifadelerinden dolayı durumu anladım. 3-2 geriye düştük. Bizim için zor bir mücadele oldu. Yeni kurulan, genç oyuncular, Süper Lig tecrübesi olmayan oyuncular. Takım arkadaşlarım inanılmaz bir mücadele verdi. Genç arkadaşlarıma tecrübeli arkadaşlarım yardım etti. Atila hocam ekibiyle bize inanılmaz destek oldu. Güzel bir hikaye yazdık. Çünkü ikinci devre başında herkesin bu takım kesin düştü dediği bir takımdı. Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, alınlarından öpüyorum. Güzel bir hikaye yazdık diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" Maçın son bölümünde 3-2 geriye düşmelerine rağmen attıkları golle ligde kalmayı başarmalarının hatırlatılması üzerine Akbaba, "Gerçekten zor, maddi anlamda da sıkıntılar yaşadık. Takım arkadaşlarım, özellikle tecrübeli oyuncular bunu hiçbir zaman yansıtmadı. Birlik, beraberlik içerisinde tuttu. Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" cümlelerine yer verdi.
İstanbul Talha Ülvan: "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Eyüpspor’un futbolcusu Talha Ülvan, mücadelede 2-0 öne geçmelerine rağmen 3-2 geriye düştükleri maçta attığı golle takımının ligde kalmasını sağladı. Golüyle ilgili konuşan Ülvan, "Golün nasıl olduğunun bir önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından takımının 3. golünü atan Eyüpsporlu futbolcu Talha Ülvan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maç öncesi ısınma sırasında takım arkadaşı Anıl Yaşar’a bu karşılaşmada gol atacağını söylediğini belirterek sözlerine başlayan Ülvan, "Buna inandım. Tüm takıma inandım. Bunu zaten her maçtan önce söylüyorum herkese. Tüm camia bunu hak ediyor. Böyle bir senaryo bizi çok sevindirdi. Fenerbahçe geri dönmeseydi yine çok sevinecektik ama bu şekilde gerçekten dizi gibi oldu. Bu seneyi heyecanlı bir dizi gibi yorumlayabilirim" şeklinde konuştu. "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Attığı golle takımının Süper Lig’de kalmayı başardığının hatırlatılması üzerine Ülvan, "Ben şut atmayı severim. Şut çalışıyorum, uzaktan vurmayı severim. Rotario da nasıl bir oyuncu olduğumu biliyor ve topu bana yumuşak bıraktı. Top gelince kaleye vurmam gerektiğini biliyordum. Allah da yardım etti, top Oosterwolde’nin sırtına çarptı. Golün nasıl olduğunun önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür. Şu anda belki duygu gösteremiyorum ama hala golün şokunu yaşıyorum. Ne zaman anlayacağım hala bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi" Maçın son dakikalarında yaşadıkları heyecana da değinen Ülvan, "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi. Herkes sandalyenin ucunda oturuyordu. Yardımcı hocamız rahatsızlandı, kendisine geçmiş olsun diliyorum. Ama bu heyecanla bunun olması normal. Ligde tutunma mücadelesinden sonra ortamın kötü olması imkansız" cümlelerine yer verdi. "Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim" Talha Ülvan, son olarak kariyerinin ilerleyen dönemiyle ilgili ise şunları söyledi: "Hala 2 sene sözleşmem var Eyüpspor’da. Bu sezon Süper Lig’de ilk senem. Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim. Bunu zaten maçlarda gösterdim. Eyüpspor’da yüzde 100 devam."
İstanbul Umut Bozok: "Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer" Eyüpspor’un golcüsü Umut Bozok, A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası geniş kadrosunda yer almayı beklediğini belirtirken, kendisi olsun ya da olmasın milli takım adına başarılı bir turnuva geçirilmesini temenni etti. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Mücadelenin sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Eyüpspor’un golcüsü Umut Bozok, "Fenerbahçe’ye karşı Kadıköy’de öne geçmek çok tehlikeli. Bu sezon kaç maç çevirdiler bilmiyorum. Böyle bir takıma karşı ilk yarıda 2-0 öne geçmek büyük bir iş. Ama sonrasında panik olduk. Ama sağ olsun Talha oyuna girdi. Şansımız varmış demek ki. Her şeyi yaptık ligde kalmak için. Top Oosterwolde’ye çarpıp girdi. Bu senaryonun filmi çekilebilir. Eyüpspor’u ligde tutmak büyük bir iş, herkesi tebrik etmek istiyorum" diye konuştu. "Herkes düştüğümüzü söyledi, biz de düşmediğimizi gösterdik" Karşılaşmada skorun 3-2’ye gelmesinin ardından yaşadıkları duyguları anlatan Bozok, "Maçların sonuçlarıyla ilgili hiç bilgimiz yoktu ama oyuna giren arkadaşları görünce biraz panik olduğunu anladık. Onguene oyuna girdi ama sonrasında oyundan çıktı. Bunu görünce işlerin iyi gitmediğini anladım. Skorlara hala bakmadım. Küme düşüyorduk. Gerçekten inanılmaz bir durum. Bu takım ligde kalmayı başardı. Bazı başkanlar var, isimlerini vermeye gerek yok ama Fatih Karagümrük’le Eyüpspor’un kesin düştüğünü söylediler. Biz de düşmediğimizi gösterdik. Herkesi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. "Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer" Son haftalarda yükselen performansıyla birlikte A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası geniş kadrosuna seçilmeyi hedeflediğini belirten Bozok, "Herkes bekler. Listede olsaydım herhalde bugün haberim olurdu. Milli takıma başarılar diliyorum. Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer. Son haftalardaki performanslar sonrasında olmak isterim. Tabii iyi forvetler var milli takımda. İnşallah orada olurum" cümlelerine yer verdi. "Herkes bizi alt ligde görüyordu" Teknik Direktör Atilla Gerin’in kendisi için kullandığı ‘O benim Suarez’im’ sözleriyle ilgili konuşan Bozok, "Atilla hoca benim Guardiola’m. Onu da tebrik etmek gerekiyor. Gerçekten nereden nereye geldik. Herkes bizi alt ligde görüyordu. Hoca inandı, bizi de inandırdı. Bu takımı ligde tuttuk. İnşallah seneye de Eyüpspor ligde kalır çünkü bu takım ligde kalmayı hak ediyor. Hocamın saçları bembeyaz oldu, yazık oldu hocama" ifadelerini kullandı. "Emre Akbaba, Umut Meraş, Taşkın İlter’le konuşup takımı ligde tutalım dedik" Sezonun ilk yarısında takım içinde kaotik bir ortam yaşanmasına rağmen mücadeleyi bırakmayarak sezonu birlikte tamamlamak istediklerini aktaran Bozok, "Biz ilk yarı bitince gitsek mi diye düşündük. Kaos ortamı vardı. Kaçalım mı diye düşündük. Çünkü burası zor olacaktı. Ama çok yetenekli gençler var. Bu takımı tutalım dedik. Emre Akbaba, Umut Meraş, Taşkın İlter’le konuşup takımı ligde tutalım dedik. Alanya deplasmanında 1-0 gerideyken 3-1 kazandık. Bütün iş burada başladı. Şimdi kontratım bitti. Emre Akbaba ve Umut Meraş’ın da kontratı bitti. Yarın eşimle balayına gideceğim, onu düşünüyorum. Tabii Montella hoca ararsa hemen dönüş bileti almam gerekecek" konuşmasını tamamladı.