EĞİTİM - 26 Ocak 2023 Perşembe 18:15

Vali Gündüzöz: “İlimiz bir deprem bölgesidir”

A
A
A
Vali Gündüzöz: “İlimiz bir deprem bölgesidir”

MUŞ (İHA) – Muş Valisi Doç.

MUŞ (İHA) – Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, Muş’un Kuzeydoğu ve Doğu Anadolu fay hattı birleşme noktasında olduğunu hatırlatarak, “Türkiye esasen sadece deprem değil pek çok afete maruz kalma ihtimali olan bir ülkedir” dedi.



Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) düzenlediği “5. Üniversiteler Afet Yönetimi Merkezleri Platformu (AYMEP)” değerlendirme toplantısı Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üniversiteler Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezleri Platformu (AYMEP) başkanlığında üniversitelerin afet ve acil durum yönetimi konularında 35 üniversitede faaliyet gösteren araştırma merkezleri müdürlerinin katılımı ile Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) ev sahipliğinde başlayan toplantı iki gün sürecek. Açılış konuşmalarından sonra toplantı senato salonunda devam etti.



Burada konuşan Muş Valisi Doç. Dr. İlker Gündüzöz, afetlerle birlikte yaşama kabiliyetini artırmak gerektiğine vurgu yaparak, “İlimiz Sultan Alparslan diyarı tarihimiz ve milli kültürümüz açısından son derece önemlidir. İlimiz bir deprem bölgesidir. Muş, Kuzeydoğu ve Doğu Anadolu fay hattı birleşme noktasındadır. Deprem riski altında olan illerimizden biridir. Türkiye esasen sadece deprem değil pek çok afete maruz kalma ihtimali olan bir ülkedir. Afetlerle birlikte yaşama kabiliyetini de en yukarıya çıkarmak zorundadır. Bunu hem idari olarak hem de vatandaşlar olarak yapmak zorundayız. Afetlere hazır olmak zorundayız. Muş’ta bu açıdan bakıldığında fay hatlarının kesiştiği deprem riski olan bir ilimiz, aynı zamanda diğer afet türlerine hassasiyet olan bir yer. Bu açıdan AFAD’ın ve devletin diğer birimlerinin afete yönelik hazırlıkları bir afet vuku bulduğundan afet sırasında faaliyetlerin icrasında son derece etkin olması ve önceden hazırlıklı olması önem arz ediyor. Buraya geldiğimiz zaman kamu binalarının deprem yönünden çok hazırlıklı olmadığını gördük. İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun bize verdiği imkânlarla pek çok kamu binamızı depremselliğinin test edilerek güçlendirilmesi konusunda önemli yatırımlar yapıldı. Bunları deprem sırasında polisin ve jandarmanın ayakta durması için yapıyoruz. Bunları yaparken kulağımızın arkasında muhtemel bir deprem vardı. Bu ilde bir deprem olduğunda bugün yaptığımız yatırımların değeri o zaman anlaşılacak” dedi.



“Hazırlıklı olmamız gerekir”


“Depremlere hazırlıklı olmamız gerekir” diyen Vali Gündüzöz, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Biz deprem fay hatları üzerindeyiz. 1903’te Malazgirt’te deprem olmuş, 3 bin civarında vatandaşımız hayatını kaybetmiş. 1946’da Varto depremi var. Yine 1966 meşhur Varto depremimiz var. 3 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Dolayısıyla şimdiden hazırlıklı olmamız gerekir. Yapılacak pek çok işimizin olduğunu da biliyoruz. Bu konuda polis ve jandarma binaları değil okullar da önemlidir. Milli eğitim konusunda bugün şantiyeye döndü. İlimizde 50-60 tane inşaat devam ediyor. Cumhuriyet tarihinin en önemli yatırım paketi milli eğitimde yürüyor. 410 bin nüfuslu ilimizde 110 bin öğrencimiz var. Depreme çocuklarımız okulda yakalanırsa ne olur? Allah korusun. Dolayısıyla okullarımız da yenileniyor. Sağlık birimleri ayakta dursun diye yenileniyor. Muş özelinde hazırlanıyoruz. Depremin ne zaman olacağını bilen bir teknoloji yok. Onun için her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız. Depremden önce yapılacak işleri yapıyoruz. Bugün burada konunun akademisyenleri vaziyet ediyor. İçişleri Bakanımızın hassasiyeti ile önemli hazırlıklar yapıldı. Ama deprem sırasında ve sonrasında yapılacaklar var. Dolayısıyla bu toplantının koordinasyona mütalik hususlarda fikir alış verişi noktasında faydalı olacağına inancım tamdır. Toplantıya katkı veren tüm paydaşlara tekrar teşekkür ediyorum.”



“Geçen yıl ülkemizde kaydedilen irili ufaklı 20 bin deprem var”


Gerçekleşen toplantıda konuşan Afet Araştırmaları Merkezi Müdür Vekili Kürşat Esat Alyamaç ise geçen yıl ülkemizde kaydedilen irili ufaklı 20 bin deprem olduğunu vurgulayarak, “Üniversitelerde araştırma merkezlerinin çok kıymetli bir özelliği var. O da hocaların bir araya gelerek kurdukları bir konuya temas edip uzmanlık alanlarını bir araya getirerek sorunları çözüm buldukları yapılardır. Şu anda Türkiye’de doğrudan afet yönetimi ile alakalı 42 üniversitemizde yaklaşık 45 tane afet yönetim merkezi var. Hepsi bu platformun üyesi, hatta katılamayan hocalarımızı da arayarak sebeplerini bildirmeleri ve Muş’ta olmak istediklerini de iletmek isterim. Bu araştırma merkezlerinin bir araya gelmesi çok kıymetlidir. Çünkü biz biliyoruz ki ülkemiz afet ülkesidir. Muş’ta da deprem, çığ, heyelan ve kaya düşmesi gibi birçok farklı riskler var. Geçen yıl ülkemizde kaydedilen irili ufaklı 20 bin deprem var. Dolayısıyla afet bizim sürekli gündemimizde olması gereken bir husustur. Bu platformun asıl amacı da budur. Afet ve risk azaltma hepimizin sorumluluğundadır. Sadece devletin kendi başına yapabileceği bir unsur değildir. AYMEP’in yapmak istediği de budur. Görevlerini ifa ederek devam edecek ve ülkemize çok ciddi katkılar sunacak bir platformdur” ifadelerini kullandı.



Toplantıya Vali Yardımcısı Mustafa Ayvat, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, İl Emniyet Müdürü Engin Kaloğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ulaş Çaydaş, Deprem Riski Azaltma Dairesi Genel Müdür Orhan Tatar, Merkez Platformu Müdür Vekili Prof. Dr. Kürşat Alyamaç, 35 üniversitenin yan ısıra afat merkezi ve depremle ilgili çalışmalar yapan akademisyenler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında Antalyaspor, sahasında Kocaelispor’u 1-0 mağlup etmesine rağmen sezonu 16. sırada tamamladı ve 1. Lig’e düşen son takım oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 50. dakikada Van de Streek’in ceza sahası dışından şutunda top üstten auta çıktı. 79. dakikada gelişen kontratakta Van de Streek’in pasında topla buluşan Ballet, ceza sahası dışından yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 Stat: Corendon Airlines Park Hakemler: Halil Umut Meler, Bersan Duran, Mustafa Savranlar Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Bünyamin Balcı, Hüseyin Türkmen, Giannetti, Paal, Ceesay (Storm dk. 46), Soner Dikmen, Abdulkadir Ömür (Bahadır Öztürk dk. 87), Safuri (Boli dk. 67), Ballet, Van de Streek Yedekler: Cuesta, Samet Karakoç, Veysel Sarı, Dzhikiya, Hasan Yakub İlçin, Giannetti, Gueye, Kerem Kayarası Teknik Direktör: Sami Uğurlu Kocaelispor: Serhat, Ahmet Oğuz (Tayfur Bingöl dk. 46), Dijksteel, Smolcic, Haidara, Keita (Nonge dk. 38), Show, Sissoko, Rivas, Churlinov (Serdar Dursun dk. 64), Agyei (Esat Yusuf Narin dk. 71) Yedekler: Gökhan Değirmenci, Muharrem Cinan, Deniz Ceylan, Furkan Gedik, Muhammed Efe Küçük, Arda Özyar Teknik Direktör: Selçuk İnan Gol: Ballet (dk. 79) (Antalyaspor) Sarı kartlar: Soner Dikmen, Bünyamin Balcı, Abdullah Yiğiter, Paal, Safuri, Ballet (Antalyaspor), Show, Agyei, Keita, Ahmet Oğuz, Tayfur Bingöl (Kocaelispor)
Adana Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.