GÜNDEM - 29 Eylül 2025 Pazartesi 12:13

Kanseri yendi 12 yıldır hastalara umut oluyor

A
A
A
Kanseri yendi 12 yıldır hastalara umut oluyor

Hayatının en ağır sınavını 12 yıl önce veren Avşar Boran, kanseri yenmesinin ardından yaşadıklarını geride bırakmak yerine bu süreci başkalarına ışık olacak bir yolculuğa dönüştürdü.


Avşar Boran’ın hayatı, yıllar önce verilen kanser teşhisiyle tamamen değişti. Hastane koridorlarında geçen aylar, ağır tedavi süreçleri ve belirsizlikleri, tüm bu zorluklara rağmen mücadelesini bırakmadı ve hastalığı yenmeyi başardı. 12. Uluslararası Onkoloji Günlerine katılan Boran, o günden bu yana geçen 12 yılda Türkiye’nin birçok şehrini dolaştı. Kimi zaman büyük hastanelerin onkoloji servislerinde tedavi gören hastaların yanında oldu, kimi zaman da küçük evlerin kapısını çalarak hastalara ve yakınlarına dokunarak moral verdi, yaşadıklarını anlattı, umutlarını tazeledi.


Bugün Avşar Boran, kanseri yenmenin yanında yüzlerce kişiye umut olmuş bir yol arkadaşı olarak biliniyor. Onun hikâyesi, moral ve motivasyonun da en az tedavi kadar önemli olduğunun bir örneği. Bu nedenle Boran’ın 12 yıllık yolculuğu, umudun ve moralin tedavideki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.


İhlas Haber Ajansı muhabirine yaşadıklarını anlatan Boran, tedavi gördüğü dönemde kanserle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bunun hayatında ciddi bir zorluk oluşturduğunu dile getirerek, "12 yıl önce bana meme kanseri teşhisi konuldu. Gerekli tedavileri aldım. O zaman kanser konusunda çok fazla bilgim yoktu ve bu durum hayatımda ciddi bir zorluk oluşturdu. Hastalığımdan sonra genç kanser hastalarına yönelik gönüllü mentörlük yapmaya başladım. Bu, hayatıma garip bir şekilde tesadüfen girdi. Kanserin hep eksisi olur mu? Hayır, elbette değil. Çok fazla artısı da oldu. Bana birçok hayata dokunma fırsatı verdi. Ayrıca kanser, inanılmaz bir içe dönük bir yolculuk; hayatın tadını çıkarmaya, her sabah uyandığınızda şükretmeye yönelten ve kafanızı inanılmaz şekilde aydınlatan bir deneyim bence" dedi.


Boran, hastaların çevresindekilerden gelen iyi niyetli yorumlardan zaman zaman rahatsızlık duyulabileceğini vurgulayarak, "İnsanlar kanser olduğunda, kanser olmayanların yorumları bazen çok zorluk oluşturabiliyor. ‘Sen güçlüsün’ gibi sözler çoğu zaman rahatlatıcı değil, aksine rahatsız edici olabiliyor. Hastalığı küçümsemeye ya da abartmaya gerek yok. En azından hastaların hayatlarını sürdürmesine engel olmayacak şekilde hastalıktan uzak iletişim kurmak, çok daha destekleyici oluyor. Sevdiklerimiz bunu iyi niyetle yapsa da bazen bizim için iyi sonuçlanmıyor" ifadelerini kullandı.


Günlük ihtiyaçlarını karşılayarak ve hayatlarına devam ederek tedavi sürecini daha verimli geçirebildiklerini dile getiren Boran, "Kendi günlük ihtiyaçlarımızı karşılayarak hayatımıza devam edersek, tedavi süreci çok daha verimli geçiyor. Ayrıca çocuklarımıza ve gençlerimize, yaşlılarımıza bir hobi edinmeleri çok iyi gelir. Bu, kafalarını boşaltmaları, rahatlamaları ve süreci daha iyi geçirmeleri açısından çok önemli" şeklinde konuştu.


Hastalık sürecinde yaşadıklarından bahsederken saç dökülmesi ve doğurganlığını kaybetme sürecinin kendisi için zorlayıcı olduğunu vurgulayan Boran, "Peki ben neler yaşadım? En zorlandığım şey saçlarımın dökülmesi umurumda olmadığını söylesem de saçlarım döküldüğünde çok ağladım. Doğurganlığımı kaybedeceğimi öğrendiğimde çok üzülmüştüm. Bu nedenle hastalara çok detaylı bilgi verilmesi çok önemli. Psikolog, onkolog, cerrah önemli, ama tecrübeli insanların ya da aile büyüklerimizin de elimizi çok farklı bir yerden tutmaları gerekiyor" diye konuştu.


Moral ve motivasyonun tedavi sürecinde kritik bir rol oynadığını belirten Boran, her bireyin hayatında bir misyon ve yapabileceği değerli şeyler olduğunu ifade etti. Boran, "En önemli şeyi söyleyeyim, ne olursa olsun moralinizi yüksek tutun. Bu dünyaya geldiyseniz, mutlaka bir misyonunuz vardır. Mutlaka yapacağınız harika şeyler vardır. Bir gülümseme, küçük bir yardım, ufacık şeylerden mutlu olmak ve her sabah uyandığınızda şükretmek Hayatın ne kadar değerli olduğunu unutmamak çok önemli. Hayatta her şey bir bakış açısı meselesidir. Sorun sonsuz, çözüm de sonsuz. Aradaki tek fark sizin yaklaşımınız. İnsan, her zaman bütün hastalıklardan ve dertlerden büyüktür. Bunu asla unutmayalım" dedi.


Boran’ın da katıldığı "12. Uluslararası Onkoloji Günleri", Muş 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Genç Birikim Derneği organizasyonuyla "Birlikte İyiyiz" temasıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe 18 ülkeden akademisyenlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 400 kişi katıldı.



Kanseri yendi 12 yıldır hastalara umut oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir 23 Nisan Aliağa’da etkinliklerle kutlanacak İzmir’in Aliağa ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenecek çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek olan törenin yanı sıra Aliağa Belediyesi tarafından 21 Nisan’da Helvacı’da, 22 Nisan’da Şakran’da ve 23 Nisan’da Avcı Ramadan’da şenlikler düzenlenecek. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi programı, Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek törenle başlayacak. Törende saat 09.30’da öğrencilerin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Meydandaki törenin ardından kutlamalar, Mehmet Saka İlkokulu bahçesinde devam edecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajının ve şiirlerin okunacağı etkinlikte, resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verilerek, resim sergisi gezilecek. Aliağa Belediyesi tarafından organize edilen şenlikler üç gün boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü Helvacı’da ve 22 Nisan Çarşamba günü Şakran’da düzenlenecek etkinlikler saat 16.00’da başlayacak ve 18.30’a kadar sürecek. 23 Nisan Perşembe günü Avcı Ramadan’da yapılacak program ise saat 12.00’de başlayıp, 17.00’de sona erecek. Etkinlikler, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Helvacı ve Şakran’daki etkinliklerde maskot gösterileri, taş boyama, yüz boyama aktiviteleri, sosis balon dağıtımı ile pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yer alacak. Avcı Ramadan’daki programda ise bunlara ek olarak şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru, kaydırak, tırmanma duvarı ve çeşitli oyun parkurları da kurulacak. Öte yandan, her üç günde de Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) dans ekiplerinin halk oyunları ve modern dans grupları sahne alacak.
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.