GENEL - 03 Eylül 2019 Salı 11:19

Muş Belediyesinden örnek davranış

A
A
A
Muş Belediyesinden örnek davranış

Muş Belediyesi Eylül ayı meclis toplantısında, geçtiğimiz günlerde hayatlarını kaybeden gazeteci-yazar Şule Yüksel Şenler ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof.

Muş Belediyesi Eylül ayı meclis toplantısında, geçtiğimiz günlerde hayatlarını kaybeden gazeteci-yazar Şule Yüksel Şenler ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un isimlerinin Zafer ve Yeni Mahallelerde yapılan bilgi evlerine verilmesi kararı çıktı.


Muş Belediyesi yerelde veya ülke genelinde iz bırakan önemli şahsiyetlerin isimlerini eserlerine vererek yaşatmaya devam ediyor. Daha önce Ahmed-i Hani, Müştak Baba, Şeyh Şükrü Efendi, Müftü Mehmet Çağlayan, Vali Feridun Gültekin, Zeki Ökmen, Fikret Şener, Şehit Polis Murat Yılmaz gibi önemli isimleri eserlerine veren Muş Belediyesi, Eylül ayı meclis toplantısında önemli bir karar daha çıktı. İnancından taviz vermeden okunabileceğini verdiği mücadele ile göstererek genç kızların idolü olan ve geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden gazeteci Şule Yüksel Şenler’in ismi, Zafer Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Bilgi Evine verildi. Aynı şekilde bilgi, birikimi ve eserleri ile adeta Türkiye’nin kültür hafızası olan ve Malazgirt Zaferi’nin 948. yıldönümü etkinlikleri öncesi bölgede incelemelerde bulunduktan sonra Erciş’te elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un ismi de Yeni Mahalle’de yapılan Bilgi Evine verildi.


Belediye meclisinde oy çokluğuyla alınan kararın ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Feyat Asya, “Muş Belediyesi olarak önemli şahsiyetlerimizin ve değerlerimizin isimlerini hizmete sunduğumuz eserlerimize vermeye devam ediyoruz. Belediye meclisimiz Eylül ayı toplantısında bir vefa örneği daha sergiledi. Yaşantıları, bilgi, birikim ve eserleri ile iz bırakan iki önemli şahsiyetin isimlerini, gelecek nesillerin hafızasında yer edinmesi için yeni yaptığımız bilgi evlerine verdik. Buralardan istifade edecek her bireyin bu değerleri merak edip araştıracağına inanıyoruz. Başörtüsü mücadelesinin öncü isimlerinden, ömrünü gençliğin şuurlandırılmasına adayan Şule Yüksel Şenler’in hayat mücadelesinin, birçok alanda ülkemize eşsiz hizmet ve katkıları olan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamızın eserlerinin, insanlarımızda iz bırakacağını umuyorum. Bu vesile ile meclis üyelerimize aldıkları karardan dolayı teşekkür ediyorum. Bir kez daha Şule Yüksel Şenler hanımefendiye ve Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun hocamıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum” dedi.



Şule Yüksel Şenler kimdir?


Şule Yüksel Şenler, Kayseri’de 29 Mayıs 1938’de altı kardeşli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1960’lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarıyla ün kazandı. Aslen Kıbrıslı olan Şenler, küçük yaşta ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Eğitimi ortaokul ikinci sınıfta bırakmak zorunda kaldı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1960’lı ve 70’li yıllarda kaleme aldığı yazılar ve katıldığı konferanslarla adından söz ettirdi. Çeşitli il ve ilçeleri dolaşarak ‘İslam’da Kadının Yeri ve Mükellefiyetleri, Türkiye’de Manevi Buhran ve Dün, Bugün ve Yarın konulu konferansları ile özellikle genç kızlara yol gösterdi. Birçok gazetede köşe yazıları kaleme alan Şenler, "Huzur Sokağı" romanıyla en çok okunan yazarlar arasında yer aldı. "Huzur Sokağı" adlı romanı daha sonra aynı adla dizi olmuş ve yayınlandığı dönemde popüler olmuştu. Şenler, 28 Ağustos 2019 günü İstandul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.



Şule Yüksel Şenler’in kitapları ise şunlar;


Gençliğin Izdırabı - Hidayet - Bize Ne Oldu - İslam’da ve Günümüzde Kadın - Duyuşlar - Her Şey İslam için - Uygarlığın Gözyaşları - Huzur Sokağı - Kız ve Çiçek - Sağ El- Bir Bilinçli Öğretmen - Yılanla Tilki



Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun kimdir?


1957 yılında Hereke’de doğdu. Galatasaray Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Son Çağ ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kürsüsünü bitirerek akademik hayata Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde asistan olarak başladı. Marmara Üniversitesinde yüksek lisans ve doktorasını Yakın Çağ Tarihi Anabilim dalında tamamladı. "Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi" sahasında tarih doçenti A.Halûk Dursun Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde Yakın Çağ Tarihi Ana Bilim dalında profesörlük unvanını aldı. Akademik çalışmaları yanında kamusal alanda da önemli faaliyetleri bulunan Dursun, İBB Kültür AŞ. Genel Müdür Danışmanı olarak Miniatürk Projesi’nin hazırlanmasında görev aldı. İçişleri Bakanlığınca Türkiye Turing ve Otomobil Kurumunun Yönetim Kurulu Üyeliğine atanan Dursun, 2005-2006 ve 2011 tarihlerinde aynı kurumda Başkan Vekilliği görevini yaptı. 2007 yılında İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü vekili olarak görev yaptı. 2006-2012 yılları arasında Ayasofya Müzesi Başkanlığını yürüten Dursun, 2009- 2011 yıllarında Ayasofya Müzesi Müdürlüğü görevini de üstlendi. 2012 Temmuz ayı itibarıyla getirildiği Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevini 2014 ortalarına kadar sürdürdü. A.Halûk Dursun, Ayasofya ve Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki görevlerinde de birçok etkinlik ve düzenlemeye imza atmış, tarihi yapıların kültürel ve tarihsel dokusunu ön plana çıkaran çalışmalara ağırlık vermiştir. 2012-2014 yılları arasında İstanbul Topkapı Sarayını Sevenler Derneği Başkanlığı görevine seçilmiştir. A.Haluk Dursun, 2014 Temmuz ayında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı görevine atanmış, 2016 yılı Nisan ayında emekliliğini isteyerek görevinden ayrılmıştır. 26.05.2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla T.C. Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu üyeliğine atanmıştır. Aynı zamanda Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürütmekte ve 20 Temmuz 2018 tarihi itibariyle de Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine getirildi. Dursun, 19 Ağustos 2019 günü Van’ın Erciş ilçesinde geçirdiği elim trafik kazasında hayatını kaybetti. İstanbul’da Yaşama Sanatı; Nil’den Tuna’ya Osmanlı Yazıları; Tuna Güzellemesi; Osmanlı Coğrafyası’na Yolculuk; Boğaziçi’nde Kırk Yılım; Ayasofya Müzesi Kültür Envanteri; Şehir ve Kültür: İstanbul; İncir Çekirdeği: Hereke’den Çıktım Yola; Medeniyet Köprüsü Beş Şehirli başlıca kitaplarıdır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli CHP lideri Özel’den Başkan Çavuşoğlu’na övgü CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ziyarette, Başkan Çavuşoğlu’na başarılar dileyerek, “Denizli ittifakı, Türkiye ittifakı kazandı” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Denizli’ye geldi. CHP Lideri Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesi Denizli Büyükşehir Belediyesi seçimlerini partisinin kazanması durumunda CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum’a söz verdiği kırmızı motorsiklet ile belediye binasına geldi. Vatandaşların yoğun sevgi gösterileri arasında Delikliçınar Meydanı’ndan giriş yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Genel Başkanım şehrimize, Denizli’mize hoş geldiniz. Sizleri burada ağırlamak bizim için büyük bir onur. Türkiye’de başlattığınız değişim yolculuğunun Denizli’de taçlanıyor olması bizim açımızdan bir keyif. Bu sürecin içinde gerek şahsıma, gerek Denizli örgütüne duymuş olduğunuz güvenden dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum. Bizler de umarım sizleri mahcup etmemişizdir ki bu yolculuğumuzun sonunda sizleri Denizli Büyükşehir Belediyemizde ağırlıyoruz” dedi. “Denizli ittifakına, Türkiye ittifakına minnettarız” CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, seçim sonrası 2018’de Çorlu’da yaşanan tren kazası davasını takip etmek için gittikleri Tekirdağ’dın ardından ilk ziyareti Denizli’ye yaptıklarını ve keyifli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirtti. CHP lideri Özel, “Dün gece Denizli’de kaldım bu sabah Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği Denizli Büyükşehir ve Merkezefendi ilçesinde uyandım, birazdan hemen yanımızda olan Pamukkale’miz var. Denizli’de 4 küçük ilçe belediyesi hariç bütün belediyeleri CHP kazandı. Bunu tek başına partiye mal etmiyoruz, Denizli ittifakı, Türkiye ittifakı kazandı. Denizli’deki uzun yıllardır mücadele eden çok sevgili sosyal demokratlar, Cumhuriyet Halk Partililer Denizli ittifakını kurdular. Her görüşten insanlarla bu ülkenin vatanına, bayrağına saygılı olan herkesle el ele, omuz omuza kazandık. Denizli ittifakına, Türkiye ittifakına minnettarız” ifadelerini kullandı. “Başkanlık makamına Denizlililer kimi seçtiyse, O oturur” Genel Başkan Özel, Başkan Çavuşoğlu’nun makam koltuğuna oturmasını rica ettiğini ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti; "Başka siyasi partilerin liderleri geliyorlar ve belediye başkanın koltuğuna oturuyorlar. Bu koltuğa bir kişi oturabilir, Denizlililer kimi seçtiyse O oturur. Cumhuriyet Halk Partisi lideri olmak, siyasi parti lideri olmak kamu görevini yapan birisinin partisinden seçilmiş olduğu koltuğunu hak etmiş anlamına gelmez. Bu koltuğa 5 yıl boyunca Denizlililer Nuri Çavuşoğlu’na otur dedi. Bu koltuk onun koltuğudur. Nuri Başkan bu koltukta oturdukça tüm Denizli’ye karşı sorumluluğu vardır. Oy veren, vermeyen herkese karşı sorumludur " diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun hiçbir ayrım etmeksizin kent geneline hizmet edeceğini vurgulayan Genel Başkan Özel konuşmasına şöyle sürdürdü; “Ben kendisini biliyorum. İl Başkanlığı yaptığı süreçte, parti meclisindeki görevinden, Denizli Büyükşehir Belediyesi adaylığı sürecinden biliyorum. Son derece enerjik ve çalışkan bir arkadaşımız. Denizli’nin de birikmiş sorunlarını çözecek. Kamuoyunda çokça konuşulan borçlarını ödeyecek, hizmeti aksatmadan sürdürecek” dedi. Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediyesi Şeref Defterini imzaladı.
Nevşehir ’Yaşanabilir yarınlar için tasarım atölyeleri proje sergisi’ açıldı Ahiler Kalkınma Ajansı ile Finlandiya temelli geliştirici eğitim kurumu Arkki işbirliğinde düzenlenen ’AHİKA Geleceğin Şehirlerine Çocukların Gözünden Bakıyor: Yaşanabilir Yarınlar İçin Tasarım Atölyeleri’ projesine katılan çocuklar tarafından üretilen tasarımlar, Kırşehir Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen Proje Lansmanı ile sergilenmeye başladı. Türkiye Tasarım Vakfı Yönetim Kurulu üyelerinin ve Arkki Türkiye Koordinatörünün de katılım sağladığı programda, açılış konuşmalarının ardından Badem Pınarı Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Badem tarafından çocuklara atık yönetimi ve çevre bilinci konusunda bilgilendirme yapıldı ve projeye katılan çocukların röportajlarını da içeren proje belgeseli izlendi. Gün boyu sergiyi ziyaret eden çocuklar Arkki eğitmenlerinin düzenlediği atölyelere de katıldı. Sergi, 30 Nisan tarihine kadar Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezinde görülebilir. Proje çerçevesinde Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Niğde’de yaşayan 7-12 yaş aralığındaki 152 çocuğun katıldığı tasarım atölyeleri 18-22 Mart tarihlerinde gerçekleştirildi. Gelecek yaşamı hayal ederek şehirlerin vizyonuna katkıda bulunan çocuklar; güzel, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yaşam için çizim ve maket oluşturmaya vurgu yapan tasarım odaklı düşünme sürecine dâhil oldu. Atölyeler aracılığıyla çocuklar yeni teknolojiler, sürdürülebilirlik, doğa, entegrasyon, yenileme ve geri dönüşüm gibi konularda yenilikçi fikirler ve üç boyutlu çözümler ürettiler. Ahiler Kalkınma Ajansı’nın bölge illerinde kırsal kesimde yaşayan dezavantajlı çocuklara ulaştığı faaliyet çerçevesinde hayata geçirilen bu tasarım atölyelerinde, Badem Pınarı firmasının atık pet şişeleri ve her ilde yöreye özgü malzemeler kullanıldı.
Konya Sahte güneş gözlüğünde görme kaybı tehlikesi Sahte güneş gözlüklerinin gözde katarakt oluşmasına sebep olduğunu ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, katarakt oluşumun ise görme azlığına hatta görme kaybına kadar ilerleyebileceğini belirtti. Hangi tür malzemeden yapıldığı ve içinde ne tür kimyasal maddelerin bulunduğu bilinmeyen sahte güneş gözlüklerinin göz sağlığına kalıcı zararlar verdiğini belirten uzmanlar, bu tür güneş gözlüklerinin kullanılmamasını öneriyor. Yaz aylarının gelmesiyle beraber güneş ışınlarının etkisini daha da hissettirdiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Güneş gözlüğü alırken birtakım özelliklere dikkat edilmesi gerekiyor. Alacağımız güneş gözlüğü mutlaka optikçiden olmalı. Özellikle artık giyim mağazalarında, kıyafet mağazalarında satılan ya da işporta dediğimiz dış merkezde satılan sahte güneş gözlükleri de olabiliyor. Bu tarz durumlara düşmemek için öncelikle mutlaka bir optikçiden güneş gözlüğü almalıyız. Güneş gözlüğü alırken temel iki özelliğe dikkat etmeliyiz. Birinci özellik Ultraviyole 400 koruma olmalı bunu optikçiye belirtmeliyiz. İkincisi ise CE sertifikası olmalı. Bu sertifikanın önemi Avrupa standartlarında üretilmiş camlar demektir. Mutlaka optikçiye belirtip alacağımız güneş gözlüğünün sertifikasını sorup buna göre alışveriş yapabiliriz" dedi. "Güneş gözlüğü alırken koruyuculuk bakımından rengin bir önemi yok" Güneş gözlüğü alırken hangi renk alınması, nasıl bir tercih yapılması gerektiğinin sıkça sorulduğunu ifade eden Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Güneş gözlüğü alırken koruyuculuk bakımından rengin bir önemi yok. Kahverengisi, siyahı, grisi, yeşili UV 400 koruma olduktan sonra hepsi gözü korur. Sadece hastaların görüş kaliteleri, kontrast duyarlılıkları değişebilir. Ama göze gelen zararlı ışınları hepsi engelleyecektir. Polarize olan güneş gözlükleri güneş yansımalarını daha çok azaltır, görüş konforu sağlar ama polarize olmayan bir güneş gözlüğü de UV 400 korumayı içeriyorsa sizi yeterince güneşten koruyacaktır" şeklinde konuştu. "Katarakt, sarı nokta hastalığının ilerleyişini artırabilir" Sahte güneş gözlüklerinin güneş ışığından, UV ışınından koruyuculuğunun olmadığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Hiç gözlük takmasak bile gözümüz doğal mekanizma olarak güneşe çıktığımızda göz bebeğimizi küçültür ve bizi zararlı ışınlardan korumaya çalışır. Ama sahte bir güneş gözlüğü taktığımız zaman etrafı karartacağı için göz bebeğimiz büyür gözümüzün içine daha çok güneş ışınları girer. Bu sefer koruyucu özelliği olmadığı için birtakım hasarlara neden olur. Katarakt, sarı nokta hastalığının ilerleyişini artırabilir. Kornea dediğimiz gözün yüzeyinde ışık reaksiyonları oluşturabilir, kızarıklıklara ve yaralara neden olabilir. O yüzden sahte bir güneş gözlüğü, uygun olmayan bir güneş gözlüğü alacağımıza hiç almamak veya hiç kullanmamak daha iyi bir seçenek olacaktır" diye konuştu. "Görme bulanıklığına ve görme azalmasına neden olabilir" Güneş gözlüğünün sahte olmasının katarakt gelişimine neden olabileceğini ifade eden Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Katarakt gelişimine ve görme azlığına sebep olur. Tam olarak körlük diye ifade etmesek de görme kaybına neden olabilir. Özellikle yaşlı hastalarda sarı nokta hastalığı dediğimiz görme kaybına neden olan hastalığın ilerleyişini hızlandırabilir ayrıca gözün yüzeyinden koruyuculuğu olmadığı için yüzeye gelen ışıklar gözün yüzeyinde yara yapıp yine görme bulanıklığına ve görme azalmasına neden olabilir. Bu yüzden mutlaka optikçiden alınmış kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmalıyız. Sahte güneş gözlüğünü kesinlikle kullanmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kalitesiz camlar gözü korumasız hale getiriyor" Uzun yıllardır gözlük sektöründe olan Optisyen İbrahim Acaz da güneş gözlüğü alırken camların kalitesinin çok önemli olduğunu, göz sağlığını koruması gerektiğini söyledi. Gözlüğün mutlaka optikçiden alınmasını gerektiğini ifade eden İbrahim Acaz, "Tüm optikçiler orijinal gözlük alır. Sertifikalı, garanti belgeli gözlükler alır. Dışarda satılan ürünler veya başka yerde satılan ürünler, kıyafet mağazaları gibi farklı yerlerdekiler genelde sertifikasız oluyor. Ürünlerin modelleri güzel ama camları kalitesiz oluyor. Kalitesiz camlar gözü korumasız hale getiriyor" şeklinde konuştu.