GÜNDEM - 16 Aralık 2023 Cumartesi 16:56

Muş’ta ’7. Yerel ve Bölgesel Yayıncılar Buluşması’

A
A
A
Muş’ta ’7. Yerel ve Bölgesel Yayıncılar Buluşması’

MUŞ (İHA) – Muş’ta Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından ‘7. Yerel ve Bölgesel Yayıncılar Buluşması’ gerçekleştirildi.


Bursa-Muş Kardeşliği Eğitim ve Gençlik Merkezi’nde düzenlenen "7. Yerel ve Bölgesel Yayıncılar Buluşması" toplantısına Tunceli, Bingöl, Van, Muş, Batman, Iğdır ve Bitlis’teki yayıncı kuruluşu temsilcileri katıldı.


Son 20 yılda dünya genelinde teknolojinin geliştiğini ifade eden Muş Valisi Avni Çakır, bu gelişmenin basın hizmetlerinde yol gösterici olduğunu belirtti. Türkiye’de basının ulusal ve yerel anlamda kendi yelpazesi içerisinde çok büyük gelişmeler gösterdiğine dikkat çeken Vali Çakır, “Yapıcı basın her yazan için idarenin en büyük hizmette yoldaşı olmuştur. Şahsen ben de basın mensuplarına teşekkür ediyorum. Muş’taki arkadaşlarımız ile biz küçük bir aileyiz. Her zaman olumlu şeyler yazıyor anlamında söylemiyorum. Eleştiriye kapalı olursak basın olmaz zaten. Bu anlamda arkadaşlar çok yapıcı yaklaşımdalar. Basın gerçekten hizmetlerimizde yol gösterici oluyor. Bizim uzanamadığımız yerlerdeki gözümüz, kulağımız oluyorlar. Sonuç olarak zorlu bir alan. Çok özel ve önemli görev ifa ediyorsunuz. TBMM’deki tüm siyasi partilerin RTÜK’te olması çok güzel, demokratik bir ortamı da gösteriyor. Ülke çapında bu kadar etkin bir kurulun üzerinde yetkisi olduğu kuruluşlarının sahadaki taleplerini alması, takdire şayan bir davranıştır” dedi.


Ankara’dan Muş’a yayıncı kuruluşları dinlemeye geldiklerini ifade eden RTÜK Başkan Vekili Orhan Karadaş ise bu düzenleme ve denetlemenin 6112 sayılı radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri kanunu çerçevesinde yapıldığını belirterek, “Toplantılardaki amacımız, bölgelerdeki bütün yayıncıları bir araya getirmek ve onların sorunlarını dinlemek, çözüm yollar bulmak, ortak hareket noktası geliştirmek. Yayıncıları dinlerken elbette biz de RTÜK olarak onlarla ilgili yapabileceklerimizi de burada konuşuyoruz. Genel olarak RTÜK doğru tanınan bir kurum değil. Öncelikle biz bu algıyı değiştirmek zorundayız. RTÜK denince sadece hep ceza veren ve sansür uygulayan bir kurul gibi değerlendiriliyor. Oysaki hiçbir özgürlük sınırsız olamayacağı gibi yayıncılıkta da herkesin aklına geleni yapması, söylemesi ve işine geldiği gibi yayın yapması mümkün değil. Bir sınırın olması lazım. Bu sınırı kanun belirliyor. Bizim yaptığımız kanunu uygulamak. Çalışma esasımız çok demokratik bir ortamdır. 9 üyeden oluşan bir kurulumuz var. Bu üyeler parlamentodaki siyasi partilerin temsilcileri. Kurulda her mesele uzun uzun konuşarak oy birliği ile alınıyor. Bizim maksadımız hiçbir zaman ceza vermek değil. Ceza en son başvurduğumuz çözüm. Ülkemiz 6 Şubat’ta büyük bir deprem yaşadı. Bu deprem sonrası bazı yayıncılarımız mağdur oldular. Ama biz bütün imkanlarımızı seferber ederek bu mağduriyeti en aza indirebilmek için her türlü tedbiri aldık” şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından yayıncı kuruluşu temsilcileri talep ve önerileri dinledi.


Programa, Muş Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, RTÜK Üst Kurulu Üyesi Nurullah Öztürk, RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu, kurum amirleri, yayıncı kuruluşu temsilcileri katıldı.



Muş’ta ’7. Yerel ve Bölgesel Yayıncılar Buluşması’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.