ASAYİŞ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 19:56

Muş’ta dolu yağışı sırasında kontrolden çıkan minibüs yan yattı: 2 yaralı

A
A
A
Muş’ta dolu yağışı sırasında kontrolden çıkan minibüs yan yattı: 2 yaralı

Muş’un Hasköy ilçesinde şiddetli dolu yağışı, trafik kazasını da beraberinde getirdi. Kayganlaşan yolda kontrolden çıkan minibüs yan yatarken, araçta bulunan 2 kişi hafif yaralandı.


Kaza, Muş-Bitlis karayolu üzerindeki Kul Zühdü Camii mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aniden bastıran yoğun dolu ve yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 03 AGD 410 plakalı minibüsün sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, savrularak yan yattı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada hafif yaralanan 2 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.


Öte yandan dolu yağışı nedeniyle bölge kısa sürede beyaza bürünürken, sürücüler trafikte ilerlemekte güçlük çekti. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Muş’ta dolu yağışı sırasında kontrolden çıkan minibüs yan yattı: 2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Murat Kapki savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 39. oturumunda savunma yapan tutuklu iş insanı Murat Kapki, "Ben burada tamamen doğruları söylüyorum. Bundan önce vermiş olduğum ifadelerimin tamamı, benim hür irademle vermiş olduğum ifadeler değildi" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 39. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada iş insanı tutuklu sanık Murat Kapki savunma yaptı. Murat Kapki hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, suç örgütünün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) ele geçirmesi üzerine açık hava reklam alanlarından haksız kazanç sağlamak maksadıyla örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun örgüt üyesi Hüseyin Köksal üzerinden kurduğu BVA Reklam, Advercity isimli firmalara görünürde ortak yapıldığı belirtilmişti. Kapki’nin Murat Ongun ile birlikte hareket ederek, suç örgütünün reklamcılık alanında kurduğu sistem sayesinde zenginleştiği de iddianamede aktarılmıştı. Murat Kapki’nin tutuklu sanık Murat Ongun’a İBB iştirak firmalarından Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. unvanlı firmaların yönetiminde destek verdiği, sahibi olduğu veya gayriresmi ortak olduğu firmalara usulsüz şekilde ihaleler verildiği iddianamede ifade edilmişti. Öte yandan, Murat Kapki soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi verirken, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ yargılaması başlamadan önce mahkemeye sunduğu dilekçe ile "Savcıların benim örgüt üyesi olmadığımı anlaması ve ailemi korumak adına birtakım ifadeler verdim" diyerek etkin pişmanlık ifadesinden vazgeçmişti. "Bundan önce vermiş olduğum ifadelerimin tamamı hür irademle vermiş olduğum ifadeler değildi" Sanık Kapki duruşmadaki savunmasında, "Ben burada tamamen doğruları söylüyorum. Bundan önce vermiş olduğum ifadelerimin tamamı, benim hür irademle vermiş olduğum ifadeler değildi. Bir insan eşini, çoluğunu çocuğunu, yuvasını kurtarmak için bana o gün deseydiniz ki ’Roma’yı sen mi yakmışsın?’, ’Evet ben yaktım’ derdim. Yani ne diyebilirim yani" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının "Bu ifadelerinizin bazı yerlerinde bazı hususların doğru olduğunu, geçen en son perşembe günü yaptığımız bu mülakatta da belirtmiştiniz. Savcılık ifadeniz var. Bu savcılık ifadenizdeki hususlardan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile ilgili bir anlatımınız var. Bu ifadeler doğru mudur?" şeklindeki sorusu üzerine Murat Kapki, "Değil. Tamamen yönlendirmeyle verilmiş ifadelerdir" yanıtını verdi. Cumhuriyet savcısı ise tutuklu sanık Kapki’ye, "BFK isimli şirket, ilk önce kardeşiniz Serhat Kapki tarafından kuruluyor, daha sonra Elif Kapki’ye, daha sonra Şeyhmus Sarıboğa’ya devrediliyor. Şeyhmus Sarıboğa, ifadesinde sizin şirketinizde ofisboyluk yaptığını, fakat icralardan ötürü sigorta kaydının dahi olmadığını, sadece düz çalışan olduğunu beyan etmiş. Şirketinize 245 milyon lira fatura kesen şirketin kardeşinizin şirketi olması, daha sonra icradan ötürü sigorta kaydı bile yaptıramayan 14 yıllık çalışanınıza devrolması ticaretin olağan hayatına uygun mudur?" sorusunu sordu. Sanık Kapki, "Evet, uygundur. Benim yanımda 15-20 yıl çalışan arkadaşlarım var. Bu işin sonunda, bu işin doğasında bir şekilde artık yanımda çalışan insanlar da bir yerlere gelmek istiyorlar, hep çalışan olarak kalmak istemiyorlar. Şeyhmus, gerçekten benim yanımda bana çok güzel hizmetler verdi, çok dürüst bir insandı ve kendisi geldi bana söyledi. ‘Ben artık bir şeyler yapmak istiyorum ağabey’ dedi, ‘Elif’ler devredecekmiş, ben alabilir miyim?’ dedi. Ben de ‘Eğer alabiliyorsan git al tabii ki’ dedim. Gitti, aldı" şeklinde yanıt verdi. Duruşma, sanık Kapki’nin avukatlarının savunmasının ardından 20 Mayıs’a ertelendi.
İstanbul Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir" Türk Telekom ile savunma sanayii ve ileri teknoloji alanındaki mühendislik gücüyle öne çıkan ASELSAN, teknolojideki dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmek amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı. İş dünyasının çatı kuruluşlarından Ankara Ticaret Odası ve Türk Dünyası İş Konseyi’nin de paydaşları arasında yer aldığı iş birliği kapsamında yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile haberleşme altyapılarında kullanılacak donanım ve yazılımların geliştirilmesine yönelik ortak çalışma modeli oluşturulurken, projenin yol haritası ve iş birliği başlıkları da belirlendi. Türk Telekom, Türkiye’nin küresel teknoloji arenasında rekabet gücünü artıracak yerli ve milli çözümler üretmek için önemli bir adım attı. Türk Telekom, yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile yerli haberleşme ekipmanlarının donanım ve yazılımlarını geliştirmek üzere ekosistemin en güçlü oyuncularından ASELSAN ile güçlerini birleştiriyor. Kurulan iş birliği, haberleşme teknolojilerinde yerli ve milli üretimin payını en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Aselsan CEO’su Ahmet Akyol, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç’un katılımlarıyla kamu ve özel sektörün önemli temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, yerli ve milli haberleşme cihazı projesinin hayata geçirilmesi için ilk adımlar atıldı ve yol haritası belirlendi. "Türkiye’nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz" Yeni dönemde teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten ve ihraç eden bir vizyonla hareket ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, iş birliği hakkında şunları kaydetti: "Dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yenilikçi yerli ve milli ürünler, projeler geliştirmeyi milli sorumluluk olarak ana odak noktamızda tutuyoruz. Ülkemizin küresel teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracak, yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi de bu anlamda kırmızı çizgimizdir. Cumhurbaşkanımızın dijitalleşme ve yerlileşme vizyonu doğrultusunda çok kıymetli bir iş birliğine imza attık. Bu güçlü birliktelik sayesinde yerli ve milli cihaz projemizin yol haritası belirlendi ve hayata geçmesi için ilk somut adımları atıldı. Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltacak ve teknolojiye dayalı geleceğini şekillendirecek çalışmalarımız aralıksız devam edecek." Türk Telekom’un yerli ürünlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde kullandığına dikkat çeken Şahin, "Türk Telekom olarak yalnızca bir telekomünikasyon şirketi değil, Türkiye’nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz. İştiraklerimiz Argela ve Netsia’nın ileri teknolojiler alanındaki 70’i aşkın uluslararası patenti, bu konudaki inovasyon gücümüzün en büyük kanıtıdır. Dünyanın dev teknoloji şirketleriyle yaptığımız stratejik anlaşmalar bölgesel gücümüzü pekiştiriyor. Uluslararası ortaklarımızdan Net Insight ile birlikte geliştirdiğimiz senkronizasyon ürünümüzü ticarileştirmeyi başardık. Yine mühendislerimizin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan Open Ran çözümlerimiz, RIC ve SEBA ürünlerimiz hem kendi bünyemizde hem de dünyanın dört bir yanında aktif olarak kullanılıyor. Sektörümüzün en büyük yatırımcılarından biri olarak altyapı hamlelerimiz ve Ar-Ge çalışmalarımız, ülkemizin dijital geleceğini yerli ve imkanlarla inşa etme vizyonumuzda büyük önem taşıyor" dedi. "Yaşananlar güvenli iletişimin ve dijital vatan güvenliğinin önemini ortaya koyuyor" Türkiye’nin savunma sanayiinde yakaladığı ileri teknoloji ivmesinin sivil alanlarda da kullanılmasının önemine dikkat çeken ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, "ASELSAN’ın ilk faaliyet alanı haberleşme. Kuruluş felsefemizde askeri haberleşme cihazlarını yerli olarak üretmek var. Bugüne kadar 1 milyondan fazla haberleşme sistemini üreterek sahaya sunduk. Emniyet ve Jandarma teşkilatımız için hayata geçirdiğimiz JEMUS ve KETUM projeleriyle Türkiye’nin tamamında kritik iletişim altyapıları kurduk. Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalar, haberleşme altyapısı ve cihazlarının sadece bir teknoloji unsuru değil, güvenlik açısından da sahadaki en kritik yeteneklerden biri olduğunu gösterdi. ASELSAN, haberleşme teknolojilerinde sahip olduğu saha tecrübesi, üretim kapasitesi ve kritik altyapı kurma yetkinliği ile bu ekosistemin doğal ve güçlü bir parçasıdır. Başta haberleşme olmak üzere bu gibi millileştirme projelerinin ASELSAN olarak her zaman destekçisiyiz. Yarım asrı aşan tarihimiz ve haberleşme sistemleri alanındaki köklü birikim ve kapasitemizle devletimiz ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.