GÜNDEM - 13 Mayıs 2025 Salı 19:46

Muş’ta "Engelliler Haftası" etkinliği düzenlendi

A
A
A
Muş’ta "Engelliler Haftası" etkinliği düzenlendi

10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında, 2025 Aile Yılı çerçevesinde Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından İslami İlimler Fakültesi’nde program düzenlendi.


İslami İlimler Fakültesi’nde gerçekleştirilen program saygı duruşunda bulunulması ve akabinde istiklal marşının okunması ile başladı.


Etkinliğe Muş Valisi Avni Çakır, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Vali Çakır, engelli bireyler ve fedakâr ailelerinin yalnız olmadığını belirterek, devletin şefkat eliyle her zaman yanlarında olduklarını vurguladı.


Vali Çakır konuşmasında, engelli bireylerle yılın sadece belirli haftalarında değil, yıl boyunca çeşitli etkinlik ve projelerle bir araya geldiklerini ifade etti. Engelliliğin sadece fiziksel bir durum olmadığını, asıl engelin sevgisizlik ve yaşam enerjisindeki eksiklik olduğunu dile getiren Vali Çakır, Muş’ta yaklaşık 5 binin üzerinde kişi evde bakım desteğinden yararlandığını söyledi. Engelli bireylerin sosyal, ekonomik, sportif ve kültürel hayata daha fazla katılım göstermesini hedeflediklerini belirten Vali Çakır, "Engelli kardeşlerimizle olan çalışmalarımız ve programlarımız sadece belli haftalarla sınırlı değil. Bunu keyifle söylüyorum. Yani yılın on iki ayında da biz engelli bireylerimizle ve aileleriyle birlikte farklı etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Şurada, oradaki dergide de görebilirsiniz; bu etkinliklere onların yoğun katılımı oluyor. Biz engelliliği, fiziksel anlamda elbette kabul ediyoruz. Ancak hayat sevinci, yaşama isteği ve sosyal hayata katılım anlamında burada bulunan engelli dostlarımızı kesinlikle "engelli" olarak görmüyoruz. Herkesin bu görüşe katılacağına inanıyorum. Fiziksel ya da zihinsel bir engel olabilir; fakat esas engel, insanı hayattan koparan, geri çeken şey sevgisizlik, karamsarlık ve yaşam enerjisinin eksikliğidir" dedi.


Vali Çakır, Muş’ta yaklaşık 35 bin binin üzerinde kayıtlı engelli bulunduğunu ifade ederek, "Ne yazık ki engelli vatandaş sayımız da çok yüksek. İlimizde yaklaşık 35 bin kayıtlı engelli vatandaşımız bulunuyor. Muş’un nüfusunun yaklaşık 395 bin olduğunu düşünürsek, bu oran yüzde 9’lara ulaşıyor. 5 binden fazla ailemiz evde bakım desteği alıyor. Bu şu demek: Devlet olarak bizler, bakımın en iyisinin evde olduğuna inanıyor ve bu hizmeti destekliyoruz. Evde bakım desteği, başka birinin yardımı olmadan yaşayamayan bireyler için çok ciddi bir katkı" şeklinde konuştu.


Konuşmasının sonlarında engelli bireylerin istihdamı konusuna da değinen Çakır, Muş’un Türkiye genelinde bu alanda ön sıralarda yer aldığını, kamu ve özel sektör iş birlikleriyle engelli bireylerin istihdama kazandırılmasına yönelik projelerin sürdüğünü ifade ederek, "Son olarak şunu da ifade etmek isterim: Genç engelli kardeşlerimizin yeteneklerini artırarak, istihdam süreçlerine daha kolay katılmalarını hedefliyoruz. Kamu ya da özel sektör fark etmez, çalışmak isteyen her engelli bireyimize destek olmaya devam edeceğiz. Biz, Muş’ta engelli dostu bir şehir olma konusunda güçlü bir iradeye sahibiz. Bu konuda örnek şehirlerden biri olmayı hedefliyoruz. Fethiye Başkanı ve yönetim kurulu üyelerine de bugünkü ev sahiplikleri için ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Programda bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay, Engellilere fırsat verildiği takdirde engel tanımadan herkes gibi başarılı ve üretken olabildiklerini ifade ederek, "Spordan sanata, edebiyattan siyasete, eğitimden çalışma hayatına kadar hayatın her alanında bunu kanıtlamışlardır. Engelli kardeşlerimizin önünde bulunan engel ve işsizlikleri ortadan kaldırmak, bunların eğitimle, istihdamla ne kadar üretken olmalarını sağlarsak ve topluma ne kadar kazandırabilirsek o kadar iyi olur. Devletimiz bu anlamda tüm imkânlarıyla engelli kardeşlerimizin yanında olmaya, hayatın hemen her alanında aldıkları tedbirlerle engellilerimizin sorunlarını çözmeye devam etmektedir. Sosyal devlet anlayışıyla engellilerimizin sorunlarına çözüm üretmek, onların da toplumun eşit ve üretken birer parçası olduklarını unutmamak durumundayız. Özellikle son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle engelli bireylerimize eğitim, sağlık, iş, mesleki ve adaptasyon, kültür ve sanat, spor ve şehir sanatlarının geliştirilmesi, ulaşım, istihdam, evde bakım ve psikososyal destek gibi konularda engelli vatandaşlarımızın sorunlarına çözümler üretilmektedir" ifadelerini kullandı.


Protokol konuşmaların ardından salonda izlettirilen ve engelli bireylerin yer aldığı kısa film katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Ardından konuşmacılar, kendi hayat mücadelelerini ve ilham verici hikâyelerini paylaştı. Programın devamında müzik ile devam eden program son olarak kurulan engelli parkuru gezilerek farkındalık çalışmasına dikkat çekildi.



Muş’ta "Engelliler Haftası" etkinliği düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Sami Uğurlu: "Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Göztepe maçının ardından, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Antalyaspor, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin bilinen oyun planına karşı hazırlık yaptıklarını ancak maçın hemen başında yedikleri golün planlarını bozduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Öncelikle Göztepe’yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Göztepe’nin özellikle son iki senedir oynadığı ve herkes tarafından bilinen bir oyun yapısı var. Bu oyunu gerçekten iyi oynuyorlar. Uzun ve yüksek toplar, ileride agresif oyuncular ve düşen topları kazanıp sonuçlandırmak en büyük oyun planlarından bir tanesi. Duran toplar ve kenar atışları da ayrı bir etken. Bir hafta boyunca buna çalışıp daha maçın 1. dakikası dolmadan böyle bir gol yemek bizi en çok üzen taraftı. Sonrasında toparlanmak zor oldu. Oyunun ikinci yarısına skor dezavantajıyla girdik ve oyuncu değişiklikleri yaptık. İkinci yarının son bölümünde pozisyonlara girsek de toparlanmak için geç kaldık. Bizim için hayati önem taşıyan bu kritik maçlarda çok daha fazla mücadele edip agresif olmamız gerekiyor ancak maçın başında bunu yapamadık" ifadelerini kullandı. "Alacağımız skorlar geleceğimizi belirleyecek" Kaybedilen puan avantajının ardından kalan haftalardaki hedeflerine ve takımın ligdeki güncel durumuna değinen Uğurlu, "Kendi adımıza hayati bir üç haftaya giriyoruz. Geldiğimiz noktada başladığımız yere geri döndük ve 4-5 puanlık avantajımızı kaybederek rakiplerimizle aynı puana geldik. Rakiplerimizin kazandığı bir haftada kaybetmek üzerimizdeki yükü daha da artırdı. Ancak önümüzde üç hafta var ve bu periyottan, ikisini sahamızda oynayacağımız için, en az iki galibiyet çıkartarak ligde kalacağımızı umut ediyorum. Bu maçın ilk yarısındakinden çok daha fazla mücadele etmemiz, ne kadar çok istediğimizi rakibimize hissettirmemiz gerekiyor. İnancımız hala sürüyor. Düşme hattında 5-6 takım bulunuyor ve bunlardan üçü düşecek. Sonuçta her şey bizim elimizde; yapacağımız işler ve alacağımız skorlar Antalyaspor’un geleceğini belirleyecek" şeklinde konuştu. "Biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz" Alınan kötü sonuçların ardından oluşan karamsar tabloya rağmen sorumluluğu tamamen üstlendiğini ve takımın kalitesine güvendiğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Alınan sonuçlar sonrasında alt taraf sizi yakaladığında inancın kırılması ya da azalması çok normal, bunları doğal karşılıyoruz. Takımın başındayım ve tüm sorumluluğu tamamen ben alıyorum. Devre arasında aldığımız puan tablosuna geri dönüp avantajımızı kaybetmiş olsak da biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz. Oyuncularıma güvenim devam ediyor. Ancak hayal satmıyorum, gerçekçi olmak da gerekiyor. Kadro kalitesi olarak iyi oyuncularımız var ve takım hâlinde mücadele ettiğimiz zaman galibiyetler alabiliyoruz. Fakat iki veya üç oyuncunun kötü oynadığı maçları tolere etmemiz kolay olmuyor. Ekstra kötü oynadığında bile maç kazandırabilecek oyuncu lüksümüz yok. Rakibin hatasından kolay gol bulamıyoruz ancak çok kolay gol yiyebiliyoruz. Kalede belirli bir seviyede güvenimiz devam etse de takım olarak 11 kişi iyi oynadığımızda çok iyi işler çıkartacağımızı biliyoruz" açıklamasında bulundu. "Özellikle Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Önlerindeki fikstürün kritik önemine ve kendi sahalarında oynayacakları maçların belirleyiciliğine dikkat çeken Uğurlu, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok. Bu iki maçı alıp ligde kalacağız. Artık yolun sonuna geldik. Bu 3 haftada alacağımız 6 puan, ikili averajda rakiplerimizin neredeyse tamamından iyi olduğumuz için bizi ligde bırakacak. Galatasaray maçı çok zor ve bunun hakkında konuşmak için henüz erken; ilk odak noktamız kesinlikle Alanya maçı. Kötü oyun ve kötü mücadele geride kaldı. Oyuncularımla da bunu içeride konuştum. Alanya maçında kötü oynama veya mazeret üretme şansımız yok ve böyle olmayacağına da inanıyoruz. Alanya maçını mutlak surette, ne olursa olsun çok fazla mücadele edip isteyerek kazanacağız" diye ekledi.
İzmir Stanimir Stoilov: "Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmeliyiz" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Antalyaspor maçının ardından, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve takımın duygusal olarak yeniden toparlandığını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Hızlı bir şekilde ilk golün ardından ikinci golü bulduk. Sonrasında yakaladığımız başka gol pozisyonları da oldu. Maçın ikinci yarısına aynı tempoyla başladık ve pozisyonlar bulmaya devam ettik. Oyunun bu bölümünde üçüncü golü de bulmamız gerekiyordu ancak çok fazla fırsat kaçırdık. Son on dakikada rakibimizin yakaladığı pozisyonlar da var. Bizim adımıza iyi bir maç olduğunu düşünüyorum; çünkü son maçlarda oyuncularım duygusal anlamda eksik kalmışlardı. Bugün ise bu duygularımız geri geldi. Her zaman bu duygularla ve hırsla oynamamız gerekiyor. Bu yüzden, maçın geneline baktığımızda kazanmayı kesinlikle hak ettiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum" Takım içindeki birlikteliğin ve sahaya yansıtılan mücadelenin önemine dikkat çeken Stoilov, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum. Maçtan önce bazı sıkıntılarımız vardı ama forma giyen oyuncular bu sıkıntıları sahada çözdüler. Oyuna sonradan girip katkı sağlamak zordur ama bugün oynayan herkes her şeyini verdi. Göztepe’nin kazanması için bütün oyuncular önemli bir mücadele sergiledi ve bu durumdan oldukça tatmin oldum. Bence en önemli şey, bugünkü yüksek enerjimizi ve hırsımızı ligin sonuna kadar diğer maçlara da yansıtabilmemizdir. Son maçlarda uzatmalarda yediğimiz goller nedeniyle çok fazla puan ve zaman kaybettik; bu bizim adımıza çok üzücüydü ancak burada kaybettiklerimizin telafi edileceğini düşünüyorum. Bizim için en mühimi, sonuna kadar hep beraber mücadelemizi sürdürmemiz ve hayalimizin peşinden koşmamızdır. Ayrıca Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum. Zaten onlar ligde de ön sıralarda bulunan takımlar, o yüzden bu durum açıkçası sürpriz değil" şeklinde konuştu.