EĞİTİM - 18 Ekim 2019 Cuma 10:17

Prof. Dr. Yıldırım NEVÜ’de “Kur’ân Bize Yeter” söylemi üzerine konuştu

A
A
A
Prof. Dr. Yıldırım NEVÜ’de “Kur’ân Bize Yeter” söylemi üzerine konuştu

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enbiya Yıldırım, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ)’de “Kur’ân Bize Yeter” söylemi üzerine konferans verdi.


NEVÜ İlahiyat Fakültesi tarafından NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen konferansa; NEVÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, İlim Yayma Cemiyeti Nevşehir Şube Başkanı Ahmet Avlanmaz, akademik ve idari personel, öğrenciler ile davetliler katıldı.


Saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını NEVÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş yaptı. Durmuş, “2019-2020 Eğitim-Öğretim yılının İlahiyat Fakültesinin bu ilk programı olup, Rabbim bundan sonraki bütün çalışmalarımızı, panel ve konferanslarımızı hayırlara vesile kılar inşallah. Buraya bizleri kırmadan vakit ayırdıkları için şahsım ve fakültem adına Sayın Prof. Dr. Enbiya Yıldırım hocamıza öncelikle çok teşekkür ediyorum. “Kur’ân Bize Yeter” söylemi kadim bir problem. Aslında bir problem değil ama insanlar öyle algıladıkları için öyle algılattırdıkları için bir problem gibi gözüküyor. Oysa ki, Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman, onlarca, yüzlerce diyebileceğimiz ayetinde Allah (c.c.) ile beraber Peygamberimizin yan yana zikredildiğini görüyoruz. Nitekim okunan ayetlerin bir kısmında da bunlar dile getirilmiştir. O halde sadece ve yalnızca Kur’ân-ı Kerim bizim için asla yeterli değildir. Mutlaka bu Kur’ân-ı’n bilgilerinin hayata nasıl taşınacağını biz bir önderden, bir rehberden öğrenmek durumundayız. Onun içindir ki, Allah-u Teâlâ Peygamber efendimizi bize örnek ve rehber olarak sunmaktadır. Buna dikkat çekmek istiyorum. İslam dediğimiz şey benim anladığıma göre eşittir Kur’an, artı Hz. Muhammed’in hayatı. İşte bu ikisi İslam’ı oluşturuyor” diye konuştu.


Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Enbiya Yıldırım, hadis ilminin İslam ilim dünyasındaki yerinden bahsederek, hadis üzerindeki tartışmaların tarihsel sürecinden günümüze değin değişmediğini ve İslam dünyasının yeni problemlerle değil tarihsel sürecin başından beri aynı problemlerle karşı karşıya kaldığını belirtti.


Yıldırım “Öncelikle şunu kabul etmemiz gerekiyor ki hadis alanı, İslami bilimler içerisinde en problemli alandır. Ama İslam’ın temelini de hadis ve sünnet oluşturmaktadır. Kur’an-ı Kerim iki kapak arasında olduğu için, Kur’an’la ilgili tartışmalar tarihi süreçte metin üzerinde yürümüyor. Kur’an üzerindeki tartışmalar metnin yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Kur’an açısından bizim sağlam dayanağımız ise hadislerdir. Hadis metinleri Kur’an metni gibi tek bir metin olarak iki kapak arasında getirilerek bizlere ulaştırılmamıştır. İlk asırda hadisler daha ziyade şifai, sözlü anlatımla kuşaklar boyunca bir kısım sahabelerin yazmış olmasıyla birlikte ama büyük çoğunluğu şifai gelenekle bizlere geldiği için bu ister istemez bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Diğer taraftan elimizde var olan hadis metinlerini nasıl anlayacağımız da başka bir taştırma alanı oluşturuyor. Demek istediğim, ‘Hadis’ İslam Bilimleri içerisinde en tartışmalı alandır, bu ilk asırdan bugüne kadar günümüze kadar gelip devam etmiştir.


Ülkemizde de bazı kesimlerde “Kur’ân bize yeterlidir” diyen bazı grup bulunmaktadır. Bunlar Arapça bilmemekte ve birilerinin yaptığı çeviriler üzerinden konuşmaktadırlar. “Allah’ın kitabı sadece Araplara ve hocalara hitap etmemektedir. Bu nedenle Arapça bilmek şart değildir, tercümesi üzerinden de pekâlâ konuşulabilir” iddiasındadırlar. Lakin çevirisi üzerinden Kur’ân’ı özellikle de bazı ayetleri anlamanın çok zor olduğunu, kitabı anlamaya yönelik diğer ilim dallarına müracaat etmek gerektiğini bilememektedirler. Hadislerin güvenilmez olduğunu iddia edenlerin en büyük dayanaklarından birisi hadislerin sayısıdır.


Burada önemli bir sorun daha vardır ki, sadece Kur’ân diyenler çeşitli gerekçelerle bütün hadisleri bir yana bırakmakta, Hz. Peygamber ile Kur’ân arasına girmektedirler. Adeta Kur’ân’ın nasıl anlaşılması gerektiğini Peygambere ve bizlere dikte etmektedirler. Sanki bu kitabı Allah Peygamberine değil de onlara vahyetmiş gibi davranmaktadırlar. Daha da kötüsü, bir tane Muhammed’in Kur’ân’ı bizlere açıklamasını çeşitli gerekçelerle bir yana koyarlarken her biri kendisini Hz. Muhammed yerine koymakta ve Kur’ân ile aramıza binlerce yeni Muhammed dikilmiş olmaktadır. Oysa Hz. Muhammed’e ihtiyaç yoksa onun rolüne soyunmuş olan yeni Muhammedlere hiç hacetimiz yoktur. Bu nedenle Kur’ân ile aramıza girmemeleri icap eder.


Pek çok şeyi biz Hz. Muhammed ve hayatından almışızdır. Çoğu şey Kur’an-ı Kerimde belirtilmemiştir. Bunlardan bazıları, Cuma namazını, bayram namazlarını, hac dışında kurban kesmeyi, kefenlemeyi, cenaze namazını ve bir çok önemli şeyi Kur’an-ı Kerim’de bulamazsınız. Bizim İslam medeniyeti dediğimiz şeyi inşa eden Hz. Peygamberdir. Biz bu hadisleri bir tarafa koyar isek bütün problemlerin biteceği düşüncesi yanlıştır” diye konuştu.


Prof. Dr. Enbiya Yıldırım’ın konuşmalarının ardından soru-cevap kısmıyla devam eden konferans, Prof. Dr. Enbiya Yıldırım’a İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş’un plaket takdimiyle son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.
Mersin Mersin Valiliği’nden kanlı saldırı açıklaması Mersin Valiliği, Tarsus ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, farklı noktalarda gerçekleştirilen saldırılar sonucu 6 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı bildirildi. Valilikten yapılan açıklamada, 18 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.52’de gelen ihbar üzerine Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi’nde silahlı saldırı meydana geldiği bilgisinin alındığı belirtildi. İhbarın ardından güvenlik ve sağlık ekiplerinin hızla olay yerine sevk edildiği kaydedildi. İlk incelemelerde saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şahsın olay yerinden araçla ayrılarak farklı noktalarda vatandaşlara yönelik silahlı saldırılarda bulunduğunun tespit edildiği ifade edilen açıklamada, olaylar sonucunda 6 vatandaşın hayatını kaybettiği, 8 vatandaşın da yaralandığı bildirildi. Yaralıların çeşitli hastanelerde tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Saldırganın psikiyatrik tanılarının tespit edildiği belirtildi Açıklamada ayrıca şüphelinin yasaklı madde bağımlılığı nedeniyle birçok kez hastane kaydının bulunduğu ve çeşitli psikiyatrik tanılarının tespit edildiği belirtildi. Olayla ilgili adli ve idari sürecin devam ettiği, güvenlik birimlerinin çalışmalarını titizlikle sürdürdüğü kaydedildi. Valilik açıklamasında, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralılara ise acil şifa dileğinde bulunuldu.