EĞİTİM - 05 Aralık 2019 Perşembe 13:22

Kapadokya’da enerji, su ve çevre politikalarına bakış semineri düzenlendi

A
A
A
Kapadokya’da enerji, su ve çevre politikalarına bakış semineri düzenlendi

Kapadokya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen seminerde “Enerji, Su ve Çevre Politikaları” konuşuldu.

Kapadokya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen seminerde “Enerji, Su ve Çevre Politikaları” konuşuldu.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever’in katılımıyla Kapadokya Üniversitesinin tarihi enstitü binasında düzenlenen seminere yüksek lisans ve lisans programı öğrencileri ile akademisyenler katılım sağladı.


Düzenlenen seminerde enerji, çevre ve su konularının günümüzde giderek artan önemi ve uluslararası ilişkiler için ne gibi sorular ortaya attığı hakkındaki görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Tanrısever, “Enerji, çevre ve su olarak tanımladığımız bu üçlü kompleks içindeki bağı kuran sudur. Su, hem enerji üretim kaynağı hem de çevremizdeki ekolojik dengenin en temel unsuru, hatta olmazsa olmaz bir değeridir. O halde su kötü kullanılıyorsa çevrede büyük bir tahribat söz konusudur. Sudan elektrik üretiyorsanız çevre etkisini de mecburen düşünmeniz gerekir. Su ve enerji ilişkisini nasıl kurmalıyız ki çevreyi gereksiz yere tahrip etmeyelim sorusuna cevap vermek bu durumda gerçekten çok zor. Çünkü enerji ve su konusunda bazen çevre düşünülmüyor ama bilinmelidir ki çevre bunun tam ortasında. Sonuç olarak biz enerji projeleriyle çevreye zarar verdiğimizi kabul etmeli ve bunu minimumda tutmak için neler yapmamız gerektiğini düşünmeliyiz” şeklinde konuştu.


Enerji fakiri olan ama su kaynakları zengin olan ülkelerin hidroelektriğe yönelmelerinin çok doğal ve ahlaken çok yerinde bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Tanrısever, “Son on yıllarda hidroelektriğe karşı, barajlara karşı çok büyük kampanyalar var. Bunlar doğru ama adil değil. Çünkü bu ülkeler başka kaynaklara sahip değiller ve insanların eğitim almaları, iş bulamaları, ekonomik maliyetleri düşürmeleri için enerji üretmeleri gerekiyor. Şöyle de bir gerçek var ki, tam olarak yenilenebilir diyemesek de sudan üretilen elektrik, kömür ve diğer kaynaklara göre daha çevre dostudur. En masum olarak adlandırılan güneş enerjisi panelleri, rüzgâr enerjisi panelleri ve jeotermal enerjinin çevreye ne kadar zarar verdiğini biliyoruz. Tüm bunlar karşılaştırıldığında sudan elde edilen enerjinin zararlarının abartıldığını görebiliriz” dedi.


Artık eskiden olduğu gibi kazan kaybet tarzı yaklaşımla su, enerji, çevre kompleksinin çözülmesinin mümkün olmadığını çünkü bu yaklaşım izlendiğinde sonucunun kaybet kaybete dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tanrısever, teknoloji ve diplomasinin daha etkili kullanıldığı bir durumda konunun kazan kazana dönüşmesi ve çözülmesinin mümkün olduğunu ifade etti.


Seminer, Tanrısever’in katılımcıların sorularını cevaplamasıyla sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.