EĞİTİM - 03 Şubat 2020 Pazartesi 11:01

NEVÜ Tasarım Atölyesi Türkiye’ye açılıyor

A
A
A
NEVÜ Tasarım Atölyesi Türkiye’ye açılıyor

Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle "2019 Prof.

Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle "2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" ilan edilmesinin ardından Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirerek önemli çalışmalar yürütüyor.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından "2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" kapsamında birçok etkinlik dizisi hazırlandı. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Haftası kapsamında düzenlenen birçok akademik etkinliğin yanı sıra bir de İslam âlimlerinin eserlerinin prototiplerinin yapıldığı “Tasarım ve Üretim Atölyesi” açıldı.


Atölyede İslam âlimleri tarafından icat edilen birçok eserin prototipleri üretiliyor. NEVÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Aksöz öncülüğünde gerçekleştirilen atölye projesinde üretilen eserlerin prototipleri aynı zamanda yurt çapında düzenlenen sergilerde izleyiciler ile buluşuyor. Bu sergilerde, Cezerî tarafından tasarlanmış, Kilitli Sandık, Dört Sürgülü Kapı Kilidi, Kayıkçılı Su Saati, Takiyyüddin tarafından tasarlanmış Dişli Çark, Mekanizmalı Vinç, Perpetuum Mobile (Devri Daim Makinesi) ve Selâhaddîn-i Eyyûbî döneminde düzenlenen Denge Ağırlıklı Mancınık (Ok Atarlı) gibi prototipler yer alıyor.


“İstanbul yeni havalimanında düzenlenen sergi büyük ilgi gördü”


NEVÜ tasarım atölyesi tarafından, İslam Kültür ve Medeniyetinin daha iyi anlatılmasını sağlamak ve onları yeni nesle en doğru şekilde aktarmak amacıyla üretilen eserler 21 Aralık 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Kapanış Töreninde İstanbul Yeni Havalimanı Sergi Alanında sergilendi. Sergiyi başta Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi ve Araştırmaları Vakfı (İBTAV) Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mecit Çetinkaya, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgöz başta olmak üzere törene katılmak üzere gelen davetliler gezerek eserler hakkında kendileri bilgilendirildi.


“Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan NEVÜ’ye teşekkür”


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, kızı Esra Albayrak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, protokol üyelerinin ve davetlilerin katıldığı program sonunda NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a içerisinde el işlemeli tesbihle birlikte El-Cezeri Şifreli Sandığını takdim etti.


Rektör Bağlı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, NEVÜ hocaları tarafından tasarlanan, en dış sisteminde Türk Devletlerinin isimleri, alt kısmında Türk Devletlerinin Bayrakları ve en iç kısmında da Cumhurbaşkanlığı forsunun yıldızlarının yer aldığı El-Cezeri Şifreli sandık hakkında bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine hediye edilen bu anlamlı hediyelerden dolayı Rektör Bağlı’ya teşekkür etti.


“NEVÜ Tasarım Atölyesi ilk siparişini aldı”


NEVÜ bünyesinde kurulan tasarım atölyesi ürettiği prototip eserlerin profesyonel olarak üretimine de başladı. İlk siparişini İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ) verdiği eserler tamamlanarak Dokuz Eylül üniversitesi sergi alanında ziyaretçilere açıldı. Sergiyi ilk gezen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’a, NEVÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Aksöz eşlik ederek kendilerine birbirinden değerli İslam Kültür ve Medeniyetini anlatan eserlerin tarihçesi ve kullanım amaçları hakkında bilgiler verdi.


“NEVÜ tasarımları Kayseri Üniversitesinde sergilendi”


2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı etkinlikleri kapsamında Kayseri Üniversitesi’nde (KAYÜ), “Türk-İslam Medeniyetinin Dünya Medeniyetlerine Katkıları” konulu panel düzenlendi.


Panel öncesi NEVÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Aksöz tarafından hazırlanan “Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Sergisi” gezildi. İslam âlimlerinin keşfettikleri, icat ettikleri ve uygulamış oldukları bilimsel eserler ile kimya laboratuvarında kullanılan aletlerin yer aldığı sergiyi gezen ziyaretçilere, Arş.Gör. Ayşe Canpolat tarafından bilgi verildi.


“Öğrencilerle atölye çalışması yapıldı”


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) tarafından düzenlenen “Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Haftası’ etkinlikleri kapsamında Nevşehir’de bulunan Simya Koleji, Altınyıldız Lisesi, Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi, Yavuz Sultan Selim Han Ortaokulu, Nevşehir Fen Lisesi, Damat İbrahim Paşa Ortaokulu, Kardelen Koleji, 75. yıl Ortaokulu, 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi ve Çözüm Koleji’nden toplam 200 öğrenci NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde ağırlandı.


Öğrencilere, İslam Bilim Tarihi sergi alanı gezdirilerek bilgiler verildi. Daha sonra Prof. Dr. Fuat Sezgin’in hayatını ve çalışmalarını anlatan kısa filmi izletildi. Film gösteriminin ardından öğrenciler gruplar halinde “Dört Sürgülü Kapı, Karşı Ağırlıklı Mancınık, Napier’in Kemikleri, Razi’nin Mürekkep Tarifi, Şifreli Kilit, Kağıt Yapımı” isimli atölye çalışmalarına katıldılar.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinden Arş. Gör. Ayşe Canpolat, Öğr. Gör. Şeyda Çiğdem Özkan ve Konya Bilim Merkezi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen atölye çalışmalarında öğrencilere Prof. Dr. Fuat Sezgin ve İslam Bilim Tarihi alanında farkındalık ve bilinçlendirme kazandırıldı.


“Tarihe bir gezi yapmak için Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesine davetlisiniz


Kilitli Sandık


Cezerî tarafından tasarlanan “Kilitli Sandık” bugün çağdaş şifreleme tekniklerinin de atası sayılabilecek bir şifreli kilit sistemine sahiptir. Bilim tarihçileri Cezerî’den önce bu tür şifreleme sistemlerine rastlanmadığını belirtmektedir. Şifre kilitli bu sandığın kapağında dört ayrı şifre ünitesi bulunmaktadır. Her bir ünite üç halkadan oluşmaktadır ve bu halklarda seçilmiş 16 harf bulunmaktadır. Şifreyi bilmiyorsanız 281 trilyon olasılığı denemeniz gerekecektir. Bu da günümüzdeki 48 bit güvenlik sistemleri ölçüsünde karmaşık bir şifreleme sisteminin göstergesidir.


Dört Sürgülü Kapı Kilidi


Yine Cezerî tarafından tasarlanan “Dört Sürgülü Kapı Kilidi” bugünkü modern kilit sistemlerinin öncüsü olduğu bilinmektedir. Bu sistem ahşap ya da demir dört sürgüden oluşmaktadır. Bu sürgülerin her biri sağ, sol, yukarı ve aşağı olmak üzere dört ayrı yöne hareket etmektedir. Göbek kısmında anahtarın çevirdiği bir dişli çark, dört sürgüyü de açmakta veya kapatmaktadır. Ayrıca burada bulunan ayrı bir düzenek, kapının iç taraftan açılmasını veya sürgülenmesini engellemektedir. Bu nedenle, kapı kilidinin anahtarı olmadan sürgülerin elle hareket ettirilmesi mümkün değildir.


Diğer prototiplerin tarihini dinlemek, eserler hakkında bilgi almak ve onları kullanarak tarihimize bir gezi yapmak için Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi tüm Nevşehir halkını bu sergiyi gezmeye davet ediyor.


Rektör Bağlı, “Üniversite olarak önemli çalışmalara imza attık”


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, “2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” kapsamında önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.


Yıl boyunca sempozyum, kongre, konferans, atölye çalışmaları ve sergi gibi bir çok etkinliğe imza attıklarını belirten Rektör Bağlı, “Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 2019 yılının “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" ilan edilmesiyle birlikte paydaşı olduğumuz üniversiteler ile birlikte önemli çalışmalar yürüttük. Özellikle üniversitemiz tarafından rahmetli Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ömrünü adadığı İslam âlimleri tarafından icat edilen birçok eserin prototiplerini yaparak üniversitemiz başta olmak üzere birçok yerde sergiledik. Hatta bu önemli eserlerden bir tanesi olan El-Cezeri Şifreli Sandığını Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen “2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Kapanış Töreni”nde kendilerine takdim ettik” dedi.


Rektör Bağlı üniversite bünyesinde kurulan “Tasarım ve Üretim Atölyesi” ile birlikte İslam alimlerinin tarih boyunca ortaya koymuş oldukları ancak bilinmeyen birbirinden değerli icatlarının ve keşiflerinin gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarılması ve öğrenilmesi açısından da önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.