EĞİTİM - 25 Şubat 2020 Salı 20:08

Kamu Başdenetçisi Malkoç NEVÜ’de “28 Şubat’tan 2023’e Türkiye”yi anlattı

A
A
A
Kamu Başdenetçisi Malkoç NEVÜ’de “28 Şubat’tan 2023’e Türkiye”yi anlattı

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde (NEVÜ) eğitim-öğretim gören öğrenciler ile buluşan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “28 Şubat’tan 2023’e Türkiye” üzerine konferans verdi.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde (NEVÜ) eğitim-öğretim gören öğrenciler ile buluşan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “28 Şubat’tan 2023’e Türkiye” üzerine konferans verdi.



NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un davetli konuşmacı olarak bulunduğu konferansa, Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgöz, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcısı A. Kürşat Şahin, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Nevşehir Baro Başkanı Av. Necmi Öncül, Kamu Denetçiliği Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Kılınç, NEVÜ Rektörü Yardımcıları Prof. Dr. Erdoğan Çiçek, Prof. Dr. Ertan Özensel ve Prof. Dr. Fatma Karipcin, Genel Sekreter Nihat Çavuşoğlu, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, davetliler, üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı.



Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi tanıtım filminin gösterimiyle başlayan konferansın açılış konuşmasını Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı yaptı. Bağlı, “Türkiye’de siyasetin topluma yön vermesi, toplumunun rüyalarının gerçekleşmesi ve devletin toplumla birlikte yürüyen bir aktör haline gelmesi sürecinde hakikaten çok büyük emek göstermiş, büyük çabalar harcamış ve çok büyük bedeller ödemiş birini bugün üniversitemizde ağırlamanın heyecan ve gururunu yaşıyoruz. 28 Şubat sürecinde üniversitede yeni göreve başlamış bir araştırma görevlisi iken 28 Şubat’ı bizzat yaşayan birisiydim. Hakikaten bu süreçten çok büyük ders çıkarmamız gerekiyor ve bir daha Türkiye’de benzer olayların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin ve bilincin oluşması gerekiyor. Arzumuz ve talebimiz bütün vatandaşlarımızın bu konuda hassasiyet sahibi olmasıdır. Bir başbakana bir askerin toplumun huzurunda omuz vurarak yere itmesine kadar bir cunta hareketi vardı. Onları desteleyen bir medya, onları destekleyen sözüm ona yine cuntacı bir muhalefet ve sivil toplum kuruluşları vardı. Ama elhamdülillah toplumumuz bunlardan büyük oranda kurtuldu." diye konuştu.



Bağlı, sözlerine şöyle devam etti: "Bir sosyolog olarak şunu söyleyebilirim ki ülkemizin en fazla arzu ettiği konu şuydu: Türkiye’de devletin, toplumun ve siyasetin birlikte aynı yöne doğru, aynı hedef doğrultusunda ülkemizin ve milletimizin refahını arttıracak uyumlu bir senkronize çalışmayı göstermesidir. Ne zaman biz devlet ve toplum birbirine, siyaset ve toplum birbirine yaklaştı işte o zaman karşımızda bunları provoke eden, bunları birbirinden uzaklaştıran bir darbe sürecinin karşımıza çıktığını görmekteyiz. Esas itibariyle işin özünde milletin kendi iradesiyle ortaya koymuş olduğu siyasi yapının, milletin rüyasını ve milletin hayalini gerçekleştirecek projeleri uygulamasını engellemekti. Bize giydirilmiş bir deli gömleği vardı ve Sayın Başkanımızın da içerisinde olduğu o bir avuç insan, büyük bir fedakârlıkla cuntacıları bertaraf ederek Türkiye’yi önemli bir kavşağın dönüm noktasının arifesine getirdiler. Bundan sonrası siz Türkiye’nin gençlerine kalmıştır. 2023 hedefini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu vesileyle bugün aramızda bulunan Sayın Başkanımıza ve beraberindekilere bir kez daha teşekkür ediyorum.”



Konuşmasına kendisini üniversiteye davet ederek gençlerle buluşturmasından dolayı Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı’ya teşekkür ederek başlayan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye’de yaşanan darbeleri ve darbelerle birlikte Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılara değindi. Malkoç “Dünya kurulduğundan beri insanların yönetimiyle ilgili farklı modeller denenmiştir. Ancak dünyanın en son geldiği nokta vatandaşların seçmen olarak, seçmen sıfatı ve kimliğiyle düzgün yapılan seçimlerde oy kullanarak yöneticilerini seçmesidir. Bu en alt birimden muhtarlık, belediye meclis üyeliği, belediye başkanlığı, büyükşehir belediye başkanlığı, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığıdır. Bunun adı da demokrasidir. Çağdaş ve gelişmiş ülkelerin en son gelmiş olduğu seviye budur. Türkiye’de 1876 anayasası ile bunu denemiş, bu süreçte zaman zaman sıkıntıya uğramıştır. Ancak şunu memnuniyetle belirtebilirim ki, Türkiye’nin 2020 yılında geldiği nokta iyi bir noktadır ve inşallah daha ileriye gideceğiz. Ancak bu noktaya gelinceye kadar ne badireler çekildi, ne sıkıntılar yaşandı, ne zorluklar gördük bunları unutmamız gerekiyor. Özellikle üniversitede okuyan siz arkadaşlarımızın bunları zihinlerinin bir kenarına yazması gerekiyor. Ama oralara takılıp kalmadan istikbale bakmanız ve yürümeniz gerekiyor." şeklinde konuştu.



Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e geçerken birçok geleneğin Cumhuriyet’e ve özellikle devlet yönetimine intikal ettiğini belirten Malkoç, "Bunların arasında kötü geleneklerde vardı ve bu kötü geleneklerden biri Türk Silahlı Kuvvetlerinin darbeci geleneğiydi. Maalesef Osmanlı’dan Cumhuriyet’e de bu intikal etmiştir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinden gelmesi itibariyle o dönemlerde bazı askeri kıpırdamalar oldu ama çok etkili olamadılar. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1960, 1971, 1982, 28 Şubat’ın yaşandığı 1996, 7 Nisan 2007 yılı ve en son yaşadığımız 15 Temmuz 2016 Türkiye’yi mahveden süreçlerdir. Bu süreçler Türkiye’de insanlığı yerin dibine batıran süreçlerdir ve Türkiye’nin kalkınmasını - gelişmesini engelleyen süreçlerdir. Maalesef Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinde cuntacı, darbeci dediğimiz, anayasanın ve hukukun dışına çıkarak mafya yöntemlerinden heveslenler, milletin vermediklerini alıp millete hükmedemeyenler her zaman olmuştur. İşte bu nedenlerden dolayı geçmişini bilmeyen bir millet, geleceğine emin adımlarla yürüyemez. Onun için bileceğiz, öğreneceğiz okuyacağız ve bilenlerden dileyeceğiz. Milletin oylarıyla gelmiş olan rahmetli Menderes, sonrasında 1971’de Süleyman Demirel’i indirdiler. Rahmetli Özal Cumhurbaşkanı oldu aynı şeyi ona da yaptılar. Rahmetli Erbakan zamanında 28 Şubat olayı oldu. Elbette farklı görüşlerimiz ve düşüncelerimiz olacaktır. Bunlar Türkiye’nin zenginliği ve güzelliğidir. Farklı düşünceler ve farklı görüşler, farklı renk veren gül bahçesi gibidir. Ama bu gülün dikeni var diye, birileri elinde silahla, sopayla, baltayla gelip bu güllerin hepsini koparmaya kalkarsa işte o zaman bu memlekete en büyük zararı vermiş olur. İşte cuntacılar bunu yapmışlardır” diye konuştu.



Türkiye’nin maruz kaldığı 15 Temmuz hain darbe girişimine ve Türk milletinin topyekûn göstermiş olduğu kahramanlığı da değinen Malkoç, “15 Temmuz gecesi de Türkiye’yi bölmek için, Türkiye’de iç savaş çıkarmak için NATO ile beraber FETÖ askerleri harekete geçirildi. 15 bin asker, 175 general, 200 tank, 156 savaş uçağı, 75 helikopter, 15 bin ağır silah ve tüfekle milletin karşısına dikildiler. Sizin verdiğiniz oyları, benim verdiğim oyları, ve anayasayı ortadan kaldırmaya kalktılar. Ama unuttukları bir şey vardı. O da bu asil ve kahraman Türk milletini unutmuşlardı. Milletimiz tarih boyunca yazdığı destanlardan birini 15 Temmuz’da yazdı. Başlarında da verasetiyle, dirayetiyle, cesaretiyle bir Cumhurbaşkanı vardı Recep Tayyip Erdoğan’dı. 15 Temmuz’da şunu gördük ki, bu milletin gençleri, bu milletin asil evlatları Türkiye’de hukuksuzluğa müsaade etmedi. Önce gençler alanlara çıktılar ve darbecileri önce onlar durdu. O gece sivil toplum kuruluşlarımızın, milletimizin, askerlerimizin, polisimizin içerisindeki yurtseverlerin hepsi harekete geçti." açıklamasında bulundu.



Malkoç, konuşmasına şöyle devam etti:


"Şimdi 2020 yılındayız ve 2023’te Cumhuriyetimizin 100’üncü yıldönümünü kutlayacağız. Hedefimiz dünyadaki ilk on ülke arasına girmek. Türkiye çok şükür 15 Temmuz’dan sonra demokratikleşme yolunca çok ciddi mesafeler aldı, çok önemli değişikler yaptı. PKK ve FETÖ ile ilgili gereken mücadeleyi verdi ve şimdi nükleer teknoloji ile tanışıyor, üniversitelerini yeniliyor, savunma sanayisini geliştiriyor. Dünyanın en iyi havaalanlarını ve yollarını yapıyor. Hatta sporcularımız bile uluslararası müsabakalarda artık altın madalyalarını çoğaltmaya başladılar. İşte bunların hepsi 2023’e hazırlıktır ve ben 2023’ten çok umutluyum.”



Konferans, Başdenetçi Şeref Malkoç’un konuşmalarının ardından kendilerine Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı’nın plaket takdimini ve Malkoç’un da Rektör Bağlı’ya plaket ile birlikte Kamu Denetçiliği Kurumuna ait yayın organlarını hediye etmesiyle sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İskoçya’da şampiyonluk düğümü yarın çözülecek İskoçya Premier Ligi’nde şampiyonluk düğümü yarın oynanacak Hearts-Celtic maçının ardından belli olacak. Celtic, kazanarak ’en çok şampiyon olan takım’ ünvanını elde etmek isterken, Hearts ise 41 yıllık hakimiyeti sonlandırmak için sahaya çıkacak. İskoçya Premier Ligi’nde şampiyonu belirleyecek Celtic ile Hearts maçı yarın TSİ 14.30’da Celtic Park’ta oynanacak. Ligde 80 puanlı Hearts, bu maçtan galibiyet veya beraberlikle ayrılması halinde şampiyonluğunu ilan edecek ve 41 yıl sonra Celtic ve Rangers dışında bu başarıyı yakalayan ilk takım olacak. 79 puanı bulunan Celtic’in ise şampiyon olabilmesi için sahadan 3 puanla ayrılması gerekiyor. Hearts 41 yıllık hakimiyeti bozmak istiyor Hearts şampiyon olduğu takdirde 41 senedir devam eden Celtic ve Rangers hakimiyetini yıkacak. Bu iki takım dışında en son 1984-1985 sezonunda Alex Ferguson yönetimindeki Aberdeen şampiyon olmuştu. En son 1959-1960 sezonunda şampiyonluk kazanan Hearts, toplamda kazandığı 4 şampiyonluk ile Aberdeen ve Hibernian ile birlikte şampiyonluk sıralamasında 3. sırayı paylaşıyor. Celtic için ’En çok şampiyon olan takım’ olma şansı Celtic ise 1930 yılında ezeli rakibi Rangers’a kaptırdığı ’en çok şampiyon olan takım’ ünvanını 96 yıl sonra geri almak istiyor. Ligde Celtic ve Rangers 55’er şampiyonlukla zirveyi paylaşıyor. Celtic’in 2011-2012 sezonunda başlayan ve 9 sezon devam eden şampiyonluk serisi, 2020-2021 sezonunda Steven Gerard yönetimindeki Rangers’ın şampiyon olmasıyla bitmişti. Sonraki sene aldığı şampiyonlukla tekrar seri yakalayan Celtic, art arda aldığı 4 şampiyonlukla Rangers ile şampiyonluk sayısını eşitledi.
Ankara Bakan Bak’tan Anıtkabir’e ziyaret Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında Anıtkabir’i ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen ‘Gençlik Haftası’ etkinlikleri kapsamında beraberindeki heyetle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Bakan Bak ve beraberindeki heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Bak’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: "Aziz Atatürk, Cumhuriyetimizin emanetçisi gençlerimizle birlikte Gençlik Haftası’nın başladığı bugün de manevi huzurunuzdayız. Türkiye, huzurun, güvenin ve sarsılmaz bir istikrarın merkezi olarak köklü birliğimizi, kardeşlik iklimimizi ve dayanışma ruhumuzu yarınlara taşıyan, istikbaline emin adımlarla yürüyen bir ülke olmayı sürdürmektedir. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ve üretimin her alanında ortaya koydukları vizyon, azim ve başarıyla insanlığa değer katan gençlerimiz, al bayrağımızı bugün dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırıyor. Bu toprakların köklü hafızasından ve milli ruhundan aldığı güçle yetişen yeni nesillerimiz çalışkanlığı, yüksek idealleri ve emanetinize duyduğu sarsılmaz sadakatle Cumhuriyetimizi aynı inanç ve kararlılıkla yarınlara taşıyor. Gençlik Haftası’nı bu yıl da ülkemizin dört bir yanında aynı coşku, heyecan ve güven duygusuyla idrak edecek olmanın gururuyla zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz. Ruhunuz şad olsun."
İzmir Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu arasında beş aydır yürütülen anlamlı iş birliği, uygulama mutfağında düzenlenen coşkulu bir kapanış etkinliğiyle taçlandı. Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında hayata geçirilen protokol çerçevesinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile işitme engelli ortaokul öğrencileri mutfakta bir araya gelerek sadece yemek yapmayı değil, iletişimin sınırlarını aşmayı da deneyimledi. "Onlar bana gönül dilini öğrettiler" Projenin yürütücülerinden Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağı Yönetici Şefi Selin Güloğlu, beş ay süren bu yolculuğun kendisi için en özel deneyim olduğunu vurguladı. Başlangıçta iletişim kurma konusundaki endişelerini dile getiren Güloğlu, şunları söyledi: "İlk beş dakikada o aradaki boşluğu nasıl kullanacağımı çok düşünmüştüm. Ama anladım ki aslında çok fazla konuşmaya gerek yokmuş. Ben onlara pasta, makarna veya kurabiye yapmayı öğrettim; ama onlar bana gönül dilini, dokunarak anlaşmayı öğrettiler. Bu, yaptığım projeler arasında en iyisiydi." Kabukları kıran iş birliği Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu Rehber Öğretmeni ve Projenin Koordinatörü Özen Güventürk de Bornova’daki iki kurumun komşuluğuyla pekişen projenin, öğrencilerin hayatı tanıması ve toplumdaki "engelli birey" algısının olumlu yönde değişmesi adına büyük bir adım olduğunu söyledi. Güventürk, Yaşar Üniversitesi’ne ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine ve akademik kadroya teşekkür etti.
Antalya Çıralı’da sahil temizliği yapıldı Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan ve Türkiye’nin en önemli sahilleri arasındaki Çıralı sahilinde temizlik etkinliği yapıldı. Kemer Belediyesi ile Ulupınar Mahalle Muhtarlığı iş birliğince düzenlenen etkinliğe, katılanlar, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından dağıtılan eldiven ve çöp poşetlerini alarak sahildeki atık ve çöpleri temizlerken, ’Çöpünü sahilde bırakma’, ’Mavinin tadını çıkar kirletme’, ’Plajlarımız kül tablası değildir’, ’Doğaya iyi bak, başka bir dünya yok’ yazılı pankartlar açarak farkındalık oluşturdu. Plastik atıklar dikkat çekti Etkinlikte, özellikle son günlerde ticari gemilerin plastik atıkları öğüterek denize bırakması nedeniyle sahile ulaşan plastik atıklara dikkat çekildi. Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, yaptığı açıklamada, "Ticari gemilerin öğütmüş olduğu plastik atıkların dalga ile sahile vurduğu bir durumla karşılaştık. Denizimizi ve doğamızı korumak amacıyla hızlı şekilde belediye personelimizle gerekli temizliğimizi yaptık. Doğamızı korumaya devam edeceğiz" dedi. Gemilere yaptırım istedi Ticari gemilerinin bıraktığı plastik atık sorununun önceki yıllarda da yaşandığını hatırlatan Başkan Yardımcısı Semih Top, konu hakkında yetkililerin bir yaptırımda bulunmasını beklediklerini kaydetti. Sahil temizliğine Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Adnan Karataş, Ulupınar Mahalle Muhtarı Salih Sarıca, Kemer Turizmci ve İş İnsanları Derneği (KEMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kıyar, belediye personeli ve vatandaşlar katıldı.
Bolu Kurbanlık pazarında büyükbaş fiyatları küçükbaşa talebi artırdı Bolu’da Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları ve besihanelerde hareketlilik devam ederken, büyükbaş kurbanlık fiyatlarının yüksek seyretmesi vatandaşı küçükbaşa yöneltti. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşların telaşı Bolu’daki hayvan pazarlarında ve besihanelerde yoğun hareketliliğe dönüştü. Büyükbaş hayvan fiyatlarının ve hisse bedellerinin 34 bin liradan başladığı Bolu’da, küçükbaş fiyatı ise 12 bin liradan başlıyor. "Küçükbaşa yoğun bir talep var" Satışların iyi gittiğini ifade eden Erkan Ercan, "Bu sene büyükbaş fiyatları yüksek olduğu için küçükbaşa yoğun bir talep var. Büyükbaşımız fazla yok, ağırlıklı olarak küçükbaş satıyoruz. Küçükbaşlarımız 12 bin liradan başlıyor, kademe kademe hayvanına göre 40 bin liraya kadar seçeneğimiz var. Büyükbaşlarda da 34 bin liradan hisse seçeneğimiz var. Günümüz şartlarında vatandaşın hali ortada. O yüzden küçükbaşa talep var" dedi. Vatandaşlara kurbanlık seçimi konusunda da uyarılarda bulunan Ercan, alınacak hayvanın İslami şartlara uygun, boynuz, ayak, göz ve kulak yapısının eksiksiz olması gerektiğinin altını çizdi. Kurbanlıkların güvenilir kişilerden alınması tavsiyesinde bulunan Ercan, "Vatandaşa önerim; sorun yaşadığında muhatap bulabileceği, devamlı bu işi yapan tanıdığı kişilerden kurban alması daha mantıklı olur" dedi. Ercan ayrıca, talep eden vatandaşlar için Afrika bölgesinde 5 bin lira bedelle kurban organizasyonu da yaptıklarını sözlerine ekledi.
Rize Hayata ikinci kez tutundu, bu kez kep attı Rize’de 2018 yılında meme kanserine yakalanan 64 yaşındaki Meryem Sarıahmetoğlu, verdiği yaşam mücadelesini kazanarak hem hastalığı yendi hem de yıllardır içinde ukde kalan üniversite hayalini gerçekleştirdi. Rize’de 2018 yılında meme kanserine yakalanan 64 yaşındaki Meryem Sarıahmetoğlu kanseri yenmeyi başardı. Gördüğü tedavi sürecinde ailesi, yakın çevresi ve doktorlarının desteğiyle yeniden hayata tutunan Sarıahmetoğlu, şimdi ise başarı hikayesiyle birçok kişiye umut oluyor. Kanser tedavisinin ardından hayatını ertelemek yerine hayallerinin peşinden gitmeye karar veren Sarıahmetoğlu, bir arkadaşından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) bünyesinde açılan 3. Yaş Üniversitesi’ni duydu. Hiç vakit kaybetmeden kayıt yaptıran Sarıahmetoğlu, eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak, üniversite mezunu olmanın mutluluğunu yaşadı. Hayatında ikinci bir başlangıç yapan Sarıahmetoğlu, yaşadığı sürecin kendisine çok şey kattığını belirterek, özellikle kanser tedavisi gören ve atlatanlara "Lütfen kenara çekilmeyin" diye seslendi. Üniversite eğitiminin kendisine moral verdiğini dile getiren Sarıahmetoğlu, yeni arkadaşlıklar edindiğini, sosyal hayata daha güçlü şekilde katıldığını ve yıllardır gerçekleştiremediği bir hayalini tamamlamanın gururunu yaşadığını ifade etti. Azmi ve yaşam enerjisiyle dikkat çeken Meryem Sarıahmetoğlu’nun hikayesi, hem kanserle mücadele eden hastalara hem de yaşıtı olup eğitim almak isteyenlere ilham oldu. Meme kanserini yendikten sonra sonra 3. Yaş Üniversitesi ile üniversite hayalini de yerine getirdiğini dile getiren Meryem Sarıahmetoğlu "3. Yaş Üniversitesi’ni bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Buraya kaydımı yaptırdım. Gelmekle çok büyük bir işi başardığımı zannediyorum. Çünkü üniversite hayallerimiz burada bir kısmı gerçekleşti. Ben 2018 yılında bir meme kanseri atlattım. Çok yoğun bir program aldım, yani hastalıkla ilgili ilaçlar aldım. Acaba ben de normal hayata dönebilir miyim dedim. Dedim bütün sosyal projelerde olmak istiyorum. Bu hastalığı atlatan arkadaşlara da şunu diyorum; lütfen hastayız diye bir kenara çekilmeyin. Sosyal projelerde bulunun, aktif yaşamın içinde olun, hayatı sevin, kanseri yenin, üniversitemize öğrenci olun" ifadelerini kullandı. İkinci mezunlarını veren 3. Yaş Üniversitesi ile her yaşın güzelliğinin ortaya çıktığını ifade eden RTEÜ Toplumsal Katkı ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Ayten Yılmaz Yavuz ise, "Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz ile tüm paydaşlarımızın katkılarıyla bilgi ve teknolojinin gücünü toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda toplumun ihtiyaçlarını gidermek, sorunlarını çözmek amacıyla çeşitli sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyoruz. Üniversite olarak toplumsal katkı ve hayat boyu öğrenme anlayışıyla hayata geçirdiğimiz 3. Yaş Üniversitesi sosyal sorumluluk projesinin 2025-2026 akademik yılı mezuniyet heyecanını bugün yaşıyoruz. Bu proje ile her yaşın güzelliğini ortaya çıkarmış bulunmaktayız. 3. Yaş Üniversitesi, kendi deneyimlerini bilimsel öğrenimle sağlayarak kendini gerçekleştiriyor olmanın yanı sıra sosyal katkıda bulunma fırsatı sağladı" diye konuştu.