EĞİTİM - 26 Mayıs 2021 Çarşamba 12:18

Uzmanından ailelere ‘sosyal medya’ uyarısı

A
A
A
Uzmanından ailelere ‘sosyal medya’ uyarısı

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof.

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, günümüzde sosyal medyanın çocukları olumsuz etkilediğini söyleyerek, ailelere uyarılarda bulundu.


SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, Nevşehir İl Emniyet Müdürü Mehmet Artunay’ı ziyaret ederek bir süre görüştü. Prof. Dr. Eraslan İl Emniyet Müdürlüğü ziyareti ile ilgili yaptığı açıklamada, “Nevşehir İl Emniyet Müdürümüz Mehmet Artunay çok önemli bir bilimsel çalışmaya öncülük etti. Uyuşturucu haberlerinin medyada ki sunumuna yönelik akademisyenlerin katıldığı bir çalıma yapmıştı. Şimdi de bir çalışma planı için buradayız. Çocuk ve Aile, Aile ve çocuk ilişkileri, aile içi şiddet konularının olduğu bir çalışma planlanmakta. Bu süreçte Emniyet Müdürümüzü tebrik ediyoruz. Böylesine akademik çalışmalar kolluk güçlerinin yapacağı çalışmalarda veri seti sağlayacaktır” dedi.



“Pandemi döneminde sosyal medya kullanımı arttı”


SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan pandemi dönemiyle birlikte tüm dünyada sosyal medya kullanımının arttığını ifade ederken Türkiye’de ise 7 buçuk saat ekrana bakıldığını ve bunun 3 saatini ise sosyal medya olarak vakit geçirildiğini belirtti. Eraslan, “Pandemi dönemiyle beraber tüm dünyada sosyal medya kullanımı arttı. 2021 araştırmalarına göre ülkemiz yüzde 70 online durumda ve günde 7 buçuk saat ekrana bakıyoruz. Bunun 3 saatini sosyal medyada geçiriyoruz. Türkçe en çok konuşulan beşinci dil ve çok yoğun olarak bizler farklı platformlarda etkin olmaktayız. Fakat sosyal medyanın avantajlarının yanında birde karanlık bir bölüm var. Burada çocuklar çok farklı tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Çocuklara yönelik istismardan tutunda dolandırıcılığa kadar bir çok problem burada kendisini göstermektedir. Anne ve babaların mutlaka çocukların dijital ayak izlerini takip etmeli. Özellikle kriminal saat olarak literatüre soktuğumuz gece 02.00 ila 05.00 arasında çok dikkatli bir şekilde nelerle ilgilendiklerine bakmalarını öneriyoruz. Ayrıca yasaklama yerine anlaşma ve anlatma yolunu seçerlerse ve çocukların özellikle bazı sosyal medya araçları tiktok gibi. Bakın tiktok canlı yayın uygulaması olan ve karşılıklı hediyelerin verildiği bir sistem. Yani para verilerek canlı yayınlarda çok farklı aklınıza gelen gelmeyen o kadar çirkin şeyler olabiliyor ki anne ve babaların bunlara dikkat etmeleri gerekmektedir. Yine literatürü benim soktuğum sosyal medya saldırganlığı artmaktadır. Bu yüzden anne ve babaların buna yönelik çocuklarına eğitim ve bilgilendirme yapması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığına, Aile Bakanlığına ve Gençlik ve Spor Bakanlığına bu konuda büyük görevler düşmektedir. Çünkü sosyal medya insanların çok yoğun bir şekilde gündemlerini teşkil ediyor. Diplomasiden, eğitime, ekonomiye hatta adli birimlere kadar etki etmektedir. Yani bir hastag çalışması ile birlikte gündem farklı hale gelmektedir. Biz buna sosyal medya yönetimi ve algı yönetimi diyoruz. Bu anlamda sosyal medyayı bilinçli kullanırsak önemli bir dünya ama bilinçsiz ve aşırı kullanımlarda çok tehlikeli bir zeminden bahsediyoruz” dedi.



“Tiktok bütün bilgilerinize ulaşıyor”


SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, tiktok uygulamasının kişisel verilere ulaştığını ifade ederken burada çok fazla istismarın görüldüğünü söyledi. Eraslan, “Tiktok kendi algoritması olan ve farklı özellikle bir iki dakikalık video müzikle yapılan bir aksiyon. Fakat Tiktok’ta özellikle absürt, farklı, değişik, sıra dışı videoların öne çıktığını görüyoruz. Bu yüzden öne çıkmak, önde olmak ve takdir edilmek isteyenler böylesi garip videolar ortaya koymaktadır. Bu hem süreç içerisinde sosyal dejinasyon hem de kişilerin kendi psikolojisi ile ilişkilidir. Örneğine geçen yıllarda Afyon’da bir gencimiz farklı bir video çekmek isterken gece yarısı gölette boğularak vefat etmişti. Bu anlamda tiktokun bir de canlı yayın uygulamaları var. Burada tolkun adı verilen jetonlarla çocuklara hediye adı altında çok farklı istismarlar da görülmektedir. Ve baktığımız zaman dijital güvenlik tehlikesi de var. Çünkü sistemi yüklediğiniz anda bütün bilgilerinize ulaşma hakkı veriyor. GPRS aracılığıyla her bir sistemin adımınızın konumunuzun farklı bilgiler şeklinde merkeze iletildiğini biliyoruz. Bu yüzden dikkatli bir şekilde kullanmanızı öneriyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.