EĞİTİM - 01 Eylül 2025 Pazartesi 14:41

İlk kaydı Rektör yaptı

A
A
A
İlk kaydı Rektör yaptı

Bu yıl Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre Kapadokya Üniversitesini 3 bin 247 yeni öğrenci tercih etti. Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümünü kazanan Alaattin Efe Yurteri’nin kaydını ise Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar yaptı.


Kapadokya Üniversitesi’ni ön lisans programlarına 2 bin 98, lisans programlarına ise bin 149 öğrenci tercih ederek yüzde 80’e yakın doluluk oranına ulaşırken, 78 vakıf üniversitesi arasında en çok öğrenci kabul eden 11.ci üniversite oldu. Kapadokya Üniversitesi öğrencilerinin akademik başarılarını en üst düzeye taşırken, aynı zamanda kişisel ve mesleki gelişimlerini destekleyen anlayışıyla, uygulamalı eğitim programları, staj imkanları ve sektör iş birlikleriyle öğrencilerini iş hayatına hazır bireyler olarak yetiştiriyor. Bunun yanı sıra, öğrencilerine yalnızca bilgi aktarmakla yetinmeyip, onların eleştirel düşünme, problem çözme ve disiplinlerarası becerilerini de geliştirmeye devam ediyor. Tarihi ve kültürel zenginliklerle çevrili kampüsleriyle, öğrencilerine eşsiz bir öğrenim deneyimi sunarken bölgesel kalkınmaya da katkı sağlıyor. Bu yılın ilk öğrenci kaydını yapan KÜN Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar; "2025-2026 akademik yılının Üniversitemizin kuruluşunun 20. yılı olması sebebiyle ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Karasar; 2025-2026 akademik yılı için bilişim alanında yaptığı hamlelerin altını çizerek; "Bilişim alanında yürüttüğümüz vizyon doğrultusunda yeni açılan lisans ve ön lisans bölümlerimizle bilişim alanına yeni bir boyut kazandırıyoruz. Bu yolda attığımız adımlar geleceğin mesleklerine yön veren bir vizyonun ürünü oldu. Bugün ilk kaydımızı bu bölümlerden bir öğrencimizle yapıyor olmamız, bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Kapadokya Üniversitesi olarak, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan değil, yarının dünyasını inşa edecek gençleri yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümümüzü yüzde yüz burslu olarak kazanan ve şu anda kaydını yaptığım öğrencimiz Alaattin Efe Yurteri’ye öğrenim hayatında başarılar dilerim. Umarım birkaç yıl sonra diplomasını da böyle veririz" dedi.


Kapadokya Üniversitesi’nde okumanın büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Alaattin Efe Yurteri de açıklamasında; "Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümü geleceğin öncü bölümlerinden bir tanesi. Kapadokya Üniversitesinin bilişim alanındaki çalışmalarını yakından takip ediyorum, bu konuda sunduğu imkânlardan faydalanarak kendimi geliştirmek ve ülkemize katkı sunmak istiyorum. İlk kayıt öğrencisi olmak da benim için ayrı bir heyecan oldu" dedi.



İlk kaydı Rektör yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da ’Geleneksel ramazan ayı’ etkinliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Süleyman Yılmaz Anaokulu tarafından düzenlenen iftar programı, velilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Şenol Düğün Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, minik öğrenciler davul eşliğinde geleneksel Ramazan manilerini seslendirirken, Hacivat-Karagöz gösterisi de çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Programa Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, şube müdürleri, okul yönetimi ve çok sayıda veli katıldı. Ellerinde davullarıyla sahne alan öğrenciler, manileriyle davetlileri karşıladı. Ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı ve iftar yemeğinin ardından Hacivat-Karagöz gösterisi sunuldu. Veliler ise çocukların bu coşkusunu cep telefonlarıyla kaydetti. Etkinlikte konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, okul-aile iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Ramazan ayının bu mübarek günlerinde bizleri bir araya getiren bu sofralar, birlik ve beraberliğimizin en güzel nişanesidir. Eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığını, bu tür sosyal etkinliklerin çocuklarımızın gelişimine ve veli-okul bağının güçlenmesine büyük katkı sağladığını görüyoruz. Organizasyonda emeği geçen okul yönetimini ve katılım sağlayan velilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Okul yönetimi ise etkinliklerin öğrencilerin kültürel değerleri tanıması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Adana BMW ile ölümden döndü, milyonluk otomobil hava yastığı açmadı Adana’da BMW marka lüks otomobiliyle kaza yapan ve hava yastığının açılmadığını öne süren Rıdvan Bilgin, firmadan şikayetçi oldu. Bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı satıldığı belirtilirken Bilgin, "Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi. Adana’da yaşayan esnaf Rıdvan Bilgin, geçtiğimiz sene 2. el 01 BAN 34 plakalı BMW marka lüks bir otomobil satın aldı. Bilgin, geçtiğimiz 6 Şubat Cuma günü ise Yüreğir ilçesi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nda direksiyon hakimiyetini kaybedip refüje çarptı. Ancak BMW marka lüks otomobilin hava yastıkları kaza sonucu açılmadı ve Bilgin ölümden döndü, araç ise ağır hasar aldı. Otomobilini tamirciye götüren Bilgin, hava yastıklarının yerinde olduğunu, sistemsel bir hata yüzünden açılmadığını öğrenince BMW’ye ulaştı. Ancak firma, Bilgin’e herhangi bir dönüş yapmadı. Yaşadığı kaza ve BMW’nin mağduriyeti üzerine Rıdvan Bilgin, bilirkişi raporu alıp firmayı Tüketici Hakem Hakları Heyeti’ne şikayet etti. Gizli ayıp olduğu ortaya çıktı Bilirkişi raporunda ise BMW marka lüks otomobilin, üretimden kaynaklı gizli ayıpla satıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Aracın gövdesine ait önemli bileşenleri puntalı kaynak bağlantılarından koparacak büyüklükte ve önden gelen bir çarpışma kuvvetine maruz kalmasına rağmen, normal şartlarda ilk aşamada sürücü ve yolcu hava yastıklarının, daha sonraki aşamada sağ yan hava yastıklarının açılması beklenirken, tespite konu olan otomobilde herhangi bir hava yastığının açılmamış olduğu ve buna bağlı olarak yolcu konumunda bulunan kişilerin kaza nedeniyle yaralanmış olduğu; Bu nedenle araçta üretime dayalı gizli ayıptan bahsedilebileceği, bu gizli ayıbın çıplak gözle fark edilebilecek ayıplardan olmadığı, satın alındığı tarihte bu tür bir gizli ayıp bulunan aracı gizli ayıptan haberdar olmadan satın aldığınız kanaati oluşmuştur." "Firma bize cevapsız kaldı" Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Rıdvan Bilgin, "Kötü bir kazaydı, ölümden döndüm. Yaptığımız bütün resmi başvurulara rağmen BMW’den hiçbir şekilde dönüş alamadım. Aracın kazadan sonra hava yastığı açmaması bizi tedirgin etti. Araç hava yastığı açmayınca Borusan Otomotiv’e, BMW ile iletişime geçtik, aracın incelenmesini istedik ancak firma bize cevapsız kaldı" ifadelerini kullandı. "İhmalin araştırılmasını istiyorum" Otomobilin kusurlu olduğunu ve bilirkişi raporuyla bunu kanıtladığını anlatan Bilgin, "Firma bize cevapsız kalınca kendimiz dışarıdan avukatımız aracılığıyla bilirkişi raporu aldık. Aracın kusurlu olduğu orada belli oldu. Bu, üretim hatalı bir araç. Gözle görülmeyecek şekilde gizli bir ayıbı var. Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi.
İzmir Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır" Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Temel İslami Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Şemseddin Yağmur, Ramazan ayının kutsiyetinden oruç ibadetinin tarihi gelişimine kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu mübarek ayın "kendini inşa süreci" olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yağmur, İslam’daki oruç ibadetinin özgünlüğü ve toplumsal yansımaları üzerine önemli açıklamalar yaptı. İbadetlerin tarihi sürekliliğine ve İslamiyet’teki orucun özgün yapısına değinen Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, orucun insanlık tarihi boyunca var olduğunu hatırlattı. Kur’an’daki ilgili ayete atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Ayet, ‘Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ der. Burada iki vurgu vardır. Bir, farz kılınması; ikincisi, öncekilere de farz kılındığı. Dolayısıyla oruç, insanlık tarihi boyunca olan bir şey. Dünya tarihinde orucun bulunmadığı hiçbir inanç sistemi yok diyebiliriz ama bu, farklı farklı tezahür etmiş. Hristiyanlara baktığınız zaman 40 günlük perhiz orucu; Yahudilere baktığınız zaman özellikle Yom Kippur’da tuttukları kefaret ve tövbe orucu karşımıza çıkıyor. İslam’ın getirdiği oruçta iki temel unsur var. Birincisi, bir dini hafıza oluşturuyor. Geçmişten beri gelen oruçlar kefaretti, bağışlanmaydı ama İslam’daki oruç sadece bunlar değil. Evet, nefis terbiyesi var, bir fakirin açlık durumunu anlamak var ama İslam’da oruç, bir bireyin kendisini inşa etmesine yöneliktir" dedi. "Toplumun Ramazan’a ilgisi artıyor" Günümüz bilgi çağında toplumsal gözlemlerini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, dijitalleşmenin etkisiyle oluşan algının aksine, toplumun Ramazan’a olan ilgisinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Geçmişte bu kadar çok bilgi ağına sahip değildik. Türkiye’nin neresinde ne olduğunu görmüyorduk. Şu anda her şeyden haberdar olduğumuz için gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. Dizilerde oruca yer verilmesi, okullarda ve camilerde bu sene gerçekleştirilen etkinlikler, Ramazan’a olan ilginin arttığını gösteriyor" diye konuştu. "Oruç tutanlar iyi örnek olmalı" Ramazan ayının ruhunun daha iyi kavranabilmesi için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, ibadetin ahlaki boyutla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Gençlerin bu ayı daha iyi idrak edebilmesi için oruç tutanların iyi örnek olması lazım. Oruç tutan, tuttuğu oruçla beraber ahlakını ve davranışını daha da güzelleştirirse, iyi örnek olursa, oruç tutmayanlarla olan diyaloğunu ve ilgisini artırırsa inanıyorum ki ondan etkilenenler de oruç tutacaktır" dedi.