GENEL - 31 Aralık 2019 Salı 11:19

Nevşehir Belediye Başkanı Arı, “Fitne üretim merkezlerini kurutmak zorundayız”

A
A
A
Nevşehir Belediye Başkanı Arı, “Fitne üretim merkezlerini kurutmak zorundayız”

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, katıldığı İzmaritsiz Sokaklar Kampanyası Ödül Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu.

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, katıldığı İzmaritsiz Sokaklar Kampanyası Ödül Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. Seçimlerden önce olduğu gibi seçimlerden sonrada en büyük sermayesinin samimiyet olduğunu ve bundan asla taviz vermeyeceğini belirten Arı, “Fitne üretim merkezlerini bu şehirde kurutmak zorundayız. Ne benim ne de başka birisinin bireysel ikbali ve istikbali bu şehirden ve bu ülkeden kıymetli ve değerli değildir. O Yüzden nasıl ki bireysel sağlığımız için diyet yapıyorsak gelin şehrin menfaati için de diyet yapalım. Bu diyette ‘dedikodu diyeti’ olsun.” dedi.


Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, Nevşehir’i gelecek yıllara taşıyacak birçok önemli projeyi hayata geçirmek için büyük bir özveriyle gece gündüz demeden çalıştıklarını belirterek, Nevşehirlilere verdiği bütün sözleri yerine getirme çabası içerisinde olduğunu vurguladı.


Bunları gerçekleştirirken samimiyetten asla taviz vermediğini ve gurur ve kibir abidesi olmadığını kaydeden Arı, “Seçim döneminde samimi bir şekilde söylüyorduk ‘Biz bu şehre uzun süredir hazırlanıyoruz. Psikolojisini, sosyolojisini, şehrin fiziksel alt yapısını tamamen inceliyoruz. Ne sorun varsa onun planını, projesini yaptık’ diye. Aslında bu o seçim döneminde bize oy vermeye hazır veya oy verme niyetinde olan seçmenleri ikna etmek için yapılan bir seçim konuşması değildi. Seçimden öncede, seçimden sonra geçen yaklaşık 9 aylık belediye başkanlığı döneminde de en büyük sermayemiz samimiyetimiz oldu. O dönemde de ne vaat ettiysek, ne söylediysek hepsi samimi, içten bir duyguyla söyleniyordu. Bir tane insanı daha ikna edeyim, birkaç insanı daha söylemlerimle kandırayım mantığıyla değil biz planladığımız, düşündüğümüz, hayal ettiğimiz ve gerçekleştirme niyetinde olduğumuz şeyleri söylüyorduk. Sadece bu söylediğimiz söylem fiziksel anlamda, fiziksel içerikli şeylerde değildi. Beraberinde biliyorsunuz benim en çok söylediğim şeylerden bir tanesi ‘Biz belediye başkanı olduktan sonrada bu samimiyetimizi, bu kardeşlik seviyesindeki yaklaşımımızı muhafaza edeceğiz’ diyorduk. İşte o zamanda bunu üç beş tane fazla oy alalım diye söylemedik. Çünkü evet üç beş fazla oy alabilirsiniz ancak gerçekleştiremeyeceğiniz sözleri söylediğiniz zaman o sizin ağzınızdan çıkan sözü eğer sizde yüz varsa mutlaka bunu sizin suratınıza vuracak birileri çıkacaktır. İşte o zaman onun yüzüne bakmaya sizde yüz varsa ar edersiniz, yüzünüz kızarır. O yüzden hem kendime hem de yanımdaki arkadaşlarıma sürekli telkinde bulunduğum bir durum var; ‘ne olur gerçekleştiremeyeceğimiz şeyleri söylemeyelim’ diyorum. Tabi ki bazen bürokratik bazende bütçe imkanı dolayısıyla veya başka sebeplerle geciken işler olur ama söylediğimiz her bir şeyi Allah’ın izni ile yerine getireceğiz. Dün ne kadar samimiysek bugünde emin olun o kadar samimiyiz. Belediye başkanlığı bizi değiştirmedi ve emin olun lütfen bunu da unutmayın değiştirmeyecek. Dünkü samimiyetimizi bugünde sürdüreceğiz. Ama emin olun bir gün, zamanı geldiği zaman başka bir kardeşimize bu bayrağı teslim edeceğimiz ana kadar bizim en büyük sermayemiz samimiyetimiz olmaya devam edecek. Asla kibir, gurur abidesi olmadık ve olmayacağız. Buna kendi isminiz kadar, kendinize söylediğiniz söz kadar emin olabilirsiniz. İşte bundan dolayıdır ki şehirde bir taraftan fiziksel ihtiyaçlarımızı gidermek için gerekli adımları, gerekli işleri yaparken öbür taraftan da şehrimize bir mantığı, bir zihniyet değişimini yerleştirmek istiyorduk. “diye konuştu.


“Vatandaşın sevgisine ve güvenine asla ihanet etmeyeceğiz”


Bu şehrin kendisine göstermiş olduğu sevgiye, teveccühe ve güvene asla ihanet etmeyeceğini ve o sevginin, o teveccühün, o muhabbetin karşılığını hizmet olarak şehrin her bir ferdine ulaştıracağını vurgulayan Arı, şunları söyledi;


“Attığımız her adımı şehrin huzurunda atıyoruz. Geldikten sonra 7-8 yurt dışı ziyaret yaptım. Genelde siyasetçiler yurt dışı ziyaretlerini paylaşmazlar ama şehrimden saklayacağım hiçbir şey yok. Attığım her adımı, yaptığım her işi paylaştım, paylaşmaya da devam edeceğiz. Ama işin sonunda, günün sonunda yaptığımız her şeyin bu şehrin her bir ferdine nasıl fayda sağladığını hep birlikte göreceğiz. Hep dediğimiz gibi; en önemli sermayemiz samimiyetimiz, kardeşliğimiz. Bazı zamanlarda yoğunluktan zaman zaman dostlarımızla bir araya gelmekte zorlanıyoruz. Belki bu durumdan şikâyetçi olan dostlarımız vardır. Onlar için Halk Günleri düzenliyoruz ve şehirdeki herkese mesaj atarak belediyemize davet ediyoruz. Belediyemizin kapıları halkımıza sonuna kadar açık. Bunun dışında sosyal medyadan atılan mesajların tamamına da bir şekilde dönüş yapıyoruz. Bizden küçüklere ağabey, yaşıtlarımıza kardeş ve büyüklerimizin de evladı olmaya devam edeceğiz. Bu noktada sizden isteğimiz; kalbinizde bir sevgi ve dualarınız. Siz bunu yaptığınız müddetçe bu şehrin hiçbir ferdinin bu sevgisine, bu muhabbetine ihanet etmeyen her türlü kendine ait şeyi, malını, canını, ailesini, çocuklarını bu şehir için feda etmeye söz vermiş ve o verdiği sözün arkasında duran bir belediye başkanı olduğumu hep birlikte görmeye devam edeceksiniz.”


“Fitne üretim merkezlerini kurutmak zorundayız”


Açıklamalarının son bölümünde şehirdeki dedikodulardan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek şehrin her anlamda arzuladığı başarıları yakalaması için bunun sona erdirilmesi gerektiğine olan inancını vurgulayan Arı, bunun için herkesi dedikodu diyeti yapmaya davet etti.


Arı, “Ben 40 yaşında bir belediye başkanı olarak kendimi bu şehir için feda etmeye hazırım. Siz bu kendini feda etmeye hazır olan insanı istediğiniz gibi şehrin menfaatine kullanın. Elbette bundan rahatsız olanlar olacak, işine gelmeyenler olacak. Biz hiçbirisine aldırmayacağız, kimin ne dediğine bakmayacağız. Biz işimizi yapmaya, bu şehre değer kazandırmaya, bu şehir için değer üretmeye ve bu şehir için bireysel istikbalimizi, ikbalimizi asla düşünmeden sadece bu şehrin menfaati için kendimizi bu şehre adamaya devam edeceğiz. Fitne üretim merkezlerini bu şehirde kurutmak zorundayız. Ne olur bireysel istikbalimizi, ikbalimizi bir kenara bırakalım. Rasim Arı şehir için hiçbir şey değildir. Hele ülke için olursa binlerce Rasim feda olsun. Ne benim ne de başka birisinin bireysel ikbali ve istikbali bu şehirden ve bu ülkeden kıymetli ve değerli değildir. O Yüzden nasıl ki bireysel sağlığımız için diyet yapıyorsak gelin şehrin menfaati için de diyet yapalım. Nedir bu? tabiki dedikodu. Maalesef ilk günden beri söylüyorum. Bunun için de diyet yapmamız lazım. ‘Şehrini sevmeyen var mı?’ diye sorduğumuz zaman yok tabi ki herkes şehrini mutlaka seviyor. ‘Bal bal’ demekle ağız tatlanmaz. Şehrimi seviyorum diyerek şehir sevilmez. Şehrini ve ülkesini en çok seven şehrini ve ülkesini en fazla düşünendir. O yüzden bedenimiz için diyet yapıyor isek şehrimiz için de diyet yapmak zorundayız. Şehrimiz için yapılacak diyette dedikodu yemeğinden yememek. Biz bu dedikoduya müsaade etmeyeceğiz. Maalesef bu çok büyük bir hastalığımız. Emin olun bir gün bu diyeti tadalım samimiyetimizdeki artmayı, şehrimizdeki bereketi ve bolluğu hep birlikte göreceğiz. Yoksa dedikoduya daldığımız zaman hepimiz birbirimize düşman oluruz.” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.