GÜNDEM - 29 Nisan 2026 Çarşamba 14:02

Nevşehir’de süt numuneleri yakın takipte

A
A
A
Nevşehir’de süt numuneleri yakın takipte

Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Ulusal Kalıntı İzleme Programı kapsamında il genelinde süt numune alma çalışmaları aralıksız devam ediyor.


Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen program çerçevesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Nevşehir genelindeki işletmelerden düzenli olarak süt numuneleri alınıyor. Toplanan numuneler, ilgili laboratuvarlara gönderilerek çeşitli parametreler açısından analiz ediliyor.


Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürü Özgür Memiş, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla numune alma faaliyetlerinin belirlenen takvim doğrultusunda sürdürüldüğünü söyledi.


Memiş, alınan süt numunelerinin laboratuvar ortamında detaylı şekilde incelendiğini belirterek, ürünlerin mevzuat ve kalite standartlarına uygunluğunun titizlikle kontrol edildiğini ifade etti.


Yetkililer, yürütülen denetim ve analiz çalışmalarının temel amacının halk sağlığını korumak, tüketicilere güvenilir gıda arzını sağlamak ve muhtemel kalıntı risklerini önceden tespit etmek olduğunu kaydetti.


Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin, gıda güvenliği kapsamında denetim ve numune alma faaliyetlerine il genelinde aralıksız devam edeceği bildirildi.



Nevşehir’de süt numuneleri yakın takipte

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Şirketler artık sadece poliçe değil, çözüm arıyor" Son yıllarda yaşanan doğal afetlerin, siber saldırıların, tedarik zincirindeki aksamaların, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların ve bölgesel gerilimlerin risk kavramını tamamen değiştirdiğini söyleyen Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, "Eskiden risk denince daha çok yangın, deprem ya da fiziksel hasar akla gelirdi. Bugün ise bir fabrikanın üretiminin durması, bilgisayar sistemlerinin çökmesi, ihracat yapılan pazarların kapanması ya da önemli bir tedarikçinin devre dışı kalması da en az bunlar kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Sigorta artık sadece poliçe yaptırmak anlamına gelmiyor. Sigorta, şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan önemli bir güvence ve risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor" dedi. Dünya, artık daha belirsiz bir dönemden geçiyor. Son yıllarda yaşanan depremler, seller, büyük yangınlar, siber saldırılar, tedarik zincirindeki aksamalar, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel gerilimler, risk kavramını tamamen değiştirdi. Eskiden risk denince daha çok yangın, deprem ya da fiziksel hasar akla gelirdi. Bugün ise bir fabrikanın üretiminin durması, bilgisayar sistemlerinin çökmesi, ihracat yapılan pazarların aniden kapanması ya da önemli bir tedarikçinin devre dışı kalması da en az bunlar kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Sigortanın artık sadece poliçe yaptırmak anlamına gelmediğini söyleyen Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, "Sigorta, şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan önemli bir güvence ve risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor" dedi. Tam da burada sigorta ve reasürans brokerlerinin öneminin ortaya çıktığını belirten Yüksekbilgili, "Brokerlik hizmeti çoğu zaman sadece fiyat almak veya teklif karşılaştırmak gibi görülüyor. Oysa brokerler bunun çok ötesinde bir görev üstleniyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu riskleri analiz ediyor, eksikleri tespit ediyor, doğru teminatları belirliyor ve en uygun çözümleri bulmalarına yardımcı oluyor. Özellikle Türkiye gibi deprem riski yüksek, üretim gücü güçlü ve dış ticaretle iç içe olan bir ülkede bu konu daha da önem kazanıyor. Çünkü birçok şirket sigortalı olsa da bazen varlık değerleri güncel olmayabiliyor, limitler yetersiz kalabiliyor veya yeni nesil riskler gözden kaçabiliyor. Böyle durumlarda hasar anında beklenmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Brokerlerin en büyük katkısı da burada başlıyor. Doğru hazırlanmış bir sigorta programı sadece hasar sonrası ödeme almak anlamına gelmez. Aynı zamanda şirketin işine devam etmesini sağlar, çalışanlarını korur, nakit akışını rahatlatır ve geleceğe daha güvenle bakmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı. Öte yandan bazı büyük risklerde sadece yerel piyasadan çözüm bulmanın yeterli olmayabildiğinin altını çizen Yüksekbilgili, sözlerine şöyle devam etti: "Büyük sanayi tesisleri, enerji projeleri, altyapı yatırımları ve yurtdışında faaliyet gösteren şirketler için uluslararası sigorta ve reasürans kapasitesi büyük önem taşıyor. Brokerler de sahip oldukları bilgi birikimi ve global bağlantılarla Türk şirketlerine dünya piyasalarının kapısını açıyor." "Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği, siber riskler, ekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler daha fazla konuşulacak gibi görünüyor" diyen Yüksekbilgili, bu nedenle şirketlerin sadece hasar olduktan sonra değil, hasar olmadan önce de hazırlıklı olması gerektiğini kaydetti. Yüksekbilgili, "Riskleri önceden görmek, doğru önlemleri almak ve sağlam bir koruma yapısı kurmak artık bir tercih değil, ihtiyaçtır. Sigorta ve reasürans brokerleri de bu süreçte sadece aracı değil; şirketlerin yol arkadaşı, danışmanı ve çözüm ortağıdır. Sonuç olarak güçlü risk yönetimi güçlü şirketler oluşturur. Güçlü şirketler de güçlü ekonomi demektir. Bugün işletmelerin ihtiyacı sadece poliçe değil; doğru bilgi, doğru yönlendirme ve doğru çözümdür" dedi.
Konya Konya Sanayi Odası, 8. kez otomotiv paydaşlarını buluşturdu Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından otomotiv sektörüne kazandırılan marka konferans OSEG, 8. kez sektör paydaşlarını ve otomotiv sektörünün duayen isimlerini bir araya getirdi. Konferansın açılışında konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, otomotiv sektörünün yaşadığı dönüşüme dikkat çekerek, "Sektörde büyük başarılara imza atan Konyalı sanayicilerimizin bu dönüşüme hızla uyum sağlayacağına ve geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacağına yürekten inanıyorum" dedi. Konya Sanayi Odası tarafından 2010 yılından bu yana düzenlenen ve otomotiv sektöründe marka haline geline Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği (OSEG) Konferansı’nın 8.’si ‘Otomotiv Ekosisteminde Küresel Dönüşüm ve Yeni Dengeler’ teması ile gerçekleştirildi. Otomotiv sektör sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen konferansta, otomotiv sanayindeki dönüşüm dinamikleri ve sektörün geleceği kapsamlı şekilde ele alındı. Konya otomotivde Türkiye’nin 7’nci büyük ihracatçısı Konferansın açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya’nın güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesiyle Türk sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Makine, savunma sanayi, plastik, metalürji, gıda ve kimya gibi birçok alanda güçlü üretim altyapısına sahip Konya için, otomotiv sektörünün ayrı bir stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Büyükeğen, şehrin otomotiv sektöründe 7. büyük ihracatçı konumunda olduğu bilgisini paylaşarak, "Yarım asır önce ustalarımızın alın teri ve bilek gücüyle, küçük atölyelerde başlayan otomotiv bakım ve onarım yolculuğu, bugün küresel ölçekte söz sahibi olan güçlü bir sanayi yapısına dönüştü. Şu anda, otomotiv sektöründe Türkiye’nin 7. büyük ihracatçısıyız. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 900 milyon dolar ihracat yapan Konyalı otomotivcilerimiz, bu yılın Ocak-Mart döneminde 208 milyon doları aşarak, Konya ihracatında lider olmayı başardı. 550’ye yakın firmamızın üretim yaptığı otomotiv sektöründe, 30 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyoruz. OEM-ana sanayi ile çalışma kabiliyetimiz her geçen gün gelişiyor" dedi. KSO, otomotiv sektörüne yön veren projeler geliştiriyor Ülkelerin üretim kabiliyeti, teknolojik derinliği ve rekabet gücünü ölçen stratejik gelişim endekslerine göre savunma ve otomotiv sektörlerinin öne çıkan iki kritik sektör olduğunu kaydeden Başkan Büyükeğen, her iki sektöründe teknoloji geliştiren, yüksek katma değer oluşturan birer ekosistem olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin hem savunma sanayi hem de otomotiv tarafında güçlü konumda olduğunu vurgulayan Büyükeğen, Konya’nın da bu dönüşümün sadece takipçisi değil, güçlü paydaşlarından biri olduğunun altını çizdi. Büyükeğen, sektörün gelişmesine yönelik Konya Sanayi Odası olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak, "Oda olarak, otomotiv sektöründeki Türkiye’nin ilk kümelenmelerden biri olan Konya Otomotiv Yan Sanayi İş Kümesi’ni hayata geçirdik. Sektörün ihracat potansiyelini artırmak için yurtdışı fuar organizasyonlarına teknik inceleme gezileri düzenliyor, alım heyetleriyle sanayicilerimizi buluşturuyoruz. Sektörde bir Ur-Ge projemizi başarıyla tamamladık. Yine otomotiv sektöründe marka haline gelen Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği -OSEG Konferanslarımızı da 2010 yılından bu yana, iki yılda bir gerçekleştiriyoruz. Her konferansta belirlediğimiz temalarla sektöre adeta yön veriyoruz" şeklinde konuştu. Konya, geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacak Konuşmasında otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüme ve Konyalı sanayicilerin bu dönüşüme adapte olabilmesinin önemine dikkat çeken Büyükeğen, OSEG Konferansları’nın bu kapsamda yol gösterici nitelikte olduğunu vurguladı. Büyükeğen, şöyle devam etti: "Otomotiv sektörü artık dönüşümün eşiğinde değil, dönüşümün tam merkezindedir. İçten yanmalı araçların yerini elektrikli, bağlantılı ve akıllı mobilite çözümleri alıyor. Bu durum, Konya gibi önemli tedarik merkezlerinde yeni üretim alanlarını ve yeni dönüşüm fırsatlarını beraberinde getiriyor. Sanayicilerimizin geleneksel üretim gücünü korurken, bu yeni trendlere uyum sağlayacak teknolojik yatırımları yapması artık kaçınılmaz hale geldi. Ben, büyük başarılara imza atan Konyalı sanayicilerimizin bu dönüşüme hızla uyum sağlayacağına ve geleceğin otomotiv dünyasında da güçlü bir şekilde yerini alacağına yürekten inanıyorum. Dünyada rekabetin yeniden şekillendiği, teknolojinin oyunun kurallarını değiştirdiği böylesi bir dönemde; otomotiv ekosistemindeki yeni dengeleri doğru okumak, sektörümüzün yarınlarına yön vermek açısından büyük önem taşıyor." Otomotiv sektöründeki dönüşüm, iki farklı panelde masaya yatırıldı 8. OSEG Konferansı’nın ilk oturumu, Otomotivde Küresel Rekabet: AB Politikaları ve "Made in EU", Çin Etkisi ve Türkiye’nin Stratejik Rolü teması ile gerçekleştirildi. İstanbul Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Eski Büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin’in Moderatörlüğünde yapılan panelde, Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Çağrı Koray Öztopçu ve Aselsan Önceki Dönem UGES Sektör Başkanı ve KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik sunumlarını gerçekleştirdi. Mevlana Kalkınma Ajansı Uzmanı İsmail Ünver’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen Otomotiv Yan Sanayinin Geleceği: Elektrikli Dönüşüm, Finansman ve Tedarik Zinciri temalı ikinci oturumda da, Yıldız Teknik Üniversitesi Temiz Enerji Teknolojileri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Rıfat Boynueğri ile Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakatı Dairesi Uzmanı Yeşim Piri sunumlarını gerçekleştirerek, katılımcıların sorularını cevaplandırdı.
Balıkesir Edremit’te stratejik zirve Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) ve Edremit Ticaret Odası (ETO) iş birliğinde düzenlenen Turizm Sektör Toplantısı, bölgenin önde gelen turizm paydaşlarını bir araya getirdi. Kuzey Ege’nin tanıtımı ve uluslararası pazardaki payının artırılması için hazırlanan yeni tur paketleri ve Almanya’dan gelecek turizm heyetlerine yönelik programlar masaya yatırıldı. Edremit’te bölge turizminin rotasını belirlemek amacıyla düzenlenen Edremit Turizm Sektör Toplantısı, Hattuşa Kazdağları Termal Otel’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Onur Adıyaman ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’in başkanlığında yapılan toplantıya; Turizm Destinasyon Yönetimi Birim Başkanı Esra Karakoç, ETO yönetim ve meclis üyeleri ile TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Temsil Kurulu (BTK) adına Fatih Ergün katıldı. Zirvenin özel konukları arasında ise Türk Hava Yolları bölge pazarlama yetkilileri yer alarak ulaşım ve destinasyon yönetimi konusunda stratejik bilgiler paylaştı. Toplantının ana gündem maddesini "Kuzey Ege" başlığı altında turizm paydaşları tarafından hazırlanan yeni paket programların analizi oluşturdu. Bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini ön plana çıkaran paketlerin ortak akıl çalışmasıyla daha rekabetçi hale getirilmesi için iyileştirme ve geliştirme önerileri değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, bölge turizmine uluslararası hareketlilik kazandıracak önemli organizasyonların takvimi netleştirildi. Mayıs ayında TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir BTK ve Avrupa Türk Acentacılar Birliği iş birliğinde Almanya’dan Edremit Körfezi’ne gelecek olan geniş katılımlı turizm heyeti için yapılacak tanıtım programının detayları titizlikle planlandı. Turizm hamlesinin haziran ayında da hız kesmeden devam edeceği vurgulanan toplantıda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve SunExpress Hava Yolları ortaklığıyla Almanya’dan bölgeye getirilecek tur operatörleri heyeti için yürütülen organizasyon çalışmaları ele alındı. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, körfezin turizm potansiyelini dünya vitrinine taşımak için tüm paydaşlarla uyum içerisinde çalıştıklarını belirterek bu tür stratejik buluşmaların meyvelerini önümüzdeki sezonlarda toplayacaklarını ifade etti. GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman da kalkınma ajansı olarak bölge turizminin katma değerini artıracak projelere her türlü teknik desteği sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.
Sinop Sinop’ta maarifin kalbinde çocuk: 500 öğrenciden Türk marşları Sinop’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Maarifin Kalbinde Çocuk" temalı melodika dinletisi, 500 ortaokul öğrencisinin katılımıyla coşkuya sahne oldu. Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, "Türk Marşı", "Bu Gala Daşlı Gala" ve "Çırpınırdı Karadeniz" gibi eserleri melodika eşliğinde seslendirerek izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Programda konuşan Sinop Valisi Mustafa Özarslan, çocukların sadece akademik başarıyla değil sosyal, kültürel ve sanatsal yönleriyle de gelişmesinin önemine vurgu yaptı. Sanatla büyüyen çocukların hayata daha güçlü tutunduğunu ifade eden Özarslan, yürütülen çalışmalar kapsamında bin 76 melodikanın öğrencilere ulaştırıldığını belirtti. Melodikanın çocuklar için yalnızca bir enstrüman olmadığını dile getiren Özarslan, bunun aynı zamanda bir ifade biçimi, disiplin ve birlikte üretme aracı olduğunu söyledi. Etkinlikte sahne alan öğrencilerin kısa sürede gösterdiği gelişimin dikkat çekici olduğunu kaydeden Özarslan, çocukların sanat, spor ve kültürle desteklenmesinin güçlü bireyler yetiştirmedeki rolüne işaret etti. Program, öğrencilerin sergilediği performansların ardından alkışlar eşliğinde sona erdi. Etkinliğe AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Düzce Sarsılmaz, yeni nesil savunma sistemleri "Dron Killer" ve "SARBOT"u tanıttı Sarsılmaz Silah Sanayi, hızla gelişen insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiği "Dron Killer" silahı ile uzaktan kumanda edilebilen silahlı robot köpeği "SARBOT"un tanıtımını yaptı. Düzce’deki üretim tesislerinde düzenlenen tanıtımda, güvenlik güçlerinin operasyonel ihtiyaçlarına yanıt vermesi hedeflenen yeni nesil savunma sistemleri sergilendi. Kompakt tasarımı, çoklu aksesuar entegrasyonu ve geniş mühimmat uyumuyla dikkati çeken "Dron Killer"ın yanı sıra, keşif ve savunma amaçlı geliştirilen SARBOT özellikleri itibarıyla öne çıktı. Ayrıca SARBOT’un arama-kurtarma çalışmalarında da kullanılabileceği belirtildi. "Ürünümüz yurt dışından da talep görüyor" Sarsılmaz Genel Müdür Yardımcısı Murat Akalın, Dron Killer’ın uzaktan kumandalı sistemlere alternatif, modüler ve kolay taşınabilir bir tüfek olarak tasarlandığını belirtti. Tüfeğin mühimmat fabrikasıyla yürütülen ortak Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirildiğini anlatan Akalın, "Oldukça güzel geri bildirimler alıyoruz. Ürünlerimizi sahadan gelen geri bildirimlerle sürekli geliştiriyoruz. Bu çerçevede de bütün ürünlerimiz yaşayan ürünler oluyor. Dron Killer silahımız da bunlardan bir tanesi olarak kolluk kuvvetlerimize hizmet veriyor. Bu tüfeğimize sadece Türkiye’den değil, yurt dışından da oldukça talep almaktayız" dedi. "Yüzde 98 yerli donanım, yüzde yüz yerli yazılım" SARBOT’un ise tamamen Türk mühendislerince geliştirilen yeni versiyonuyla sahaya çıkmaya hazırlandığını aktaran Akalın, şunları kaydetti: "SARBOT bambaşka bir mecra. Sarsılmaz, artık teknoloji şirketi. Bu ürün Sarsılmaz olarak bugün geldiğimiz son noktayı gösteriyor. SARBOT’un lansmanını daha önce yapmıştık ama şu anda sahaya tamamen yerli, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yazılım ve donanımsal olarak yeni versiyonuyla çıkıyoruz. Farklı yönlendirmeler ile SARBOT’larımızı farklı şekillerde kullanabiliyoruz. Gerek görüldüğünde operasyonel görevlerde, gerek görüldüğünde ise keşif ve gözetleme görevlerinde SARBOT’umuz silahlı kuvvetlerimizin en büyük yardımcısı olarak sahada görevini alacaktır. Bu ürünümüze yüzde 98 yerli diyebiliriz ve tamamen bizim mühendislerimiz tarafından geliştirilen ve yüzde yüz yazılımı olan bir üründür. SARBOT robotumuz aynı zamanda Türkiye’nin ilk silahlı robotudur."