SAĞLIK - 17 Haziran 2023 Cumartesi 13:56

Uzmanlar, mantar zehirlenmelerine karşı uyardı

A
A
A
Uzmanlar, mantar zehirlenmelerine karşı uyardı

Niğde genelinde dönemsel olarak yetişen mantarları toplayan vatandaşların 3’te 1’i mantar zehirlenmeleriyle karşı karşıya kalıyor.

Niğde genelinde dönemsel olarak yetişen mantarları toplayan vatandaşların 3’te 1’i mantar zehirlenmeleriyle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar ise doğada kendiliğinden yetişen aminitar türü mantarların taşıdığı riske karşı vatandaşlara uyarıda bulundu.


Mevsim yağışlarının başlamasıyla beraber mantarlar da toprakta kendini göstermeye başladı. Doğada kendiliğinden yetişen mantarların bazı türleri zehirli özelliklere sahip olabiliyor. Hatta zehirli mantarlar daha ileri safhalarda ölümlere yol açabiliyor. Zehirli mantarın karaciğer yetmezliğine neden olduğunu belirterek, organ nakli yapılmadan zehirlenen kişinin kurtuluşunun zor olduğunu ifade eden Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Başkanı Doç. Dr. Mustafa Kaçmaz; mantar zehirlenmelerinin dönemsel olarak önemli problem haline geldiğini söyledi. Aminitar türü mantarların çok zehirli olduğunu ve mantar zehirlenmelerinin dönemsel olarak önemli problem haline geldiğine vurgu yapan Doç. Dr. Kaçmaz; “Mantar zehirlenmeleri dönemsel olarak önemli problem haline geliyor. Özellikle ülkemizde yaz mevsimine geçişlerde ve sonbahar ayları mantar zehirlenmelerinin en sık görüldüğü zamanlardır. Dünya üzerinde çok çeşitli mantarlar var. Ülkemizde tespit edilmiş yüzlerce çeşidi bulunmaktadır. Bunların çoğu zehirsiz olarak adlandırılıyor. Bunların içinde zehirli olan türleri de var. Bazı türler özellikle çok zehirli. Aminitar tür dediğimiz türler çok zehirli” dedi. Mantar zehirlenmelerinin iki tür veri gösterdiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Kaçmaz, “Yanlışlıkla zehirli bir tür mantarın yenmesi durumunda çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle mantar toplayan kişiler şuurlu olması lazım. Mantar türlerinin tanınması bizim için çok önemli. Mantar zehirlenmelerini iki tür veri gösteriyor. Özellikle bu konu da uyarmak istiyorum halkımızı. Zehirli mantarların bir kısmı hafif veriler verirken, bunlar iki saat içinde bulantı, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi, baş ağrısı verileri veriyor. Bu hastalar genellikle 24 saat içinde rahatlatılıyor ve takip tedavisi ile destek tedavisiyle çoğu zaman yoğun bakım yatışı gerekmeden taburcu edebiliyoruz” şeklinde konuştu.



Tehlikeli türler 6-24 saat arasında veri veriyor


Doç. Dr. Mustafa Kaçmaz, asıl tehlikeli mantar türlerinin 6 ila 24 saat arasında veri verdiğini sözlerine ekleyerek, “Gerçek zehirle mantar türlerinde 6 ile 24 saatleri arasında veri oluşuyor. Bu tür mantarları yiyen kişiler zehirli olduklarını düşünmedikleri için 6-7 saate kadar hiçbir veri vermediği için o iyilik halinde olayın farkına varmıyorlar. Daha sonra geç kalınmış bir şekilde hastaneye başvuruyorlar. Asil zehirli ve ölümcül mantar türleri yiyenler karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve böbrek yetmezliği ile bizlere başvuruyorlar. Bu hastalar zor bir aşamada bizlere başvurdukları için tedavisi de zor oluyor. Bu verilerle gelen hastaların karaciğer yetmezliği böbrek yetmezliği, ciddi problemleriyle yoğun bakım yatışlarının olduğunu ve bunların da bir kısmının da hayatını kaybettiğini söylemek isterim. Bilindiği üzere çoğu mantar zehirsiz ama içlerinde toksit etki yapan zehirleyen mantarlar da olduğunu unutmamız gerekiyor. Bu tip zehirle mantarların geç veri verdiğini için bu türlere karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur 39 yıldır korunan ve sadece bilim insanlarına hizmet veren orman Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı’na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye’de yalnızca Burdur ve Muğla’da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi. Anadolu Sığla Ormanı sadece Fethiye ve Bucak’ta Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika’da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak’ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.
Kütahya Kütahya’daki trafik kazasında 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti Kütahya’da içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobilin karıştığı kazada 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 1’i ağır 4 kişi yaralandı. Kütahya merkez Demirciören köy yolu üzerinde gece yaşanan kazada, içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak kaza yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada araçta bulunan 5 kişi yaralanırken, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapıldı. Yaralılardan 22 yaşındaki Furkan Okayay, ambulansla hastaneye kaldırıldığı sırada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta yaşamını yitiren Furkan Okayay’ın ölümü ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Kazada yaralanan kişilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Öte yandan, Ülkü Ocakları Kütahya Şube Başkanı Veli Özdamar da yayımladığı taziye mesajında, Furkan Okayay’ın Ülkü Ocakları Ortaöğretim Birim Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, "Ocak yönetimimizin değerli bir parçası, Orta Öğretim Birim Başkanımız Furkan Okayay kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Beraber omuz omuza yürüdüğümüz, davamıza ve gençliğimize büyük emekleri geçen değerli kardeşimizin vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur" ifadelerini kullandı. Özdamar, mesajının devamında merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı Hollanda merkezli uyuşturucu kartelinin kritik isimlerinden kırmızı bültenle aranan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 2024’te de kokain ticaretinden dolayı Türkiye’de yakalanan, ancak bir süre sonra salıverilen şüpheli, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında ülkesine iadesi isteniyor. Alınan bilgiye göre, ülkesinde önde gelen uyuşturucu kartelinin baronlarından biri olduğu belirtilen ve Interpol’ün uluslararası düzeyde kırmızı bültenle aradığı Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, MİT, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ile Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin radarına girdi. Hollandalı uyuşturucu baronu Johannes Leijdekkers liderliğindeki kartelin en kritik isimleri arasında yer alan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Hollanda makamlarınca, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında hakkında kırmızı bültenle aranıyordu. Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers’in kardeşi olan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in Pendik’te olduğunu belirleyen güvenlik ve istihbarat birimleri, belirlenen adrese dün operasyon düzenledi. Yakalanarak gözaltına alınan Leijdekkers, emniyete götürüldü. "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçundan Türkiye’de ilgili adli makamlarca verilmiş yakalama emri kapsamında aktif olarak aranan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in emniyetteki ifadesi devam ediyor. 2024 yılında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra yargılama sürecinde firar etmişti Hollandalı uyuşturucu baronu Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki çetenin Türkiye’de saklanan yönetici ve mensuplarına Haziran 2023’te yapılan operasyonlarda 34 kişi gözaltına alınmıştı. 2023 ve 2024 yıllarında suç ağına yönelik polisiye operasyonlarda, çete üyelerine ait 1,1 milyar liralık mal varlığına el konmuştu. Kartelin önde gelen isimlerinden "Kara Mamba" lakaplı Isaac Bignan ve Jurean Anthony Finix de yakalananlar arasındaydı. 2024’te yakalandıktan sonra yargılama sürecinde arasında Leijdekkers’in de bulunduğu bazı şüpheliler serbest bırakılmıştı. Savcılığın tahliye kararlarına itirazını kabul eden İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi; Abdullah Alp Üstün, oğlu Efe Alp Üstün, Aziz Demir, Bahadır Mert Oğur, Eric Schroeder, Selçuk Aydın ve Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in yeniden tutuklanmasına karar vermiş, ancak tüm sanıkların firar ettiği ortaya çıkmıştı. O tarihlerde 82 yıla kadar hapisle yargılanan 15 mafya üyesini tahliye eden 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve heyeti HSK kararıyla açığa alınmıştı.
Sivas Tarihi Gürün Ulu Cami yıl sonunda ibadete açılacak 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve uzun süredir ibadete kapalı olan Gürün Ulu Camii’nde restorasyon süreci planlanan şekilde ilerliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından cami yıl sonunda tekrardan cemaatiyle buluşacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde bulunan ve 15’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen tarihi Ulu Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Son olarak 1922 yılında onarılarak ibadete açılan caminin, yaşanan iki büyük deprem sonrası minare ve kubbe kısmında ciddi hasar oluştu. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından yaklaşık 3 yıldır ibadete kapalı olan tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilmesi için çalışma başlatıldı. Tarihi caminin restorasyonu için 50-60 milyon liralık maliyet öngörülürken, ekiplerin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi. Devam eden restorasyonla alakalı açıklama yapan Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirterek caminin yıl sonuna doğru yeniden ibadete açılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz" Belediye olarak da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirten Başkan Çiftçi, "2023 yılında yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan Gürün Ulu Camimiz, o günden bu yana sürdürülen hummalı restorasyon çalışmalarıyla, inşallah en kısa sürede yeniden ayağa kalkacak. Şu an gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda, camimizi yıl sonuna doğru, Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz. Devlet büyüklerimizin himayelerinde, emeği geçen tüm hemşerilerimizin destekleriyle Ulu Camimizi tekrar ibadete kazandıracağız. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte, Ulu Camimizin aslına uygun şekilde restore edilmesi için 50-60 milyon liralık bir maliyet ortaya çıktı. Bizler de kaymakamlığımızla birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, yüklenici firmanın işini kolaylaştırmaya ve restorasyonun en kısa sürede tamamlanması için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi.