ÇEVRE - 29 Mayıs 2025 Perşembe 14:15

İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız"

A
A
A
İklim Kanunu Niğde’de anlatıldı: "Hayvancılığın yok edileceği söylemleri asılsız"

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’na dair merak edilenleri Niğde’de düzenlenen "İklim Konuşmaları" programında anlattı.


Sosyal medyada dolaşan, iklim kanunuyla hayvancılığın yok edileceği ve tarımsal faaliyetlerin azaltılacağı yönündeki iddialara açıklık getiren Hasar, bu tür söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. İklim krizinin artık sadece çevrecilerin gündeminde olan bir mesele olmaktan çıktığını, sosyal, ekonomik ve insani krizlerin temel belirleyicisi haline geldiğini ifade eden Hasar, Türkiye’nin bu krize karşı aldığı önlemleri yasalarla güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.


"Bireysel özgürlüklere müdahale yok"


Hazırlanan İklim Kanunu’nun, kurum ve kuruluşların çevresel etkilerini azaltacak, enerji verimliliğini artıracak düzenlemeler içerdiğini belirten Hasar, "Kanunda bireysel özgürlükleri kısıtlayan hiçbir madde yok. Hayvancılık kelimesinin dahi geçmediği bir kanuna yönelik sosyal medyada ciddi bir dezenformasyon var. Tam tersine, bu kanun doğal kaynaklarımızı korumayı, doğa tasarrufunu ve israfı önlemeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı.


Organik tarımın artırılmasının hedeflendiğini, hayvancılığı koruyan bir yaklaşım benimsendiğini vurgulayan Hasar, iklim krizine karşı dirençli şehirlerin oluşturulmasının da kanunun öncelikleri arasında olduğunu kaydetti ve " Ormanların yok edileceği yönündeki iddiaları da asılsız. Kanunla orman varlığının artırılmasını, yeşil alanların çoğaltılmasını ve ormancılık faaliyetlerinin güçlendirilmesini öngörüyorum" diye konuştu.


"Sanayide temiz üretim dönemi başlıyor"


"Bu kanun bireysel yaptırımı değil, sera gazı salan tesislerin dönüşümünü hedefliyor" diyen Hasar, tesislerin kapatılmasının değil, teknolojiyle birlikte dönüştürülmesinin amaçlandığını aktararak, "İnsanlar tarihi sorumluluklarını bilmeli, doğru konuşmalı. Bu kanun bireysel, özgürlükleri sınırlandıran bir kanun değil. Çünkü bireysel bir yaptırımı önceliklendiren bir kanun değil ve öyle bir hüküm yok. Bu kanunda özellikle dünyamıza sera gazlarını salan tesislerle alakalı hükümler var. İklim adaleti kapsamında değerlendirdiğimizde böyle tesislerin teknolojiyle değişmeleri gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın yeşil dönüşüm ifadeleri basit bir ifade değil, bu aslında bir vizyon. Türkiye’nin bundan sonraki süreçte sanayi devrimini kaçırdığı gibi bir döneme girmeyeceğini, tamamen yeşil dönüşüm devriminin içerisinde olacağını ifade eden bir söylem. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, daha az enerjiyle, daha verimli üretim yapan bir sanayi yapısına geçiş yapılacak. Bu sayede Avrupa’ya ihracatta ödenen karbon vergisi engelini aşmak da mümkün olacak" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kaymakam Dalak, miniklerle aynı sofrada oruç açtı Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Kızılçukur Şehit Ahmet Şılak Ortaokulu’nda düzenlenen iftar programında öğrencilerle bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaştı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi, öğrencilerin hazırladığı anlamlı bir iftar programıyla taçlandı. Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak ile birlikte Kızılçukur Şehit Ahmet Şılak Ortaokulu öğretmenleri tarafından organize edilen iftar programına katıldı. Yaklaşık 75 öğrencinin yer aldığı programda protokol üyeleri, çocuklarla birlikte oruç açarak Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaştı. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikler geceye renk kattı. Programda Hacivat ve Karagöz gösterisi sahnelenirken, öğrenciler tarafından okunan maniler ve edilen dualar duygu dolu anların yaşanmasına vesile oldu. Aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşayan öğrenciler ve davetliler, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma iklimini hep birlikte hissetti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak yaptığı açıklamada, "Evlatlarımızın samimiyetle hazırladığı Ramazan programında duygu dolu anlar yaşadık. Hacivat ve Karagöz’ün neşesi, okunan manilerin içtenliği gönüllerimize dokundu. Aynı sofrada edilen dualar, paylaşılan lokmalar birlik ve beraberliğimizin en güzel göstergesi oldu. Rabbim evlatlarımızın yolunu açık, bahtını güzel eylesin; onları hayırlı ve başarılı bireyler olarak yetiştirmeyi nasip etsin." dedi. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Kurtulmuş yaptığı konuşmada, Gazze’den başlayarak en uzak ücra köşelere kadar maalesef Müslümanların zorluklarla baskılarla, zulümlerle ve hatta büyük yokluklarla sofralarında iftarı açtığını belirterek, "Her gün karşılaştığımız krizler daha sistematik krizler yumağı haline gelecek ve kaoslarla dolu hatta kaosların yönetilmesine doğru dünyanın gideceği bir sürecin içerisindeyiz. Bu sürecin başında olduğumuzu ifade etmek lazım. Öncelikle şunu görüyoruz ki dünyada şimdiye kadar var olan uluslararası sistemin önce kurumları hak ile yeksan oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, hiçbir uluslararası kurumun kendi görevi olan alanlarda sorun çözme kabiliyetinin artık kalmadığı ayan beyan ortadadır. Amerika İsrail İran’a saldırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu toplanıyor. Toplandı mı? Toplanmadı mı? Dünya bundan haberi bile haberi yoktur. Toplansa ne? Toplanmasa ne? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aslında hiçbir anlam ifade etmediği sadece kağıt üzerinde bir kurumdan ibaret olduğu her geçen gün maalesef bunları söylerken üzülerek söylüyorum. Maalesef bunların hepsi kağıt üzerinde birer kurum hallediliyor" ifadelerini kullandı. Ulusların egemenliği gibi bütün insanların daha doğrusu uluslararası camianın en temel kurallarından birisi olan kural yerle bir edildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Hiçbir ulusun egemenliği söz konusu değildir. Gücü olan, bombası olan, silahı olan ve kural tanımıyorum diyecek kadar cesareti olan varsa çıkıyor ve herhangi bir ülkenin egemenlik haklarını ihlal ediyor. Yakın çevremizde onlarca ülkenin egemenlik haklarının ihlal edildiğini görmüş olduk. Daha geçenlerde Venezuela’da devlet başkanı eşiyle birlikte gece evinden alınıyor. Başka bir ülkeye hapishaneye atılıyor. Ulusların egemenliği, insan hakları temel değerler gibi temel birlik insanlığı şimdiye kadar biriktirdiği uluslararası camianın bütün kuralları da yerle bir olmuş vaziyettedir. Şimdi üçüncü seviyeye gelmiştir sıra. Üçüncü seviyede de uluslararası ilişkilerin genel kabul görmüş olan terminolojisi yerle bir edilmek üzeredir. Hatta yerle bir edilmiştir" şeklinde konuştu. "Mesela orantılılık kavramı hepimizin bildiği uluslararası alanda karşılıklı çatışmada kullanılan bir terimdir. Yani birisiyle savaşıyorsan onunla savaşırken bile orantılı bir savaşın olması kabul edilir uluslararası hukuk bakımında. Ama şimdi orantılılık özellikle İsrail ve Amerika’nın elinde istediğinin üstüne istediği şekilde bombalara atabilmek, yıkım, katliam ve soykırımın yaldızlı sözleri olarak ortada duruyor" diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: "Bir başka temel mesele insani ara kavramıdır. Özellikle Gazze’deki sözde barış sırasında bunu çok gördük. İnsani ara savaşın devam ettiği noktada her iki tarafta anlaşıp üç gün, beş gün, on gün neyse bir ara verelim yaralarımızı saralım cenazeleri kaldıralım. Meşru müdafaa uluslararası hukukta bir haktır. Ama bu meşru müdafaanın nasıl ne şekilde kullanılacağı da uluslararası hukuk tarafından kullanılabilir. Son İran saldırısı sırasında yeni bir kavram da kullanıma sokulmuş. O kavram da değersizleştirilerek uluslararası literatürden artık çıkartılmaya başlanmıştır. O da önleyici saldırı kavramıdır. Önleyici saldırı bir ülkenin başka bir ülkeye ya da ülkelere çok sabit kesin delillerle ve tatmin edici bir takım bilgilerle istihbarat bilgileriyle yıkıcı bir saldırıda bulunacağının kabul edilmesi, tespit edilmesi üzerine onlar saldırmadan gerçekleştirmek için kullanılan bir kavramdır." Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na değinerek, "İlk başta baktığınız zaman oldukça zor bir süreç. Parlamentodaki bütün siyasi partilerin biri hariç hepsi komisyonda yer aldı. Komisyondaki partilerin her birisinin bu konuyla ilgili farklı kanaatleri vardı. Muazzam bir demokratik olgunlukla ve büyük bir fikri müzakere gücüyle burada Türkiye toplumunun farklı kesimleri dinlendi. Son derece verimli, son derece demokrat, son derece açık ilerleyen bir süreç oldu. Ve sonunda bütün siyasi partilerimizin uzlaştığı bir metin ortaya çıktı. Tabii ki siyasi partilerin kendi görüşleri var. Bunları da bu metnin arkasında ek olarak deklare ettiler. Böylece katılan her parti kendi esas duruşunu gösteren siyasi duruş belgesini ilan etmiş oldu. Ama biz bu konuda terörsüz Türkiye meselesinde partiler olarak ittifak ediyoruz diyerek neredeyse oy birliğiyle oy veren 50 milletvekilinden 47 arkadaşımızın kabul oyuyla rapor kabul edilmiş oldu. Bu rapor tabii ki son değildir. Bu rapor Türkiye’nin Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en zor sorunu olan bu meselenin çözülebilmesi için ortaya konulmuş bir yol haritasıdır. İnşallah o yol haritasında dile getirilen konular en kısa süre içerisinde gerçekleştirilir" dedi.
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: Beşiktaş: 3 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. ve son haftasında Beşiktaş, Çaykur Rizespor’u konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı siyah-beyazlı ekibin 3-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 22. dakikada sol kanattan Emrecan Bulut’un yaptığı ortada altıpasın sağ tarafından Pierrot’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı. 27. dakikada Agbadou’nun pasında kendi yarı alanından topla ilerleyen Murillo’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta üst direğe de çarpan meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 29. dakikada Pierrot’un pasında Augusto, topu sürüp ceza yayı sağ tarafından yaptığı vuruşta savunmaya da çarpan top direkten oyun alanına geri döndü. 38. dakikada sağ kanattan Rashica’nın içeri çevirdiği topu önüne alan Salih Uçan, sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 42. dakikada Orkun Kökçü’nün ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Erdem Canpolat’ın sektirdiği topa altıpas üzerinde Hyeon-Gyu Oh’un yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelere gitti. 3-0 Stat: Tüpraş Hakemler: Kadir Sağlam, Kerem Ersoy, Bilal Gölen Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Murillo, Djalo, Agbadou, Yasin Özcan, Ndidi, Salih Uçan, Rashica, Orkun Kökçü, Olaitan, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Vasquez, Cengiz Ündere, Uduokhai, Kartal Kayra Yılmaz, Cerny, Asllani, Gökhan Sazdağı, Jota, Rıdvan Yılmaz, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Çaykur Rizespor: Erdem Canpolat, Taha Şahin, Mocsi, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Papanikolaou, Augusto, Buljubasic, Emrecan Bulut, Zeqiri, Pierrot Yedekler: Efe Doğan, Mihaila, Ali Sowe, Olawoyin, Halil Dervişoğlu, Taylan Antalyalı, Mebude, Laçi, Sagnan, Mithat Pala Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Murillo (dk. 27), Salih Uçan (dk. 38), Hyeon-Gyu Oh (dk. 42) (Beşiktaş)
Yozgat Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.