EĞİTİM - 14 Şubat 2025 Cuma 13:23

Mutfakta çöpe giden ürünler sağlıklı yiyecek ve içeceğe dönüşüyor

A
A
A
Mutfakta çöpe giden ürünler sağlıklı yiyecek ve içeceğe dönüşüyor

Niğdeli kadınlar hayata geçirilen proje ile mutfakta sıfır atık bilinci kazanıyor.


Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Kırsal Kesimdeki Kadınlar İçin Ekonomik Fırsatlar Oluşturma Amacıyla İklim Değişikliği Uyum Stratejisi Uygulama Projesi’ çerçevesinde kadınlara yönelik eğitimler devam ediyor. Proje ile kadınlar; mutfaklarında daha bilinçli hareket ederek israfı önlemeyi aynı zamanda sıfır atık anlayışını gündelik yaşamlarında uygulamayı öğreniyor. Kasabalarda yaşayan kadınlara yönelik verilen eğitimde mutfakta sıfır atık bilinci kazanan kadınlar, mutfakta çöpe giden atıklardan sağlıklı yemekler yapmayı öğrenerek hem çevreyi koruyor hem de ekonomik tasarruf sağlıyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Aşçılık Bölümü Öğretim Görevlisi, Eğitmen Şef Mevlüt Ölmez tarafından verilen eğitimlerde, mutfak atıklarının değerlendirilmesi konusunda pratik bilgiler paylaşıldı. Kadınlar, çöpe giden sebze köklerinden çeşitli mezeler, sebze ve meyve kabuklarından atıştırmalıklar yapma konusunda bilgilendirildi.


Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Atık Yönetimi Koordinatörü ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci proje hakkında yaptığı açıklamada, mutfak ve kompost eğitimleri ile evde uygulanabilecek basit yöntemler sayesinde sıfır atık bilinci geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı. Proje ile iklim değişikliğine dirençli kadınlar oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Deveci, "Proje kapsamında kırsalda yaşayan kadınlara ilk başlarda sıfır atık temelinde mutfaklarında neyi daha iyi yapabilirler, nasıl bir sıfır atık mutfağı oluşturabilirler, çocuklarını nasıl sağlıklı beslerler, çıkacak olan atıklarla da doğayı korumak için nasıl güzel kompost oluşturabilirler bunu anlatıyoruz. Bir yandan turşu yapıyoruz, bir yandan sirke yapıyoruz, çıkan mutfak atıklarından ise kompost yapıyoruz. Eğitim verdiğimiz kadınların yüzde ellisi şu anda evinde kompost yapıyor, turşu yapıyor, gıdalarına dikkat ediyor. Bu da bize yaptığımız işin ne kadar doğru ve çok kritik bir iş olduğunu gösteriyor" dedi.



Çöpe giden sebze köklerinden sağlıklı tabaklar


Kadınlara mutfakta birçok şeyin çöpe gitmeyeceği ile ilgili eğitimler verdiklerini anlatan Eğitmen Şef Mevlüt Ölmez, "Patates kabuklarından cips, beyaz lahanadan salata, sebze köklerinden meze hazırladık. Geri dönüşebilir ürünlerin yeniden doğayla kompost olarak buluşması için ayrıştırmayı öğrettik. Hazır ürünlerin kullanımı yerine el yapımı, besin değeri yüksek ürünlerin yapılmasını uygulamalı gösterdik. Hem sağlıklı hem sürdürülebilir hem de atıksız bir mutfak eğitimi verdik" dedi.


Eğitime katılan kadınlar ise proje çerçevesinde edindikleri bilgileri evlerinde uygulayacaklarını, daha sağlıklı ve atıksız bir mutfak oluşturacaklarını söyledi.



Mutfakta çöpe giden ürünler sağlıklı yiyecek ve içeceğe dönüşüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.