KÜLTÜR SANAT - 24 Kasım 2025 Pazartesi 14:47

Niğde 8. Kitap Fuarı kapılarını açtı

A
A
A
Niğde 8. Kitap Fuarı kapılarını açtı

’Okuyan Şehir’ sloganıyla kültür hayatında marka haline gelen Niğde, bu yıl 8’incisi düzenlenen Kitap Fuarı ile kapılarını kitapseverlere açtı. 21-30 Kasım 2025 tarihleri arasında açık kalacak fuar, milyonlarca kitabı, yüzlerce yayınevini ve Türkiye’nin sevilen yazarlarını Niğdelilerle buluşturuyor.


Kayseri firması Sun Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen ve bu yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne denk getirilen resmi açılış töreni, iki anlamlı buluşmayı bir araya getirdi. Törene Niğde Valisi Cahit Çelik, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, il protokolü, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik; okuma kültürünün toplumların gelişmişlik düzeyiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek uluslararası araştırmalardan örnekler paylaştı. Amerika Birleşik Devletleri’nin yıllık 357 saat ile dünyanın en çok kitap okuyan ülkesi olduğunu belirten Çelik, Türkiye’nin yıllık 130 saat okuma süresiyle orta sıralarda yer aldığını ifade etti. Çelik, dijitalleşmeye rağmen basılı kitabın hâlâ dünya genelinde en çok tercih edilen format olmasının, kitabın kültürel bir hafıza ve bağ kurma aracı olduğunun açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Niğde’de son yıllarda kitapla kurulan bağın güçlendiğini belirten Çelik, özellikle öğrencilerle düzenlenen yazar buluşmalarının, mahalle kütüphanelerinin ve okuma etkinliklerinin şehrin kültür yaşamına canlılık kattığını söyledi.


Törende konuşan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise Niğde’nin tarih boyunca ilim, kültür ve kahramanlıkla anılan bir şehir olduğunu belirterek şunları söyledi; "Bugün iki güzel heyecanı bir arada yaşıyoruz. Hem Öğretmenler Günü’nü kutluyor hem de Kitap Fuarı’nın açılışını gerçekleştiriyoruz. Niğde, okuma oranlarıyla ülkemizin en önemli şehirlerinden biri. ‘Bir toplum ne kadar okursa o kadar gelişir’ düsturuyla hareket ediyoruz. Kuran-ı Kerim’in ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’ ayeti, bilginin önemini en güzel şekilde ifade ediyor. Biz de gençlerimizi bilgiyle, bilimle ve kitapla buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz."


Özdemir, belediyenin kültür yatırımlarına da değinerek son 6 yılda Niğde’ye 5 yeni kütüphane kazandırdıklarını hatırlattı. Sun Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Saçmacı ise fuar alanının 30 Kasım’a kadar açık olacağını belirterek tüm Niğdelileri fuara davet etti. Fuarda çok kıymetli yazarlar olduğunu ifade eden Saçmacı; "Kitapların tarih boyunca bilgiyi, kültürü aktaran miras olmuştur. Bu mirası yaşatmak ve genç nesillere aktarmak adına açtığımız bu fuar, okuma kültürünü güçlendirmek ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini buluşturmak amacını taşıyor" ifadelerini kullandı.


Niğde Kitap Fuarı; yüzlerce yayınevi, çok sayıda yazar söyleşisi, imza günleri ve çocuk etkinlikleriyle 10 gün boyunca kitapseverlere zengin bir kültürel program sunacak.



Niğde 8. Kitap Fuarı kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yalçın Koşukavak: "Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, Esenler Erokspor’a deplasmanda 1-0 yenildikleri maçın ardından hakem yönetimini eleştirerek, "Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" dedi. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Ankara Keçiörengücü, deplasmanda karşılaştığı Esenler Erokspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, "Biz iki tane Erok maçı oynadık. Birinci maçtaki, Ankara’da oynadığımız maçta hakem aleyhimize bir penaltı çaldı ve bizden sonra 7 hafta maç vermediler. Bugün de bir Erok maçı oynadık. Bir penaltı pozisyonu var; eğer penaltı olmadığına beni ikna ederlerse ben bütün herkesten özür dileyeceğim. Rakip takımdakiler de dahil; oyuncusundan antrenörüne kadar. Şimdi bunun tesadüf olarak nitelendirebilir miyiz? Bu tesadüf olabilir mi? Maç boyunca bir tane sarı kart kullanmadı, çok ağır fauller de vardı. Hadi o hakemin takdirine... Şimdi bunlar tesadüf olmaz ise biz niye uğraşıyoruz ki? Niye mücadele ediyoruz ki? Oynamayalım. Ve keza hafızalarımızı böyle bir geriye doğru atalım; Erok takımı Amed deplasmanında bir maç oynadı. Aynı böyle bir basın toplantısında Erok antrenörü basın toplantısını yaktı. Neden size olunca, aleyhinize olunca o süslü adalet duygusu kelimeler ifade ederken, iki maçta da böyle şeyler yaşandığı zaman neden ölü taklidi yapıyorsunuz? Yakışıklı bir şey mi bu? Biz emek vermiyor muyuz? Burada 25 tane insanın hakkı hukuku yok mu? Penaltı verirsin vermesin ayrı konu. Böyle sürekli Erok maçına denk gelmesi, böyle şeyler olması; bunlar hoş şeyler mi? Şimdi hakeme ne diyeyim ben? Hakem bilmiyor mu neyin ne olduğunu? Buraya hakem atamasını çalamaz yani, ben biliyorum yani. Öbürü çalar, orada çalar, burada çalamaz. Böyle garip, anlamlandırmakta güçlük çektiğimiz acayip şeyler oluyor. Bugün de bir tanesi oldu" diye konuştu. "Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" Hakem yönetimini ağır şekilde eleştiren Koşukavak, "Çok üzücü. Birileri şampiyon olabilir, birileri ligden düşebilir; zaten bunlar çok önemli şeyler değil. Şampiyon olmayan takım yok dünyada. 3. Lig’de olmanız için BAL’da şampiyon olmanız lazım, 2. Lig’de oynamanız için 3. Lig’de şampiyon olmanız lazım. Ama bu yolları yürürken biz kime adaletsizlik, haksızlık yaptık? Bununla da ilgilenmeyebilirsiniz ama şu tarafını anlayamıyorum: Amed’de size olduğu zaman niye ciyak ciyak bağırıyorsunuz? Yazık, çok üzülüyorum. Çok üzücü bir durum bence. Bu ülkede bu kadar hakem yorumcusu var; VAR’a bile gitme tenezzülü, ihtiyacı duymadan bir pozisyon... Yüz defa izledim içeride. Arkadan ikinci yarı ofsayta bile VAR’a gitmeler var. Ya bir oyuncu değiştireceğim ya... İki tane oyuncu var değiştireceğim, top taca çıktı, hızlı taç atacak hakem durduruyor, ‘Oyuncu değiştir’ diyor. E sana ne? Neden? Hızlı hücum yaparım gol mol olur başına iş mi çıkar, ondan mı korkuyorsun? Çok üzücü. Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin. Çok ayıp, çok yazık. Eğer yapıyorsanız da birileri sizden daha güçlü çıkıp size yapıyorsa ağlamak yok. Oyunun kuralını siz koyuyorsunuz. Amed’de çok ağladınız. Müsaade edin de biz de canımızı yaktığınız için böyle cümleler kullanalım. Allah herkesin gönlüne göre versin. Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" ifadelerini kullandı.
Bursa Mustafa Er: "Bursaspor taraftarı muazzam. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Somaspor’u 5-1 yenerek şampiyonluklarını ilan ettiklerin maçın ardından, "Bursaspor taraftarı muazzam. İnanılmaz bir atmosfer var. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor. Bursaspor hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir" dedi. Bursaspor, TFF 2. Lig’in 33. haftasında sahasında Somaspor’u 5-1 mağlup ederek lig bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Maç sonrası Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Çok mutlu olduklarını söyleyen Er, Açıkçası çok mutlu ve gururluyum. Burası hep söylüyoruz. Bizim futbola başladığımız, antrenörlüğe başladığımız, her şeyin borçlu olduğumuz yer. Bu şekilde bir başarı elde edebilmek çok çok çok keyifli. Çok çok mutlu ve gururlu hissediyorum kendimi. Ama burada yani ben bütün şehre aslında teşekkür etmek lazım. Şehir, camia, taraftar, başkan, yönetim kurulu, şehir dışından gelenler, futbolcu kardeşlerimiz, kulüp personelimiz, teknik ekip, siz basın meslektaşlarımız. Gerçekten zorlu bir süreçti Bursaspor için. İki yıldır şampiyon olan bir Bursaspor var. Ben biraz önce de içeride oyunculara da söyledim. Yani şu an mevcut Türkiye Ligi’nde de baksanız birçok ligde, üçüncü ligde, ikinci ligde, birinci ligde çok iyi oyuncular alıp maddi imkanları çok çok sağlıklı olan birçok kulüp başarıyı elde edemeyebiliyor, ki çok örnekleri var. Bu anlamda iki yıl üst üste şampiyon olarak üst lige çıkmak çok değerli. Bunda bizim de bir payımız olduysa ne mutlu. Ama ben şunu söylemek gerekiyor. 2 yıl boyunca bu kulübe hizmet etmiş herkese teşekkür etmek lazım. Yani günahıyla, sevabıyla hepimizin ufak tefek hataları her zaman oluyor. Yani herkesin bu başarıda ciddi katkısı var. Ben herkese bu anlamda teşekkür ederim. Taraftar zaten yani muazzam. Yani içeriden bizim dışarı gördüğümüz atmosfer inanılmaz bir atmosfer. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyorlar. İnşallah Bursaspor hak ettiği yerler, herkes söylüyor ya, hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir. Dediğim gibi çok mutlu, gururluyuz. Yani başka tarif edebileceğim hiçbir şey yok açıkçası. Çok mutluyum" diye konuştu. "13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz" "Aslında ne şampiyon olurken çok iyisiniz, ne de her şey olumsuzken çok başarısızsınız" diyen Mustafa Er, konuşmasına şöyle devam etti: "Yani başarı ve başarısızlık aslında bu işte kardeştir. Birçok etken var, birçok dinamik var. Yani birçok o etkenlerin hepsinin harekete geçmesi gerekiyor. Ben o anlamda o günleri de yaşamamız gerekiyordu belki de. Yani çünkü insan acı çekerek büyüyor. Aslında acı çekerek olgunlaşıyor. Belki hataları onu olgunlaştırıyor. O günler de yaşanması gerekiyordu belki. Hem camia için hem bizim için. Bilmiyorum. Ben hep, hep hayırlısı diyorum. Bulunduğum yere şükrediyorum. Yani bunu Cenab-ı Allah bu senemize nasip etti. Biz elimizden geleni yaptık. Biz de çok çalıştık. Sebepleri yerine getirdik. Bu anlamda dediğim gibi çok mutluyuz. 13 maç muhteşem bir rakam. 13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz. Çok değerli. Sadece 4 gol yedik. O her anlamda çok sağlıklı. Ama çok iyi bir oyuncu grubu var. Yani çok karakterli. Oyunculukları da iyi, karakterleri de çok iyi. Ama dediğimiz gibi yani şu var, her şey olgunlaştırıyor bizi. Yani bu işlerde birçok etken var. Dediğim gibi başarı için zaten şu anki yapı çok sağlıklı. Biz de aslında üzerimize düşeni yaptık bu anlamda. Çok mutluyum. Bugün burada 45 binden fazla seyirci vardı. Çok ya çok mutluyum. Hani o anı tarif etmek aslında çok zor. Yani annem bugün ilk defa maça geldi. Yani annem hiç maçıma gelmez. Bugün maçıma geldi, mutluyum. Babamın da burada olmasını isterdim açıkçası. Çok mutluyum."