GÜNDEM - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 12:38

Niğde’de ’Aile istikbalimizdir’ yürüyüşü gerçekleştirildi

A
A
A
Niğde’de ’Aile istikbalimizdir’ yürüyüşü gerçekleştirildi

Niğde’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde ’Aile istikbalimizdir’ sloganıyla yürüyüş gerçekleştirildi.


15-21 Mayıs Aile Haftası etkinlikleri çerçevesinde Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen yürüyüşe Niğde Valisi Cahit Çelik, eşi Nermin Çelik ile birlikte kurum amirleri, şehir aileleri, engelli dernekleri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.


“Aile istikbalimizdir” sloganıyla Dışarı Cami önünden başlayan yürüyüş Niğde Valiliği önünde son buldu.


Yürüyüşe katılanlar “Aile istikbalimizdir”, “Güçlü birey, güçlü aile”, ‘’Ailemle birlikte güçlüyüm’’ pankartlarıyla yürüyüşü tamamladı.


Yürüyüş ile ilgili açıklama yapan Niğde Valisi Cahit Çelik ailenin toplumun temeli olduğunu söylerken aile mutlu olursa toplum da huzurlu olur diye konuştu.


Vali Çelik;’’ Bugün Uluslararası Aile Günü. Şehit ve engelli ailelerimiz ve kurum amirlerimizle yürüyüş yaptık. Etkinliğe iştirak eden herkese teşekkür ediyorum. Bugün Resmi Gazetede Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla ailenin korumasıyla ilgili bir genelge de çıktı. Bu genelge çerçevesinde de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımızın başkanlığında bir komite oluşturuluyor. Yine ilde de ailenin korunması ile ilgili bir kurum oluşacak. Aile toplumun temeli, eğer aile güçlü olursa toplum da güçlü olur. Özellikle milli ve manevi değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda aile çok önemli bir köprü. O anlamda bizler de aileyi bu anlamda çok önemli bir kurum olarak veriyoruz. Ailede huzur olursa toplumumuzda huzur olur" ifadelerini kullandı.



Niğde’de ’Aile istikbalimizdir’ yürüyüşü gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alevlere koşan süper anneler İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan kadın itfaiye personeli, bir yandan yangın ve afetlerde hayat kurtarırken bir yandan da anneliğin yükünü ve özlemini taşıyor. Çocuklarından ayrı geçen uzun nöbetlere rağmen görevlerinden vazgeçmeyen itfaiyeci anneler, fedakarlıklarıyla hem sahada hem evde kahramanlık öyküsü yazıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan kadın itfaiye personeli, Anneler Günü’nde hem alevlerle mücadele eden hem de çocuklarını büyüten güçlü kadınlar olarak yaşadıkları zorlukları anlattı. İtfaiyeciliğin disiplin ve dayanıklılığıyla anneliğin şefkatini aynı yürekte taşıyan kadınlar, iki sorumluluğu da büyük bir özveriyle sürdürüyor. Yangınlara ve afetlere müdahale ederken çoğu zaman çocuklarından uzak kalan itfaiye personeli anneler, görev bilinci ile annelik duygusu arasında güçlü bir denge kurduklarını ifade etti. "Çocuğum uyuduğunda bile özlüyorum" İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 6 yıldır itfaiye memuru olarak görev yapan Elif Kamile Şahbudak, bir yandan yangınlara müdahale ederken bir yandan da 2 yaşındaki oğlu Görkem’i büyütüyor. Görevi nedeniyle uzun saatler evinden uzak kaldığını söyleyen Şahbudak, en zor duygunun özlem olduğunu belirterek, "Çocuğum evde uyurken bile onu özlüyorum. İşim gereği 24 saat boyunca ayrı kalıyoruz. İnsan çocuğuyla uyumayı seviyor. O anı yaşayamayınca bir boşluk hissediyorsunuz. Ama Görkem, itfaiyeci bir annenin çocuğu olduğu için mutlu. Buraya geldiğinde çok seviniyor. Sahada olmak zor ama sevmediğiniz bir işi yapmak bence çok daha zor. Bu yüzden tüm yorgunluğumuzu unutabiliyoruz. Annelik, yaptığımız işten biraz daha zor ama aynı zamanda dünyanın en güzel duygularından biri" diye konuştu. "Çocuk vakalarında daha hassas oluyoruz" Anne olduktan sonra mesleki bakış açısının değiştiğini ifade eden Şahbudak, özellikle çocukların yer aldığı vakalarda duygusal olarak daha fazla etkilendiğini belirterek, "Anne olduktan sonra empati duygumuz daha da arttı. Sahada profesyonel olmak zorundayız ancak bazı olayların ardından duygusal olarak etkilenebiliyoruz" dedi. Doğum sonrası göreve dönüş sürecinin kendisi için kolay olmadığını da anlatan Şahbudak, o günleri şu sözlerle anlattı: "İlk günlerim ağlayarak geçti. Ama ’yapamayacağım’ deseydim muhtemelen geri dönemezdim. Bu mesleğin gerekliliği bu; devam etmek zorundaydım." "İlk günden itibaren buraya ait olduğumu hissettim" İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 16 yıldır görev yapan itfaiye memuru Damla Ertuğrul, hem mesleki deneyimi hem de annelik yolculuğuyla dikkat çekiyor. Eşi İlker Ertuğrul’un da itfaiyeci olduğunu belirten Ertuğrul, sahada geçen yılları, aile yaşamını ve anneliği anlattı. İtfaiyeciliğin hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Ertuğrul, mesleğe başlama sürecini şu sözlerle dile getirdi: "Hayallerimin arasında yoktu ama göreve başladığım ilk günden itibaren buraya ait olduğumu fazlasıyla hissettim. İyi ki buradayım, iyi ki itfaiyeciyim." "İtfaiyeci anneler daha kahraman" Eşi İlker Ertuğrul ile birlikte uzun yıllar sahada görev yaptıklarını söyleyen Ertuğrul, bu sürecin hem zorlu hem de güçlü bir bağ oluşturduğunu ifade etti. 10 yaşında Ender ve 6 yaşında Eren isminde iki oğlu olan Ertuğrul, çocuklarının gözünde itfaiyeci olmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, "Eren arkadaşlarına ’annem itfaiyeci. O bir süper kahraman gibi’ diyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Bütün anneler kahraman ama itfaiyeci anneler daha kahraman. Kendi çocuğunu evde bırakarak, başka çocukları kurtarmaya gitmek; insanların canını, malını kurtarmaya gitmek kolay değil. Evladından ayrı başka bir yerde uyumak kolay değil. Mesleğimiz zor ama her şeye rağmen inanılmaz keyifli" dedi. "İtfaiye benim evim" Mesleğin hayatındaki yerini güçlü bir şekilde tanımlayan Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: "İtfaiye benim evim. Hamilelik zamanlarımı bile burada geçirdim. İyi ki itfaiyeciyim, iyi ki anneyim ve iyi ki itfaiyeci bir anneyim." Çocuklarına bırakacağı en büyük mirasın mesleği ve duruşu olduğunu söyleyen Ertuğrul, "Ömür boyu çocuklarım beni anlatsın istiyorum. Anlatacaklarından da eminim. İtfaiyecilikte vardiyalı sistem uygulanıyor. O nedenle ya babaları ya da anneleri evde yoktu. Bu da aslında çocuklarımı daha güçlü, daha bilinçli yaptı." Damla Ertuğrul’un 6 yaşındaki oğlu Eren, "Annemi çok seviyorum, onuna gurur duyuyorum" derken, 10 yaşındaki oğlu Ender de, "Annem benim için bir kahraman. Bence başkaları için de kahraman, çünkü itfaiyeci. Yangınlarda insanları kurtarıyor. Annemi o yüzden çok seviyorum" dedi.