KÜLTÜR SANAT - 27 Kasım 2025 Perşembe 13:49

Niğde’de renklerin ve motiflerin buluştuğu çini atölyesine büyük ilgi

A
A
A
Niğde’de renklerin ve motiflerin buluştuğu çini atölyesine büyük ilgi

Niğde Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde açılan ’Çini Sanatı’ kursu, geleneksel el sanatlarına ilgi duyan kadınların buluşma noktası haline geldi.


Niğde’de ilk defa açılan kurs, hem kadınların üretim gücünü ortaya çıkarıyor hem de kadim bir sanatın yeniden hayat bulmasına vesile oluyor. Kurs eğitmeni Sema Günay eşliğinde ilerleyen çalışmalar, her geçen gün daha fazla kadının katılımıyla büyüyor. Kadınların hem sanatı hem dayanışmayı yaşattığı bu atölye, Niğde’de kültürel mirasın modern dokunuşlarla geleceğe taşındığı atölyeye dönüştü.


Seramik üzerine işlenen Osmanlı motifleriyle birbirinden güzel eserler ortaya çıkaran kadınlar, hem unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası yaşatıyor hem de ürettikleri ürünlerle ekonomik kazanç sağlıyor. Halk Eğitimi Merkezi’nde verilen eğitimlerle çini sanatının tüm inceliklerini öğrenen kadınlar, aldıkları uygulamalı dersler sayesinde tabaktan vazoya, pano süslemesinden çeşitli hediyelik objelere kadar pek çok ürünü başarıyla hazırlıyor. Kurs Eğitmeni Sema Günay, çini yapımının teknik aşamalarını detaylarıyla öğrettiklerini belirterek, kursiyerlerin kısa sürede büyük ilerleme kaydettiğini dile getirdi. Günay, kursun gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu aktararak şunları söyledi:


"Arkadaşlara ilk önce desen çalıştırıyoruz. Ardından kömürle desen delme ve kömürle desen geçirme aşamalarını öğretiyoruz. Fazlasıyla merak var, ben de bu konuda gerçekten memnunum. Teknolojik bir ortamda böyle geleneksel bir el sanatının öğrenilmesi çok güzel. Çininin unutulmasını istemiyorum. Çünkü bu geleneksel bir el sanatımız ve yok olmaya yüz tutuyor. Bu sanat sayesinde hem eskiye gidilmiş oluyor. Çünkü yaptığımız tüm çalışmalar geleneksel çalışmalar. Maddi açıdan da ev kadınları için bir kazanç kapısı bu. Evde boş duracaklarına gelir elde edebilirler."


Kursa katılan kadınlar, çini sanatının yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda ruhu dinlendiren bir terapi olduğunu vurguluyor. Kursiyer Ayşen Özalp, emekli bir Türkçe öğretmeni olduğunu söyleyerek, çini ile tanışma sürecini şu sözlerle anlattı:


"Emekli olalı yaklaşık 7 yıl oldu. Öğretmenlikten sonra bir de öğrenciliği deneyimlemek istedim. Önce komşum geliyordu buraya. Bana çok rahatlattığını, çininin çok güzel bir sanat olduğunu anlattı. Ben de yaptığım gezilerde özellikle camilere gittiğimde bu sanata hayran olurdum. Osmanlı’dan gelen bir sanat bu. Onu Niğde’de yaşatmak, yeniden başlatmak bence çok güzel. Gerçekten gelip burada kafalarını boşaltsınlar, sosyalleşsinler."


Kursiyerlerden Banu Katırcıoğlu ise; "Teknoloji Tasarım öğretmeniyim. Okuldan ve derslerden kalan boş zamanlarımda halk eğitimin bu güzel kurslarından yararlanmaya çalışıyorum. Kendimi geliştirdiğim, hayal gücünün uçsuz bucaksız kanatlarıyla uçabildiği bir ortamdayız. Renklerin diliyle konuşuyoruz, motiflerin ve desenlerin kıyısında geziyoruz. Kişinin zihnini boşaltabildiği, terapi yapabildiği çok hoş bir ortam" dedi.


Kursiyerlerin öğrendikçe üretme heyecanı artarken, ortaya çıkan işler sipariş almaya başlamalarına da vesile oldu. Geleneksel motiflerle modern yorumlar yapan kadınlar, ürünlerini internet üzerinden satışa çıkararak aile bütçelerine destek oluyor. Meryem Gümüştop, "Geleneksel sanatlara ilgim var. Daha önce ebru kursuna da gitmiştim. Kurs açılır açılmaz hemen kayıt oldum. Yavaş yavaş satmaya da başladım. Bu sanatı öğrenmek için gelmiştim, kendim kullanırım diye düşünüyordum ama daha sonra ‘satabilirim, bunun ticaretini yapabilirim’ diye düşündüm. O yolda yavaş yavaş ilerliyorum" ifadelerine yer verdi.



Niğde’de renklerin ve motiflerin buluştuğu çini atölyesine büyük ilgi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzman eğitimci Bozyiğit: "Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil" Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit, elinin eğitim sürecindeki rolünün yön vermek değil destek olmak olduğunu söyledi. Ülkeyi yasa boğan, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılarla ilgili değerlendirmede bulanan OFB Eğitim Kurucusu Onur Feridun Bozyiğit, eğitim sistemindeki gözlemlediği yanlışları dile getirdi. Bozyiğit, "Eğitim sistemi, öğretmeni merkeze koyan bir yapıdan uzaklaşıp, velinin ve öğrencinin beklentilerini sınırsızlaştıran bir yapıya evirildi. ‘Öğrenci merkezli eğitim’ kavramı, olması gerektiği gibi bir gelişim modeli olarak değil, disiplinsizliğin ve otorite boşluğunun kılıfı haline getirildi. Sınıfın içinde öğretmenin sözü sorgulanır hale gelirse, okulun kapısından giren öğrenci önce kuralı değil ‘alternatifleri’ öğrenirse, veli en küçük sorunda öğretmeni sorgulayan değil baskılayan bir hale dönüşürse orada eğitim olmaz, kaos başlar" diye konuştu. "Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır" Eğitimde sınırın, otoritenin ve disiplinin tekrardan sağlanması gerektiğini belirten Bozyiğit, "Son yaşanan acı olayın ardından eğitim üzerine konuşurken kelimeleri seçerek değil, gerçeği söyleyerek ilerlemek gerekiyor. Çünkü mesele artık bir pedagojik tercih değil bir otorite, sınır ve sorumluluk meselesidir. Bugün okullarda yaşanan kırılmanın temelinde şu var. Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır. İdare temkinlidir. Veliler talepkâr, öğrenci ise sınırsızdır. Bu tabloyu görmeden çözüm aramak, sorunu inkâr etmektir. Eğitimde yeniden otoriteyi, sınırı ve disiplini tesis etmeden hiçbir reform başarıya ulaşamaz. Ama burada kritik bir ayrım var. Bu bir ‘baskı sistemi’ çağrısı değil, kuralsızlığa karşı düzen çağrısıdır. Öğretmen sınıfta tartışmasız otorite olmalıdır. Bu, öğretmenin sorgulanamaz olduğu anlamına gelmez ama sınıf içinde son sözün kimde olduğu tartışma konusu yapılamaz. Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil. Her şikâyet hattı, her sınırsız müdahale kanalı öğretmenin elini zayıflatmakta, öğrencinin sınır algısını yok etmektedir. Öğrenci ise özgür değil, sorumlu birey olarak yetiştirilmelidir. Özgürlük, kuralsızlık değildir. Hak, sorumluluktan bağımsız değildir" şeklinde konuştu. "Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır" Eğitimde dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Bozyiğit, "Bugün toplumun karşı karşıya olduğu krizlerin önemli bir kısmı, okulda zamanında konulamayan sınırların sonucudur. Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır. Artık şunu kabul etmek gerekiyor. Eğitimde denge bozulmuştur bu denge yeniden kurulmadıkça, en iyi müfredat da yazılsa, en modern binalar da yapılsa, sonuç değişmeyecektir. Çözüm açık ve nettir. Güçlü öğretmen, net kurallar, sınırlı veli müdahalesi ve sorumluluk bilinci yüksek öğrenci. Bunun dışındaki her yaklaşım, sorunu ötelemekten başka bir işe yaramaz ve artık öteleyecek zaman kalmadı" dedi.
Edirne Edirne’de çifte vatandaşlar Bulgaristan seçimleri için sandık başında Edirne’de Talatpaşa Caddesindeki Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu binasında oy verme işlemi sabah 07.00 itibarıyla başladı. Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimleri kapsamında kurulan sandıkta seçmenler saat 20.00’ye kadar oy kullanabilecek. Edirne’de yaşayan çifte vatandaşlar, Bulgaristan’da gerçekleştirilen erken genel seçimler için sandık başına gitti. Kentte oy verme işlemleri Başkonsolosluk binasında kurulan sandıkta gerçekleştirildi. Seçim kapsamında Türkiye genelinde 27 sandık kuruldu. Bu sandıkların 5’i Trakya bölgesinde yer aldı. Edirne’de ise bu yıl yalnızca Başkonsolosluk binasında sandık kurulması dikkat çekti. Oy kullanma işlemi öncesinde görevliler tarafından vatandaşların kimlik kontrolleri yapıldı. Gün boyunca seçmenler belirlenen saatler arasında oylarını kullandı. Başkonsolostan açıklama Açıklama yapan Bulgaristan Cumhuriyeti Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafeciyska, seçim sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bugün Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimlerini gerçekleştirmek üzere buradayız. Bu yıl Edirne’de sadece Başkonsolosluk binasında sandık kurulmuştur. Önceki yıllarda Trakya bölgesinde 30’un üzerinde sandık kurulurken, bu yıl bölgede toplam 5 sandık açılmıştır. Edirne dışında Lüleburgaz, Çorlu ve Ergene’de de sandıklar kurulmuştur." Geçmiş seçimlere de değinen Kafeciyska, "Önceki seçimlerde Trakya genelinde yaklaşık 11 bin seçmen oy kullanmıştı. Bu yıl Edirne için beklentimiz 700-800 civarındadır" dedi. Seçim sürecinin sorunsuz ilerlediğini belirten Kafeciyska, "Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisindeyiz. Trakya genelinde herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Sayın Valimiz, belediye başkanlarımız ve göçmen derneklerinin katkılarıyla seçim süreci sağlıklı şekilde devam etmektedir. Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. katılım ve sandık sayısındaki düşüşe dikkat çekildi Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, seçim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada katılımın önceki yıllara göre daha düşük olduğunu belirtti. Güneş, "Sabah 07.00’de başladı seçim maratonu, akşam saat 20.00’ye kadar devam edecek. Havanın kapalı olması sebebiyle yoğunluk biraz düştü. Öğlene doğru havanın açmasıyla birlikte vatandaş yoğunluğu arttı diyebiliriz. Geçen yıllara göre değerlendirdiğimizde katılım daha az gözüküyor" dedi. Sandık sayısındaki düşüşe dikkat çeken Güneş, "Bunun sebebi Türkiye genelinde 168 olan sandık sayısının 27’ye kadar düşmüş olması. Sandık sayısının az olması, göçmen camiasının yoğun olduğu bölgelerde sandıklara ulaşımı zorlaştırıyor. Daha önce 75’inci Yıl İlköğretim Okulu’nda açılan sandık, bu yıl sadece konsoloslukta kuruldu. Bu durum seçmenin sandığa ilgisini de azalttı" ifadelerini kullandı. Oy kullanan çifte vatandaşlar ise Bulgaristan’da siyasi istikrarın sağlanması temennisinde bulundu. Seçmenler, ülkenin daha güçlü bir yönetime kavuşmasını ve belirsizliklerin sona ermesini istediklerini dile getirdi.