EKONOMİ - 24 Ekim 2025 Cuma 12:50

Niğde’de tarıma elverişli olmayan araziler lavanta ile üretime kazandırılıyor

A
A
A
Niğde’de tarıma elverişli olmayan araziler lavanta ile üretime kazandırılıyor

Niğde Merkez Hançerli Köyü’nde yıllardır atıl durumda bulunan kıraç ve taşlık arazi, lavanta ile yeniden üretime kazandırıldı.


Genç girişimci Gökhan Tuğrul 45 dekarlık arazisine, 35 bin adet İngiliz Lavantası fidesi dikti. Kuraklığa ve soğuk iklim şartlarına dayanıklı olan bu lavanta türü, düşük su ihtiyacı, yüksek verim ve kaliteli uçucu yağ üretimiyle bölge çiftçisine yeni bir gelir kapısı açacak.



"Susuz tarım cazip hale geliyor"


Niğde’nin iklim ve toprak yapısına uyum sağlayan lavanta, aynı zamanda alternatif ürün çeşitliliği ve agroturizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor. Genç girişimci Gökhan Tuğrul, kıraç arazilerin üretime kazandırılması sürecini anlatarak şunları söyledi:


"Günümüz şartlarında su en önemli konu. Susuz tarım bizim için cazip hale geliyor. Burası 45 dönümlük, taşlık bir araziydi. Daha önce burada tarım yapılamayacağı düşünülüyordu. Biz elimizden geldiğince taşları temizledik, araziyi tarıma uygun hale getirdik ve ekimlerimizi tamamladık. Ortalama üç yıl sonunda tam verime ulaşacağız. Bu dönemde bir dönümden yaklaşık 8 litre lavanta yağı elde edeceğiz. Ürettiğimiz yağlar diğer lavanta türlerine göre daha kaliteli olacak."



Susuz tarımla agroturizm ve bal üretimi hedefi


Tuğrul, lavanta üretiminin yalnızca tarımsal değil, turizm ve arıcılık açısından da büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Tuğrul, "Lavanta tarlaları görselliğiyle büyük bir çekim alanı oluşturuyor. İnsanlar lavanta tarlalarına fotoğraf çektirmek, yürüyüş yapmak veya dinlenmek için geliyor. Bu da bölge için agroturizme katkı sağlıyor. Ayrıca arazinin yamaç yapısı bal üretimi açısından da avantajlı. Arı kovanları yerleştirerek kaliteli bal üretimi yapmayı da hedefliyoruz" diye konuştu.


Lavanta üretimiyle hem susuz tarımın teşvik edildiğini hem de katma değerli ürün elde edildiğini belirten Tuğrul, gençlere ve çiftçilere de çağrıda bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gençlere ve kadınlara özel kırsal kalkınma destekleri, IPARD programlarının olduğunu söyleyen Tuğrul, "Bu fırsatları değerlendirmelerini tavsiye ediyorum. Atıl araziler doğru planlama ve desteklerle yeniden üretime kazandırılabilir. Su kaynaklarını verimli kullanarak sürdürülebilir üretim yapmak, geleceğimiz için en önemli adım" ifadelerini kullandı.


Niğde’de lavanta üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte hem kıraç arazilerin ekonomiye kazandırılması hem de bölgenin turizm ve arıcılık potansiyelinin artması hedefleniyor.



Niğde’de tarıma elverişli olmayan araziler lavanta ile üretime kazandırılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan 28 şüpheli İstanbul’a getirildi Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında başlatılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında olduğu 28 şüpheli İstanbul’a getirildi. Zanlılar, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisine ifade verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediyesi’ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. İlk operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya ile belediye personeli Cihan Aras ve Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi içinde olduğu S.A.’nın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Yalım da dahil 9 kişi tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni itiraflar, deliller ve belgeler doğrultusunda haklarında yakalama kararı verilen 29 şüpheli için bu sabah ikinci dalga operasyon başlatılmıştı. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Uşak ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheliyi gözaltına almıştı. İstanbul’da gözaltına alınan 1 kişi haricinde Uşak ve İzmir’de gözaltına alınan şüpheliler, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. İlk olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, soruşturmada firar durumdaki 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Çarpıcı detaylara ulaşıldı Öte yandan "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasındaki öne çıkan iddialar arasında, Uşak’taki gece kulüpleri ve eğlence mekanlarının haraca bağlandığı ve rüşvet çarkına dahil edildiği ileri sürüldü. İşletme saatlerinin gece yarısından itibaren 5 saat uzatılması karşılığında mekan sahiplerinden haftalık 500 bin lira civarında rüşvet alındığı iddia edilirken, ilk tespitler doğrultusunda 20’ye yakın bar ve gazino tarzı eğlence merkezinin söz konusu sistem içerisinde yer aldıkları öne sürüldü. Bu kapsamda "rüşvet" verdikleri iddia edilerek haklarında başlatılan soruşturmada adı geçen mekan sahipleri arasında Gelecek Partisi eski Merkez İlçe Başkanı F.C., F.A., G.A., U.D., T.E., S.T., K.C., İ.Y., C.A., R.A., M.A., M.A., G.D., R.K., A.A., A.A., A.Y., A.C.’nin yer aldığı öğrenildi. Belediyedeki üst kademe eğlenmiş, faturayı Uşak Belediyesi ödemiş Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında, belediyedeki üst kademedeki yöneticilerin misafirlerini Uşak’ta faaliyet gösteren bu eğlence merkezlerine götürerek, yaptıkları yüksek tutarlı harcamaların faturalarını "temsil" ve "misafir ağırlama gideri" olarak gösterip, Uşak Belediyesi’ne kestirdikleri iddia edildi. Devam eden soruşturma kapsamında kamu kaynaklarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin somut delillere ulaşıldığı vurgulanıyor.