EĞİTİM - 07 Mart 2025 Cuma 14:09

Sosyal medyada dezenformasyon tehlikesi: "Yanlış bilgiler duygularımızı hedef alıyor"

A
A
A
Sosyal medyada dezenformasyon tehlikesi: "Yanlış bilgiler duygularımızı hedef alıyor"

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Büyükafşar, sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında dezenformasyon tehlikesine dikkat çekerek, "Bizi bir şeye inandırmak için kurgulanıyor, bunun farkında olmak lazım" dedi.


Sosyal medyada politika, sağlık, bilim başta olmak üzere her konuda dezenformasyon mesajlarına rastlanıldığını aktaran Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Büyükafşar, kullanıcıların gördükleri içeriklere şüphe ile yaklaşması gerektiğini ifade ederek bilgiyi doğrulamak için neler yapılabileceğini de açıkladı. Dezenformasyon mesajlarının çoğu zaman doğru olandan daha hızlı yayılıp daha çok insana ulaştığını söyleyen Büyükafşar, dezenformasyon yayılımında en çok insanların duygularını harekete geçiren mesajların yer aldığını da belirtti.



"Dezenformasyon mesajları duygularımızı hedef alıyor"


Büyükafşar, "Yalan bilginin geçmişi çok uzun zamanlara dayanıyor ama tabii sosyal medya ve dijital iletişim platformlarıyla birlikte bu söylentilerin hızı ve yönü değişti. Dezenformasyon dediğimiz şey kasıtlı olarak zarar verme amacı ile kişileri veya kurumları hedef almasıyla ön plana çıkıyor. Dolayısıyla ilk başta yapılacak şey aslında sorunu tespit etmek. Bu yanlış bilgilerin yayılma biçimlerini ve hızlarını tespit edersek bu konuda çözüme ulaşabiliriz. Mesajlar zaten bizim inançlarımıza, değerlerimize, kültürümüze uygun içerikler olarak sunuluyor. Bizi bir şeye inandırmak için kurgulanıyor, bunun farkında olmak lazım" dedi.



"Her içeriğe şüphe ile yaklaşılmalı"


Sosyal medyada kullanıcıların karşılaştığı her içeriğin inandırıcılığı noktasına şüpheye düşmesi gerektiğini ifade eden Büyükafşar, bir mesajın şüphe uyandırdığında ise doğrulamak için kullanabilecek yöntemlerin neler olduğunu anlattı. Büyükafşar, "Şüphe duymadan davranmak her zaman bizi yanlışa götürüyor. Dezenformasyon dediğimiz şey zarar verme amacıyla üretildiği için bunun yayılımını kolaylaştıracak kişiler de çok doğru tespit ediyor. Bilinçsiz olarak biz zarar verme amacıyla üretmeden paylaşıyoruz bunları ama bu da bir dezenformasyon kampanyasının süreci ve bilmeden bu sürecin parçası olabiliyoruz. Kullanıcılar olarak hepimiz bir içerik üreticisiyiz. Bir mesaj şüphe uyandırdığında bilgiyi doğrulamak için herkesin kullanabileceği basit yöntemler var. Onların ilki frene basmak. Duygularımızı frenlemek gerekiyor. Yani paylaşmak noktasında frene basmak gerekiyor. İkinci adım olarak ise kaynağın güvenilirliğini sorgulamak gerekiyor. Sosyal medyadaki her mesajı tek tek sorgulamak pek mümkün değil. Bunun yerine mesajın geldiği kaynağın güvenilirliğini sorgulamak gerekli. ‘Kaynak daha önce yanıltıcı bir içerik paylaşmış mı? Güvenilir kaynaklar tarafından takip ediliyor mu?’ gibi soruların yanıtını aramak gerekiyor. Üçüncü adım mesajı sorgulamak. Mesajın daha önce yayınlanıp yayınlanmadığı, nerelerde paylaşıldığı, haber doğrulama platformlarında incelenip incelenmediği gibi noktalar önem arz ediyor. Google görsel aramalardan veya çeşitli programlar vasıtasıyla görüntüyü aratabiliriz. Daha önce bir yerde kullanıldıysa tamam bunda bir sıkıntı var deyip paylaşım yapmamalıyız" dedi.



"Dezenformasyon hızını yavaşlatmak gerekiyor"


Çevrimiçi ortamlarda yapay zeka aracılığı ile sahte videolar üretilebildiğine de dikkati çeken Büyükafşar, "Deep fake videolar önemli bir konu. Çevrimiçi ortamlarda bulunan bir fotoğrafı konuşturabilirler, çeşitli yerlerde gerçekçi olarak paylaşabilirler. Sahte videolar, içerikler üretme anlamındaki yazılımlar, yapay zeka yazılımları gitgide artıyor ve bunu tespit etme yöntemleri de çok zor o yüzden önce hızı yavaşlatmak gerekiyor. Dezenformasyon hızını yavaşlattığımız anda zaten başka birileri, haber doğrulama siteleri ya da kurumlar bu konuda resmi açıklamalar yapacaktır. Haber doğrulama siteleri kaynağı güvenilir haber kuruluşları ve resmi kurumlarca bu bilgiler hemen doğrulanıyor ya da yalanlanıyor. Dolayısıyla güvenilir haber kaynakları, bu işi yapan profesyonel haber doğrulama siteleri, resmi kurumlar bizim için önemli bir referans" ifadelerine yer verdi.



Sosyal medyada dezenformasyon tehlikesi: "Yanlış bilgiler duygularımızı hedef alıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor hiçbir kalıba sığmaz" Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, varoluşu bir ihtiyaçtan öte güçlü bir başkaldırının eseri olduğunu belirterek, "Biz kendi ışığımızı kendimiz yakarız. Bugün geldiğimiz noktada Trabzonspor taviz vermeden aynı çizgide yürümeye devam ediyor. Trabzonspor’a sınır çizmeye yeltenmek yahut onu kalıplara hapsetmeye çalışmak boş bir gayrettir. Bu büyük camia hiçbir kalıba sığmaz" dedi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, kulüp dergisinde yer alan yazısında, Trabzonspor’un kupalardan evvel sapasağlam bir karakter inşa ettiğini ve başarıdan evvel tavizsiz bir duruş sergilediğini belirtti. Doğan, "Trabzonspor’un ruhu teslimiyeti elinin tersiyle iten, mücadeleyi kutsal sayan ve zorluğu kabullenmek yerine ona meydan okuyan bir anlayışla yoğrulmuştur. Bordo-Mavili forma alelade bir kumaş parçasının çok ötesinde anlamlar barındırır. O forma alın terinin, inancın, inadın ve haysiyetin simgesidir. Sahaya adım atan her oyuncu aslında koca bir şehrin geçmişini ve koca bir camianın direncini omuzlarında taşımaktadır" dedi. "Ezberleri darmadağın etmiştir" "Tarih bu büyük yürüyüşün en sadık şahididir" diyen Doğan, "1970’lerin ortasında filizlenen o muazzam hareket, Türk futbolunun ezberlerini darmadağın etmiştir. İmkansız görüleni gerçeğe dönüştüren bir irade sergilemiştir. O günlerden bu yana sarsılmayan gerçek bellidir: Trabzonspor, başkalarının kurguladığı hikâyelerde yardımcı rolü üstlenmeyi asla kabul etmemiştir. Kendi kaderini kendi kalemiyle nakşetmiştir" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor, sisteme yön vermek sahneye çıkmıştır" Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, bu kulüp mevcut sistemin içinde sıradan bir parça olmak amacıyla varlık göstermenin aksine, sistemi zorlamak ve ona yön vermek üzere sahneye çıktığını belirterek, "Kuruluş felsefemizin özü budur. Boyun eğmek yerine cenk etmek, kabullenmek yerine değiştirmek. Bordo-mavi çizginin temeli işte bu sarsılmaz karakterdir" dedi. "Taviz vermeden aynı çizgide yürümeye devam ediyoruz" Bordo-mavili kulübün hiçbir kalıba sığmayacağını da sözlerine ekleyen Başkan Doğan, "Merhum Başkanımız Özkan Sümer’in ifadesi kimliğimizi en net haliyle özetlemektedir. Trabzonspor büyüklerle savaşarak büyük olmuştur. Dolayısıyla Trabzonspor’un büyüklüğü başkalarıyla kıyaslanamaz. Biz kendi ışığımızı kendimiz yakarız. Biz bize yeteriz. Bugün geldiğimiz noktada Trabzonspor taviz vermeden aynı çizgide yürümeye devam ediyor. Zaman akıp gider, kadrolar yenilenir, şartlar başkalaşır fakat bu kulübün duruşu hep baki kalır. Trabzonspor’a sınır çizmeye yeltenmek yahut onu kalıplara hapsetmeye çalışmak boş bir gayrettir. Bu büyük camia hiçbir kalıba sığmaz. Trabzonspor’a istikamet tayin etmek hiç kimsenin haddi olamaz. Bu kulüp gerektiğinde yön belirleyen, yeni yollar açan bir iradenin temsilcisidir. Geçmişte böyleydi, gelecekte de böyle kalacaktır" ifadelerine yer verdi.
Sakarya Kıyı erozyonunun tahrip ettiği Karasu sahilinde önlemler alınıyor Sakarya’nın Karasu ilçesinde deniz dalgalarının yol açtığı kıyı erozyonunu önlemek amacıyla sahil koruma duvarı projesi hayata geçirildi. Erozyon nedeniyle yapıların zarar gördüğü bölgede başlatılan çalışma ile sahilin koruma altına alınması hedefleniyor. Karasu Mahallesi sahilinde etkili olan dalgalar, bölgedeki bir tatil köyünün bir kısmını tahrip etmiş, bir villa ile havuz tesisi kısmen yıkılmıştı. Yaşanan tahribatın ardından Sakarya sahilini korumak ve erozyonun önüne geçmek için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından sahil koruma duvarı inşasına başlandı. "Sahillerimiz için bir koruma kalkanı" Projenin hayata geçirilmesinden dolayı memnuniyetini dile getiren Karasu Mahallesi Muhtarı Şefik Kır, "Bu projenin hayata geçirilmesinin mimarı Zonguldak Milletvekili rahmetli Necmettin Aydın’dı. Kardeşi Ramazan Aydın ile birlikte bir çalışma yaptılar ve biz de bu projeyi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ilettik. Bakanlık da sahillerimiz için bir koruma kalkanı olan projeyi hayata geçirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. 840 metre uzunluğunda, 5 metre yüksekliğinde Çalışmanın teknik detayları hakkında bilgi veren Kır, projenin bölgedeki yerleşim yerlerini güvence altına alacağını belirterek, "Çalışma yer altına 2,5 metre inecek ve yer üstünde 2,5 metre yükselecek. Toplamda 5 metre olacak. Duvarın önü ve arkası taş dolgu ve kum ile doldurularak plaj haline getirilecek. Belli yerlerden vatandaş için giriş çıkış merdiveni verilecek. İki tatil köyünü koruyacak olan toplam 840 metre uzunluğundaki proje bittiğinde bir daha sahillerimizde erozyon olmayacak. Bu proje sayesinde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan iki site kurtulacak" diye konuştu.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Resim Bölümü ve Özbekistan Sanat Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde gerçekleştirildi. Çalıştaya merkezlerini tanıtmak üzere sanatçılarla birlikte gelen heyet üyeleri Özbekistan Güzel Sanatlar Akademisi Merkezi Müdürü Davronbek Shukurov, Uluslararası İlişkiler Personeli Shahnozakhon Askarova ve Bilimsel Dergi Editörü Nodira Khasanova’nın yanı sıra Özbek sanatçılar Akramov Rixsitilla, Qosimov Shohruh, Quchqarov Azamat, Nurmatova Muazzam, Nomozov Otabek başta olmak üzere GSF öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Doç. Karaca: "Çalıştay’ın ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor" Uluslararası sanat iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan çalıştay hakkında bilgi veren GSF Resim Bölümü öğretim üyesi Doç. Gülçin Karaca: "Özbekistan Sanat Akademisi’nden bir grup sanatçı, akademinin merkez müdürü ve uluslararası ilişkiler koordinatörü ile birlikte üniversitemizi ziyaret etti. Gerçekleştirilen bu etkinliklerin, iki kurum arasında ilerleyen süreçte yapılacak ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor. Üç ayaktan oluşan programın ilk etabı Japon Bahçesi’nde düzenlenecek workshop çalışması. Resim Bölümü öğretim elemanları, öğrenciler ve Özbek sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlik, doğaya dayalı gözlem yöntemiyle yürütülecek. Bu çalışmada, hem Japon Bahçesi’nin estetik değerinin ve güzelliğinin öğrencilere aktarılması hem de doğanın sunduğu unsurların sanata yansıtılması amaçlanmakta. Programın ikinci ayağında, Özbek sanatı üzerine bir seminer düzenlenecek. Üçüncü ve son aşamada ise workshop sürecinde ortaya çıkan eserler GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda 30 Nisan Perşembe günü izleyicilerle buluşacaktır." şeklinde konuştu. "Açık Hava Resim Çalıştayı" kapsamında üretilen eserler, 8 Mayıs tarihine kadar GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda sergilemeye devam edecek.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek, hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Yılmaz, "Küresel düzeyde belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemde istikrarını koruyan güvenli bir ülke olarak Türkiye, tüm dünyada yatırımları ve nitelikli insan gücünü, karar alma merkezlerini cezbetmeye dönük inisiyatif aldı. Yeni bir paket açıkladık. Bu paketle ilgili çalışmaları hızla hayata geçireceğiz. Türkiye’ye küresel finanstan daha fazla pay almak, İstanbul Finans Merkezi’ni daha etkili hale getirmek, bir taraftan hem içerideki yatırımcılar hem tüm dünyadan yatırımcılar için doğrudan yatırımı (FDI) yükseltmek. Bu anlamda radikal bir tedbirimiz var. Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program. Türkiye’ye çok şey kazandıracağına inanıyorum" dedi.
Erzurum Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümü kutlu olsun Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Hacımüftüoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: Milletimizin tarih sahnesinde ortaya koyduğu eşsiz dirayet, inanç ve fedakârlığın en çarpıcı tezahürlerinden biri olan Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümünü idrak etmenin gururunu yaşıyoruz. Kût’ül-Amâre Zaferi, I. Dünya Savaşı sırasında, yokluk ve imkânsızlıklar içerisinde dahi azim ve inancını kaybetmeyen kahraman ecdadımızın, vatan uğruna neleri göze alabileceğini tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Irak Cephesinde elde edilen bu büyük başarı, sadece askeri bir zafer olmanın ötesinde; milletimizin bağımsızlık iradesinin, stratejik dehasının ve sarsılmaz kararlılığının da en somut göstergelerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Başta Halil Paşa olmak üzere, kahraman ordumuzun sergilediği üstün mücadele; düşmanın sayısal ve lojistik üstünlüğüne rağmen, iman gücüyle yazılmış bir destan niteliğindedir. Kût’ül-Amâre’de elde edilen bu zafer, milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla neleri başarabileceğinin açık bir göstergesi olmuş; aynı zamanda tarihimize altın harflerle yazılmış büyük bir onur vesikası olarak yerini almıştır. Bu anlamlı zafer, bizlere yalnızca geçmişin ihtişamını hatırlatmakla kalmamakta; aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı da hatırlatan güçlü bir miras sunmaktadır. Bugün bizlere düşen görev; ecdadımızdan devraldığımız bu kutsal emaneti, bilimle, irfanla ve kararlılıkla daha ileriye taşımak; ülkemizi her alanda daha güçlü bir geleceğe hazırlamaktır. Özellikle genç nesillerimizin, tarih bilinciyle yetişmesi ve bu şanlı mirası idrak ederek sahiplenmesi, milletimizin yarınları adına büyük önem arz etmektedir. Bu vesileyle, Kût’ül-Amâre Zaferinin yıl dönümünde; başta bu destanı yazan kahraman askerlerimiz olmak üzere, vatanı, milleti ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Aziz milletimizin bu anlamlı zaferini en kalbi duygularımla kutluyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.