YEREL HABERLER - 28 Aralık 2011 Çarşamba 16:20

HASTA İLE İYİ İLETİŞİM, İYİLEŞME SÜRECİNİ KISALTIYOR

A
A
A
HASTA İLE İYİ İLETİŞİM, İYİLEŞME SÜRECİNİ KISALTIYOR

Medical Park Ordu Hastanesi tarafından kardeş kurum olan Ordu Atatürk Anadolu Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerine hemşirelik hizmetleri konusunda bir eğitim semineri verildi.
Medical Park Ordu Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Suna Koyun tarafından verilen seminerde, öğrencilere gelecekte meslek hayatlarında hastalarla olan iletişimlerinde en doğru yöntemleri kullanabilmeleri için eğitim verildi. Tıbbın insanın insana acıma ve yardım etme dürtüsünden doğduğunu ve sağlık çalışanlarının temel motivasyonunun bu olduğunu belirten Medical Park Ordu Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Suna Koyun, sağlık çalışanlarının hasta ile olan iletişiminin sağlıklı düzeyde olması halinde, hastanın iyileşme sürecinin kısaldığına dikkat çekti. Suna Koyun, "Biz sağlık çalışanları, tıpkı fiziki muayenelerde ve tetkiklerde olduğu gibi hasta ile ilgili iletişim konusunda da becerilerimizi geliştirmeli ve uygulamalıyız. İletişim becerileri kişisel bir yetenek değildir. Öğrenilmesi gereken bir tekniktir. Hasta iletişimi ile ilgili becerilerimizi geliştirdiğimizde, hastaların tedavi süreçlerine daha fazla katkıda bulunarak kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabiliriz. Böylelikle iyileşme sürecini kısaltmış oluruz’’ dedi.
Seminer sonunda Ordu Atatürk Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Sevim Bilgin, kardeş kurum olarak, her zaman yanlarında olan ve desteklerini esirgemeyen Medical Park Ordu Hastanesi’ne öğrencilerinin gelecekte mesleklerinde başarılı olabilmelerinde çok önemli rolü olacak iletişim becerileri konusunda bilgilendirdikleri için teşekkürlerini bildirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanlardan sanayiciye ‘eksik sigorta’ uyarısı Eksik sigorta için sanayicileri uyaran uzmanlar, hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olduğunu belirtiyor. Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasına dikkat çekiyor. 2026 yılının ilk ayı geride bırakılırken sigorta sektörü ve sanayi tesisleri mercek altına alındığında özellikle bir konunun güncelliğini koruduğu görülüyor. Doğan Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Doğan Gür, Türkiye’de sanayicilerin uzun süredir genel anlamda finansmana erişim, artan maliyetler ve belirsizliklerle boğuştuğunu ifade ederken, bu başlıkların gölgesinde kalan ve çoğu zaman hasar yaşandığında fark edilen bir riskin de ‘eksik sigorta’ olduğunu söyledi. Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasını belirten Gür, "Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, sanayi tesislerinin gerçek değerlerini çok hızlı biçimde yukarı taşıdı. Buna karşın pek çok işletmede sigorta bedelleri yıllardır güncellenmiyor. Makine parkları büyüyor, bina maliyetleri artıyor, yeniden yapım süreleri uzuyor, ancak poliçedeki teminat bedeli aynı kalıyor. Bu durum hasar anında sanayiciyi şu gerçekle karşı karşıya bırakıyor. Sigorta şirketleri zararın tamamını değil, sigortalanan oran kadarını ödüyor" dedi. Gür, eksik sigortayı örnekle şöyle açıkladı: "Tesisin değeri 100 birimken 60 birim üzerinden sigortalanmışsa, hasarın yalnızca yüzde 60’ı karşılanıyor. Kalan kısım doğrudan işletmenin bilançosuna yazılıyor." Eksik sigortanın en tehlikeli tarafının, yalnızca büyük felaketlerde değil, kısmi hasarlarda da devreye girmesi olduğunu vurgulayan Gür, yangın veya depremin tüm tesisi yok etmesinin gerekmediğini, bir üretim hattının zarar görmesinin bile, ‘eksik sigorta’ halinde, beklenenden çok daha düşük ödeme anlamına geldiğini ifade etti. Bu nedenle ‘eksik sigorta’ çoğu zaman ancak hasar dosyası açıldığı zaman sanayici tarafından fark edilebiliyor. Hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olan ‘eksik sigorta’ konusunda sanayicileri uyaran Gür, ‘eksik sigortanın’ bu denli yaygın olmasının temel nedenlerini şöyle açıkladı: ’’Teminat bedellerinin yıllık olarak güncellenmemesi, rayiç bedel ile ikame bedel farkının yeterince bilinmemesi, poliçelerin yalnızca fiyat odaklı yenilenmesi ve risk analizinin sahada yapılmaması.’’ ’’En büyük risk yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması’’ Günümüzde sanayi işletmeleri için en büyük riskin yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması olduğunu kaydeden Gür, makine onarımının haftalar, bazen aylar sürebildiğini, bu süreçte kaybolan cironun, iptal edilen siparişlerin, bozulan müşteri ilişkilerinin çoğu zaman hasarın kendisinden daha büyük zarara yol açtığına işaret etti. Eksik sigortayla düzenlenmiş poliçelerde, iş durması teminatlarında da tazminat aynı oranda eksik ödeniyor. Yani yalnızca bina ve makinede değil, kâr kaybında da eksik tazminat alınıyor. Sigortanın yalnızca bir satın alma işlemi olmadığını belirten Gür, brokerlik hizmetinin de yalnızca poliçe temini değil, sanayicinin karşı karşıya olduğu riskleri önceden görme ve olası bir hasarda bilanço dengesini koruyacak yapıyı kurma anlamına geldiğinin altını çizerek, "Doğru bedelin belirlenmesi, doğru teminat setinin kurulması ve işletmenin risk profilinin bütüncül değerlendirilmesiyle mümkündür. Çünkü sigorta, hasardan sonra değil; hasar olmadan önce doğru kurgulanırsa anlam kazanır" dedi.