SAĞLIK - 11 Mart 2021 Perşembe 14:25

Korona sürecinde böbrek rahatsızlıkları arttı

A
A
A
Korona sürecinde böbrek rahatsızlıkları arttı

Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.

Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karataş, korona virüs (Kovid-19) salgını döneminde akut böbrek hastalığında artış görüldüğünü belirterek, Türkiye’deki yüksek tuz tüketiminin azaltılması gerektiğini söyledi.


Her yıl 11 Mart tarihinde kabul edilen ‘Dünya Böbrek Günü’ ve aşırı tuz kullanımının zararlarına dikkat çekmek adına, Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karataş basın açıklamasında bulundu. Doç. Dr. Karataş açıklamasında, böbrek hastalığının dünyada çok yaygın olduğunu ve bu hastalığın herhangi bir semptom göstermediğini ifade ederek, korona virüs salgını döneminde de akut böbrek hastalığında artış görüldüğünü aktardı.


Böbrek hastalığını sinsi olduğunu ve 5 evreye ayrılan bu hastalığın kimi zaman kendisini belli etmediğini ifade eden Doç. Dr. Ahmet Karataş, “Erken tanılarda tedaviler daha etkili olabiliyor. Son dönem böbrek yetmezliği geliştiği zaman, artık o aşamadan sonra bu hastaların mutlak suretle üç tedavi yolu var. Periton diyalizi, hemodiyaliz ve bir diğeri de böbrek nakli” dedi.



“Korona virüs döneminde akut böbrek hastalığı farzla oldu”


Ordu’da, Sağlık Bakanlığına bağlı 130 hemodiyaliz makinesi olduğunu, günlük toplam 351 hasta aldıklarını anlatan Karataş, korona virüs salgını döneminde akut böbrek hastalığının arttığını kaydederek, “Genel anlamda hastayı haftada 3 defa diyalize alıyoruz. Kendi müdürlüğümüze bağlı araçlarımız hastalarımızı evlerinden sabah alıyorlar, öğle vakti eve götürüyorlar. Öğle saatlerinde seansı olan hastalar da öğle vakti evlerinden alınıyor, akşam geri götürülüyorlar. Hatta Kovid-19 döneminde akut böbrek hastalığı biraz daha fazla oldu. Kovid-19 döneminde bu fazlalıktan dolayı acaba bir yığılma veya sıkıntı yaşar mıyız diye düşündük. Ama Allah’a çok şükür Ordu’da böyle bir durum yaşanmadı. Yani biz normal ekstradan da hastaları yoğun bakım şartlarında hemodiyalize aldık ve bu pandemi döneminde de sıkıntı yaşamadık diyebilirim. Bu konuda Ordu şanslı diyebiliriz" şeklinde konuştu.



“Böbrek hastalığının en önemli sebebi tuz”


Karataş, böbrek hastalığının en önemli sebebinin tuz olduğunu ve bunun yerine alternatif ürünler tüketilebileceğini ifade ederek, “Tuza da dikkat çekmemiz gerekiyor. Çünkü bizim diyaliz hastalarımız gerçekten hipertansiyon ve diyabete bağlı olarak son dönem böbrek yetmezliğine uğruyorlar. Bizim elimizde olan imkanlar var. Tuzu azaltmamız gerekiyor. 2007-2008 yıllarında Türkiye’de kişi başı günlük 18 grama kadar yüksek bir tuz tüketimi düşüyordu. 2012’de İstanbul, İzmir, Adana, Konya, Ankara gibi şehirlerde 657 hastada yapılan çalışmada tuz tüketimin 15 gram civarında olduğu görüldü, yine çok yüksek. Peki hedefimiz ne? Dünya Sağlık Örgütünün önerisi 5 gram ve altı olarak söyleniyor. Böbrek hastalarında 2 gram. Yani bizim normal yemeklerde ve çıplak olarak tükettiğimiz tuzun toplam miktarı bu şekilde. Yani oldukça düşük olması gerekiyor. Bizim hastalıktan önce korunma yöntemlerini çok iyi geliştirmemiz gerekiyor. Ama hasta olunduğunda da hemodiyaliz ve nefrolojik olarak böbrek açısından bizim Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak hizmetlerimizin çok iyi bir şekilde yürüdüğünü söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.


Karataş, tuz kullanımının aile eğitimi ile başladığını ifade ederek, tuz kullanımının azaltılması için sirke, limon ve sarımsak gibi alternatif ürünlerin kullanılabileceğini aktardı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
İzmir İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Muğla Bodrum’da marketlere sıkı denetim Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla ilçe genelindeki marketlerde kapsamlı hijyen, etiket ve ruhsat denetimleri gerçekleştirdi. Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından ilçe genelinde faaliyet gösteren marketlere yönelik denetimler titizlikle sürdürülüyor. Gerçekleştirilen son denetimlerde, raflarda bulunan ürünlerin son kullanma tarihleri başta olmak üzere genel temizlik, hijyen şartları, ruhsat geçerliliği ve iş yeri düzeni detaylı bir şekilde incelendi. Ekipler ayrıca tüketici haklarının korunması amacıyla reyonlarda satışa sunulan ürünlerin fiyat etiketlerinin kontrollerini de gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalarda ilçe genelinde toplam 46 market denetlenirken, kurallara uymadığı tespit edilen işletmeler hakkında ilgili yönetmelik maddelerince yasal işlem uygulandı. Bu kapsamda, Belediye Encümenine sevk edilmek üzere 18 idari işlem uygulanırken, çeşitli eksiklikleri bulunan işletmeler için tespit tutanakları düzenlendi. Kontroller sırasında bazı marketlerde tespit edilen ve halk sağlığını tehdit eden son kullanma tarihi geçmiş ürünlere, imha edilmek üzere zabıta ekiplerince el konuldu. Ayrıca, fiyat etiketi bulunmayan ürünler ile ruhsatta belirtilen adres bilgilerinin güncel olmadığı işletmeler hakkında da gerekli idari işlemler yerine getirildi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede halk sağlığının korunmasının en temel önceliklerinden biri olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızın güvenli, hijyenik ve standartlara uygun gıdaya ulaşabilmesi bizim için her şeyden önemlidir. Zabıta ekiplerimiz, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurların önüne geçmek ve hemşehrilerimizin haklarını güvence altına almak için sahadaki çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor. Kurallara uyan, vatandaşımızın sağlığını ve tüketici haklarını gözeten esnafımıza teşekkür ediyor; ilçe genelindeki denetimlerimizin aynı hassasiyetle ve tavizsiz bir şekilde devam edeceğinin bilinmesini istiyorum" Bodrum Belediyesi ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşması amacıyla ilçe genelindeki rutin denetimlerine hız kesmeden devam edecek.