EKONOMİ - 20 Mart 2021 Cumartesi 10:46

Karadeniz’de her yıl yaklaşık 1 milyon ton hamsi, yanlış avcılıkla yok oluyor

A
A
A
Karadeniz’de her yıl yaklaşık 1 milyon ton hamsi, yanlış avcılıkla yok oluyor

Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Balıkçılık Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof.

Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Balıkçılık Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, Türkiye’de avcılığın yanlış yapıldığını belirterek, küçük boy yakalanan hamsilerin her yıl yaklaşık bir milyon ton hamsinin yok olmasına neden olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Mehmet Aydın, bu sezon hamsi verimliliğinin düşük olduğunu belirterek, hamsi fiyatlarının yüksek seyrettiğini söyledi. Sezon başında, palamut ve hamsinin güzel göründüğünü ancak sezon ilerledikçe durumun kötüleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, “Hamside ciddi sıkıntı yaşadık, stoklarımızdaki hamsinin boy büyüklüğünün küçük olmasından dolayı bakanlığımızın aldığı ek tedbirle hamsi avı 10’ar günlük sürelerle toplamda bir ay yasaklandı. Bu yasak sorunu çözmese de hamsilerin büyümesin de ve stokların toparlanmasına fayda sağladı” dedi.



“Balık yağı için avlanan hamsiler, hamsi popülasyonunu azaltıyor”


“Hamsi popülasyonundaki azalmanın en büyük nedeni, bizim Gürcistan ve Abhazya’daki balıkçı teknelerinin, balık yağı ve balık unu fabrikaları için çok küçük hamsileri avlamasıdır” diyen Prof. Dr. Mehmet Aydın şöyle devam etti: “Orda avlanan hamsiler kibrit çöpü büyüklüğünde oluyor, bu da gelecek yılın hamsisinin Gürcistan’da katledildiği anlamına gelmektedir. Şu anda kibrit çöpü büyüklüğündeki hamsi bir yıl sonra bize geldiğinde on kat büyümüş olacak ve bir karıştan büyük hale gelecektir. Biz yaklaşık beş yıldır Gürcistan da bu avcılığı yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.



“Yıllık 1 milyon ton hamsi katlediliyor”


Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Balıkçılık Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, küçük boyda avlanılan hamsilerin, gelecek sezonda yaklaşık 1 milyon ton hamsi avını engellediğini ifade ederek, “Burada yaklaşık 100 bin ton hamsi avlanıyor bu hamsiler on kat büyüse bir milyon ton hamsi yapar biz zaten sezonda en fazla 400 bin ton hamsi ancak yakalıyoruz. Dolayısıyla denizlerimizdeki bir milyon ton hamsiyi katlediyoruz. Bu duruma göre muhtemelen seneye de hamsi olmayacak. Tabii ki bu ekosistemde bir zincir, hamsinin olmamasından sadece insanların değil diğer balıklar da etkilenmektedir. Karadeniz’de hamsi neredeyse tüm balıkların yemi konumundadır, siz sistemden yemi çektiğinizde diğer balıkların büyümesine de imkan vermiyorsunuz. Sistemdeki besin zincirinde en alt seviyedeki balık hamsidir. Bu demektir ki, hamsi olmazsa palamut, lüfer, kalkan, istavrit de olmayacaktır. Bu bir zincirdir tüm balıkların besini olan hamsiyi katledip yok ederseniz, o zaman büyük balıklardaki azalmada kaçınılmaz olur” şeklinde konuştu.



“Çaça balığı avlanmaya devam edilirse, Karadeniz’deki balıklar beslenemez”


Karadeniz’de, hamsi harici çaça balığı avcılığının da yapıldığını ve bu balıkların, büyük balıkların yemi olduğunu aktaran Prof. Dr. Aydın, “Bu çaça balığı da hamsi gibi balık unu ve balık yağı fabrikaları için avlanıyor. Çaça balığı da Karadeniz’in yemidir bunu alırsanız sistem çöker ve hiçbir balık büyüyemez. Karadeniz’e balıklar beslenmek için gelir ama siz balıkların besini olan çaçayı ve hamsiyi avlayıp katlederseniz bu balıklar da gelmez. Balık unu ve yağı fabrikaları ucuz hammadde sağlamak amacıyla bu balıkları kullanmaktadırlar. Kültür balıkçılığımız da önemli bir sektördür. Ama biz hamsiyi hamsi olarak tüketmeliyiz. Balık yeminin ham maddesi olarak başka alternatif kaynaklar oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.



“Stoklarımız gün geçtikçe azalıyor”


Prof. Dr. Mehmet Aydın, Karadeniz’de balık stoklarının gün geçtikçe tehlikeli oranda azaldığını ifade ederek, şunları söyledi:


“Stoklarımızın azalmasının sebebi tabii ki sadece avcılık değil. Aynı zamanda Karadeniz çok ciddi oranda kirletilmektedir. Artık Karadeniz’i bir çöp depolama alanı olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz.


Ayrıca hamsi dahil tüm balık türlerimize en az bir kez üreme şansı vermeliyiz. Aksi takdirde stoklarımız gün geçtikçe azalacaktır. Bu durum devam ettiği sürece yine hamsi yiyemeyeceğiz, sadece hamsi değil tüm balıklarda sıkıntılar yaşanacaktır. Bunun çözümü olarak en başta küçük boylarda hamsi avlanmamalıdır. Tezgâhlara gelen hamsi de bir boy yasağımız var ancak fabrikalara giden dökme hamside boy yasağı yok maalesef, muhakkak onlara da boy yasağı getirilmelidir. En önemlisi de artık Gürcistan ve Abhazya’da küçük boylarda hamsi avı yapılmamalıdır. Bu av devam ettiği sürece asla Karadeniz de tam verimli bir balıkçılık yapılamaz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.