POLİTİKA - 17 Mayıs 2021 Pazartesi 16:57

Altınordu Belediyesi Ramazan’ı boş geçmedi

A
A
A
Altınordu Belediyesi Ramazan’ı boş geçmedi

Altınordu Belediyesi Mayıs ayı Olağan Meclis Toplantısı Belediye Başkanı Aşkın Tören’in başkanlığında gerçekleştirildi.

Altınordu Belediyesi Mayıs ayı Olağan Meclis Toplantısı Belediye Başkanı Aşkın Tören’in başkanlığında gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonunda üst seviyede alınan pandemi tedbirleriyle yapılan toplantının açış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Tören, Ramazan ayında yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.



30 bin gıda paketi, 250 bin sıcak yemek


Başkan Tören, şu bilgileri verdi:


“Ramazan ayı içerisinde Türk toplumunun geleneksel kültürel kodlarında var olan yardımlaşma ve dayanışma ruhunu bu Ramazanda pandeminin de sosyal etkilerini de aza indirgemek amacıyla önemli çalışmalar yaptık. Bu manada 30 bini aşan dayanışma paketi, 250 bine yaklaşan sıcak yemek servisi ile kapanma döneminde de ihtiyaçlarını karşılama güçlüğü çeken ve gerçekten ihtiyacı olan ailelerimize meclisimiz ve şehrimiz adına o müşfik elimizi uzatmayı ve onlarla bu zor dönemlerde bir yardımlaşmadan öte bir dayanışma duygusuyla bir arada ve yanlarında olduk. İftar ve Sahur sofralarının boş kalmasına müsaade etmedik. Seferberlik anlayışımız ve dayanışma çalışmalarımız pandemi süresince tamamlayıcı sosyal destek paketimiz kapsamında kesintisiz devam edecek”



Şoförlere 50 bin litre yakıt desteği


Başkan Tören, daha önce açıkladıkları 15 milyon liralık pandemi tamamlayıcı sosyal destek paketi kapsamında 1000 şoför esnafının 1000 aracına 50 bin litre yakıt desteğini Cuma günü gerçekleştireceklerini açıkladı.


Başkan Tören “Bu hafta Cuma günü özellikle okulların kapanması dolayısıyla son derece zor günler yaşayan servis şoförlerimiz başta olmak üzere köy minibüsleri ve dolmuş esnafları dahil Cuma günü bu desteğimizi kendileriyle buluşturarak bu zor günlerde bugün değilse ne zaman vakit tam vaktidir düşüncesiyle onlara inşallah bir can suyu desteğinde bulunacağız” dedi.



Üretici kadınların ürünleri satın alınacak


Özellikle kapanma dönemlerinde ve hafta sonu kısıtları nedeniyle geleneksel köy pazarına gelemeyen ürününü indiremeyen 500 kayıtlı kadın çiftçinin ürünlerini alarak yine ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz ulaştıracaklarını belirten Başkan Tören, bir ilk gerçekleştirerek belediye çalışanlarının Mayıs ayı maaşlarını zorunluluk olmamasına rağmen 7 Mayıs Cuma günü Bayram öncesi ödeyerek onların bayramı buruk geçirmelerine izin vermediklerini söyledi.



Yeni Mahalle yenilendi


Bu dönemde altyapı çalışmalarını kesintisiz devam ettirdiklerine dikkat çeken Tören, “Yeni Mahalledeki çalışmalarımızı yaklaşık 30 bin insanımızın yaşadığı günlük insan popülasyonunun zaman zaman 60 binleri bulduğu Yeni Mahallemizi ismi ile müsemma hale getirdik, deyim yerindeyse baştan başa uçtan uca altyapısını üstyapısını modern kaldırımlarıyla birlikte bütün sokaklarını çok kısa bir süre içerisinde tamamlamış ve yenilemiş olacağız” dedi.



Başkan Güler’e Sırrı Paşa teşekkürü


Yaptıkları çalışmaların sadece Yeni Mahalleden ibaret olmadığının altını çizen Başkan Tören, göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Şahincili Mahallesi, Subaşı Mahallesi, Bucak mahallesinde ve daha birçok yerde sorunlara neşter vurduklarını kaydetti.


Tören “Ama esaslı olarak Düz Mahalle’de iklim değişikliklerine bağlı olarak yaşanan aşırı yağışlarda esnafımızın ve orada yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek adına önemli bir çalışma yaptık ve oranın altyapısını yeniledik. Büyükşehir Belediyemizin Sırrı Paşa’ya vermiş oldukları o güzel dokunuşlarla birlikte bütüncül bir yaklaşımla o bölgede önemli bir sorunu geride bırakmış olduk. Bu manada Büyükşehir Belediyemize ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler beye Altınordu ilçemizle ilgili sağlamış oldukları destek ve katkıları ile kendi görev ve yetki alanlarıyla ilgili sürdürmüş oldukları çalışmalar dolayısıyla teşekkür ederim” açıklamasında bulundu.


7/24 mesai anlayışından taviz vermeden çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Başkan Tören, İsrail’in Filistin’de, İslam’ın ilk kıblesi Mescidi Aksa’da ve Kudüs’te bütün evrensel değerleri çiğneyerek gerçekleştirdiği insanlık dışı eylemlerle onlarca çocuk ve masum insanı katlettiğini belirterek, bu saldırıları Altınordu Belediye Meclisi adına yaptığı ortak açıklamayla kınadı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.