SAĞLIK - 05 Haziran 2021 Cumartesi 10:12

Psikologlardan "istismar" uyarısı

A
A
A
Psikologlardan "istismar" uyarısı

Toplumda adı sıkça duyulan istismar suçları yaş, meslek ve sınıf ayırt etmeksizin binlerce kişiyi mağdur ediyor.

Son yıllarda özellikle de çocukların uğradığı istismar suçlarında yaşanan artış nedeniyle ailelerin daha dikkatli ve uyanık olması gerekiyor. Genel anlamda iyi niyeti kötüye kullanma, karşısındaki kişiden çıkar sağlama, sömürme anlamına gelen istismarın; cinsel, fiziksel, duygusal ve ekonomik yönden görülebileceğini söyleyen Medical Park Ordu Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog İrem Naz Kırım, çocuk istismarı konusunda dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.


İstismarın; çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin ya da yetişkinler tarafından bilerek veya bilmeyerek çocuğa kötü muamele içeren tüm davranışlar olduğunu kaydeden Psikolog İrem Naz Kırım, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2016 verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısının son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, bu süreçte toplamda 250 bin çocuğun istismara uğradığını belirtti.


TÜİK'in 2019 verilerine göre güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen 206 bin 498 çocuğun yüzde 15,2'sinin cinsel suçlardan mağdur olduğunu hatırlatan Psikolog İrem Naz Kırım, “TBMM tarafından hazırlanan raporda Türkiye’de çocuk istismarının öncelikle aile içinde (akraba) gerçekleştiğini, sonrasında ise okullar, sokaklar, barınma evleri, yurtlar ve cezaevlerinde ortaya çıktığına değinilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Kendilerine inanmayacaklarını düşünürler”


Çocukların istismar edildiklerinde kendilerine inanılmayacağını düşündükleri için aileleri ile paylaşmaktan çekindiklerini söyleyen Psikolog İrem Naz Kırım, bu durumda neler hissettiklerini şöyle anlattı:


“Çocuklar istismara uğradıklarında istismarcının tehdidinden ve başlarının belaya gireceğinden korkabilirler. İstismarcıyı korumak isteyebilir, sevebilir, tanıdığı biriyse yakınlığını kaybetmekten korkabilir ama yine de yaptıklarını sevmeyebilirler. Ailesi bile olsa diğer insanlarla cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler, bu konuları konuşmanın ayıp olduğu öğretilmiş olabilir. Nasıl anlatacaklarını bilmeyebilirler. Yaşadığı durumun istismar olduğunu, yanlış ve yasak bir davranış olduğunu bilmeyebilirler. Bunların yanı sıra ailesi, akrabaları, arkadaşları tarafından dışlanmaktan korkabilirler. ‘Ben kötü biriyim, kötü bir şey yaptım, yaşadığım şeyleri hak ediyorum’ gibi düşüncelerle kendilerini suçlayabilir veya ruhlarında derin bir yara açtığı için sorununu bastırma yolunu seçmiş olabilirler.”

"Bu belirtiler gözardı edilmemeli"


Psikolog İrem Naz Kırım; istismara uğrayan çocukların bu durumu çekindikleri için kimseyle paylaşmak istemediklerini ancak çocuğun fiziksel durumu ve davranış değişiklikleriyle belirti verebileceğini söyledi.

Psikolog Kırım, bu belirtileri şöyle ifade etti:


“İstismara uğrayan çocuklarda yürümede, oturmada zorlanma ve kanlı, lekeli ya da yırtılmış iç çamaşırları görülmektedir. Bununla beraber, cinsel organlarında ağrı ya da sızı şikâyetleri gelişmektedir. Sıra dışı cinsel davranış sergileyebilir ya da bilgilerden bahsedebilir, istismar edildiği bölgeye cisim koyabilir ve kendilerine uygulanan istismarı taklit edebilirler. Kendi cinsel bölgelerini göstermek isteyebilir, arkadaşlarının ya da yetişkinlerin cinsel bölgelerine dokunmak isteyebilirler. İdrara çıkmakta zorluk çekebilirler. Evden, arkadaşlardan, insanlardan kaçmak isteyebilirler. Hırsızlık, alkol ya da ilaç bağımlılığı gibi davranışlar gelişebilmektedir. Yaşıtlarıyla ilişki kurmada zorlanabilir, sık sık kâbus görme, ağlayarak uyanma, uykusuzluk ve huzursuzluk görülebilmektedir.”

“Yakınlarının davranışlarını sevgiyle karıştırabilirler”


Psikolog İrem Naz Kırım şöyle devam etti: “Çocuklarımıza mahremiyet eğitimini versek bile, aile içinde iyi-kötü dokunmayı öğretmiyoruz. Aile içi istismar vakalarının sessizce üstünün örtülmek istenmesi de bundan kaynaklanıyor. Çocuklar, yakınlarının yanlış davranışını sevgiyle karıştırabiliyor. Fark edilmesi için çok geç olabiliyor ya da fark edilse bile ifade edilmesi ya da adli makamlara şikâyet edilmesinde güçlük çekilebiliyor.”

“Çocuklarınıza güvendiğinizi hissettirin”


Psikolog İrem Naz Kırım, çocuk istismar edildiğini açıklarsa ya da annesi, babası, kardeşi, öğretmeni gibi yakın çevresinden herhangi biri tarafından fark edilirse yapılması gerekenler hakkında şunları söyledi:


“Öncelikle çocukla kendisini güvende ve rahat hissedeceği, konuşmanızın kesilmeyeceği bir mekân bularak baş başa konuşmalısınız. Çocuğa güven verdiğinizi anlaması için herhangi bir masa ve benzeri eşyaların arkasına geçmeden, fazla tensel temastan da kaçınarak yanına oturulmalıdır. Kendisinden izin almadan asla çocuğa dokunulmamalıdır. Sözünü kesmeden, onu sıkıştırmadan, sakince dinlenilmelidir. Gösterdiğiniz tepkiler, jest ve mimikler, seçtiğiniz kelimeler özenli olmalıdır. Yoğun duygular ve tepkiler göstermemeli, destekleyici ifadeler kullanmaya özen gösterilmelidir. Yaşına uygun, anlaşılabilir ifadelerle konuşmaya dikkat edilmelidir. ‘Sana inanıyorum, bana güvendiğin ve anlattığın için teşekkür ederim, yaşadığın şey kötü bir durum ve bu senin hatan değil’ gibi destekleyici ifadelerle yardımcı olunmalıdır. Eğer çocuk anlatmakta güçlük çekiyorsa onu cesaretlendirmeli, desteklemeli ama asla baskı kurulmamalıdır. Anlattıkları not alınmalı ve hemen sosyal, psikolojik uzmanlardan destek alınmalıdır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot ilgi odağı oldu MediaMarkt Türkiye, İstanbul’da düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortaklarıyla bir araya geldi. Yapay zekâ ve omnichannel vizyonunun perakende sektöründeki etkilerinin ele alındığı etkinliğe, sahneye çıkarak Erik Dalı eşliğinde dans eden insansı robot dikkat çekti. Perakende sektörünün dijital dönüşüm, yapay zekâ, müşteri deneyimi ve omnichannel vizyonuyla geçirdiği büyük değişim, MediaMarkt Türkiye’nin düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirildi. İstanbul’da gerçekleşen buluşmaya MediaMarkt Türkiye’nin ülkenin dört bir yanından gelen iş ortakları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte şirketin vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri paylaşıldı. Geleceğin teknolojileri sahneye çıktı Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Unitree markasının G1 modeli insansı robotunun sahne performansı oldu. Erik Dalı eşliğinde dans eden robot, katılımcılarla etkileşime girerek etkinliğin en çok konuşulan anlarından birine imza attı. MediaMarkt Türkiye’nin haziran ayında seçili mağazalarında müşterileriyle buluşturmayı hedeflediği Unitree G1 modeli; yapay zekâ destekli yapısıyla kullanıcılarla sohbet edebiliyor, komutları anlayabiliyor ve günlük hayatta ev işlerine yardımcı olabilecek görevleri yerine getirebiliyor. Türkçe ses desteğine de sahip olan robotun ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’deki seçili mağazalarında tüketicilerle buluşturulması planlanıyor. MediaMarkt Türkiye "Deneyim Şampiyonluğu" vizyonunu paylaştı Robotun ardından sahneye çıkan MediaMarkt Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uslukılınç (CCO), yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Perakende sektörü bugün yapay zekâ, omnichannel vizyonu ve değişen müşteri beklentileriyle birlikte büyük bir evrim geçiriyor. Artık mağazalar yalnızca ürün satılan alanlar değil; deneyimin, güvenin ve teknolojiyle birebir etkileşimin merkezine dönüşüyor. MediaMarkt Türkiye olarak biz de mağazacılığı bir ‘deneyim sahnesi’ olarak görüyor ve ’Deneyim Şampiyonluğu’ vizyonumuzla müşterilerimize fiziksel ve dijital dünyayı kesintisiz bir şekilde bir araya getiren bir deneyim sunuyoruz. 4 bini aşkın çalışanımız, 250’den fazla iş ortağımız ve 10 milyon üyeye ulaşan MediaMarkt CLUB ekosistemimizle, Türkiye’de teknoloji perakendesinin geleceğine yön veren markalardan biri olmayı sürdürüyoruz."
Sakarya Sakarya’da aranan 376 kişi yakalandı Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahısların yakalanmasına yönelik son bir ay içerisinde yürütülen çalışmalar neticesinde, çeşitli suçlardan hapis cezası ve yakalama kararı bulunan toplam 376 şahıs adalete teslim edildi. Operasyonlarda, hakkında yaklaşık 30 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hırsızlık firarisi de yakalandı. Sakarya’da huzur ve güven ortamının sağlanması amacıyla İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki birimler tarafından firari şahıslara yönelik operasyonlarda bir aylık süreçte yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, aralarında çok yüksek süreli hapis cezası bulunan şahısların da olduğu geniş bir liste ele geçirildi. Hırsızlık suçundan aranan firariler yakalandı Yapılan çalışmalarda özellikle hırsızlık suçundan uzun süredir aranan ve yüksek oranda kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslar da yakalandı. Yakalananlar arasında; hırsızlık suçundan 29 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 20 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, emniyetin titiz çalışması sonucu yakalandı. Emniyet birimlerinin verilerine göre bir aylık bilançoda; ifade vermeye yönelik aranan 252 şahıs, 0-5 yıl arası cezası bulunan 86 şahıs, 5-10 yıl arası cezası bulunan 18 şahıs ve 10-20 yıl arası cezası bulunan 16 şahıs gözaltına alındı. Toplamda 376 şahsın yakalandığı operasyonlar sonucunda, emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar adli makamlara sevk edildi. Kesinleşmiş hapis cezası bulunanlar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kastamonu Kastamonu’da ulusal lojistik ve tedarik zinciri ele alınıyor Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi başladı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, LODER Başkanı Mehmet Tanyaş ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin artık yalnızca bir sektör olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanın ülkelerin rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve krizlere karşı dayanıklılığı güçlendiren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Kongre kapsamında lojistiğin farklı boyutlarının ele alınacağını belirten Prof. Dr. Erol Tekin, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise, kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu vurguladı. Lojistik faaliyetlerin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kandemir, küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin stratejik bir önem kazandığını dile getirdi. Türkiye’de taşımacılığın büyük ölçüde karayolu üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kandemir, mevzuat düzenlemeleri, gümrük süreçleri, paketleme ve sigorta sistemlerinin lojistik verimlilik açısından kritik rol oynadığını söyledi. Küresel ticarette özellikle Afrika başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, üniversite-sektör iş birliğinin artırılması ve öğrencilerin ulusal lojistik yarışmalarına katılımının önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük de kongrelerin yalnızca akademik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bilimsel organizasyonlar olduğunu ifade etti. Üniversitenin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Küçük, sosyal sorumluluk çalışmaları, öğrenci etkinlikleri ve bilimsel organizasyonlardaki aktif rolün önemine dikkat çekti. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, kongrenin yalnızca bir sektör buluşması olmadığını sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve bölgesel rekabet gücü açısından önemli çıktılar ortaya koyacağını ifade etti. Kastamonu’nun zengin orman varlığı sayesinde Türkiye’de "ormancılığın başkenti" olarak anıldığını belirten Baltacı, orman ürünleri tedarik zincirinin ham maddeden nihai kullanıcıya kadar stratejik bir yapı oluşturduğunu söyledi. Başkan Baltacı, ayrıca dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve entegrasyonun geleceğin lojistik sistemlerini şekillendireceğini belirterek akıllı lojistik sistemleri, düşük karbonlu taşımacılık ve veri temelli planlamanın sektörün yeni yol haritası olduğunu vurguladı. Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, lojistiğin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulaşımın temel bir hak olduğuna dikkat çeken Kubalı, insanların ürünlere, hizmetlere, eğitime, sağlığa ve adalete erişiminin güçlü lojistik altyapıları sayesinde mümkün olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir, çevre dostu ve insan odaklı ulaşım politikalarının önemine değinen Kubalı, kongrenin Kastamonu’nun ulaşım ve lojistik vizyonuna katkı sağlayacağını dile getirdi. Akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren kongre kapsamında üç gün boyunca lojistik yönetimi, sürdürülebilir tedarik zincirleri, dijital dönüşüm, yeşil lojistik uygulamaları ve bölgesel kalkınma başlıklarında bilimsel oturumlar gerçekleştirilecek.
Hakkari Yüksekova’da Dünya Çiftçiler Günü kutlandı Hakkari’nin Yüksekova Ziraat Odası, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlediği programda ilçenin tarımsal potansiyelive bölge ekonomisindeki yeri ele alındı. Verimli ovaları, geniş meraları ve su kaynaklarıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yüksekova’da, son yıllarda özellikle sebze üretimi, seracılık ve yem bitkisi ekiminde kaydedilen artış dikkat çekiyor. İlçede yetiştirilen doğal ürünler, yerel pazarların yanı sıra çevre illere de sevk edilerek bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Programa katılan Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, ilçenin zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. Kaymakam Akın, "Şu anda tükettiğimiz pek çok nimet bu topraklarda yetişiyor. Burası o kadar zengin bir coğrafya ki, bunun meyvelerini her geçen gün daha fazla toplayacağız. Çiftçilerimiz oldukça atılgan ve üretmeyi seviyor. Bizler de devlet olarak desteklerimizi esirgemeyeceğiz. İnanıyoruz ki ileriki dönemlerde domatesimizi, salatalığımızı ve biberimizi tamamen kendi imkanlarımızla yetiştireceğiz" dedi. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ise çiftçilerin emeğinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Üretimin her geçen yıl büyüdüğünü belirten Geçirgen, "Davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Bizler her zaman çiftçilerimizin yanındayız ve onları başımızın tacı olarak görüyoruz. Çiftçilerimiz ürettikçe bizler toplum olarak daha güçlü olacağız" diye konuştu.