POLİTİKA - 23 Mart 2022 Çarşamba 14:39

Başkan Güler, Avrupa’nın Ukrayna ayıbını yüzüne vurdu

A
A
A
Başkan Güler, Avrupa’nın Ukrayna ayıbını yüzüne vurdu

Fransa’da düzenlenen Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 42.

Fransa’da düzenlenen Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 42. Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan ve Ukrayna’da yaşananlara kayıtsız kalınmaması gerektiğini belirten Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Avrupa’nın ayıbını yüzüne vurdu. Başkan Güler, “Burada bir adaletsizlik var, burada bir seyretme var, burada bir etik sorunu var. Seyretmekle olacak bir şey değil bu. Bunun için derhal müdahale gerekli ve bu trajediye son verilmeli” dedi.


Fransa’nın Strasbourg kentinde gerçekleştirilen Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Genel Kurul Toplantısı için Fransa’da bulunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, birçok Avrupa ülkesinin 150 binden fazla yerel yönetimini ilgilendiren Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 42. Genel Kurulu’na katıldı.



Başkan Güler, Ukrayna delegasyonu ile yan yana oturdu


Genel Kurul toplantısı öncesinde gerçekleştirilen Grup Toplantısında söz alan Başkan Güler, Ukrayna’da yaşanan drama kayıtsız kalmadı. Ukrayna Delegasyonu üyeleri ile yan yana oturan Başkan Güler, konuşmasında yaşananlara karşı başta Avrupa olmak üzere dünyanın net bir tavır ortaya koyması gerektiğini söyledi.



“Avrupa’nın ortasında yaşanan bu olaya müdahale edilmelidir”


Yaşananları seyretmek yerine müdahale etmek gerektiği vurgusu yapan Başkan Güler, şu ifadelere yer verdi:


“Avrupa’nın ortasında bir dram yaşanıyor. Avrupa seyretmemeli. Buraya insani yardımmış, yiyecek içecek gidecekmiş, ilaç gidecekmiş bunlar olduğu zaman görevinizi yapmış mı oluyorsunuz? Bunu yaptığınız zaman bir yerde trajedinin devam etmesini desteklemiş oluyorsunuz. Burada yapılması gereken şey, savaşın derhal durdurulmasıdır. Biz Türkiye olarak Ukrayna ve Rusya ile aynı denizde kıyıdaşız. Hem Rusya ile hem Ukrayna ile köklü ilişkilerimiz var. Devamlı olarak bize Alman şansölyesinden tutun Yunanistan Başbakanına kadar İsrail’e kadar herkes bize ziyarete geliyor. Burada yapılması gereken seyretmek değil müdahale etmek ve bu işin durmasını sağlamak. Burada duygusal konuşmalarla Ukrayna’nın gözyaşını, akan kanını durdurmuyoruz.”



“Bir daha yaşanmaması için net tavır ortaya koymalıyız”


Tarihte bu tür olayların yaşandığını ve bir daha yaşanmaması için net bir tavrın olması gerektiğine dikkat çeken Başkan Güler, şöyle konuştu:


“Ben eski bir Enerji Bakanı olarak bu işin temelinde enerji kadar ahlaki sorunları görüyorum. Burada bir adaletsizlik var, burada bir seyretme var, burada bir etik sorunu var. Seyretmekle olacak bir şey değil bu. Bunun için derhal müdahale gerekli ve bu trajediye son verilmeli. Kimse rol yapmasın, ilaç yardımı yapıldığı zaman bu iş bitecek mi? Onun için kimse bu yardımlarla görevini tam yaptığını zannetmesin. Müdahale edilmesi lazım ve her iki tarafla da konuşup bunun temel sorunlarının incelemek gerekir. Tarihte de bunların benzerleri oldu. Ama bundan sonra olmaması için burada bizim çok net bir tavır göstermemiz lazım. Retorikle olacak şeyler değil bunlar.”



Ukrayna Delegasyonu’ndan Başkan Güler’e teşekkür


Oturum sonrası Ukrayna Delegasyonu’nda yaptığı konuşma dolayısıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür ederek fotoğraf çektirdi.



“Bu savaşın kazananı yok, aksine kaybeden halklar olacaktır”


Başkan Güler, Grup toplantısının ardından gerçekleştirilen Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 42. Genel Kurul Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasında Rusya- Ukrayna arasındaki sorunu dile getiren Başkan Güler, tüm Avrupa ülkeleri delegasyonlarının katıldığı toplantıda İngilizce yaptığı konuşmasında şu görüşleri ifade etti:


“Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve kabul edilemezdir. Saldırılara derhal son vermesi için Rusya nezdinde ilk günden beri girişimde bulunuyoruz. Bu savaşın kazananının olmayacağını, aksine kaybedenin halklar olacağını anlatmaya çalışıyoruz. Bu zorlu dönemde tüm imkanlarımızla Ukrayna’nın yanındayız. Gerek ikili planda gerek uluslararası platformlarda her türlü desteği sağlıyoruz. Hepimizin önceliği, akan kanın, gözyaşının, yıkımın durdurulması olmalıdır. Bunun için öncelikle kapsamlı bir ateşkesin sağlanması gerekmektedir. Savaşın devam ettiği bir ortamda tarafları Bakan düzeyinde bir araya getiren 10 Mart Antalya toplantısı diplomasi adına bir başarıdır, önemli bir başlangıç teşkil etmiştir. Bahse konu toplantının hemen ardından Dışişleri Bakanımız ayrıca, 16 ve 17 Mart tarihlerinde Rusya Federasyonu ve Ukrayna’ya birer ziyaret gerçekleştirmiştir. Her iki ülke ile sürekli iletişim halindeyiz. Bu süreçte Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanlarına iyi niyetli yaklaşımları sebebiyle teşekkür ediyorum. Diğer yandan, Belarus’ta yürütülen müzakereleri de destekliyoruz. Yegane hedefimiz barışın yeniden tesisidir.”



“Ukrayna meselesi Batı için samimiyet sınavıdır”


Başkan Güler, Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Genel Kurul Toplantısı’nın ardından düzenlenen oturumlarda söz alarak görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaşmaya devam etti. Oturumlarda Ukrayna meselesinin ciddi bir mesele olduğunu vurgulayan Başkan Güler, “Ukrayna meselesi Batı için ciddi bir samimiyet, kapsamlı bir etik ve erdem sınavıdır” diye konuştu.



“Savaş bitse dahi esas savaş sosyal alanlarda olacak”


Başkan Güler, Ukrayna-Rusya arasındaki sürecin daha yeni başladığını ve sonraki süreçte çok daha olumsuzluklara yol açacağına dikkat çekti. Suriye’de yaşanan karışıklıklar dolayısıyla milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yaptıklarını ve Ukrayna-Rusya arasında yaşanan sorunlarında benzer sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Başkan Güler, şöyle konuştu:


“Ukrayna olayı daha yeni başlıyor. Suriye ile ilgili çok geniş tecrübelerimiz var. Suriye’den gelen milyonlarca Suriyeliyi barındırıyoruz. Bunu tüm gerçekleri ile biz yaşıyoruz. Ukrayna olayı daha yeni başlıyor. Savaş bitse dahi esas savaş sosyal alanlarda olacak. Çocuklar, gençler, yaşlılar, işsizler, eğitim ve sağlık meselesi, insani davranış farklılıkları bunlar çok çok önemli konular. Biz milyonlarca Suriyeliyi eğitiyoruz, onlarla suyumuzu ekmeğimizi ve geleceğimizi paylaşıyoruz. Bu noktaya dikkat çekmek isterim. Sizler yüz kişi, bin kişi gibi rakamlardan bahsediyorsunuz, biz milyonlarla ilgileniyoruz.”



“Çok boyutlu, çok yönlü problematik bir gelecekle karşı karşıyız”


Savaşın aslında bir enerji savaşı olduğuna dikkati çeken Başkan Güler, doğalgazın enerjinin dışında tarımda da gübrenin ham maddesi olarak kullanıldığını, bu durumun başka olumsuz gelişmelerini tetikleyebileceğini vurguladı.


Dolayısıyla çok boyutlu, çok yönlü problematik bir gelecekle karşı karşıya kalındığını belirten Başkan Güler, “Bunun için ortak çözüm arayışlarına ve tecrübe paylaşımlarına şimdiden, geç kalmadan başlamalıyız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon DOKA Genel Sekreteri Akpınar: "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Trabzon’da desteklenen sektörler, başvuru koşulları ve süreçle ilgili bugün bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya koyulmuş bir programdır. Her ilde 4 tane yatırım konusu seçilmiştir. Normalde Trabzon’un 3. bölge teşviklerinden faydalanma imkânı olurken daha yoğun teşviklerden faydalanmasını sağlayan bir enstrüman olarak tasarlandı" dedi. "Geçen yıl Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" diyen Akpınar "Geçen sene Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Türkiye’de hem ön başvuru süreçleri açısından hem nihai başvuru süreçleri açısından hem istihdam rakamları açısından hem de yatırım tutarı açısından Türkiye’nin en başarılı ajansı olduk. Bu manada bu başarıyı bu yıl da inşallah sürdürmek istiyoruz. 2025 yılındaki yatırım konularına ilişkin sunumlarımızı yaklaşık 3-4 hafta önce komiteye sunduk, onların neticelenmesini bekliyoruz. Teşvik belgesine bağlanarak inşallah bölgemizde çok ciddi anlamda bir yatırım ivmesi yakalanacağına inanıyoruz. Trabzon’da geçen yıl özellikle entegre su ürünleri işleme sektöründe çok güzel bir başvuru aldık. Ciddi anlamda hem istihdamı hem ihracatı hem de ürün çeşitliliğini destekleyecek başvurular aldık. Yine elektrikli tekne imalatı, yat imalatı sektörlerinde başvurular aldık. Bu yıl da 4 tane yatırım konusu belirlendi. 2030’a kadar her yıl, her sene ocak ayında 4 tane yatırım konusu belirlenerek ilimizdeki, bölgemizdeki ekonomik çeşitlenme desteklenecek" şeklinde konuştu. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ise yaptığı konuşmada "2025 yılında verilen teşviklerden entegre su ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler bu yıl da devam ediyor. Bunlara konaklama tesisi dışı alternatif turizm yatırımları ve mobilya sektörü eklendi. Su ürünleri sektörüyle ilgili geçen yıl 18 başvuru aldık, 8 tanesi onaylandı. Endüstriyel ağ ve elektrikli yat üretimiyle ilgili birer başvuru da onaylandı. 2026 için alternatif turizm yatırımlarını önemsiyoruz. Turistin zaman geçireceği macera parkları, aktivite noktalarının artmasını istiyoruz. Çok ciddi bir şekilde, 10’un üzerinde başvuru var. Bu da sevindirici, demek ki doğru yoldayız. Süremiz 15 Mayıs’ta bitiyor. 4 tane ile sınırlı kalmak istemediğimizi, olabilirse 10 sektöre destek verilmesini istediğimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Aromatik bitkilerle ilgili çalışmalarımız var. Mobilya sektörünün de teşvik kapsamına alınmasıyla ilgili talep gelmişti. Sizlerden de gelecek yıllara ilişkin yatırım yapmak istediğiniz sektörlerle ilgili talep gelirse bunları da teşvik kapsamına alınması için bakanlığa bildireceğiz" diye konuştu. 2026 yılı için Trabzon’da Ağaç ve Orman Ürünleri ile Modüler Mobilya Üretimi, Alternatif Turizm Yatırımları, Su Ürünleri İşleme Tesisleri ile Su Ürünleri ve Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Katma Değerli Ürünler Üretiminin desteklendiği ve başvuruların 15 Mayıs’ta sona ereceği belirtildi. Toplantıda daha sonra DOKA Trabzon Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Murat Karaca, Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Teşvik Programıyla ilgili sunum yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.