SAĞLIK - 28 Mart 2022 Pazartesi 12:45

Prof. Dr. Tarakçı: “Glikoz şurubu tatlılarda kullanılmamalı”

A
A
A
Prof. Dr. Tarakçı: “Glikoz şurubu tatlılarda kullanılmamalı”

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof.

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekai Tarakçı, yapısı değiştirilmiş bir tatlandırıcı olan ’glikoz şurubu’nun tatlılarda kullanılmaması gerektiğini söyledi.


Tatlılarda kullanılan un, irmik ve yağ kalitesinin önem arz ettiğini belirten Prof. Dr. Tarakçı, “Ramazan ayında tatlı ve diğer gıdaların tüketimi ve üretimi artıyor. Bu nedenle daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor. Bu anlamda kontrollerin arttırılması, üretim yerlerinin takip edilmesi ve sofralara gelene kadar tüm aşamaların denetlenmesi gerekiyor. Glikoz, şeker yerine çıkartılmış bir ürün. Tüm kristal şekerin yerine kullanılıyor. Sıvı şekilde kullanıldığı için kolay uygulanabiliyor. Teknolojik olarak nişastayı glikoz şurubu haline çevrilmiş ve kolay üretiliyor ancak hiçbir zaman pancardan üretilen kristal şekerin yerini tutmuyor ve karşılamıyor. Enerji bakımından da düşük, tatlılığı da yine farklı ve kalitesi düşük oluyor. Glikoz şurubunun tatlılarda kullanılması doğru değildir. Bunlar yapısı değiştirilmiş şekerlerdir. Yapısını değiştirirken enzim ve asitle yapıyorlar. Organik asitler kullanılıyor ve bu da tadı etkiliyor. Yapısı değiştirildiği için kullanılmaması daha uygun. Doğrusu pancardan üretilen kristal şekerin kullanılması” dedi.



“Doğru olan kristal şekerin kullanılması”


“Türkiye’nin her tarafından pancar şekeri üretiliyor” diyen Prof. Dr. Tarakçı, “Hem özel sektör hem de devletimizin şeker fabrikaları tarafından üretimi sağlanıyor. Doğrusu kristal şeker kullanılması ve uygun oranda kullanılması. Şeker yerine glikoz şurubu kullanılırsa ve tereyağı yerine margarin kullanılırsa düşük kaliteli bir ürün elde edilmiş olur ama margarin yerine eritilmiş tereyağı, glikoz şurubu yerine de kristal şeker kullanılırsa hem kaliteli ürün elde edilmiş olur, hem de insan sağlığı için önem arz eden bir ürün ortaya çıkmış oluyor” şeklinde konuştu.



“Tatlının bir bedeli var”


Ordu’da tatlı, pasta ve unlu mamuller üreten aile şirketi bir firmanın sahiplerinden Şaban Ali Çamkerten, Ramazan ayında tatlıya olan rağbetin 5 kat arttığını söyledi. Çamkerten, “Tatlı satışları bire 5 artıyor ve insanların canı tatlı çekiyor. Ramazan ayında tatlı çeşitlerimizi arttırıyoruz. Tatlı konusunda müşterilerimizin hassasiyetle dikkat etmeleri gerekiyor. Çok ucuz tatlıya kaçmamak kaydıyla tatlılarını alsınlar. Tatlının bir bedeli var, biz de o bedelin karşılığında ince dokuyup sık eleyerek vatandaşların da alım gücünü hesaplayıp üretim yapmaya gayret gösteriyoruz” ifadelerine yer verdi.



“İnsanlarımızın glikoz şurubu konusunda bilinçlenmesi gerekiyor”


“Vatandaşlarımız glikoz şurubu olan tatlılara dikkat etsin. Tatlılarda kullanılan glikoz şurubu geniz yakar, insanlarımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor” diyen Çamkerten, “Kullanılan yağ ve diğer malzemelerin kaliteli olması gerekiyor. Ucuz baklavada şeker yerine glikoz şurubu kullanıldığı için ve kullanılan yağın birkaç kez yakılıp süzenler olabiliyor, bu da koku veriyor ve tatlıyı yedikten sonra insanların midesini yakıyor. Şeker asla başka bir şekilde kullanılmaması gerekiyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MÜSİAD Muğla Şubesi ile Muğla Ticaret Odası arasında ortak projeler görüşüldü Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi ve Muğla Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen toplantıda, Muğla’nın ortak sorunları, çözüm önerileri ve iş birliği içerisinde hayata geçirilebilecek projeler ele alındı. MÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aykaç ve yönetim kurulu ile MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş ve yönetim kurulunun katıldığı toplantıda kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi ve Muğla iş dünyasına katkı sağlayacak ortak çalışmalar değerlendirildi. Verimli geçen görüşmede, bölgenin ekonomik ve ticari gelişimine katkı sağlayacak adımlar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca yürütülen çalışmalar ve üyelere sunulan katkılar hakkında bilgilendirme yapılarak, karşılıklı değerlendirmeler gerçekleştirildi. 2012 yılında kuruluşu gerçekleştirilen MÜSİAD Muğla Şubesinin 14 yılda Muğla ekonomisine ve üyelerine katkı sunmaya devam ettiğini belirten MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının ortak akıl çerçevesinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Aykaç, Muğla’nın sahip olduğu turizm, tarım ve ticaret potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sürdürülebilir kalkınma için yerel aktörler arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının şart olduğunu ifade etti.
Van Karların erimesiyle Muradiye Şelalesi coştu Van’da son günlerde etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle Muradiye Şelalesi coşmaya başladı. Vangölü Havzası’nda etkili olan yağışlar, önceki yıllarda küresel ısınmaya bağlı yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen göl ve çevresindeki akarsular için umut oldu. Geçtiğimiz yıl son 70 yılın en kurak dönemlerinden birinin yaşandığı havzada, bu yıl yağış miktarındaki artış akarsuları canlandırdı. Artan yağışlar, kuruma noktasına gelen baraj ve akarsuların yanı sıra kıyılarında ciddi çekilmenin yaşandığı Van Gölü’nde de su seviyesinin yeniden yükselmesine yönelik beklentileri güçlendirdi. Yüksek kesimlerde kar kalınlığının metreleri bulduğu havzada, havaların ısınmasıyla Muradiye Şelalesi’nin debisi önemli ölçüde arttı. Şelaleden akan sular, Bendimahi Çayı ile birleşerek Van Gölü’ne ulaşıyor. Bu durum, havzadaki su kaynaklarının yeniden canlanmasına katkı sağlarken, aynı zamanda görsel bir şölen oluşturuyor. İHA muhabirine konuşan Vangölü Aktivistleri Derneği Başkanı İsrafil Akan, "Son günlerde artan yağışlar ve kışın getirdiği kar örtüsüyle birlikte gölümüzde gözle görülür bir yükselme başladı. Umarız gölümüz eski seviyesine ulaşır. Bu durum hem bizim için hem insanlık için hem de Vangölü Havzası’nda yaşayan vatandaşlar açısından son derece olumlu bir gelişmedir. Ayrıca inci kefallerinin üreme dönemine girmiş bulunuyoruz. Derelerin su seviyesinin yüksek olması, balıkların yumurtlama sürecini de kolaylaştıracaktır" dedi. Akan, nehir debilerinin artmasıyla birlikte çevredeki atıkların da göle taşınabildiğine dikkat çekerek, "Nehirlerimizin debisinin yükselmesiyle birlikte etraftaki plastik atıklar da göle karışabiliyor ve bu durum olumsuzluklara yol açıyor. Yerel yönetimlerden istirhamımız, bu duruma karşı önlem almaları, özellikle atıkları tutacak bariyer sistemleri kurmalarıdır. Aksi halde bu kirlilik gölümüze zarar verecek ve ilerleyen süreçte ekosisteme ciddi olumsuz etkiler oluşturacaktır. Buradan yerel yönetimlere çağrımızdır; lütfen gerekli tedbirleri alalım" diye konuştu.
Sivas Sivas’ın 8 asırlık eğri minaresi restorasyona alındı Sivas’ta minaresindeki 1 metre 17 santimetrelik eğim ile dikkat çeken 829 yıllık Ulu Cami’de restorasyon çalışmaları sürüyor. Anadolu’da ilk inşa edilen camilerden biri olan ve Danişmentliler döneminde 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melih Şah tarafından 1197 yılında inşa ettirilen Sivas’taki Ulu Cami, 1 metre 17 santimetre eğik minaresi ile dikkat çekiyor. İtalya’nın Pisa şehrindeki 5.5 derecelik eğime sahip Pisa Kulesi’ne benzetilen Ulu Cami restorasyona alındı. Toplam 50 adet kolon bulunan caminin zemininin yanı sıra 7 derecelik eğime sahip minaresinde de çalışmalar başladı. Minare yüzey restorasyon çalışmaları için hazırlanan 9 çelik iskelenin montajı tamamlandı. 13 metrelik temele sahip olan ve çelik halatlar ile sabitlenecek olan eğik minarede çalışmaların kısa sürede başlaması bekleniyor. Restorasyon çalışmaları bir sonraki Kurban Bayramı’na tamamlanacak Ulu Cami’deki restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, "Hava şartlarından dolayı çalışmalara yeni başladık. Ulu Cami’nin minaresi için iskelemizin temelini bir aydır uğraşarak tamamladık. Bir sonraki Kurban Bayramı’na inşallah camiyi yetiştireceğiz. Cami içinde 50 adet temelimiz vardı. 50 adet temelin 30’unu tamamlamıştık. Bir haftada 2 adet ayak temeli güçlendirmesi yapabiliyoruz. Bilim kurulu toplantılarını tamamladık, Koruma Bölge Kurulumuz ile kararlarımızı aldık. Camiyle alakalı peyzaj ve çevre düzenlemesi olarak son bir çalışma projemiz var. Onu da bu yaz sonuna kadar tamamlayacağız" dedi.