SAĞLIK - 26 Nisan 2022 Salı 13:53

Diyetisyenler: ”İftar sonrası uyku haline karşı orucu hurma ile açın”

A
A
A
Diyetisyenler: ”İftar sonrası uyku haline karşı orucu hurma ile açın”

İftarda besinlerin hızlı tüketilmesinin kan şekerinin yükselmesine, kişilerin yorgun hissetmesine, uyku hali ve ağırlık çökmesine sebep olduğunu işaret eden Diyetisyen Melisa Karataş, “İftar sonrası oluşan uyku hali fiziksel aktivitenin düşmesine, dolayısıyla sindirim problemlerinin artmasına neden olmaktadır.

İftarda besinlerin hızlı tüketilmesinin kan şekerinin yükselmesine, kişilerin yorgun hissetmesine, uyku hali ve ağırlık çökmesine sebep olduğunu işaret eden Diyetisyen Melisa Karataş, “İftar sonrası oluşan uyku hali fiziksel aktivitenin düşmesine, dolayısıyla sindirim problemlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu problemi aşmanın en güzel yolu, iftarı hurma ile açmaktır” dedi.


Ramazan ayında gün boyu yaşanan açlık ve susuzlukla birlikte vücudun dinlendiğini; sahur ve iftardaki besin alımı ile gerekli olan enerji alımının sağlandığını belirten Medical Park Ordu Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Melisa Karataş, uyarılarda bulundu.


Ramazan ayının hem fiziksel hem de ruhsal olarak bir arınmanın gerçekleştiği kutsal bir ay olduğunu dile getiren Dyt. Melisa Karataş, iftarla başlayan yeme içme özgürlüğünde bazı önemli noktalara dikkat edilmezse orucu zorlaştıran birçok sindirim veya tansiyon gibi problemlerle karşılaşılabildiğini vurguladı. Dyt. Karataş Ramazan ayında orucu hurma ile açmanın gün içinde kaybedilen vitamin ve mineralleri yerine koymak için pratik bir çözüm olduğunu söyledi.



“İftar sonrası uyku hali sindirim problemlerine neden olabilir”


Ramazan ayında gün boyu yaşanan açlık ve susuzlukla birlikte vücudun dinlendiğini; sahur ve iftardaki besin alımı sayesinde gerekli olan enerji alımının sağlandığını söyleyen Dyt. Melisa Karataş, “İftar anında besinlerin hızlıca tüketilmesi kan şekerinin yükselmesine, kişilerin yorgun hissetmesine, uyku hali ve ağırlık çökmesine sebep olmaktadır. İftar sonrası oluşan uyku hali fiziksel aktivitenin düşmesine, dolayısıyla sindirim problemlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu problemi aşmanın en güzel yolu, iftarı hurma ile açmaktır” diye konuştu.



“Hurmanın faydaları gözardı edilmemeli”


Ramazan ayında daha rahat bir sindirim sistemi için iftarı hurma ile açmanın öneminin altını çizen Dyt. Melisa Karataş, şu bilgileri paylaştı:


“Ramazan ayında en çok yaşanan sindirim problemleri arasında şişkinlik, gaz, bulantı, kabızlık ve mide krampları ile birlikte iftar sonrası yaşanan uyku halidir. Bu problemi orucunuzu meyve ile açarak aşabilirsiniz. İnsan vücudunun daha sağlıklı ve zinde kalmasını sağlayan hurma kabızlık, sindirim problemi, kalp problemleri, mide bulantısı ve hatta kanser başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucudur. İçerdiği A ve B grubu vitaminleri nedeniyle sinir sistemine de çok iyi gelir. Ramazan’da orucunuzu hurma ile açarak gün içinde kaybedilen vitamin ve mineral dengesini sağlamış olursunuz.”



“Yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin”


İftar sonrası uyumak yerine aktif olunması gerektiğine dikkat çeken Dyt. Melisa Karataş “Yürüyüş yapın. Egzersiz sindirim sisteminizin doğru ve etkin çalışması için size yardımcı olacaktır. Yemek yemekte aceleci davranmayın, iftarı en azından ikiye bölerek tüketin. İlk bölümünde boş olan midemizi zorlamayacak çorba gibi besinler tüketin. Çorbalarınıza öğütülmüş keten tohumu atabilirsiniz. Yediğiniz yemek ne olursa olsun, yavaş yavaş ve bol çiğneyerek tüketin. Yemek öncesi bol su içmeyi unutmayın. Mutlaka sahur yapın ve sahurda kızartılmış, yağlı ve baharat içeren besinler tüketmeyin. Bağırsak floranız için yoğurt gibi besinlere hem iftarda hem de sahurda yer verin. Sindirim sistemi ile ilgili bir rahatsızlığınız önceden de varsa ve üstteki önerileri uygulamanıza rağmen geçmediyse, mutlaka doktorunuza ve diyetisyeninize başvurun” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.