EKONOMİ - 27 Nisan 2022 Çarşamba 09:11

Okumak için Ordu’ya gelen 3 kız kardeş iş sahibi oldu

A
A
A
Okumak için Ordu’ya gelen 3 kız kardeş iş sahibi oldu

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in talimatları ile geçen yıl kurulan DAVET Girişimcilik Merkezi, Ordu’ya il dışından gelen 3 üniversiteli kız kardeşi iş sahibi yaptı. 3 kız kardeş aldıkları destekler ile kuru meyve cipsi üretmeye başladı.


Ordu’da yetişen meyveleri kurutarak cips haline getiren 3 kız kardeş Neşe Aysan, Esra Aysan ve Zarife Aysan Şatıroğlu Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile üretimine başladıkları "Bi’ Başka Kuru Meyve ve Sebze Cipsi’’ markası ile seri üretime geçmeyi hedefliyor.



“Büyükşehir Belediyesi sayesinde işimizi geliştirdik”


Ordu Büyükşehir Belediyesinin destekleri çalışmalarının hız kazandırdığını belirten Zarife Aysan Şatıroğlu destekleri için Başkan Güler’e teşekkür etti. Ordu’da ürettikleri ürünlerin şuan 81 ile satışının yapıldığını ifade eden Zarife Aysan Şatıroğlu, “Biz 3 kız kardeş olarak eğitim nedeniyle Ordu’ya geldik. Eğitim sonunda Ordu’da olmaktan ve burada kalmaktan mutlu olduğumuz için geri dönmedik. Çok farklı alanlarda eğitim gördük ancak bizim içimizde hep tarımla uğraşmak üretmek ve ticaret yapmak vardı. Ordu’da ne yapabiliriz diye kardeşlerimizle düşündük. Ordu’da çok fazla meyve çeşidi vardı. Bunu işlemek ve satışını yapmak istedik. Kendi imkânlarımız ile kurduğumuz kurutma makinası ile başladığımız yolculuğumuza Ordu Büyükşehir Belediyesinin imkânları ile devam ediyoruz. Şuan Gülyalı ilçesin bulunan Yöresel Lezzetler Akademisi’nde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda DAVET Merkezini de adres göstererek kendi markamızı kurduk. Şu an burada ürettiğimiz ürünleri 81 ile satışını gerçekleştiriyoruz. İlerleyen günlerde kendi iş yerimizi açarak üretimi daha da artırmak istiyoruz. Bu konuda bizlere verdiği destek dolayısıyla Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’e ve ekibine çok teşekkür ediyoruz” dedi.



Kendi markalarını oluşturdular


Ürettikleri ürünleri "Bi’ Başka Kuru Meyve ve Sebze Cipsi’’ markası ile satışa sunduklarını belirten Neşe Aysan ise Büyükşehir Belediyesinin desteklerinin kendilerine güç verdiğini söyledi. Birçok sosyal medya ağlarında yer aldıklarını belirten Aysan, “Şu an sosyal medya, e-ticaret aracılığıyla satışlarımız var. Bundan sonra inanıyoruz ki başka sosyal medya araçları üstünden satışlarımız olacak. Bizlere verdiği güç ve destek için Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.



“Yatırımcı ve girişimcilerin yanındayız”


Ordu’ya yatırım yapmak isteyenlerin en büyük destekçisinin Büyükşehir Belediyesinin olduğunu belirten Başkan Danışmanı Asım Suyabatmaz, “Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’in ortaya koymuş olduğu ‘Düşünen, Üreten, Yarışan Ordu’ sloganıyla birlikte Ordu artık hem düşünüyor hem üretiyor hem de yarışıyor” diye konuştu.


Başkan Danışmanı Asım Suyabatmaz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


“DAVET Girişimcilik Merkezimizde ortaya koymuş olduğumuz imkânlar neticesinde işini kurmak isteyen, ticaret yapmak isteyen herkese bu merkezimizde fırsat eşitliği sunuyoruz. Bu anlamda bugün çok güzel bir örneğimiz var. Gülyalı ilçemizde Yöresel Ürünler Atölyesi’nde yer imkânı tesis ettiğimiz ayrıca DAVET Merkezini adres göstererek ticari hayata atanan 3 kız kardeşimiz var. Ankara’dan Ordu’ya Üniversite okumak için gelen 3 kız kardeş okul bittikten sonra Ordu’da kalarak kendi işlerini kurdular. Ordu’nun 19 ilçesinde yetişen elma, armut, kivi, mandalina ve hurma gibi ürünleri işleyip cips haline getiriyor. Ben kendilerini tebrik ediyorum. Ayrıca böyle bir hizmetin Ordu’ya gelmesine vesile olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza tüm yatırımcılar ve girişimciler adına teşekkür ediyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.