- 10 Mayıs 2023 Çarşamba 12:36

Kuzey Irak’a çalışmaya giden Ordulu işçilerden 15 gündür haber alınamıyor

A
A
A
Kuzey Irak’a çalışmaya giden Ordulu işçilerden 15 gündür haber alınamıyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinden 2 ay önce Kuzey Irak’a çalışmaya giden 2 kuzenden 15 gündür haber alınamıyor.

Ordu’nun Fatsa ilçesinden 2 ay önce Kuzey Irak’a çalışmaya giden 2 kuzenden 15 gündür haber alınamıyor. Aileler, evlatlarının hayatlarından endişe ettiklerini belirtti.


Çamaş ilçesine bağlı Sakargeriş Mahallesi nüfusuna kayıtlı 35 yaşındaki evli ve iki çocuk babası Emrah Yeniköy ile kuzeni 32 yaşındaki Fatih Yeniköy, yaklaşık 2 ay önce Kuzey Irak’a çalışmaya gitti. İddiaya göre, ücrette anlaşamayan işçilerin pasaportlarına, çalıştıkları şirket tarafından el konuldu. Kendi imkanlarıyla Türkiye’ye dönmek isteyen kuzenler, kaldıkları yerden kaçtı. 2 işçiden 27 Nisan 2023 tarihinden itibaren haber alınamıyor.


İşçilerden haber alamayan aileleri, durumu yetkililere bildirdi. İyi bir haber bekleyen işçilerin aileleri, bir an önce çocuklarının bulunmasını istedi.



“Hayatının tehlikede olduğunu söyledi, telefonlarına ulaşamıyoruz, oğluma kavuşmak istiyorum”


Çocuğunun sesini canlı şekilde duymak istediğini söyleyen ve son konuşmalarında hayatlarının tehlikede olduğunu söyleyen Fatih Yeniköy’ün annesi Emriye Yeniköy, “Kuzey Irak’a çalışmaya gitti. ’Kendini çok yorma ben sana buradan fazla fazla para göndereceğim’ dedi ve sonrasında birkaç gün sonra gelen telefonla adeta şok oldum. ‘Anne bize para gönder, burada sıkıntılı durumdayız’ dedi ve sonrasında biz de para göndermek için kendisine ulaşmaya çalıştık. Telefonlarına ulaşamıyoruz, ‘hayatımız tehlikede, sıkıntılı bir yer burası’ dedi son konuşmasında ve daha da ulaşamadım. Oradan ulaşacağımız kimse de yok. Devletimizden çocuklarımızı bize sağ salim bulmasını istiyorum. Oğluma bir an önce kavuşmak istiyorum” dedi.



“Çocukları, ağlayarak babalarının yollarını gözlüyor”


2 çocuk babası Emrah Yeniköy’ün annesi Nesime Yeniköy de endişeli bekleyişlerinin sürdüğünü belirterek, “Ailesi olarak perişan durumdayız. Eşi ve çocukları da çok mağdur. Torunlarım her gün babalarını soruyorlar. Ağlayarak babalarının yollarını gözlüyorlar. Devletimizden isteğimiz çocuklarımızı sağ salim bulmalarıdır. 15 gündür endişeli bekleyişimiz sürüyor. Geceleri uyku bile uyuyamıyoruz ve korku içinde bekliyoruz” şeklinde konuştu.



“Endişeli ve korkulu bekleyişimiz sürüyor”


“Çocuklarımızla en son görüştüğümüzde onları bir odada beklettiklerini, yabancı kişileri tanımadıklarını söylediler” diyen Emrah Yeniköy’ün babası Fikret Yeniköy, “Söylediklerini göre yakalanmışlar. Sonra oradan kendi imkanları ile kaçtıklarını belirttiler. Bir taksiciye ulaşıp bölgeden uzaklaşmaya çalışsalar da yine yakalanmışlar. O zamandan sonra da maalesef daha da ulaşamıyoruz. Herkese ulaşmaya çalışsak da gayretlerimizde başarılı olamadık. Torunlarım her gün babalarını soruyor. Devletimizden ricamız, çocuklarımızı bulmalarıdır. Endişeli ve korkulu bekleyişimiz sürerken tek isteğimiz budur” ifadelerine yer verdi.



“Hayatlarından şüpheliyiz”


Ağabeyinin bulunması için Dışişleri Bakanlığını arayarak bilgi verdiğini söyleyen Emrah Yeniköy’ün kardeşi İbrahim Yeniköy ise, “Bakanlığımızı aradım ve durumu anlattım. Bize bir süre sonra döndüler. Sonrasında ulaştıklarını, genel sağlık durumlarının iyi olduğunu söylediler. Bizlerden o haberi alınca tekrar abimleri aradık fakat yine ulaşamadık. 15 gündür de halen ulaşamadık. Hayatlarından şüpheliyiz ve endişeliyiz. Devletimizden yardım bekliyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.