SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 09:19

Opr. Dr. Çelik: "Obezite kanser riskini artırabilir"

A
A
A
Opr. Dr. Çelik: "Obezite kanser riskini artırabilir"

Obezitenin yalnızca kilo artışıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Salih Can Çelik, "Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme riskini de artırabilir. Obezite, bireyin yaşam kalitesini de düşürür, hareket kabiliyetini kısıtlar ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir" dedi.


16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Salih Can Çelik, obezitenin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, tüm vücut sistemlerini etkileyen kronik bir hastalık olduğunu vurguladı. Obezitenin, vücutta aşırı yağ birikiminin sağlığı bozacak düzeye ulaşmasıyla ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Çelik, "Bu durum metabolik, hormonal ve sistemik birçok sorunu beraberinde getirir. Tanı koymada en sık kullanılan yöntem vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplamasıdır. Ancak sadece VKİ’ye bakmak yeterli değildir. Bel çevresi ölçümü, vücut yağ oranı ve kişinin mevcut hastalıkları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle karın bölgesinde yağlanma, kalp ve metabolik hastalıklar açısından daha yüksek risk anlamına gelir" şeklinde konuştu.



"Obezite artışı yaşam tarzıyla ilişkili"


Obezitenin günümüzde giderek yaygınlaştığını ifade eden Çelik, bu artışın tesadüf olmadığını belirterek, "Fiziksel aktivitenin azalması, masa başı çalışma düzeni ve uzun süre ekran başında kalmak günlük hareketi ciddi şekilde kısıtlıyor. Bunun yanında yüksek kalorili, işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdaların kolay ulaşılabilir olması da kilo artışını hızlandırıyor. Fast-food tüketimi, şekerli içecekler ve düzensiz beslenme alışkanlıkları obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca stres, uyku düzensizliği ve hormonal değişiklikler de iştah mekanizmasını etkileyerek kilo artışına yol açabiliyor" ifadelerine yer verdi.



"Birçok hastalığın zeminini hazırlıyor"


Obezitenin yalnızca kilo artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Opr. Dr. Çelik, "Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi pek çok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin görülme riskini de artırabilir. Obezite, aynı zamanda bireyin yaşam kalitesini düşürür, hareket kabiliyetini kısıtlar ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir" diye konuştu.



"VKİ risk hakkında önemli ipuçları veriyor"


Vücut Kitle İndeksi’nin (VKİ) pratik bir değerlendirme aracı olduğunu belirten Opr. Dr. Çelik, "18.5’in altı zayıf, 18.5-24.9 arası normal, 25-29.9 arası fazla kilolu, 30 ve üzeri obez olarak sınıflandırılır. VKİ yükseldikçe diyabet ve kalp hastalıkları riski de artar. Ancak özellikle kas kütlesi yüksek bireylerde tek başına yeterli olmayabilir, bu nedenle kişiye özel değerlendirme önemlidir" dedi.



"Sağlıklı beslenme ve düzenli spor, genetik riskleri azaltabilir"


Ailesinde obezite öyküsü bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Çelik, "Genetik bir zemin söz konusu olsa da sonucu belirleyen daha çok yaşam tarzıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak ve düzenli egzersiz yapmak, genetik riskleri önemli ölçüde azaltabilir" ifadelerine yer verdi.



"Tedavi süreci çok yönlü ele alınmalı"


Obezite tedavisinin tek bir yöntemle çözülemeyeceğini vurgulayan Opr. Dr. Çelik, "Diyetisyen eşliğinde planlanan beslenme programları, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişikliği tedavinin temelini oluşturur. Gerekli durumlarda ilaç tedavileri de devreye alınabilir. Ancak ileri düzey obezite hastalarında cerrahi yöntemler etkili ve kalıcı çözümler sunabilmektedir" şeklinde konuştu



"Cerrahi yöntemler doğru hastada etkili sonuçlar veriyor"


Opr. Dr. Çelik, bariatrik cerrahinin belirli kriterlere göre uygulandığını ifade ederek, "Vücut kitle indeksi 40 ve üzeri olan ya da 35’in üzerinde olup diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıkları bulunan bireyler cerrahi için uygun adaylar arasında yer alır. Tüp mide ve gastrik bypass gibi ameliyatlar, yalnızca kilo kaybı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda metabolik hastalıkların kontrol altına alınmasına da yardımcı olur" dedi.



"Hızlı kilo verme yöntemlerine karşı uyarı"


Hızlı kilo verme vaat eden yöntemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Çelik, şu ifadelere yer verdi:


"Şok diyetler ve bilinçsiz uygulamalar kas kaybına, vitamin ve mineral eksikliklerine ve metabolizma hızının düşmesine yol açabilir. Bu durum, verilen kiloların kısa sürede geri alınmasına neden olur. Sağlıklı kilo kaybı haftada ortalama 0.5-1 kilogram olmalıdır. Önemli olan hızlı değil, kalıcı kilo vermektir."



"Kalıcı başarı yaşam tarzı değişikliğiyle mümkün"


Sürdürülebilir kilo kontrolünün ancak yaşam tarzı değişikliğiyle sağlanabileceğine değinen Opr. Dr. Çelik, "Dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı kazanmak, porsiyon kontrolü yapmak, düzenli egzersiz alışkanlığı edinmek ve uyku düzenine dikkat etmek büyük önem taşır. Kişinin motivasyonunu koruması ve gerektiğinde profesyonel destek alması da sürecin başarısını artırır" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmirli sanatçı, uluslararası akordeon festivalinde jüri üyeliği yaptı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç, 6. İstanbul Uluslararası Akordeon Festivali ve 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nda jüri üyesi olarak görev aldı. 6-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon, Gönüllü Hizmet Vakfı, Kadıköy Belediyesi ile Kars Eğitim ve Kültür Vakfı sponsorluğunda düzenlendi. Yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen festivalde, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç da yarışmanın jüri üyeleri arasında yer aldı. İzmir’den festivale akademik katkı Bosna-Hersek’ten Ukrayna’ya, Azerbaycan’dan Hırvatistan’a uzanan geniş katılımcı profiliyle gerçekleştirilen festival kapsamında konserler, yarışmalar, sunumlar ve gala etkinlikleri düzenlendi. Festivalin gelişim sürecini anlatan "İlk Beş Yıl" başlıklı sunumu gerçekleştiren Ejder Orkun Kılıç, organizasyonun uluslararası boyuta ulaşan yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası sanatçılar aynı sahnede buluştu Festivalin onur konukları arasında Danijela Gazdic-Kljajic, Aisha Dzhasheeva, Subhan Köçerli, Serhii Sapun ve Martina Jembriak yer aldı. Festivalde ayrıca Türkiye’nin başarılı kadın akordeon sanatçıları ile genç müzisyenler de sahne aldı. Akordeon ve körüklü çalgıların farklı kültürlerdeki yansımalarının sahneye taşındığı organizasyon, sanat çevrelerinden de ilgi gördü. Gala konseri yoğun ilgi gördü Festivalin finali ise Kadıköy’de bulunan Kozzy AVM Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü Sahnesi’nde düzenlenen "Kafe Türk’te Toy" gala konseriyle gerçekleştirildi. Akorder Dernek Başkanı Aziz Ali Elyağutu’nun sunumuyla gerçekleştirilen gece, farklı ülkelerden sanatçıların ortak performanslarına sahne oldu. Festival kapsamında ayrıca genç müzisyenlerin katıldığı 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nın sonuçları da açıklandı.
Düzce 110 öğrenci aynı anda ders çalışıyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından şehre kazandırılan kütüphaneler açıldığı ilk günden itibaren öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Cumhuriyet Mahallesinde bulunan kütüphanede aynı anda 110 öğrenci ders çalışıyor. Cumhuriyet Mahallesi’nde, Düzce Bilim Merkezi ve Çocuk Üniversitesi’nin de bulunduğu binanın giriş katında hizmete açılan Fibrobeton Kütüphanesi, 470 metrekarelik kapalı alanıyla aynı anda 110 öğrencinin ders çalışmasına imkan sağlıyor. Modern tasarımı, teknolojik donanımı ve öğrencilerin ihtiyaç duyabileceği konforlu çalışma alanlarıyla dikkat çeken kütüphane, 3 Nisan’dan bu yana öğrenciler tarafından yoğun şekilde tercih ediliyor. Sınavlara burada hazırlanıyorlar Ders çalışmak ve sınavlara hazırlanmak amacıyla kütüphaneye gelen öğrenciler, kütüphanelerin kendilerini motive ettiğini belirterek; Bir arkadaşım buraya gelebileceğimi tavsiye etmişti. Kütüphanelere gitmeyi çok sevdiğimi biliyor. Gerek sınavlara hazırlanan öğrencilerin gerek üniversite öğrencilerinin kütüphaneyi yoğun şekilde kullandığını görmek beni mutlu etti. Benzer hedefleri olan insanlarla aynı ortamda bulunmak çalışma motivasyonumu artırıyor. Kütüphaneyi çok beğendim. Tasarımı oldukça modern, ortam ferah, sessiz ve rahat. Bu bölgede oturuyorum ve YKS’ye hazırlanıyorum. Sınava çok az zaman kaldı. Kütüphanenin açıldığını görünce çok sevindim. Benim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Sık sık geliyorum. Kütüphanedeki ekipmanların ve kullanılan malzemelerin kalitesi gerçekten çok iyi. Bu da tercih etmemde önemli bir etken oluyor. Huzurlu bir ortamda ders çalışmak güzel. Buradaki atmosfer insanı çalışmaya teşvik ediyor. İnternet erişimi ve sunulan diğer imkanlar da motivasyonu artırıyor. Yeni kütüphanenin açılması çok iyi oldu. Evime de yakın. İçeri girdiğim anda ders çalışma isteğim arttı. Her gün gelip ders çalışıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerinde bulundular.