SAĞLIK - 13 Mayıs 2025 Salı 09:09

‘Tiroit kanserindeki artışın tek sebebi Çernobil değil’

A
A
A
‘Tiroit kanserindeki artışın tek sebebi Çernobil değil’

Son yıllarda tiroit kanserinde gözlemlenen artışın, özellikle Çernobil felaketi ile ilişkilendirildiğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Murat Alan, "Çernobil felaketinin tiroit kanseri artışında önemli bir faktör olduğu kabul edilmekle birlikte, Türkiye’deki artış tamamen buna bağlanmamalıdır. Aile öyküsü, genetik yatkınlık, iyot eksikliği ve bazı çevresel faktörler de risk faktörleri arasında yer almaktadır. Özellikle ailesinde tiroit kanseri öyküsü olan bireylerin düzenli tarama yaptırması önemlidir" dedi.


Son yıllarda tiroit kanserinde gözlemlenen artışın özellikle Çernobil felaketi ile ilişkilendirildiğini ve bu konuda birçok spekülasyon yapıldığını dile getiren Medical Park Ordu Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Murat Alan, dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarıda bulundu.



"Çernobil felaketi sonrası tiroit kanseri artışı"


Çernobil nükleer kazasının 26 Nisan 1986’da Ukrayna’da gerçekleştiğini ve atmosfere büyük miktarda radyonüklid yayıldığını hatırlatan Uzm. Dr. Alan, "Bu felaketten sonra özellikle Beyaz Rusya, Ukrayna ve Rusya gibi komşu ülkelerde tiroit kanseri vakalarında belirgin bir artış yaşanmıştır. Bu artışın temel nedeni, radyoaktif iyot maruziyetidir. Radyasyona en fazla maruz kalan çocuk ve gençlerde, kazadan sonraki yıllarda tiroit kanseri görülme sıklığında ciddi bir yükselme olmuştur" şeklinde konuştu.



Karadeniz Bölgesi’nde tiroit kanseri oranları


Karadeniz Bölgesi’nin Çernobil kazasından sonra Türkiye’de tiroit kanseri vakalarının en sık raporlandığı bölgelerden biri olarak dikkat çektiğini ve kazanın ardından artan kanser vakaları uzun yıllar tartışıldığını belirten Uzm. Dr. Alan, "Özellikle Rize, Trabzon, Ordu ve çevresinde tiroit kanseri vakalarının artışı, halk sağlığı uzmanları ve onkologlar tarafından uzun yıllar incelenmiştir. Ancak son yıllarda yapılan epidemiyolojik çalışmalar, tiroit kanseri insidansındaki artışın sadece Çernobil’e bağlı olmadığını göstermektedir. Bu artışın erken teşhis imkanlarının artması, farkındalık düzeyinin yükselmesi ve ileri görüntüleme tekniklerinin yaygınlaşması ile de ilişkili olduğunu vurgulanmaktadır" ifadelerine yer verdi.



"Radyasyon dışında risk faktörlerine dikkat"


Tiroit kanserinin tek nedeni radyasyon olmadığına değinen Uzm. Dr. Alan, "Aile öyküsü, genetik yatkınlık, iyot eksikliği ve bazı çevresel faktörler de risk faktörleri arasında yer almaktadır. Özellikle ailesinde tiroit kanseri öyküsü olan bireylerin düzenli tarama yaptırması önemlidir" diye konuştu.



"Erken teşhis hayat kurtarır"


Çernobil felaketinin tiroit kanseri artışında önemli bir faktör olduğu kabul edilmekle birlikte, Türkiye’deki artışın tamamen buna bağlanamayacağını ifade eden Uzm. Dr. Alan, "Erken tanı imkanları ve bilinç düzeyindeki artış da önemli etkenler arasındadır. Radyasyon maruziyetinden korunmak ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamak, risk yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi’nde ‘Ailem benim her şeyim’ paneli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi, toplumsal bilinci artırmaya yönelik çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fakülte bünyesinde düzenlenen ‘Ailem Benim Her Şeyim’ başlıklı panel, öğrencilerin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, gençleri bağımlılık gibi modern çağın en büyük tehditlerine karşı korumanın önemine değindi. Etkinliğe ayrıca Milas Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Çeken de katılım sağladı. Bağımlılıkla mücadele ve ailenin gücü masaya yatırıldı Panelde, alanında uzman isimler hem ailenin önemini, hem de bağımlılıkla mücadelenin hayati yollarını dinleyicilerle paylaştı: Muğla Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Demir, konuşmasında aile bağlarının güçlü olmasının bireyi dış dünyadaki tehlikelerden nasıl koruduğunu anlattı. Bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığı, psikolojisi ve sosyal hayatı üzerindeki yıkıcı zararlarına dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür ise Yeşilay’ın tarihi kökenleri, kuruluşu, yürüttüğü ulusal ve uluslararası faaliyetler ile gelecek hedefleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Şengür, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynayan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) modelini tanıtarak, bağımlılık tedavisinde ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak verilen destek mekanizmalarını anlattı. Milas Veteriner Fakültesi Morfoloji Binasında gerçekleştirilen panele, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Sunumların ardından soru-cevap bölümüne geçilirken, öğrencilerin bağımlılıkla mücadele ve toplumsal farkındalık konularındaki soruları paneli interaktif bir havaya taşıdı. Etkinliğin sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara Dekan Prof. Dr. Artay Yağcı tarafından teşekkür plaketleri verilirken, tüm katılımcı öğrencilere günün anısına Yeşilay tişörtleri dağıtıldı.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "(Yıkılan köprü) DSİ standartlarına uygun bir köprü değildi" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, son günlerde etkili olan yağışların ardından debisi yükselen Yeşilırmak’ta taşkın riski nedeniyle yıkımı başlatılan Çedaş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. Yeşilırmak’taki su seviyesinin kritik noktaya ulaşmasının ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, taşkın riski nedeniyle şehir merkezinde bulunan Çedaş Köprüsü’nün yıkılmasına önceki gün başlandı. Tokat Belediye başkanı Mehmet Kemer Yazıcıoğlu yıkım çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtemel taşkın riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu; "Malum biliyorsunuz Tokat’ta ve Tokat’ta yakın lokasyonlarda ciddi anlamda bir özellikle sel felaketi yaşanması tahmin ediliyor. Turhal, Niksar ve Erbaa’da da sel felaketi yaşandı. Tokat merkezde de biliyorsunuz dolusavak dediğimiz Almus Barajı artık taşmak üzere, söylenen bilgiler bu şekilde. 40 santim civarında bir şeyin kaldığı söyleniyor. Malum bu dolusavak taştığı andan itibaren Tokat merkeze de 6 saat içerisinde ulaşması düşünülüyor. Tabii bilgiler malum Devlet Su İşleri tarafından da bize iletilen bilgiler. İşte 6-6,5 saat civarında ulaşacağı söylendiği için malum biz ÇEDAŞ köprüsü’nü kaldırmak durumunda kaldık. Tabii bunu kaldırırken de Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi üçümüz istişare ettikten sonra karar verildi. Malum burası Devlet Su İşleri’ne uygun bir köprü değildi. Toplamda alt tabandan yukarı doğru en alt kısmı iki metre civarında. İster istemez bu sıkıntıyı bertaraf etmek bakımından bunu kaldırmak zorundaydık. Arkadaşlar dün itibaren zaten köprülerin yıkımına başladılar. İnşallah bu akşama doğru tamamını yıkmayı planlıyoruz. Sonrasında da zaten yapılacak toplantı neticesinde de ki büyük bir ihtimal 11.30 gibi tekrar bir koordinasyon merkezinde toplantı gerçekleştirecek. Tokat merkezle alakalı da sadece bu lokasyon değil yaşanabilecek diğer kötü senaryolara da belediye olarak hazırlıkklıyız. Vatandaşlarımız şimdilik bir endişe etmesinler. Ama geçmiş olsun diliyorum. En kısa sürede inşallah bu sıkıntıyı bertaraf etmiş oluruz umuduyla dua ediyoruz" dedi.