ASAYİŞ - 16 Ekim 2024 Çarşamba 16:21

Yaya geçidinde çarptığı kadının hayatını kaybetmesine neden olan firari sürücüye adli kontrol

A
A
A

Ordu’nun Fatsa ilçesinde 5 gün önce yaya geçidini kullanarak yolun karşısına geçmeye çalışan kadına çarparak hayatını kaybetmesine neden olan ve olaydan sonra firari olan otomobil sürücüsü, sevk edildiği adli mercilerce adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Hayatını kaybeden kadının oğlu, “4 günün sonunda kendisi teslim oldu ve mahkemeye çıkartıldı. Mahkeme sonucunda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı, bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Fatsa ilçesi Bolaman Mahallesi’nde saat 11 Ekim tarihinde akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, yaya geçidinden karşıya geçmekte olan 59 yaşındaki Nazife Karaca’ya, A.K.’nin (55) kullandığı 61 AHV 647 plakalı otomobil çarptı. Sürücü olay yerinden kaçarken, ağır yaralanan kadına ihbar üzerine hızla kaza yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti. Yapılan tüm müdahalelere rağmen 3 çocuk annesi Nadire Karaca, olay yerinde hayatını kaybetti.

4 günün sonunda teslim oldu

Nazife Karaca’ya çarpan araç sürücüsü, kazanın ardından kaçarak olay yerini terk etmişti. Hakkında yakalama kararı çıkartılan ancak bulunamayan araç sürücüsü, dün Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı’na giderek teslim oldu. Gözaltına alınan A.K., karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sürücü A.K., çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"4 gündür firari olması kötü niyeti ortaya koyuyor"

Hayatını kaybeden kadının oğlu Emrah Karaca, “Kişinin olay yerini terk etmesi ve 4 gündür firar olması kötü niyetli olduğunu ortaya koyuyor. Bizim temennimiz olaydan hemen sonrasında kolluk kuvvetlerine teslim olarak, en azından gerekli soruşturma ile beraber tutuklu olarak yargılanmasıydı. Ancak 4 gün sonra tüm delilleri ortadan yok ederek firari olarak kalmıştır ve teslim olmamıştır. 4 günün sonunda kendisi teslim oldu ve mahkemeye çıkartıldı. Mahkeme sonucunda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır” dedi.

“Biz bu durumu kabul etmiyoruz”

Bu durumu kabul etmediklerini ifade eden Karaca, “Çünkü yaya geçidinden geçen bir kişinin bu şekilde kazaya karışması ve sonucunda sürücünün mahkeme tarafından serbest bırakılması normal bir durum değildir. Bunu herkes biliyor ki yaya geçidinde yayalara yol verilir. Biz kendi çabalarımız ile gidermeye çalıştık ama mahkemenin verdiği karar ile aklımızdaki soru işaretleri büyüdü. Sürücü zaten firariydi, firari olan bir kişi mahkeme tarafından nasıl serbest bırakılıyor? Aklımızdaki soru işaretleri bunlar” diye konuştu.

Yaya geçidinde çarptığı kadının hayatını kaybetmesine neden olan firari sürücüye adli kontrol

"Tutuklanmasını istiyoruz"

En kısa sürede savcının itiraz dilekçesi ile birlikte kararın tersine dönmesini ve sürücünün tutuklanmasını talep ettiklerini belirten Emrah Karaca, “Maalesef bizimle irtibata geçen ve acımızı paylaşmak isteyen birisi olmadı. Bu saatten sonra kendileriyle de görüşmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Öte yandan sürücü A.K.’nin yetkililerce yapılan inceleme sonrasında kazada ’asli kusurlu’ olduğunun tespit edildiği ve mağdur ailenin avukatı ile Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Fatsa Sulh Ceza Hakimliği’nin sürücü hakkında adli kontrolle serbest bırakılmasına ilişkin kararına karşı itirazda bulunduğu öğrenildi.

Yaya geçidinde çarptığı kadının hayatını kaybetmesine neden olan firari sürücüye adli kontrol

Ahmet Altay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir" dedi. Bakan Gürlek, "İslamofobi" kavramının yalnızca bir korkuyu ifade etmediğini belirterek, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutumun ön yargı, ayrımcılık ve açık bir düşmanlık içerdiğini ifade etti. Paylaşımında, "Fobi kavramı esasen bir korkuyu tanımlarken, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutum; bir korkudan ziyade İslam’a, Müslüman kimliğine ve İslam medeniyetine yönelik sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerine yer veren Gürlek, meselenin çoğu zaman bir korkudan ziyade İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olduğuna dikkat çekti. Minarelerden, başörtüsünden ya da bir inancın kamusal görünürlüğünden rahatsızlık duymanın korkuyla açıklanamayacağını belirten Gürlek, bir insanın inancı, kimliği veya kültürü nedeniyle hedef alınmasının insan onuruyla bağdaşmayacağını kaydetti. Adalet Bakanı Gürlek paylaşımında ayrıca, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir. Toplumların barışını ve ortak geleceğini tehdit eden her türlü ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele etmek, farklılıkları zenginlik olarak gören, insan onurunu ve karşılıklı saygıyı merkeze alan bir anlayışı güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye’nin İslam düşmanlığına, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı insan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Birlik, beraberlik ve dayanışmamız için dua edelim" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; On Bir Ayın Sultanı Ramazan’ın en kıymetli hazinesi olarak kabul edilen Kadir Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Büyükkılıç mesajında, "Kadir Gecesi’nin milletimiz ve İslam âlemi için barış, huzur ve kardeşlik getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmamız için dua edelim" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yayımladığı mesajında İslam âleminin Kadir Gecesi’ni tebrik ederek, bu özel gecenin birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşliğe vesile olmasının yanı sıra insanlık için hayırlara kapı aralamasını temenni etti. Başkan Büyükkılıç, mesajında yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı gece olan Kadir Gecesi’nin bin aydan daha hayırlı bir gece olduğunu hatırlatarak, "Bu müstesna gece, tüm İslam âlemi için büyük bir kıymet taşımaktadır. Bu kıymetli gecede ellerimizi Cenab-ı Allah’a açarak; başta birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmamız olmak üzere İslam âleminin ve tüm insanlığın barış ve huzura kavuşması için dua edelim" ifadelerini kullandı. Dünyanın en merhametli milletlerinden birinin Türk milleti olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç; "Ramazan ayının sevinç ve mutluluğu, dünyanın çeşitli yerlerinde zulüm gören, şehit edilen, yerlerinden ve yurtlarından edilen Müslüman kardeşlerimiz varken elbette tam anlamıyla yaşanamıyor. Yüreğinde iman taşıyan ve merhametiyle öne çıkan milletimiz, her türlü desteği ve dualarıyla mazlumların yanında yer almaya devam edecektir" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kadir Gecesi’nin bireysel olarak hem manevi hem de toplumsal bağları kuvvetlendirmek için önemli bir fırsat olduğunu ifade ederek, "Hep birlikte tek yürek olarak dua ediyor, bu özel gecenin ülkemize, tüm İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini diliyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, mesajının sonunda tüm Kayserililerin ve İslam dünyasının Kadir Gecesi’ni huzur ve mutlulukla geçirmesi temennisinde bulunarak; "Kadir Gecesi’nin, İslam âleminin barış ve huzura kavuştuğu, tüm insanlığın erdemli bir şekilde bir arada yaşadığı bir dünyaya kapı aralamasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Arslanoğlu’nun ‘Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ kitabı çıktı Mart 2024’te çıkan ’Hayırlı Havadis’ isimli kitabı yurt içinde ve yurt dışında on binlerce okuyucuya ulaşan yazar Abdülkadir Aslanoğlu’nun, ’Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ isimli son kitabı Ramazan ayında raflardaki yerini aldı. Aslanoğlu’nun, Münteha Yayınlarından çıkan son kitabı, Hazreti Peygamberin, O’nun güzide ashabının ve İslam büyüklerinin hayatları, öğütleri ve hatıralarından oluşan yüz elliyi aşkın pasajdan oluşuyor. Aslanoğlu, ’’Bize göre, bugün İslam dünyasında yaşanan sıkıntıların en büyük nedeni, Müslüman bireyin, kendisine geçmişten intikal eden medeniyet bilinci ve çizgisinden sapmış olmasıdır. Müslüman bireyin medeniyet bilincine sahip olması, bir defa, en başta Kur’an-ı Kerim’e, Hz. Peygamberin sahih hadislerine ve daha sonra da, hayatlarını İslam’a adamış büyük insanların yani İslam bilginlerinin hayatları, hatıraları ve öğütlerine sımsıkı sarılmasını gerekli ve kaçınılmaz kılar. Bu hayat menbaı pınardan hakkıyla beslenen birey, sahip olması gereken şuura ulaşmış ve Allah’ın istediği kul olma şerefine erişmiş olur. Biz, bu mütevazı çalışmamızda, genelde çağın zorlukları altında ezilen Müslümanına ama özelde genç Müslümana yol gösterecek, onu hakikate götürecek yüz elliyi aşkın pasaja yer verdik. Unutulmamalıdır ki çoğu zaman, bunalım ve buhranlar içinde bocalayan bir insan, hakikati anlatan ibretlik bir kıssa veya hikayeyle irkilir, kendine gelir, içinde doğan güneşin sıcaklığı ve ışıltısıyla içine düştüğü o buhrandan selametle çıkar, huzura erişir. İşte Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın isimli bu çalışmamız, tamda bu amaçla vücut bulmuş bir eser olarak yazıldı. Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim’’ dedi.