YEREL HABERLER - 03 Mayıs 2017 Çarşamba 15:42

OKÜ’de atık metal sergisi açıldı

A
A
A
OKÜ’de atık metal sergisi açıldı

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ), Osmaniye Meslek Yüksekokulu (OMYO) Makine ve Metal Teknolojileri Programı öğrencilerinin atık metal malzemeleri kullanarak oluşturdukları 2.

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ), Osmaniye Meslek Yüksekokulu (OMYO) Makine ve Metal Teknolojileri Programı öğrencilerinin atık metal malzemeleri kullanarak oluşturdukları 2. Atık Metal Sergisi açıldı.


Makine ve Metal Teknolojileri Programı öğrencilerinin atık metalleri kullanarak ürettikleri tasarımların sergilendiği serginin açılışını OKÜ Rektörü Prof. Dr. Murat Türk, "Öğrencilerimiz tarafından oluşturulan bu tarz çalışmaların önemli olduğunu düşünüyorum. Katkısı bulunan herkese teşekkür ediyorum. Sergimiz hayırlı olsun” dedi.


OKÜ Öğrenci Yaşam Merkezi’nde açılan sergide bilgiler veren Öğretim Görevlisi Bülent Önal, bu yıl ikincisini düzenledikleri bu sergiyi her yıl düzenli olarak yapmayı planladıklarını söyledi.


Bu sergide öğrencilerin boyasız soyut olan tasarımlarının sergilendiğini belirten Önal, “Önümüzdeki günlerde ise Çevre Haftası dolayısıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz işbirliği ile Osmaniye’de bazı alanlarda öğrencilerimiz tarafından oluşturulan bu tasarımları sergilemeyi de hedefliyoruz. Sergi için öğrencilerimiz tasarımları danışman hocalarıyla birlikte son şeklini verdi. Sergimizde 70 adet tasarım sergileniyor” diye konuştu.


Daha sonra Rektör Türk ve beraberindekiler, sergide yer alan malzemeleri inceledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’dan Muş’taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı 5G teknolojisiyle, Muş Devlet Hastanesi’ndeki tedavi gören bir hastanın ameliyatı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki doktorlar tarafından başarıyla gerçekleştirildi. 5G teknolojisi ve yerli-milli cihaz desteğiyle, Muş Devlet Hastanesi’ndeki bir hastanın ameliyatı İstanbul’daki doktorlar tarafından uzaktan başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de yerli ve milli imkânlarla üretilen bir cihazla yapılan uzaktan operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini ortaya koydu. Hayatı kolaylaştıran 5G teknolojisinin tıpta; uzaktan teşhis, görüntüleme, operasyon hasta takibi ve eğitim süreçlerinde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, uzaktan ameliyatla ilgili olarak, "Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi. 5G ile mesafelerin engel olmaktan çıktığının altını çizen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise "5G’nin sunduğu ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek veri iletme kapasitesi, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden gerçekleştirilen bu operasyon da bu kapasitenin çok çarpıcı bir örneği. Turkcell olarak bu sürece liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. Yapılan açıklamaya göre; Turkcell gücünde 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de ortaya koydu. Operasyonda, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Tzevat Tefik ile Muş Devlet Hastanesi’nden Op. Dr. Rıfat Burak Ergül görev aldı. Her iki hastanede mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkan verdi. Toplantıda; yaklaşık 4 saat süren ve hastaya herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan operasyonun, aynı zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı olduğu belirtildi. 5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi. "Turkcell 5G, mesafeleri engel olmaktan çıkarıyor" Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye’de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şunları söyledi: "Turkcell olarak 5G’yi Türkiye’nin dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden başarıyla gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G’nin mesafeleri engel olmaktan çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G’nin dönüştürücü etkisini daha da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum." "Hastamızı, aynı ameliyathanede gibi takip edebildik" İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik de operasyonla ilgili bilgi verdi. Tefik, "Turkcell’in 5G altyapısı ve ELMED’in yerli üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş’taki hastamızı İstanbul’dan, tıpkı aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle, klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya koydu. Türkiye’de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve Türkiye’yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı hedefliyoruz" dedi. Yerli ve milli teknolojiyle uzaktan ameliyat Türkiye’de yerli ve milli teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan böbrek taşı kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM’de kurulan ELMED, Türkiye’nin yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket, böbrek taşı kırma cihazını 1992’de üretti. 1994 yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi’nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD’den de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’da bu robot kullanılıyor. ELMED, bu robota tele-cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre ediyor.
Bursa Dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler, Bursa’da buluştu Bursa’da 2016 yılında eğitim hayatına başlayan Uluslararası Murad Hüdavendigâr Anadolu İmam Hatip Lisesi, 10 yıllık süreçte ulaştığı uluslararası öğrenci ağı, eğitim modeli ve akademik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bursa’da düzenlenen "7 bölgeden 7 kıtaya, Uluslararası Anadolu imam hatip liseleri öğrenci sempozyumu’ yoğun katılımla başladı. 3 gün sürece olan oturumlarda bir birinden değerli isimler, deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. İlk oturumda Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri ve Gelecek Vizyonu Paneli’nin sunuculuğu Uluslararası Murat Hüdavendigar AİHL Mütevelli Heyeti Üyesi Av. Mustafa Dündar tarafından gerçekleşti. Dündar yaptığı konuşmada, "Bir şehre hizmet etmek, onun dününü, bugününü ve yarınını düşünmeyi gerektirir. Asıl olan, maziden ilham alarak geleceğe yön verecek kalıcı eserler ortaya koymaktır. Görevimiz boyunca yürüttüğümüz çalışmalar bu anlayışla şekillendi. Altyapıdan üstyapıya, kültürden sosyal hayata, eğitimden gençliğe kadar birçok alanda şehrimizin yaşam kalitesini yükseltmeye gayret ettik. Tarihî mirasın korunması, kültür hayatının güçlendirilmesi ve özellikle çocuklara ve gençlere yönelik eğitim yatırımları bu yaklaşımın temelini oluşturdu. Uluslararası Murad Hüdavendigâr Anadolu İmam Hatip Lisesi de bu anlayışın önemli eserlerinden biridir. 2016 yılında faaliyete geçen ve eğitim vizyonumuzu yansıtan bu kurum, bugün 10. yılını geride bırakmıştır. 10 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede okul, güçlü bir kurumsal yapı ve geniş bir zemine yayıldı. Farklı coğrafyalardan gelen gençler aynı çatı altında buluştu. Bilgi, kardeşlik ve sorumluluk bilinciyle şekillenen bir eğitim ortamı kuruldu. Bursa’da atılan bu adım, zamanla gönül coğrafyamıza uzanan bir insan yetiştirme tecrübesine dönüştü" dedi. 22. Dönem Bursa Milletvekilliği ve 2009-2024 yılları arasında da Osmangazi Belediye başkanlığı görevini üstlenen Av. Mustafa Dündar, "Okul, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı iş birliği kapsamında yürütülen Uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleri Projesi çerçevesinde, Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğüyle eğitim hayatına kazandırıldı. Amaç, farklı ülkelerden gelen öğrenciler ile Türkiye’den öğrencileri aynı ortamda buluşturmak ve güçlü bir eğitim bağı kurmaktı. İlk yılında 39 ülkeden öğrenciyle başlayan okul, zamanla artan ilgi ve güvenle büyüdü. Farklı dönemlerde 97 ülkeye kadar ulaşan bu uluslararası yapı, okulun gönül coğrafyamızda güçlü bir karşılık bulduğunu göstermektedir. Bugün okulda toplam 507 öğrenci eğitim görmektedir. Bu öğrencilerin 184’ünü uluslararası öğrenciler, 323’ünü ise ülkemizden gelen öğrenciler oluşturmaktadır. Hâlihazırda 65 farklı ülkeden öğrencinin bulunduğu bu yapı, uluslararası niteliğin dengeli ve sürdürülebilir bir şekil alma yolunda olduğunun işaretidir. Uluslararası öğrenciler arasında en yoğun katılım ise Etiyopya ve Endonezya’dan gerçekleşmektedir. Kuruluşundan bugüne kadar ise 244 uluslararası öğrenci okulumuzdan mezun olmuştur. Bu çeşitlilik önemli bir kazanımdır. Önümüzdeki süreçte ise asıl ihtiyaç, bu yapının sürekliliğini güçlendirmektir. Ülke sayısının artmasından çok, belirli bir istikrar içinde sürdürülen öğrenci akışı önem taşımaktadır. Elli civarı ülkenin dengeli biçimde temsil edildiği ve bu ülkelerden her yıl düzenli öğrenci kabulünün sağlandığı bir yapı, eğitim modelinin etkisini daha kalıcı hâle getirecektir. Bu süreklilik, mezunların kendi ülkelerinde birbirleriyle iletişim ve dayanışma içinde hareket etmelerine imkân verecektir. Böylece farklı coğrafyalarda ülkemizin eğitim ve kültür birikimini temsil eden güçlü bir insan kaynağı oluşacaktır. Öğrencilerin bölge ve ülke esasına göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki proje okullarına yönlendirilmesi de bu etkiyi daha geniş bir alana taşıyacaktır" diye konuştu. Uluslararası ortam, Türkiye’den eğitim gören öğrenciler için de önemli bir kazanım sağladığını belirten Dündar, "Farklı ülkelerden arkadaşlarıyla birlikte eğitim alan gençler, dünyayı daha geniş bir bakış açısıyla tanımaktadır. Kurulan dostluklar, zihinlerde sınırları aşan bir anlayışın gelişmesine katkı sunmaktadır. Okul, güçlü fizikî imkânları ve eğitim kadrosuyla dikkat çekmektedir. 29 sınıfta yürütülen eğitim faaliyetleri, 61 öğretmenin rehberliğinde sürdürülmekte ve 507 öğrenciye nitelikli bir eğitim ortamı sunulmaktadır. Sahip olduğu altyapı ve planlı yerleşimi sayesinde okul, uluslararası imam hatip liseleri arasında örnek gösterilen kurumlar arasında yer almıştır. Açıldığı günden bu yana farklı dönemlerde uluslararası imam hatip okullarının katılımıyla toplantılar düzenlenmiş, tecrübeler paylaşılmış ve onların da kurumsallaşmasına yönelik ciddi katkısı olmuştur. Farklı dönemlerde birçok bakan, üst düzey bürokrat ve eğitim yöneticisi okulu ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde incelemiştir. Bu ilgi, okulun ortaya koyduğu eğitim modelinin ulusal ölçekte yakından takip edildiğini göstermektedir. Okulun dikkat çeken yönlerinden biri de Akademik Bilim Kurulu’dur. Dr. Mustafa Öcal, hocamızın başkanlığında çalışmalarını devam ettiren kurul, yürütülen faaliyetleri değerlendirmekte ve gelişim sürecine yön verecek öneriler sunmaktadır. Bu yapı, kuruma güçlü ve sürdürülebilir bir ufuk kazandırmaktadır" dedi. Eğitim anlayışının önemli başlıklarından biri de İlahiyat Odaklı Hafızlık Projesi olduğuna dikkat çeken Dündar, "Bu eğitimle, dinî ilimlerde donanımlı, aynı zamanda çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip bireylerin yetişmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, başta ilahiyat olmak üzere farklı alanlarda uzmanlaşan, mesleğinde yetkin ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirilmektedir. Böylece okul, ilmî, meslekî yeterliliği ve manevi temeli birlikte güçlendiren bir model ortaya koymaktadır. Okulun birikimini ve tecrübesini yansıtan Hüdavendigâr Dergisi’nin ikinci sayısının yayımlanması da bu sürecin önemli bir göstergesidir. Bu yayın, yapılan çalışmaların kayıt altına alınmasına ve elde edilen tecrübenin gelecek dönemlere aktarılmasına dair bir vesika işlevi görecektir. Bu eserin hayata geçirilmesinde emeği olan pek çok kişi ve kurum bulunmaktadır. Okulun yapılması fikrini gündeme getirerek sürecin başlamasına öncülük eden, dönemin BİHMED Başkanı ve Bilecik Milletvekili Halil Eldemir’e özellikle teşekkür ediyorum. Fikir aşamasından itibaren süreci yakından takip etmiş ve mütevelli heyeti içinde yer alarak desteğini sürdürmüştür. Kuruluş sürecinde önemli görevler üstlenen, okulun kurumsallaşmasında mühim katkıları bulunan Kurucu Müdürümüz Mehmet Türkmen’e, bu birikimi geliştirerek sürdüren Okul Müdürü Zeki Yaslaş’a ve tüm eğitim kadrosuna teşekkür ediyorum. Bu çatı altında yetişen her genç, kendi ülkesinde bilgi ve sorumluluk bilinciyle hareket edecek, Bursa’dan dünyaya uzanan gönül bağlarını güçlendirecektir" diye konuştu.
Eskişehir Yatağa bağımlı engelli vatandaşa Vali Yılmaz’dan ziyaret Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Engelliler Haftası kapsamında Zekeriya Soğuk ve ailesini evlerinde ziyaret etti. Soğuk’un yüzde 95 zihinsel engelli kızı, yatağa bağımlı babası için Vali Yılmaz’dan akülü sandalye istedi. Milli Parklar bünyesinde görev yaptıktan sonra emekli olan Zekeriya Soğuk, Orman İşletmesi’nde Kızıl Geyik Yetiştirme Çiftliği’nde çalıştığı dönemde uğradığı geyik saldırısı sonucu engelli kaldı. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, uzun süredir yatağa bağımlı olarak yaşamını sürdüren Zekeriya Soğuk’u ziyaret etti. Soğuk’un sağlık durumu hakkında ailesinden bilgi alan Vali Yılmaz, geçmiş olsun dileklerini iletti. Validen babası için akülü sandalye istedi Yaşlı adamın yüzde 95 zihinsel engelli olan kızı Mediha ile de yakından ilgilenen Yılmaz, ailenin ihtiyaç ve taleplerini dinledi. Bir süre aile bireyleriyle sohbet eden Vali Dr. Erdinç Yılmaz, fedakârca bakım sürecini sürdüren adamın eşine ve yakınlarına teşekkür ederek devletin her zaman vatandaşlarının yanında olduğunu ifade etti. Soğuk’un engelli kızı ise, yatağa bağımlı babası için Vali Yılmaz’dan akülü sandalye istediğini söyledi. "Hepimiz birer engelli adayıyız" Ziyarette konuşan Vali Yılmaz, "Öncelikle tabii Zekeriya amcayı duymuştum daha önce. Geyiklere bakarken çocukluğundan beri onlarla ilgileniyormuş. Tabii orada bir talihsizlik yaşamış. Onun üzerine engelli duruma düşmüş. Zekeriya amcanın bu mücadelesi hakikaten çok insanları düşündüren, duygulandıran örnek bir şahsiyet aslında. Çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Medine kızımız da engelli. Bugün hem Zekeriya amcayı hem Medine’yi ziyaret etmekten mutluyum. Biliyorsunuz engelliler haftası. Aslında şuna hepimiz biliyoruz ve inanıyoruz ki sevgiyle yaklaştığımızda, sevgiyle baktığımızda bütün engeller kalkıyor. Bu engel her zaman yani hepimiz bu işe adayız diyebiliriz. Dolayısıyla engelli vatandaşlarımızı, kardeşlerimizi iyi anlamalıyız. Onların zorluklarını iyi empati yaparak kurmalıyız ve her zaman da yanlarında olmaya gayret göstermeliyiz. Çünkü dediğimiz gibi biz de hepimiz, her birimiz engelli adayız" dedi. "Uzun zamandır tedavi görüyorum" Yaşadıklarından bahseden Zekeriya Soğuk ise "Ormanda çalışıyordum, bana geyik çarptı. Uzun zamandır tedavi görüyorum. Elim ayağım tutmuyor" şeklinde konuştu.