SAĞLIK - 19 Mart 2018 Pazartesi 12:03

(Özel) Ağız spreyi verilip eve gönderilen çocuk az kalsın şeker komasından ölüyordu

A
A
A
(Özel) Ağız spreyi verilip eve gönderilen çocuk az kalsın şeker komasından ölüyordu

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, halsizlik titreme ve yüzde çıkan yaralardan dolayı gittiği devlet hastanesinde ağız spreyi verilip evine gönderilen 12 yaşındaki Doğukan Doğru isimli çocuğun 1 gün sonra şeker komasında olduğu anlaşıldı.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, halsizlik titreme ve yüzde çıkan yaralardan dolayı gittiği devlet hastanesinde ağız spreyi verilip evine gönderilen 12 yaşındaki Doğukan Doğru isimli çocuğun 1 gün sonra şeker komasında olduğu anlaşıldı. Gaziantep’e sevk edilen küçük çocuk 20 gün kaldığı komada 2 defa kalbi durmasına rağmen hayata geri döndürüldü.


Hüseyin ve Hatice Doğru çiftinin 12 yaşındaki oğlu Doğukan Doğru 26 Ocak akşamı halsizlik, uyku hali, titreme ve yüzünde çıkan yara şikayetiyle annesi ve babası tarafından Kadirli Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Acil serviste yapılan tahlil ve muayenenin ardından küçük çocuğa ağız spreyi ve ağrı kesici ilaçtan oluşan reçete yazılıp evine gönderildi. Rahatsızlığı geçmeyen ve 1 gün sonra daha da kötüleşen Doğukan Doğru tekrar gittiği Kadirli Devlet Hastanesi’nde şeker komasında olduğu anlaşılarak ambulansla Gaziantep’teki Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Şekeri 800 olduğu anlaşılan küçük çocuk burada 20 gün komada kaldı. 2 defa kalbi duran ve 2 defada bitkisel hayata giren Doğukan doktorlarında çabasıyla yaşam savaşını kazanarak komadan çıktı.


Anne Hatice Doğru, ilk hastaneye gittiklerinde tahlillerden oğlunun şeker komasında olduğunun belli olduğunu söyleyerek, "Buna rağmen bize ağız spreyi ve ağrı kesici verildi eve gönderildik. Benim oğlum ölebilirdi. Kadirli Devlet Hastanesi’nde acil servis de oğlumu bayan bir doktor muayene etti. Reçetede erkek doktor ismi yazıyor. Biz bu durumu şikayet ettik. Oğluma bir şeyi yok denilerek eve gönderen doktor reçete de adı yazan doktor çıkmadı. İki defa oğlumun kalbi durdu. İki defa makineye bağlandı bitkisel hayata girdi. Oğlum ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum oldu. Bu konu araştırılsın ihmal ortaya çıkarılsın başka canlar yanmasın” şeklinde konuştu.


Kadirli Devlet Hastanesi yetkilileri de konunun araştırıldığını söyleyerek başka bir açıklama yapmadı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Başkan Alan, Sanayi Sitesi sorununu ele aldı Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, sanayi sitesi esnafının yaşadığı sorunların artık ertelenemez bir noktaya ulaştığını belirterek, esnafın yaşadığı her problemin kendileri için öncelikli olduğunu ifade etti. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu’nda, şehir ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olan sanayi sitelerinin mevcut durumu, yaşanan fiziki yetersizlikler ve çözüm önerilerinin ele alındığı geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Elazığ TSO Başkanı İdris Alan başkanlık ederken, Elazığ Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Cebrail Karlıdağ, 3. Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Mehmet Turhan, Elazığ Sıhhi Tesisatçılar ve Demir Doğramacılar Esnaf Odası Başkanı Mehmet Çete ile çok sayıda sanayi sitesi esnafı katıldı. Toplantıda konuşan Başkan İdris Alan, sanayi sitesi esnafının yaşadığı sorunların artık ertelenemez bir noktaya ulaştığını belirterek, esnafın yaşadığı her problemin kendileri için öncelikli olduğunu ifade etti. Başkan Alan, "Bizim için şehrimizin problemleri kadar şehre katma değer sağlayan siz değerli esnaf kardeşlerimizin sorunları da önceliğimizdir. Sizin derdinizi derdimiz, sizin problemlerinizi problemimiz biliyoruz. Bu şehirde yolu ve yönü sanayi sitesinden geçmeyen kimse yoktur. Çünkü şehrimizin en önemli hizmet ve ticaret merkezi sanayi sitemizdir" diye konuştu. Sanayi sitesinin yalnızca oto onarım sektörüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Alan, inşaat, mobilya, petrol ürünleri ve son dönemde yükselişe geçen gastronomi sektörünün de merkezinin sanayi sitesi olduğunu belirtti. 1968 yılında temeli atılan ve 1976 yılında esnafın taşındığı Elazığ Sanayi Sitesi’nin zaman içerisinde şehrin içinde kaldığını, mevcut yapının artık ihtiyaca cevap veremediğini belirten Başkan Alan, "Bugün sanayi sitesi sokaklarında araçla ilerlemek, ihtiyaç duyulan bir esnafın iş yerine ulaşmak bile ciddi bir sorun haline geldi. Araç parkı konusunda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu mesele artık ötelenebilecek bir durum olmaktan çıkmış, adeta eziyete dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak şehrin her sorununu sahiplenmeye devam ettiklerini dile getiren Başkan Alan, sanayi sitesi konusunda da inisiyatif aldıklarını belirtti. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen sanayi sitesi ziyaretinde esnafın çözüm beklentisinin çok net görüldüğünü söyleyen Alan, "Sanayi sitesi sorununun çözümü için artık söylem dönemi bitmeli, eylem dönemine geçilmelidir" dedi. Konunun çözümü için bayram sonrası milletvekilleriyle kapsamlı bir toplantı yapılacağını belirten Alan, "Bugün burada bugüne kadar neler yapıldı, hangi aşamaya gelindi, eksiklikler nelerdir ve süreç nasıl yürütülmelidir bunları konuşuyoruz. Buradan çıkacak ortak iradeyi milletvekillerimizle paylaşarak süreci hızlandırmayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Alan konuşmasının devamında, mevcut sanayi sitesiyle ilgili farklı çözüm modellerinin masada olduğunu belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Başkan Alan, "Biz Ticaret ve Sanayi Odası olarak ortada şehrimiz adına kanayan bir yara görüyoruz. Hatta bu yaranın kangren hale geldiğini biliyoruz. Ancak çaresiz değiliz. Bu salondan bugün sadece sizlerin değil, tüm şehrin sesi yükseliyor" diye kaydetti. Toplantıda; yeni bir sanayi sitesi kurulması, mevcut alanın ıslah edilerek sadece oto sanayi sitesi olarak hizmet vermesi, farklı sektörlere yönelik ihtisas sanayi sitelerinin oluşturulması ve birden fazla lokasyonda sektörel bazlı yeni alanların hayata geçirilmesi gibi öneriler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Karşılıklı görüş alışverişi ve istişarelerle devam eden toplantıda, sanayi sitesi esnafının talepleri tek tek dinlenirken, Elazığ’ın geleceği adına ortak akıl ve ortak çözüm vurgusu ön plana çıktı.