- 11 Ocak 2021 Pazartesi 10:07

Geçmişe özlem kaset satışlarını artırdı

A
A
A
Geçmişe özlem kaset satışlarını artırdı

Osmaniye’de 1980’li yıllara damga vuran kasetler teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutarken, satışların tekrardan başlaması kaset satan esnafın yüzünü güldürdü.

Osmaniye’de 1980’li yıllara damga vuran kasetler teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutarken, satışların tekrardan başlaması kaset satan esnafın yüzünü güldürdü.


1960’lı yıllardan itibaren müzik dünyasına bomba gibi düşen kasetler 1980’li yıllarda altın çağını yaşadı. Bu yıllarda kaset çıkaran şarkıcılar milyonlarca kaset satarken, kasetçi esnafının da ekonomik anlamda yüzü gülüyordu. Gelişen teknolojiyle birlikte yok olmaya yüz tutan kasetler Osmaniye’de tekrardan satılmaya başlandı. Özellikle gençlerin nostaljiye duydukları özlemden dolayı kaset satışları artmaya başladı.


Eskiye duyduğu özlemi dile getiren kasetçi Yusuf Eser, gelişen teknolojinin kendilerine ekonomik olarak tokat vurduğunu söyledi.



“Kasetleri tezgahın altına saklardık”


Yeni çıkan kasetleri herkese vermediklerini ifade eden Yusuf Eser, “80’li yıllarda plaklar rövanştaydı. 80’lerde ekolayzırlı teypler çıkınca insanlar kasetlere rağbet etmeye başladı. İyi hatırlıyorum 80’li yıllarda bu işe başladığımda Gül Ahmet’in "Medinem" kaseti çıkmıştı. Bir günde 200-300 tane kasetini sattığımı biliyorum. Sonra İbrahim Tatlıses’in kasetleri çıkardı. Biz belediyeye ilan verirdik. İbrahim Tatlıses’in kaseti çıktı, satılmaya başlandı diye. Kaset geldiği zaman 300-400 tane gelirdi. Herkese kasetleri vermezdik. Tezgahın altına koyardık. Çok sevdiğimiz hatır gönül olan arkadaşlarımıza verirdik. Latif Doğan’ın "Küstüm" kaseti çıktığında rekor kırmıştı. Küstüm moda olmuş herkesin ağzında Küstüm vardı” dedi.



“Teknoloji ekonomik anlamda tokat vurdu”


Teknolojinin bu kadar hızlı gelişeceğini düşünemediklerini belirten Eser, “O dönemlerden bu dönemlere kadar kasette çok güzel paralar kazandık. Tabi teknolojinin bu kadar çabuk gelişeceğini tahmin edemiyorduk. Bu bize çağın vurduğu büyük bir tokat bu yani ekonomik anlamda biz sarsıldık. Kasetten sonra CD’ye geçtik. CD’de de büyük satışlar oldu. İbrahim Tatlıses’in CD’sinin ben 1 milyon sattığını biliyorum. Kaseti de 1,5 milyon satıyordu. Daha sonra internet çıkınca biz bir de CD’den tokat yedik. Büyük ekonomik sıkıntılar yaşadık. Teknolojiden sonra şimdi insanlar özellikle gençler plaklara dönmeye başladı. Plaklar şimdi tekrardan basılmaya başlandı. Büyük firmalar şimdi sanatçıların plaklarını basıyorlar. Son zamanlarda kasete de büyük rağbet var. Gençler geliyor sevdikleri şarkıcıların kasetlerini istiyorlar. İlginçtir burada kendilerine dinlettiğim zaman müziğin sesi ne kadar güzelmiş diyorlar. Bu da beni sevindiriyor. Gençlerin nostaljiye bir özlemleri var” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.