ASAYİŞ - 14 Şubat 2022 Pazartesi 10:04

Yaşlı çifti ölüm bile ayıramadı

A
A
A
Yaşlı çifti ölüm bile ayıramadı

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde 3 yıl önce bir cinayete kurban giden 45 yıllık evli Hüsne Ala (67) Mulla Ala (69) çiftini ölüm bile ayıramadı.

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde 3 yıl önce bir cinayete kurban giden 45 yıllık evli Hüsne Ala (67) Mulla Ala (69) çiftini ölüm bile ayıramadı. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde toprağa verilen çiftin kabrini ziyaret eden evlatları Mesut Ala, "14 Şubat Sevgililer Günü geldi, biz sevgililerimizi toprağa verdik. Onlar 45 yıl evli kaldılar ölüm dahi ayıramadı. Allah Teala, bunu yapanları yarına bırakır ama yanına bırakmayacaktır" dedi.


13 Şubat 2019 tarihinde Düziçi ilçesine bağlı Karagedik Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Mulla Ala ve Hüsne Ala çiftinin ayrnı mahallede yaşayan kızları Selver Ala anne babasından haber alamayınca eve gitti. Kapıyı çalmasına ve telefonla aramasına rağmen kimse kapıyı ve telefonu açmadı. Genç kadın, telefon sesinin evden geldiğini duyunca evin altındaki ahıra girerek kontrol etti ancak ne annesine ne babasına bir türlü ulaşamadı. Bunun üzerine Selver Ala akrabalarına haber verdi.


Kapı da kilitli olduğu için Ala içeri giremedi. Eve gelen akrabaları dut ağacından tırmanıp evin açık olan balkon kapısından içeri girdiklerinde çifti yatak odasında öldürülmüş halde buldu. Olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri çağrıldı. Sağlık ekipleri cesetleri kontrol ettiğinde kadında 8 bıçak, erkekte ise 11 bıçak darbesi olduğunu, olayın bir gün önce akşam saat 22.00 sıralarında yaşandığını ve karı kocanın bıçaklama sonucu kan kaybından öldüğünü tespit etti. Bunun üzerine jandarma ekipleri, evde parmak izi ve DNA örnekleri aldı. Evin giriş kapısının arkadan sürgü ile kilitli olduğu, bir tek balkon kapısının açık olduğu, evden de hiçbir şeyin çalınmadığı, sadece hayvan alım satımı yapan Mulla Ala’nın senetlerinin karıştırıldığı görüldü. Jandarma ise olayı çözmek için çalışma başlattı ancak yapılan çalışmalara rağmen karı kocanın katilleri bir türlü bulunamadı. 45 yıllık evli olan çifti ölüm bire ayıramadı. Aynı anda hayatını kaybeden ve birbirini çok seven çift 2019 yılında 14 Şubat Sevgililer Gününde de toprağa verildi.


Çiftin iş adamı oğlu Mesut Ala, Sevgililer Gününde anne ve babasının yan yana olan mezarlarını ziyaret ederek onlar için dua etti. Ala, anne ve babasının birbirini çok sevdiğini 45 yıl evli kaldıklarını onları katillerin bile, ölümün bile ayıramadığını ifade ederek, “3 yıldır buraya boynumuz bükük bir şekilde geliyoruz. 14 Şubat Sevgililer Günü geldi, biz sevgililerimizi toprağa verdik. Onlar 45 yıl evli kaldılar ölüm dahi ayıramadı. Allah Teala, bunu yapanları yarına bırakır ama yanına bırakmayacaktır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.