- 18 Ocak 2023 Çarşamba 12:20

Kaza sonrası felçli kalan anne ve kızı, sahiplendikleri iki köpekle yaşama tutundu

A
A
A
Kaza sonrası felçli kalan anne ve kızı, sahiplendikleri iki köpekle yaşama tutundu

Osmaniye’de 17 yıl önce geçirdikleri trafik kazası sonrasında felçli kalarak yatağa mahkum olan anne Aynur Angut ile kızı Gökçen Karagöz, 8 yıl önce sahiplendikleri iki köpek ile yaşama tutundu.

Osmaniye’de 17 yıl önce geçirdikleri trafik kazası sonrasında felçli kalarak yatağa mahkum olan anne Aynur Angut ile kızı Gökçen Karagöz, 8 yıl önce sahiplendikleri iki köpek ile yaşama tutundu.


Aynur Angut ile kızı Gökçen Karagöz, 2006 yılında geçirdikleri trafik kazası sonrası felçli kaldı. Yatağa mahkum olan anne ve kızı 8 yıl önce iki köpek sahiplenerek onlarla yaşamaya başladı. Hayvan Hakları Federasyonu’da (HAYTAP), 17 yıl önce geçirdikleri trafik kazası sonrasında felçli kalarak yatağa mahkum olan ve eşi tarafından terk edilen Aynur Angut ve kızı Gökçen Karagöz’e köpeklerinin bakımı için yardım istemesi üzerine harekete geçti. HAYTAP Başkan Yardımcısı Veteriner Hekim Ali Laçinbala, köpeklere antiviral aşılamaları, anti parazital uygulamaları yapıp, mama desteği sağladı.


Kızı ile birlikte 2006 yılının Ekim ayında trafik kazası geçirdiklerini ve sonrasında felç kaldıklarını belirten anne Aynur Ungut, “Hayvan sevgisi çocukluğumdan beri her zaman içme işlemiş bir duygudur. Bu elim kaza sonucu mecburen yatağa mahkum kalan ben ve kızım 8 yıl önce yollarımızın kesiştiği bu güzel canımızla kocaman bir aile dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Sahipli hayvanlara deri altı takip çipi ve kimlik sistemi mecbur tutulduğundan ve imkansızlıklarımızdan dolayı dış dünyayla bağımızın çok az olduğundan dolayı HAYTAP’a ulaştık. Bizi kırmadılar, evimize kadar geldiler. Yasal zorunluluklarımızı sisteme kaydederek iki güzel köpeğimize aşıladılar" dedi.


HAYTAP Başkan Yardımcısı Veteriner Hekim Ali Laçinbala ise "Ailemizin iki güzel köpeğinin antiviral aşılamalarını, anti parazital uygulamalarını ve mama desteğini de sağladık. Ayrıca kimliklerini çıkartıp çipli sisteme geçmesini sağladık. Bundan sonraki tüm veteriner sağlık kontrollerini üstlendiğimizi bildirdik. Ailemize destek olan bu canlarımızınım beslenmelerini üslendik. Bundan sonra beraberiz, güzel bir aileyiz" diye konuştu.


Torunu ve kızının 17 yıldır yatağa mahkum olduğunu aktaran Senem Üngüt ise ilgilenenlere teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas’a sorular yöneltti ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında sanık Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a sorular yöneltti. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusuna Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında ise, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a soru sormak istedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir. Sizin böyle bir işlem yapmanız gerekir. Bu hayati bir dava" dedi. Daha sonra Ekrem İmamoğlu, "Ali Bey siz nasıl işe başladınız? Nasıl işe alındınız?" sorusunu yöneltti. Ali Sukas ise, "Ben mühendisim ve kendimi sürekli güncelledim. Ben Ağaç A.Ş.’ye gelmeden önce serbest meslek mensubuydum. Çevremde tanınırdım. İBB’nin insan kaynakları tarafından arandım ön görüşme yaptık. İkinci görüşme için arandım. Yine bir insan kaynakları sorgulamasıydı aslında. Daha sonra Saraçhane’ye davet edildim. Sayın başkanımızın bir hayırlı olsununu aldık ve işe başladım" cevabını verdi. İmamoğlu’nun "Sizin çalıştığınız dönemde ‘Ekrem İmamoğlu şunu istiyor’ diye bir dayatma yapıldı mı?" şeklindeki sorusuna Sukas, "Kesinlikle hayır" şeklinde cevap verdi. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusu üzerine ise Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. ‘Burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz’ dedim. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun "Herhangi bir kurum ya da şirketle ilgili ‘bununla çalış ya da bununla çalışma’ diye bir söylemim oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir söylem olmadı" cevabını verdi. Duruşma, avukatların tutuklu sanık Ali Sukas’a yönelttiği sorular ile sürüyor.
İstanbul Fatih’te çöken binada hayatını kaybeden yaşlı kadın son yolculuğuna uğurlandı Fatih’te doğal gaz patlamasında çöken binada hayatını kaybeden 65 yaşındaki Semra Uruncan, son yolculuğuna uğurlandı. Fatih’te dün Ayvansaray Mahallesi’nde doğal gaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahallede "Pamuk Teyze" olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Uruncan ise hayatını kaybetmişti. Uruncan’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Yaşlı kadın için Hacı İlyas Yatağan Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu katıldı. Semra Urunca, kılınan cenaze namazının ardından Tokmaktepe Mezarlığı’na defnedildi. "Arabaların üstüne bütün camlar döküldü" Cenaze töreninde konuşan yaşlı kadının komşusu Emine Durmuşoğlu, "Sabah saat 12 gibiydi. Evde uzanmış dinleniyorduk. Cam açıldı şiddetli bir şekilde ve ’Eyvah’ dedim camlar mı aşağı indi? Arabalarımız var, burası garaj yerimiz. Arabaların üstüne bütün camlar döküldü. Cama baktım bir şey olmadı. Camlar sağlam duruyor. Sonra bir baktım burası bütün bir bulut. Beyaz bir toz bulutu kapladı. İnanılır gibi değildi. Karşı Haliç’in oradan bile duyulmuş. Sonra insanlar doldu, polisler geldi. Her yer doldu" dedi.