EKONOMİ - 19 Temmuz 2023 Çarşamba 09:27

Başkan Kara: Çarşı merkezini 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileyeceğiz

A
A
A
Başkan Kara: Çarşı merkezini 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileyeceğiz

Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden etkilenen çarşı merkezindeki 50 hektarlık alanın 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileneceğini söyledi. Başkan Kara, “Osmaniye’nin kalbi mahiyetinde olan çarşı merkezin zemini çok fazla risk altında, bölgenin yüzde 60’ından fazlası yüksek tehlike bölgesinde yer almaktadır. Bizim amacımız dirençli ve sürdürülebilir bir şehir merkezidir. Bu yönde çalışmalarımızı yaptık raporlarımızı hazırladık”dedi.


Belediye Başkanı Kadir Kara, Osmaniye Belediyesi Nikâh Salonunda, Vali Yardımcısı Hakan Yavuz Erdoğan ve Çevre Şehircilik, İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısının katılımıyla, belediye pasajı ve çarşıda bulunan esnaflar ile ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ile ilgili bilgilendirme toplantısına katılı.Toplantıya, OTSO Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Murat Aksoy, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Murat Yalçın, 7 Ocak Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Eyüp Bülbül ve MHP İl Başkanı Yusuf Çomu’da katıldı.


Başkan Kadir Kara, toplantının başında, slayt eşliğinde yaptığı sunumda, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketi sonrasında, binalarda oluşan hasarların derecesine göre değerlendirilmesi ve bu değerlendirmenin ışığında neler yapılması gerektiği noktasında katılımcılara detaylı bilgiler verdi.



"Proje, çarşı merkezindeki 50 hektarlık alanda gerçekleştirilecek"


Şehrin belli bir bölümünü oluşturan çarşı merkezindeki yaklaşık 50 hektarlık bir alanın yeninden, yerinde dönüşüme tabi tutmak istediklerini ifade eden Başkan Kara, “Bu 50 hektarlık alanın tamamında şuanda çalışmalarımız devam ediyor. Projemiz, Osmaniye Belediyesi Afet Sonrası Çarşı Planlamasıdır. Burada şehir planlarının güncellenmesi, afete duyarlı şehir genişletme planı, kent merkezi canlandırma ve yenileme ve uygulama ve finansman analizleri ile ilgili bir çalışma yapıldı. Osmaniye’de bu çerçevesinde 190 tane zemin etüt çalışması yapıldı. Bu etüt çalışmalarına göre projelerimizi hazırladık”diye konuştu.



"Amacımız dirençli ve sürdürülebilir bir şehir merkezi"


Osmaniye’nin deprem, sıvılaşma ve sel felaketine karşı oldukça hassas olduğuna değinen Başkan Kara, “Çarşı merkezindeki binaların çoğunun betonları dahi mukavemetini tamamen kaybetmiş durumda, taşıyıcı vasıfları kalmamış. O yüzden bizim Osmaniye’de ciddi bir çalışma yapılması gerektiğine inandık. Osmaniye’nin kalbi mahiyetinde olan çarşı merkezin zemini çok fazla risk altında, bölgenin yüzde 60’ından fazlası yüksek tehlike bölgesinde yer almaktadır. Bizim amacımız dirençli ve sürdürülebilir bir şehir merkezidir. Bu yönde çalışmalarımızı yaptık raporlarımızı hazırladık” diyerek sözlerini sürdürdü.


Kara, “Osmaniye çarşı merkezindeki ağır hasarlı binalar yıkıldıktan sonra yerinde kentsel dönüşüm çalışması yapılacak. Konsept çalışmaları ve proje uygulama detayları uzman ekipler tarafından yapıyoruz ve çok kısa süre zamanda tüm detayları halkımızla paylaşılacaktır. Bu çalışmalarımız minimum bir yıl sürer. Sizin bir yeriniz var, yıkıldı ve oraya yeni inşaatın yapılması en az bir yıl sürer. Şu yaptığımız planlama esaslarına göre, yerinde kentsel dönüşümün yapılabilmesi için bir yıla ihtiyaç var “ifadelerini kullandı.



"Çarşı merkezini 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileyeceğiz"


Osmaniye’de ağır hasarlı binaların özel idare marifetiyle yıkımlarının sürdüğünü belirten Başkan kadir Kara, “Ağır hasarlı binaların yıkılması ile sizler için Rahime Hatun Meydanında konteyner işyerleri yapıyoruz. Sizler faaliyetlerinizi orada sürdüreceksiniz. Binanızı yıktıktan ve zemin temizlendikten sonra sizlere kendi işyerlerinizin bulunduğu yerlere konteyner koyma hakkı vereceğiz, faaliyetinizi orada sürdüreceksiniz. Ne zamana kadar, biz belediye olarak gerekli finans ve projeyi hazırlayıp inşaatlara başladığımız zamana kadar. Bu süreçte sizlerle haklarınızı koruyacak şekilde protokoller imzalayacağız. Şuanda oturulan binaların hiç biri sağlıklı değil. Biz 50 hektarlık çarşı merkezini 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileyeceğiz. Daha müreffeh, daha refah ve daha yaşanabilir bir çarşı merkezi oluşturmaya çalışacağız. Sizlerin desteği ile şehri dönüştürme noktasında kararlıyız” şeklinde konuştu.



Masal park yanına modern çarşı kuruluyor


Masal parkın olduğu bölgede İçişleri Bakanlığı ile ortak bir çalışma yapıldığına da dikkat çeken Kara," “O bölgeye modern bir çarşı yapıyoruz. AFAD Başkanlığımız yapacak ve çok kısa sürede yapımı tamamlanacak. Esnettik ve çok güzel bir çarşı olacak. Oraya geçmek isteyen olursa oradan da yer vereceğiz”diyerek sözlerini tamamladı.


Başkan Kadir Kara, daha sona esnafların sorularını cevaplandırdı.


Başkan Kara: Çarşı merkezini 1 yıl gibi bir süre içerisinde yenileyeceğiz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’den Kadir Gecesi’nde 5 bin kişilik birlik sofrası Kepez Belediyesi’nin hizmet binası önünde düzenlediği 5 bin kişilik iftar programı, siyasetçilerden yerel yöneticilere, geçmiş dönem belediye başkanlarından meclis üyelerine kadar geniş bir katılımla birlik ve beraberliğe ev sahipliği yaptı. Kepez Belediyesi, Kadir Gecesi’nin huzur ve bereketini büyük bir iftar programıyla taçlandırdı. Belediye hizmet binası önünde kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi bir araya gelirken, programa CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başta olmak üzere çok sayıda partili, milletvekili ve yerel temsilci katıldı. Geçmişten bugüne belediyeye hizmet etmiş isimlerin de yer aldığı buluşma, Kepez’de birlik, beraberlik ve vefa duygularını ön plana çıkaran anlamlı bir gece oldu. İftar programında Kur’an Tilaveti okundu, eller semaya duaya açıldı, 5 bin kişilik iftar sofralarında lokmalar paylaşıldı. İftar programında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ramazan ayında gönüllerin birbirine daha çok yaklaştığını, Kadir Gecesi’nin ise bin aydan daha hayırlı olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Böyle gecelerde sofra kuruldu mu yalnız yemek yenmez. O sofralarda kardeşlik büyür, kırgınlıklar azalır, insanlar birbirine daha sıkı sarılır. Bu akşam burada kurulan sofra da işte böyle bir sofradır. Bu şehir için emek vermiş insanların sofrasıdır. Hepiniz bu şehrin hikâyesinde bir iz bıraktınız. Allah razı olsun taş taş üstüne koyanlardan. Biz inanıyoruz ki birlik varsa umut vardır, kardeşlik varsa bereket vardır, aynı sofrada buluşabiliyorsak yarınlarımız daha güçlüdür. Ve şunu da çok iyi biliyorum ki, bir şehir ancak birlikte büyür birlikte güzelleşir, birlikte güçlü olur" diye konuştu. Başkan Kocagöz, Mevlana’nın sözüne de değinerek, "Biz birlenmek için geldik, Ayrılmak için değil, Sevgiyle bak ki insan olasın, İnsanlıkla bak ki Hak’kı göresin" dedi. "Bu güzel şehir için çalışmaya devam" "Allah bu şehre huzur versin. Bu millete birlik versin. Bu dünyaya barış versin. Ve bizler de elimizi taşın altına koyarak bu güzel şehir için çalışmaya devam edelim" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Çünkü biz aynı şehrin insanlarıyız. Aynı sofranın dostlarıyız. Aynı geleceğin umuduyuz" diye konuştu. "Her çalışmanın arkasında sizlerin emeği var" Kepez Belediyesi personeline de "Kıymetli mesai arkadaşlarım" diyerek seslenen Başkan Kocgaöz, "Kepez’de ortaya çıkan her hizmetin, her projenin, her çalışmanın arkasında sizlerin emeği vardır. Bir şehrin değişimi o şehir için çalışan insanların gayretiyle olur. İşte Kepez’in değişen ve gelişen hikâyesinin arkasında sizlerin emeği, sizlerin fedakârlığı vardır" dedi. "7 ana başlıkta 105 proje" Kepez için büyük hedefler ortaya koyduklarına değinen Başkan Kocagöz, "7 ana başlıkta 105 projeyle yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada 1,5 yılda 50 projemizi tamamladık. Ve açılışa hazır 15 projemiz ve 20 temel atma törenimiz var. 5 projemizin çalışmaları ise aralıksız devam ediyor. Yani her hafta bir açılış ve bir temel atma törenine hazırız" diye konuştu. Başkan Kocagöz, göreve geldiklerinde belediyenin kasasını 1 milyar 226 milyon TL borçla devraldıklarını ve şu anda ne bir kamu kurumuna, neden bir esnafa bir kuruş borç olmadığını söyledi. "Tasarruf bizim için tercih değil, sorumluluktur" Belediyeciliğin yalnızca hizmet üretmek olmadığına değinen Başkan Kocagöz, "Belediyecilik aynı zamanda emanet edilen her kuruşu korumaktır. Çünkü belediyenin bütçesi milletin alın teridir. Bu yüzden tasarruf bizim için tercih değil, bir sorumluluktur. Işığı gereksiz yere yakmamak, suyu boşa akıtmamak, aracı gereksiz yere çalıştırmamak, malzemeyi israf etmemek gibi birçok şey küçük gibi görünse de aslında büyük bir kamu bilincinin temelidir. Bu borçlar nasıl ödeniyor, bu yatırımlar nasıl yapılıyor? Bunlara dikkat ediyoruz" dedi. "Kepez belediyesi ailesinin imzası var" Bütün bu başarıların arkasında, sabahın erken saatinde sahaya çıkan ve gece geç saatlere kadar çalışan tüm mesai arkadaşlarının ortak emeği olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Kocagöz, "Yani bu şehirde ortaya çıkan her hizmette Kepez Belediyesi ailesinin imzası vardır. Her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Gösterdiğiniz gayret için, ortaya koyduğunuz emek için, bu şehre kattığınız değer için. Allah hepinizden razı olsun" diye konuştu. 55 bin kişilik iftar sofraları Ramazan boyunca ilçede kurulan iftar sofralarında bayrama kadar 55 bin kişinin aynı sofralarda buluşmuş olacağını da belirten Başkan Kocagöz, "Bugün dünyanın birçok yerinde savaşların, acıların ve gözyaşının yaşandığı bir dönemde insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey barıştır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh.’ Bu söz yalnızca bir temenni değil, insanlık için güçlü bir yol göstericidir. Biz de bu anlayışla barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın hâkim olduğu bir toplum için çalışıyoruz. Çocuklarımızın umutla büyüdüğü, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirdiği, büyüklerimizin huzurla yaşadığı bir Kepez için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Van’da Ramazan Bayramı öncesi marketlere sıkı denetim Van’da Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte tüketici haklarının korunması ve fahiş fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla marketlerdeki denetimler sıklaştırıldı. Van Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik etiket ve fiyat denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, ürünlerin etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyumu inceleyerek, fahiş fiyat artışına yönelik veri topluyor. Van Ticaret İl Müdür Vekili Derya Ayaydın öncülüğünde yapılan denetimlerde ürünlerin; üretim yeri, birim fiyatı, uygulanmaya başlandığı tarih ve yerli üretim logoları tek tek kontrol ediliyor. Aykırılık tespit edilen işletmeler hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tutanak tutularak idari yaptırım uygulanıyor. Haksız fiyat artışına yönelik incelemelerde, ürünlerin son 3 aydaki fiyat değişimleri mercek altına alınıyor. Fahiş fiyat uygulandığı değerlendirilen dosyalar, idari para cezası kararı için bakanlık bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk ediliyor. Saha çalışmalarının yanı sıra büyük gıda toptancılarına yönelik denetimlerin de eş zamanlı olarak devam ettiği bildirildi. 2026 yılında 170 bin 839 TL idari para cezası uygulandı Van Ticaret İl Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre, 2026 yılı içerisinde bugüne kadar 421 firmada denetim gerçekleştirildi. Toplam 2 bin 302 ürünün incelendiği çalışmalarda, mevzuata aykırı hareket ettiği belirlenen firmalara toplam 170 bin 839 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumunda savunma yapan tutuklu sanık Ümit Polat’ın avukatı, "Bu yargılama daha başlamadan Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu. Kendilerine yakın firma sahiplerinin nasıl ifade vereceği konusunda telkinde bulundu. Herkes Ümit Polat’ın ismini veriyor ama Polat, bu sisteme karşı çıktı" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, geçtiğimiz günlerde savunma yapan Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı savunma yaptı. "Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu" Duruşmada savunma yapan sanık Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir, "Ali Sukas, müvekkilime iftira attı. Bu yargılama daha başlamadan Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu. Kendilerine yakın firma sahiplerinin nasıl ifade vereceği konusunda telkinde bulundu. Herkes Ümit Polat’ın ismini veriyor ama Polat, bu sisteme karşı çıktı. Biz bu örgüt üyeliğinin neresindeyiz? Biz bu durumda olmamıza rağmen ‘rüşvete aracılık etmekten’ yargılanıyor. Sesimiz çıktığı için pasifize edildik. Müvekkilim ailesiyle korkutuldu, çocuğu üzerinden tehdit edildi. Sadece kargo poşetleri, çantalar yok. Zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var. Ümit Polat sanık değil, mağdurdur. Ekrem İmamoğlu ile ilgili müvekkilimin yapmış olduğu bir eylem yok" ifadelerini kullandı. Duruşma, İBB İştiraki Ağaç A.Ş. Satın alma Şefliği çalışanı tutuklu sanık Fatih Yağcı’nın savunması ile devam ediyor.
Bursa Tedavide modaya değil, doktora güvenin Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın gösterdiği "harika çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı. Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu : "Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor. PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir." Yöntemler arasındaki farklar ve gerçekler Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi: "PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına haber beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez." "Hiçbiri egzersizin ve hareketin yerini tutmaz" Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı: "Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır." Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır."