TEKNOLOJİ - 15 Kasım 2023 Çarşamba 15:53

Osmaniye Belediyesi 7. Kitap Fuarı başlıyor

A
A
A
Osmaniye Belediyesi 7. Kitap Fuarı başlıyor

Osmaniye Belediyesi Kitap Fuarı 24 Kasım Cuma günü yedinci kez kapılarını kitapseverlere açacak.


Yüzlerce yazar ve binlerce kitap okuyucularıyla buluşacak olan fuarda söyleşi programları, çocuk etkinlikleri ile fuara gelen katılımcılar için özel etkinlikler de düzenlenecek.


Her yıl Masal Park yanı fuar alanında düzenlenen Osmaniye Belediyesi 7’inci Kitap Fuarı, alanın depremde işyerleri yıkılan ve ağır hasar alan esnaflarımız için konteyner çarşıya dönüştürülmesi nedeni ile Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak. Kitap fuarı 10 gün süreyle sabah 09.00 - 20.00 saatleri arasında bin 200 metrekare fuar çadırı ve 200 metrekare söyleşi salonunda Osmaniyelileri ağırlayacak. Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi programlarında yazarlar ücretsiz olarak sevenleriyle buluşacak.


Ezbere bildiği 7000 beyit ile Divan edebiyatının yaşayan abidelerinden biri olan Şair-Yazar Hayati İnanç, Osmaniye Belediyesi 7.Kitap Fuarı’nın onur konuğu olacak. Şair-Yazar İnanç, 24 Kasım Cuma günü saat 10.30’da fuarın açılışında ‘Can Veren Pervaneler’ isimli söyleşi etkinliğinde Osmaniye halkıyla bir araya gelecek.


Osmaniye Belediyesi 7. Kitap Fuarı ile ilgili tüm bilgileri ve gelişmeleri @osmaniyekitapfuari isimli sosyal medya adreslerinden ve www.osmaniyefuar.com adresinden takip edebilirsiniz.



Osmaniye Belediyesi 7. Kitap Fuarı başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Uzmanlar uyardı: "Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir" Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Şeçkin, öfke duygusu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, önemli olanın öfkelenmemek değil, bu duyguyu sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek olduğunu söyledi. Diyarbakır Memorial Hastanesi Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, öfkenin aslında fizyolojik olarak vücuttaki adrenalin artışıyla ortaya çıkan bir duygu olduğunu aktardı. Uzm. Klinik Psikolog Seçkin, "Biz genelde öfkeyi çok korkunç, kaçınılması gereken bir duygu olarak tanımlıyoruz. Ama aslında öfke diğer duygular gibi sağlıklı bir duygu. Sadece onu ifade etme biçimi yıkıcı ve sağlıksız yapıyor. Çünkü öfkede fizyolojik olarak dediğim gibi adrenalin düzeyinde bir artış oluyor ve beynin amigdala bölgesinde bir uyarı meydana geliyor. Bu da aslında bir savunma duygusu olarak öfkeyi ortaya çıkarıyor. Öfkenin ifade edilme biçiminin sağlıksız olduğunu söyledik. Neden sağlıksız? Çünkü o an buzdağının görünen bir kısmı var. Görünen kısmı öfkeyi yıkıcı yapıyor. Ama biz genelde görünmeyen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Görünmeyen kısmı nedir? Öfkenin altında bastırılmış duygular olabilir. Kişi öfkeyi bu şekilde ifade etmeyi öğrenmiş olabilir. Yetersizlik duygusu olabilir veya otorite ve güç duygusu ön planda olabilir. Liderlik duygusu olabilir. Bunların hepsi ya da çok fazla duyguları bastırmak bunu da çok görüyoruz öfkeye sebep olabiliyor. Kültürel olarak da erkeklerde daha fazla görülüyor. Bu da biraz testosteronla alakalı aslında. Onlarda daha yoğun olduğu için testosterondaki dalgalanmalar bu öfkeye daha çok sebep olabiliyor. Tabii kültürel etkenler de var. Erkeğin gücünün baskın olması ve bu şekilde yetiştirilmesi de öfkeyi daha yüksek dozda yaşamalarına sebep olabiliyor" dedi. ’’Hiçbir şey bir nefes beklemeyecek kadar acil değil’’ Öfkeyle nasıl başa çıkılabileceğini anlatan Seçkin, şu ifadeleri kullandı: ’’Öncelikle öfke anında şunu fark etmek gerekiyor, şu an benim öfkelenmem bu sorunu kökünden çözecek mi, ortadan kaldıracak mı? Bunu fark etmeden önce şunu demek gerekiyor, hiçbir şey bir nefes bekleyemeyecek kadar acil değil. Derin bir nefes alıyoruz, 4 saniyede burundan. Burada 4-7-8 tekniği etkilidir. 4 saniye burundan alıp 7 saniye nefesi tutuyoruz. 8 saniyede yavaş yavaş ağızdan veriyoruz. Bu biraz daha sinir sistemini uyardığı için o sürede öfkenin yavaşlamasına ve azalmasına sebep olacaktır. Ondan sonrasında tekrardan az önce söylediğim soruyu soruyoruz. Öfkelenmem bu sorunu çözecek mi? Genelde cevap hayırdır. Ama orada farkındalık önemli. Yani fark ettiğiniz zaman öfkeyi ve altta yatan duyguyu ben neye öfkelendim, aslında altta yatan duygu ne, ne öfkeye sebep oldu bunu fark ettiğiniz zaman öfkeyi yönetme konusunda kişi kendisine kolaylık sağlamış oluyor." ’’Öfke sağlıklı bir duygu ama onu ifade biçimi yıkıcı yapıyor’’ Ramazan ayında kişilerin sigara eksikliğinden dolayı daha gergin olabileceğini dile getiren Seçkin, sözlerine şöyle devam etti: ’’Özellikle sigara bir bağımlılık kategorisinde değerlendirdiğimiz bir durum. Bağımlılıktan kaynaklı olarak uzun süre sigaraya bir eksiklik söz konusu oluyor. Yani o maruziyetten bir anda bırakma ve yoksunluk birlikte devreye girebiliyor. O yüzden de öfkede artış olabiliyor. Tabii uzun süreli açlıklar da vücuttaki değişimler nedeniyle hem sinir sistemini etkilediği için fiziksel değişimler ister istemez öfkeyi artırabiliyor. Burada önemli olan öfkeyi azaltabilmek için neler yapmak. Öfkelenmemek diye bir şey yok. Öfke kaçınılmaz ama ben öfkeyi nasıl kontrol altına alabilirim ona bakmamız gerekiyor. Dediğim gibi öfke sağlıklı bir duygu ama onu ifade etme biçimi yıkıcı yapıyor. O yüzden nefes egzersizleri, özellikle akşamları oruç açıldıktan sonra kısa süreli yürüyüşler, evde yapılabilecek nefes egzersizleri, kişiyi medite edecek ve rahatlatabilecek egzersizler olabilir. Burada önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi yönetebilmektir çözüm. Öfke aslında sağlıklı bir duygu. Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir."
Bursa Türkiye’nin en değerli koçları rekor fiyatlara satılıyor Türkiye’nin en değerli koçlarının yetiştiği Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünde yılda bir kez açık artırma usulüyle gerçekleştirilen satışlarda rekor fiyatlar oluşuyor. Geçen yıl 246 bin liraya varan fiyatlardan alıcısının olduğu merinos koçlarının Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünde bu yılki satışı 25 Mart’ta gerçekleşecek. Enstitüde yetişen koçların katıldığı sürülerde hastalık önleniyor, verim artıyor, üstün özellikli kan değerleri sahaya aktarılmış oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM’e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitüde merinos koyunu ıslahının 1935’e dayandığını aktaran Kılınç, "Ana konumuz merinos koyunu. Sonrasında enstitümüzün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma koyunu oluşturuyor. Ayrıca Kıvırcık, Gökçeada ve Sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamıda hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. Kılınç, ortalama 4 bin anaç koyunla çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, hedeflerinin et ve süt verimi yüksek küçükbaşların geliştirilmesi olduğunu anlattı. Sahada üreticilerin sürü verimlerinin artırılmasına da önemli katkı sunduklarını ifade eden Kılınç, bu kapsamda her yıl geleneksel koç satışı düzenlediklerini söyledi. Koçu yenilemek hastalıkları da önlüyor İyi koçu alanların sürülere kattıklarında verim artışı sağladığını belirten Kılınç, şöyle devam etti; "Sahip oldukları koyun sürüsünde akrabalı yetiştirme faktörünün önüne geçerek üstün özellikli kan değerini kendi sürülerine taşıyorlar. Verimleri hızlı artış gösteriyor. Koçu yenileyerek tazelemek hastalıkları da önlüyor. Kan değeri açısından Avrupa standartlarında satışın olduğu bir kurum burası. Enstitümüz bu konuda başarılı. Geçen yıl şampiyon koçumuz 246 bin liradan alıcı buldu. İhaleli satışlar 30-40 bin civaından başladı. En iyisi 246 bin liraya çıktı. Ortalama 80-100 bin lira arasında satıldı koçlarımız." Bu yılın koç satışı 25 Mart’ta yapılacak Kılınç, koç satışıyla amaçlarının üstün vasıflı kan değerinin sürülere aktarılması olduğuna dikkati çekerek, "Bu yılın koç satışları 25 Mart Çarşamba günü saat 10.00’da yapılacak. 120 merinos koçumuz açık artırma usulüyle satışa çıkarılacak. Bu yıl da sürü sahiplerinden büyük ilgi bekliyoruz" diye konuştu. Üstün vasıflı kan değerlerinin daha çok üreticiye ulaşmasını, sürülerin verimlerinin artmasını istediklerini dile getiren Kılınç, Tarım ve Orman Bakanlığının da özellikle et veriminin yükselmesine büyük önem verdiğini kaydetti.
Şanlıurfa Polisten yürek ısıtan görüntü Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde sınava giderken engelli aracının lastiği patladığı için geç kalmak üzere olan engelli vatandaşı, polis memuru kucağında taşıdı. Olay, sabah saat 09.00 sıralarında Ceylanpınar ilçesi Viranşehir Caddesi üzerindeki TOKİ Işıklı Kavşağı’nda yaşandı. Açık Öğretim Lisesi sınavına girmek üzere akülü sandalyesiyle yola çıkan bedensel engelli Hüseyin Adlin, yolda mahsur kaldı. Akülü tekerlekli sandalyenin lastiği patladığı için gidemeyen Adlin, sınava geç kalacağını anlayınca İlçe Emniyet Müdürlüğünü arayarak polislerden yardım istedi. Bölgeye giden polis ekipleri, engelli vatandaşı araçlarına alarak sınava girecekleri okula götürdü. Polis memurlarından biri Adlin’i kucağına alarak sınava gireceği salona götürdü. Engelli vatandaş sınavda olduğu sırada akülü tekerlekli sandalyesi çekiciye yüklenerek tamirciye görüldü. Lastiği tamir edilen tekerlekli sandalye, sınav sonrası salona götürülerek Hüseyin Adlin’e teslim alınarak edildi. "Sınavım çok güzel geçti" Polislerin hızlı bir şekilde gelerek kendisini sınava yetiştirdiklerini söyleyen Hüseyin Adlin, "Açık Öğretim Lisesi sınavına yetişmeye çalışırken akülü tekerlekli sandalyemin yolda tekerleği patladı. Daha fazla ilerleyemedim. Sınava yetişmek için polis ekiplerini aradım. Polisler duyarsız kalmadı. Kısa süre içerisinde gelerek beni sınava yetiştirdiler. Akülü tekerlekli sandalyeyi de tekerleğini tamir etmek için benden teslim aldılar. Sınav bittikten sonra tamir edilmiş şekilde getirdiler. Sınavım da çok güzel geçti. Herkese ama özellikle emniyet teşkilatına çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Antalya İş yerinden fırlayan 5 yaşındaki çocuğun ölümden döndüğü kaza anları güvenlik kamerasına yansıdı Antalya’nın Manavgat ilçesinde kaldırımda seyreden 15 yaşındaki ehliyetsiz sürücünün kullandığı motorlu bisiklet, 5 yaşındaki Suriyeli çocuğa çarparak yaralanmasına neden oldu. Küçük çocuğun çarpmanın etkisiyle başını banka çarpıp ölümden döndüğü ve çocuğunu gören annesinin panik anları güvenlik kameralarına anbean yansıdı. Kaza, Emek Mahallesi Barbaros Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kaldırımda 15 yaşındaki Tunahan D.’nin kullandığı 07 CHU 963 plakalı motorlu bisiklet, kuruyemişçiden çıkan 5 yaşındaki Suriye uyruklu Muhammet El Hamza’ya çarptı. Kaza anı ve kazayı görüp iş yerinden çıkan annesinin panik anları güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansırken, çarpmanın etkisiyle savrulan çocuk başını kaldırımda bulunan banka çarparak yaralandı. Küçük Muhammet 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde motorlu bisiklet sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı, motorlu bisikletin de aynasının takılı olmadığı belirlendi. Motorlu bisiklet sürücüsüne sürücü belgesiz motosiklet kullanmaktan 40 bin TL, kaldırımda motorlu bisiklet kullanmaktan 5 bin TL, motorlu bisikletin aynasının olmamasından bin TL, motorlu bisiklet sahibine de sürücü belgesiz kişiye araç kullandırmaktan 40 bin TL olmak üzere toplam 86 bin TL para cezası uygulandı.