POLİTİKA
Nebati: "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık, Mescid-i Aksa’yı unutmadık" 17 Mart 2026 Salı - 18:08:54 Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" diyerek bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında protokol üyeleri ile vatandaşlar bir araya gelerek bayramlaştı. Programa, Mersin milletvekilleri Havva Sibel Söylemez, Nureddin Nebati, Ali Kıratlı ve Hasan Ufuk Çakır ile AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in yanı sıra parti üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı tazeleyen bir süreç olduğunu belirtti. Nebati, "Nitekim Ramazan ayı bir bereket ayı olarak bizlere birçok konuyu da hatırlatan bir ay oldu. Öncelikle Ramazan ayına girerken kendisine ’aydın’ diye tanıtan, lanse eden ve bildiri altına imza atanların bir 28 Şubat kalıntısı düşünceleri ve duruşlarıyla bizi 90’lı yılların o meşum günlerine, ötekileştirildiğimiz günlere götürdü. Ve bunların, Allah muhafaza ellerine bir güç geçtiği zaman bizlere, inananlara, müminlere ve kendisinden olmayan, meşrebi ne olursa olsun insanlara karşı duruşlarını çok net ortaya koydular" dedi. Nebati, konuşmasının devamında bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Onlar polemikler yaparlar. Mesela Mersin’e gelmeden, Mersin’e geldiklerini iddia ederler. Onlar çevreci geçinirler ama çevrecilikle ilgili hiçbir iyi yanlarını görmezsiniz. Hepsi hayvansever takılırlar. Tabi onlar çok büyük işler yapıyorlar, çok sevdikleri İngiliz atlarını kesip vatandaşımıza, ihtiyaç sahiplerine yediriyorlar, bir de utanmadan, sıkılmadan çiplerini de etlerin içerisinde unutuyorlar. Siz duydunuz mu Mersin’de, Türkiye’de herhangi bir hayvansever derneğinin ya da kişinin ’Böyle bir şey olabilir mi’ dediğini. Hayır, duymazsınız, çünkü bunlara bayılırlar" ifadelerini kullandı. Nebati, Suriye üzerinden yaşanan gelişmelere de değinerek, "Cumhurbaşkanımız Suriye ile ilgili konuştuğunda ’Suriye’de ne işimiz var’ diyenlere, şimdi İran’a saldıran saldırgan, azgın, sınır tanımayan İsrail’in ve Amerika’nın yapmış olduğu bu katliam ve saldırı, bu savaşta Suriye’nin ne demek olduğunu anladıkları için sus pus olmalarını bekliyorsunuz ama susmuyorlar" diye konuştu. "15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere, milli birlik ve beraberliğin önemi ile Filistin ve Gazze’deki duruma dikkat çeken Nebati, "Terörsüz Türkiye başladığı zaman bir tarafa çekiştirip konuşanlar, Türkiye’deki milli birlik ve beraberliğin konsolidasyonunda, pekiştirilmesinde ve bir araya gelişimizle ilgili endişelerini dile getirenler, bugün ortaya konmuş olan dünyadaki bu ateşin ne demek olduğunu artık anlamak zorundalar. Evet, Türkiye’nin etrafında ateş var, Türkiye’nin etrafında katliamlar var. Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık. Çünkü biz bu coğrafyanın sesiyiz, milletin sesiyiz, ümmetin sesiyiz ve insanlığın sesiyiz. Onun için AK Parti olarak duruşlarımızı en iyi şekilde ve her zaman ortaya koymamız gerekir" şeklinde konuştu. Nebati, vatandaşın doğru ile yanlışı ayırt etmesi ve yapılan hizmetleri iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak "Vatandaşımız doğruyu ve gerçeği iyi bilmeli, vatandaşımız doğruyla yanlışı kimlerin yaptığını iyi bilmeli ve vatandaşımız aynı zamanda hizmetin kimler tarafından yapıldığını, hizmetin kimler tarafından yapılmadığını ve yapılan hizmetlerin kimler tarafından engellendiğini de görmüş olsunlar. Onun için bir daha at eti, yani asil bir İngiliz atı da olsa at eti yememek için CHP’li belediyeye bizi mahkum etmemek için teşkilatlarımız bu çalışmalarını ortaya koyarken, inşallah vatandaşlarımız da yapılacak olan seçimlerde gerekli tutumlarını sergiler ve bunu oya, yani AK Parti’ye tahvil ederler diyorum" dedi. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir de konuşmasında Ramazan ayının anlam ve önemine değinerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluşun vesilesi olan bu mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. İnşallah cuma günü Ramazan Bayramı’na kavuşacağız. Bu bayramın dünyadaki bütün mazlumlara hayırlar getirmesini, barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayının bu ikliminde, bereket ikliminde karşılıklı dayanışmanın, yardımlaşmanın en üst zirveye çıktığı bugünlerde bizler de AK Parti teşkilatları olarak yoğun bir şekilde çok güzel ve verimli programlar gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik" Aldemir, Ramazan ayı boyunca kent genelinde yoğun bir program gerçekleştirdiklerini belirterek, "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik. Ben Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, ana kadememize, bütün dava ve yol arkadaşlarıma, milletvekillerimize, Nebati Bakanımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Allah hepinizden razı olsun. Nureddin Nebati Bakanımızın ağabeyliğiyle, tecrübeleriyle Mersin’de birlik beraberlik içerisinde kararlı ve emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Programda protokol üyelerinin konuşmalarının ardından katılımcılar birbirleriyle tokalaşarak bayramlaştı. Bayramlaşma programı, birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.
17 Mart 2026 Salı - 17:18 Bakan Kacır: "En fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya yükseldik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere Rize’ye geldi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin (RTEÜ) 20. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen kutlama programına katılmak üzere Rize’ye geldi. RTEÜ bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışını da gerçekleştiren Kacır’a Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize milletvekilleri Harun Mertoğlu ve Muhammed Avcı, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, RTEÜ Vakfı Başkanı Nusret Bayraktar, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile birlikte ilgililer, öğrenciler, akademisyenler eşlik etti. Açılışın ardından 20. kuruluş yıl dönümü programına geçen Kacır, burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna vurgu yaparak "Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya yükseldik. 2002’de 414 olan yerli patent başvuru sayısı geçtiğimiz yıl 11 bin 394’e ulaştı. Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncuyuz. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. 2002’den bu yana Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara yükselttik" dedi. Bakan Kacır konuşmasının devamında, "Kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, savaş uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. Bizlerden neyi esirgiyorlarsa onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyoruz. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini; akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg’la gerçeğe dönüştürdük. 2006’da kurulan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitemizin araştırma ve bilim üretme kapasitesi, Anadolu şehirlerimizin Türkiye’nin bilim ve araştırma yolculuğuna güç kattığının en somut göstergesidir. Bugüne kadar TÜBİTAK bursları kapsamında üniversitemizdeki bin 29 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 227 milyon lira destek verdik. Üniversitemizin 162 projesine 423 milyon lira destek sunduk. DOKAP ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı eliyle projelere 75 milyon lira kaynak sağladık" ifadelerini kullandı. "Hamdolsun epey bir mesafe aldık" Programda konuşan İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan ise üniversitenin ilk yıllarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adına yakışır bir üniversite kurmakta çok zorlanacaklarını düşündüğünü dile getirerek, "Cumhurbaşkanımızın ismi bu üniversiteye değil İstanbul’da bir üniversiteye verilecekti. Doğrusu ben de İstanbul’da bir üniversiteye verilmesini çok arzu ediyordum. Ama Rize daha hızlı hareket etti, senato daha erken karar aldı, biraz emrivaki oldu ve Cumhurbaşkanımız da ’tamam, seve seve’ dedi. Vakfın kurulduğu ilk yıllarda da muhalefet ettim ben. Dedim ki; ’Cumhurbaşkanımızın adına yakışır üniversiteyi Rize’de yapmakta çok zorlanacağız, nasıl olacak bu iş?’ Hamdolsun epey bir mesafe aldık. Cumhurbaşkanımızın adına yakışır bir üniversite olmaya her zamankinden daha yakınız. Çalışmaya devam edeceğiz ve gerçekten Rize’de dünya çapında bir araştırma üniversitesini var etmek için biz vakfımız olarak bütün Rize’nin enerjilerini, Cumhurbaşkanımızın tabii ki desteğini arkamıza alarak harekete geçirmeye çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Program, akademisyenlere ödüller verilmesiyle sona erdi.
Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "En geniş kapsamlı veri havuzlarından birini oluşturduk"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:16 Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "En geniş kapsamlı veri havuzlarından birini oluşturduk" AK Parti İzmir Milletvekili ve Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, Kayseri Bölge İstişare Toplantısı’nda "Sahadan gelen başvurular, yazılı talepler ve doğrudan temaslarla birlikte komisyonumuz, engellilik alanında bugüne kadar yapılmış en geniş kapsamlı veri havuzlarından birini oluşturmuş durumda" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını güçlendirmek ve sahadaki sorunları yerinde tespit etmek amacıyla yürüttüğü bölgesel istişare toplantıları kapsamında Kayseri’de temaslarda bulundu. Kayseri Valiliği, Naciye ve Ramazan Büyükkılıç ve Kızları ‘Alzheimer Aktif Yaşam Merkezi’, Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, S.S. Erciyes Engelliler İşletme Kooperatifi ve Birlik Vakfı Kayseri Şubesi’ni ziyaret eden Komisyon üyeleri bölgede engelli bireyler için sunulan hizmetler, gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili bilgi aldı. Ziyaretler sonunda Aksaray, Amasya, Çankırı, Çorum, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat ve Yozgat’tan kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, engelli bireyler ve ailelerinin katılımıyla Kayseri Bölge İstişare Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu bölge toplantılarını "merkezde hayata geçirilen" ile "yereldeki durumu" doğru ölçmek, hizmetin tabandaki karşılığının fotoğrafını çekmek, demokrasiyi güçlü bir şekilde işletmek hem parlamento çalışmaları hem de siyaset kurumu için bir model ortaya koymak için yaptıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Tüm bu faaliyetlerimizde parçalı bir fotoğraf değil, bütün bir resim görmeye çalıştık. Tüm dokümanların yanında sahadan gelen başvurular, yazılı talepler ve doğrudan temaslarla birlikte komisyonumuz, engellilik alanında bugüne kadar yapılmış en geniş kapsamlı veri havuzlarından birini oluşturmuş durumda. Biz şuna inanıyoruz; bir rapor, masa başında tamamlanmaz, sahaya değmeden olgunlaşmaz. Bir rapor, şehirlerin gerçek ritmini duymadan rasyonel öneriler ortaya koyamaz. Engellilik meselesi tek bir pencereden ele alınmaz. Engellilik tek başına sosyal yardım sistemi değildir. Tek başına erişilebilirlik ya da sağlık sistemi de değildir. Engellilik hayatın her alanında, tüm noktalara temas eden, bu nedenle de bütünleşik bir bakış açısıyla bakmayı zorunlu kılan bir alandır. Eğitim, istihdam, sağlık, ulaşım, erişilebilirlik, sosyal hayat, kültür sanat, spor Tüm alanlar bizim odağımızda. Özellikle de yerel yönetimler. Bir engelli evden çıktığında ne hissediyor, zorlanıyor mu, ne talep ediyor, ne eksik, hangi uygulamayı takdir ediyor bunların hepsi çok önemli" dedi. Komisyon toplantılarının bundan sonraki süreci hakkında da bilgi veren Kasapoğlu, "Komisyonumuzun saha çalışmaları bitmeyecek. Biz 81 ilimizin tamamını bu modelle tamamlamak istiyoruz. Bölgesel istişare toplantılarımız, bu hedefin ana hattıdır. 81 il tamamlandığında saha çalışmamız da tamamlanmış olacak. Ardından da hiç vakit kaybetmeden rapor yazım sürecine güçlü bir şekilde geçeceğiz. Komisyon üyesi milletvekillerimizin tamamına özverileri, gayretleri ve ortak sorumluluklarımıza vurgu yapan yaklaşım tarzlarından ötürü huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Uzmanlarımıza, meclis personelimize, çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu iş ekip işidir. Hamd olsun son derece yetkin bir ekiple çalışıyoruz. İnşallah süreci aynı hassasiyetlerle götürmeye devam edeceğiz. Kayseri’ye ev sahipliği için ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
BBP Genel Başkanı Destici: "Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır"
11 Ocak 2026 Pazar - 20:11 BBP Genel Başkanı Destici: "Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 41 yıldır terörle mücadele ediyor. Hiçbir zaman PKK’ya, terör örgütüne Kürtler diye bakmadık ve bakmayacağız" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, partisinin Çanakkale Olağan 2. İl Kongresi’ne katıldı. Terörsüz Türkiye sürecine dair konuşan Destici, "Evet binlerce şehit verdik. On binlerce insan hayatını kaybetti. Ama millet olarak yılmadık ve yıkılmadık. Allah’ın izniyle de yılmayacağız ve yıkılmayacağız. Sadece bunu yapmadılar. Aynı zamanda bizi ayrıştırmaya, bölmeye çalıştılar. Bir Kürt-Türkmen kavgası çıkarmaya çalıştılar. Ama elhamdülillah bunda da başarılı olamadılar. Ve bugün biz yine vatanımızda, vatan toprağında Kürt, Türkmen, Arap Boşnak, Çerkez, Arnavut, Muhacir, Alevi, Sünni hep birlikte kardeşçe yaşıyoruz ve kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz" dedi. DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sözlerine tepki gösteren Destici, "Suriye merkezi hükümeti dayanamadı ve Halep’te bunların kontrol etmeye çalıştığı 2-3 mahalleye operasyon düzenledi. Elbette ki bu haklı bir girişimdir. Bugün itibarıyla da hemen hemen bölgeyi PKK’dan, YPG’den ve SDG unsurlarından temizledi. Bakın bunlar olurken Türkiye’de bazı siyasetçilerin eski ya da yeni siyasetçilerin açıklamaları olur. PKK uzantısı DEM Parti’nin eş başkanı aynen şöyle söyledi; ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyor. Hadsize bakar mısın. Türkiye milletvekili, maaşı Türkiye’den alıyor. Cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu var. Ne diyor; ‘Türkiye’yi uyarıyoruz. Gerilimi tırmandıran değil, diyaloğu güçlendiren politikalar izleyin. Kürtler diz çökmez. Kobani’de nasıl direndiyse Halep’te de öyle direnecektir’ diyor. Yani açıkça Suriye PKK’sına, PYD’sine, YPG’sine destek veriyor. Biz de bu hainlere diyoruz ki, eğer kendinizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait hissetmiyorsanız, bu devletin onurlu bir vatandaşı olmayı istemiyorsanız, ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşama iradesine sahip değilseniz, şöyle içinizden gelerek gür bir sesle bağımsızlığımızın timsali olan İstiklal Marşı’nı okumuyorsanız o zaman kendinizi hangi ülkeye ait hissediyorsanız ya da YPG, PKK, SDG gibi hangi yapıya ait hissediyorsanız bırakın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şerefli kimliğini, pasaportunu, sınır açık, defolun gidin diyoruz. Devam ediyor diyor ki; ‘Oralardaki gelişmelerin Türkiye’ye de yansımaları olacaktır’ diyor. Bakın tehdit devam ediyor" dedi. DEM Partililerin PKK’nın bir siyasi uzantısı olduğunu ve Suriye’de bir teröristan kurma hayallerine yönelik açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Destici, "Niye. Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanımızın açıklamalarına tepki olarak. Ne demiş bizim bakanlarımız; ’Suriye’nin birliğini istiyoruz. Savaş istemiyoruz. Terör örgütünün silahlarını bırakmasını istiyoruz. Suriye’nin terörden temizlenmesini istiyoruz. Suriye merkezi hükümeti isterse yardım etmeye hazırız’ demiş. Şimdi açık ve net olarak bunları söylemiş. Ne diyecekti Dışişleri Bakanımız ya da Milli Savunma Bakanımız. Onlar istiyor ki biz dokunmayalım. Hatta Suriye hükümetine de diyelim ki bu yavrulara dokunmayın. Bunlar da orada Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi bir devlet kuracaklar. Bir teröristan kuracaklar. İkinci bir İsrail kuracaklar. Hadi bunları anlıyoruz. Bunlar PKK’nın siyasi uzantısı. Çıkıyor CHP’nin bir grup başkan vekili, onlarla birlikte basın açıklaması yapıyor. Ne diyor. Aynen onun söylediklerini de okuyorum; ‘Halep’te yaşananlar demokrasi ve insan haklarına aykırıdır’ diyor. Yani Suriye hükümeti Halep’teki teröristlere karşı operasyon düzenliyor, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da diyor ki ‘Halep’te yaşananlar demokrasi ve insan haklarına aykırıdır’ diyor. Aynen DEM eş başkanının ağzıyla konuşuyor. Devamındaki cümlede şunu söylüyor; ‘Oradaki gelişmelerin mutlaka Türkiye’ye yansıması olacaktır’ diyor. Bunu DEM eş başkanı da söylüyor, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da söylüyor. Siz ne ara aynı düşünmeye başladınız. Ya da eskiden beri aynı düşünüyordunuz da bize mi farklı gözüküyordunuz. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Biz Büyük Birlik Partisi olarak bir kere daha açık ve net olarak ifade ediyoruz. Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 41 yıldır terörle mücadele ediyor. Hiçbir zaman PKK’ya, terör örgütüne Kürtler diye bakmadık ve bakmayacağız. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak ilkeli duruşumuzu devam ettiriyoruz. Dün nerede duruyorsa bugün de orada duruyoruz. Yarın da orada duracağız. Bir kere daha söylüyorum. Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilir ve kökü kazınır atılır. Bu kadar basit" ifadelerini kullandı. "Ailemize sahip çıkacağız" Türkiye’de aile yapısını bozmak üzerine bazı sanatçıların rol model olduğunu ifade eden Destici, şunları söyledi: "Özellikle yurt dışından gelip burada üne kavuşanların, özellikle oralarda yetiştirilip buralara gönderildiklerini düşünüyorum. Sırf aile hayatımızı bozsunlar, sırf gençlerimizin ahlakını bozsunlar, sırf bir kültürel emperyalizmin kıskacı altına girsin çocuklarımız. Çevrelerinde milyonlarca takipçi oluşturuyorlar. Ondan sonra zehirlerini akıtıyorlar. Onları model örnek yapıyorlar. İşte böyle böyle bizim gençlerimizi elimizden arıyorlar. Aile yapımızı yok ediyorlar. Evliliği kötülüyorlar. Evlilik dışı hayatı monte ediyorlar. Onun iyi bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Bunda da maalesef başarılı oldular. Bakın bizim aile kurumumuz çatırdıyor. Çocuk sayısı 3’lerden, 4’lerden 1.4’lere geldi. Bir millet için en büyük tehlike ve tehdit budur. Neslinizi kaybederseniz, nüfus olarak azalırsanız bulunduğunuz coğrafyada hakimiyetinizi devam ettiremezsiniz, devletinizi de koruyamazsınız, milletinizi de koruyamazsınız. Onun için ailemize sahip çıkacağız." Çocuğu olan ailelere destek verilmesi gerektiğini söyleyen Destici, "Devlet olarak bunları destekleyeceğiz. Öyle göstermelik destekler değil, ciddi destekler vereceğiz. Çocuk başına en az beş 5 bin lira destek verilmesi lazım. Özellikle evli ve çalışan çocuk sahibi olan kadınlarımız 1 saat işe geç gitmeli ve 1 saat işten erken çıkmalıdır. Çalışan çocuklu kadınlarımızın kreş yaşındaki çocuklarına mutlaka ama mutlaka kreş imkanı sağlanmalıdır. Yeterli sayıda kadın çalışanın olduğu kurumlara kreş mecburiyeti getirilmelidir. İster kamu, ister özel. Az sayıda olanları da devlet kreş ortak alanları oluşturarak, belli merkezlerde aynen ilköğretim okulları gibi belli merkezlerde devlet kreş açarak, bütün çalışan kadınların çocuklarını o kreşe koymalarına imkan tanımalıdır. Yoksa çalışan kadınlarımız kendilerince diyorlar ki ‘Ben çalışıyorum, çocuğa bakamam. Bir tane olursa yeter. İkinciye, üçüncüye gerek yok’ diyor. Onun için bizim çocuklu aileleri korumamız lazım. Kirada oturuyorsa kirasını devletin karşılaması lazım. Çocuğu okuyorsa okul parasını devletin karşılaması lazım." Konuşmalar sonrasında halk oyunları gösterisi sergilendi. Ardından tek adayla gidilen kongrede, Birol Tegen yeniden il başkanı seçildi. Toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.
Bakan Yumaklı: "DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır"
11 Ocak 2026 Pazar - 19:52 Bakan Yumaklı: "DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Sayın Özgür Özel; Mansur Yavaş’ın yaptığı veya yaptırdığı bir baraj yoktur. DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu vatandaşımızın çeşmesinden akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır" dedi. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Özgür Özel; Mansur Yavaş’ın yaptığı veya yaptırdığı bir baraj yoktur. DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu vatandaşımızın çeşmesinden akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır. Hala olayın farkında değilsiniz, hala sorun çözme değil saptırma peşindesiniz. Vatandaşımızın en temel ihtiyacı olan hizmeti yerine getiremiyorsunuz, çeşmesinden suyu akıtamıyorsunuz. Konu bu. Gerekli yatırımı yapmamışsınız, yapılan az buçuk yatırımı da yanlış yapmışsınız. 2026 yılında Türkiye Cumhuriyetinin Başkent’inde vatandaşları ellerinde bidonlarla akan bir çeşme bulmaya mahkum etmişsiniz. Senelerce konuya dair zahmet edip kafa yormamışsınız. Barajlardan, kuyulardan DSİ’nin size teslim ettiği suyun üçte birinden fazlasını musluğa gelmeden kaybetmişsiniz. Seçimlerde verdiğiniz vaatleri unutmuşsunuz" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, "Halkımızı susuzlukla, trafikle, çöple, çamurla, çukurla daha fazla mağdur etmeyin. Varlık sebebiniz millete hizmettir. Laf cambazlıklarınız beceriksizliklerinizi örtmüyor, bilesiniz. Zahmet edip sorumluluklarınızı yerine getirin, işinizi yapın. Yapamayacaksanız da açıkça söyleyin bilelim. Biz gereğini yapar, vatandaşımızı mağdur etmeyiz. Bu arada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, milletimizin aleyhine olan hiçbir şeye dua etmez ama sizlerin ve zihniyetinizin dua etmesi için çok kez dua etmiştir" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Seçim sath-ı mailindeyiz, kapı kapı gezmeye var mısınız?"
11 Ocak 2026 Pazar - 19:51 CHP Genel Başkanı Özel: "Seçim sath-ı mailindeyiz, kapı kapı gezmeye var mısınız?" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Tarihin en uzun, en kalabalık, en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz. Bugün seçimin 298’inci günü. Çok kaçsalar bininci güne kadar kaçarlar. Gerekirse bin günlük seçim kampanyası neferi olmaya var mısınız? Kapı kapı gezmeye, köy gezmeye, bulup konuşup ikna etmeye, oyları teker teker toplamaya var mısınız?" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli’de gerçekleştirilen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine ve Merkezefendi Belediyesi Atatürk Bilim Merkezi açılışına katıldı. Programda konuşan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, belediye başkanlarının şehirleri için günlük, haftalık değil 20 yıllık planlar yapması gerektiğini ve vizyoner olması gerektiğini belirterek, "Bugün burada bir binayı değil, geleceği gökyüzüne aydınlığa açan güzel bir kapıyı açıyoruz. Göreve geldiğimizde sizlere bir söz vermiştik. Hiç kimse bu şehirde yatağa aç girmeyecek, bu şehirde hiç kimse kendisini sahipsiz hissetmeyecek demiştik. Bugün karşınızda alnımız ak, başımız dik duruyorsak sizlerin verdiği destek sayesindedir. İyi ki varsınız. Bu yolculuğa ‘önce insan’ diyerek çıktık. Ülke yangın yeriyken buna kayıtsız kalamazdık. Sosyal belediyeciliğe Denizli’de bir anlam kattık. Çocuklarımızı Hak Süt’le buluşturduk. Halk Et’i sizlerle birlikte açtık. Bu da yetmez dedik, marketlerimizi açtık. Son olarak mandıramızı açtık. Etimizi, sütümüzü, peynirimizi kendimiz üretiyoruz. Denizli’de sizlerle birlikte bir fırın kurduk. Halk Ekmek’i Denizli’nin dört bir tarafında sizlerle buluşturuyoruz. 50 mahallemizin 25’inde kadın çocuk yaşam merkezlerimizi kurduk. Kadın üretimin içerisinde olmalı dedik. Kadın kooperatiflerimiz ünlü markalara satış yapıyorlar. Söz veriyorum kooperatif işini daha da geliştireceğiz. 3 kreşimizi açtık. Yeşil alan sayımızı 5 kat arttırdık. Bunlar da yetmez yeni dönem projelerimizin devamını getireceğiz. Balık halini yeniden yapacağız. Ama bugünün anlamı başka. Belediye başkanlarının vizyonu olmalı. Belediye başkanları günlük, haftalık, aylık değil, şehrinin 20 yılını planlamalı. Burası o hayalin, o vizyonun vücut bulmuş hali. Şehrimize hayırlı olsun. Burası sadece Denizli’nin değil, Ege’nin parlayan yıldızı olacak. Pretoryumumuz olacak, çocuklar farklı hikayeleri hissedecek. Şehrimizdeki iklim krizini burada çözmeye çalışacağız. Çocuklarımıza burada depremle mücadeleyi öğreteceğiz. ‘En hakiki mürşit ilimdir’ diyen, ‘Benim ümidim gençliktir’ diyen Atatürk’ün adını bu bilim merkezinde yaşatacağız" dedi. "Her kesimin birlikte mutlu olduğu şehri beraber oluşturacağız" Her kesimin birlikte olduğu bir şehri inşa etmeye çalıştıklarını ifade eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Hep birlikte bu şehrin kaynaklarına sahip çıkacağımıza inanıyorum. Birlikte yol yürüdüm. 15 belediye başkanımla bu şehrin hizmetkarı olmak bizim için onurların en büyüğü. ‘Ben’ diyenlerin değil, ‘Biz’ diyenlerin küçücük gemiyle çıktıkları yolculukta mermilerin üstüne gülerek gidip, canlarını siper edenlerin o sayede bugün bu güzel bayrağımızın altında, bu güzel ezanımızın altında birlikte kardeşçe yaşamamıza vesile olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını binlerce kez milletle anıyoruz. Bu şehrin insanlarının ayrıştırıldığı değil, farklı renkleriyle birlikte mutlu oldukları bir şehri beraber oluşturacağız. Çünkü ben bu şehrin insanlarına baktığımda farklı renklerini tek bir renk olarak görüp, herkese ve her kesime hizmetkar olmaya devam edeceğim sözünü veriyorum" ifadelerini kullandı. "Bu meydanda itiraz edenler var" Yağmur nedeniyle sahne yerine parti otobüsü üzerinde konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Denizli’de inanılmaz bir yağmur var. Kimse gelmez, millet saçak altında durur. O meydan dolmaz, bugün bu miting patlar’ dediler. Dediler ki ‘Bir sahne var, önü çok büyük bir meydan.’ Dedim ki ‘Yağmur varsa sahne olmaz. Millet yaşta, genel başkan kuruda olmaz.’ ‘Otobüsü çekin’ dedim, ‘Ben oraya gideceğim, o meydan da dolacak. Rahmet yağacak, o meydan tıklım tıklım olacak.’ İşte Saraçhane ruhuyla, mücadele ruhuyla, eylem ruhuyla bu meydanı dolduranlara helal olsun, selam olsun. Canım Denizli’me, güzel Denizli’me, yiğit Denizli’me selamlar olsun. Bugün bu meydanda itiraz edenler var. Her türlü haksızlığa, vicdansızlığa, eşitsizliğe itiraz edenler var. Cumhurbaşkanı adayımızın tutukluluğuna itiraz da bu meydanda, asgari ücretin ev geçindirememesinden mustarip emekçi de bu meydanda. Açlık sınırının üçte ikisine mahkum edilen emekli de bu meydanda, pamuk üreticisi beyaz altın üretirken şimdi borç batağında olan çiftçi de bu meydanda. Siftahsız esnaf da bu meydanda. İtiraz etmeye, mücadele etmeye, direnmeye, eylem yapmaya geldik Denizli’de. ‘Umudunu kesmiş gençler, valizleri zihninde toplamış ve ‘Fırsat olursa yurt dışına giderim, başka ülkede yaşarım’ diyen gençler 31 Mart akşamı bir seçim daha beklemeye karar vermişlerdi’ demiştim. Şimdi o gençler; belki yoksul, barınma sorunu olan, her türlü güçlükle baş eden ama umudu diri olan gençler burada. Genciyle yaşlısıyla, emeklisiyle, emekçisiyle, köylüsüyle, esnafıyla selam olsun sizlere, hepinize" dedi. "Denizli’yi nasıl yönetiyorsak Türkiye’yi de öyle yöneteceğiz" Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerine değinen Özel, "Buradan bütün Türkiye’ye sesleniyorum. ‘CHP nasıl yönetecek?’ Vallahi Denizli’yi nasıl yönetiyorsak; akılla, fikirle, çalışkanca, vicdanla, halden anlayarak Denizli’yi nasıl yönetiyorsak; Türkiye’yi öyle yöneteceğiz. Bir yandan tabii yaptıklarımızı söylerken bugün burada bir istisna yapacağım. İstisna şudur. Normalde mitinge gidince, eyleme gidince açılış yapmıyoruz. Ama öyle bir teklif geldi ki, dediler ki ‘Genel Başkanım, sen en çok kızdığın şey, Atatürk’ün ismiyle sorunu olanlar. Atatürk Havalimanı’nı bile allem ettiler, kallem ettiler kapattılar. Adını İstanbul koydular. Türkiye’de dünya kadar tesisi kapatıp, sonra adını başka koyarak açıyorlar. Oysa Denizli’de konuşmayı yapacağın meydanda, Ege’nin en büyük bilim merkezi açılacak. Atatürk’ün gösterdiği hedefe yürümek için evren, galaksi, yıldızlar, uzay bilimi, havacılık konusunda çocukların ufkunu açacak, eğitecek, simülasyonlarla bunları gösterecek ve sevdirecek bir bilim merkezi var. Adını da Atatürk Bilim Merkezi koyduk’ dediler. İşte bu eseri de bugün açmaya geldik. Helal olsun Şeniz Başkanıma. Bu ülkede bu millete çok zulmettiler. Bu milletin aklını karıştırmaya çok çalıştılar. İftiralar attılar, tekerlemeler yaptılar. Ama bu milletin gönlünden bir tek şeyi sökemediler. Sökemeyecekler. Bu millet Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hem askeridir, hem evladıdır, hem yurttaşıdır" şeklinde konuştu. "Tarihin en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz" Seçim sürecine girdiklerini söyleyen Özel, "Tarihin en uzun, en kalabalık, en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz. Bugün seçimin 298’inci günü. Çok kaçsalar bininci güne kadar kaçarlar. Gerekirse bin günlük seçim kampanyası neferi olmaya var mısınız? Ekrem Başkan yerine cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız? Kapı kapı gezmeye, köy gezmeye, bulup konuşup ikna etmeye, oyları teker teker toplamaya var mısınız? Yollarda, sokaklarda, köylerde ve fabrikalarda birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu.
Elazığ’da siyasiler, yeni hastane için tek yumruk oldu
11 Ocak 2026 Pazar - 16:21 Elazığ’da siyasiler, yeni hastane için tek yumruk oldu Elazığ’da 2020 Elazığ depreminin ardından yıkılan eski SSK Hastanesi’nin arazisinde ikinci basamak bir hastanenin yeniden yapılması için AK Parti, MHP ve CHP milletvekilleri bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Elazığ 2020’de yaşanan depreminin ardından Yıldızbağları Mahallesi’nde bulunan eski SSK Hastanesi ağır hasar aldığı için yıkılmıştı. O tarihlerde yapılan Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nin kentin doğusunda kalırken, yeni yapılacak olan üniversite hastanesi ise batıda kaldı. Yıkılan hastane arazisinin hayırseverler tarafından şartlı bağış olarak sadece sağlık hizmetlerini kapsayan inşaatlar yapılabilir olmasından kaynaklı arazi boş kaldı. Bir araya gelen AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve Cumhuriyet Halk Partisi Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, eski SSK Hastanesi arazisinin önünde açıklamalarda bulunarak ikinci bir basamak hastanenin yapılması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Elazığ’ın birlikteliğini bir kez daha göstermek açısından çok önemli bir görevi ifa ettiklerini dile getiren AK Parti Milletvekili Ejder Açıkkapı, "Her birimizin çocukluğunun ve gençliğinin hikayesinin olduğu bir hastanenin olduğu bölgenin önündeyiz. Burası şartlı olarak yardımseverler tarafından bağışlanmış bir arsa. Hem batıda bir hastanenin yapılacak olması, hem de doğuda bulunan Fethi Sekin Şehir Hastanemizin yoğunluğu, merkezde ikinci basamak hastanelerin kurulmasını bir zaruret haline getirmiştir. Hastanenin depremden yıkıldıktan sonra sıkıntılar yaşadığını biliyoruz ve görüyoruz. Buradaki esnaf arkadaşlarımızın ciddi sıkıntılar yaşadığını da biliyoruz. Bunu tolere etmek açısından hastanenin mutlaka yapılması gerektiğine inanıyoruz ve bunun için de mücadele veriyoruz. Eski SSK Hastanemizi buraya kazandıracağız. Esnafımızı ve vatandaşlarımızı tekrar mutlu etmek için mücadele veriyoruz" dedi. Eski SSK Hastanesi’nin ikinci basamak bir hastane olarak hizmet vermesi için yaptıklarını ve yapacaklarını anlatan MHP Milletvekili Semih Işıkver, "Buradaki problemin çok daha büyüklerinde büyük mesafe aldık. Bunun da sebebi, burada iktidar ya da muhalefet demeden aynı hedefe odaklanmış olmamızdır. Bölgenin sosyal ve ekonomik yönden kalkınması için SSK Hastanesi’nin yeniden faaliyete geçmesi çok önemlidir. Bölgemizin yeniden bir cazibe merkezine kavuşması, atıl hale gelmiş esnafımızın işler hale getirilebilmesi için burada bu hastanenin kesinlikle yapılması lazım" ifadelerini kullandı. Elazığ’da güzel bir siyasi birlikteliğin olduğunun altını çizen CHP Milletvekili Gürsel Erol ise, "Bu birliktelikten Elazığ halkı da son derece memnun. İktidar parti, muhalefet parti ayrımı yapmadan kentte yaşanan sorunlarla ilgili ortak aklın ve vicdanının geliştirilmesine yönelik sürekli bir aradayız. Bir sorunun çözümüyle ilgili farklı düşüncelerimiz olsa da farklı noktalarda başarabilen siyasi anlayışa sahibiz. Bugün eski SSK Hastanesi olarak bilinen arsanın üstündeyiz. Bu hastaneyi Elazığ’ın tarihiyle özleşen bölgede yalnızca bir sağlık hizmetiyle değil, bu bölgedeki sosyal ve ticari yaşantının gelişmesine de son derece katkı veren bir hastaneydi. Daha sonra Fethi Sekin Şehir Hastanemizin yapılması ve 2020 yılındaki deprem sonrasında binanın çürük çıkması nedeniyle yıkıldı. Uzun süreden beridir de burası boş bir arsa olarak kalıyor. Hayırsever vatandaşın şartlı bağışından dolayı, sağlık kompleksinin veya hastanenin dışında da bu arazi kullanılamıyor. Geldiğimiz noktada, şehir hastanesinin kentin doğusuna yapılmış olması ayrıca yeni yapılacak olan üniversite hastanemizin de batıya yapılacak olmasından kaynaklı bu bölgede ikinci basamak bir hastanenin yapılmasıdır" diye konuştu.
Başkan Altay: "Türkiye’nin en ucuz öğrenci ulaşımı Konya’da"
11 Ocak 2026 Pazar - 13:22 Başkan Altay: "Türkiye’nin en ucuz öğrenci ulaşımı Konya’da" Konya Büyükşehir Belediyesi, öğrenci ve gençlik şehri Konya’da 9 lira olan indirimli ulaşım ücretiyle, büyükşehir belediyeleri arasında en ucuz şehir konumunda yer alıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, toplu ulaşım ücretleriyle insanı merkeze alan "Konya Modeli Belediyecilik" anlayışını bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koyduklarını söyledi. Özellikle gençlerin ve öğrencilerin hayatını kolaylaştırmayı en önemli sorumluluklardan biri olarak gördüklerini ifade eden Başkan Altay, "Bizim en büyük gücümüz gençlerimiz. Onların hayallerine, eğitim yolculuklarına destek olmak için, başta eğitim destekleri olmak üzere her konuda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ayrıca Türkiye’nin en ucuz öğrenci ulaşımı Konya’da. Şehrimizde öğrencilerimiz için toplu ulaşım ücretini de 2025’in Ağustos ayından bu tarafa 9 lirada tutuyoruz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2026’da da Türkiye’nin en uygun öğrenci ulaşımını Konya’da sunuyor olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Konya, tam biniş ücretinde de en uygun şehirlerin başında geliyor Tam biniş ücretinin de büyükşehirler arasında en uygun seviyede tutulduğunu dile getiren Başkan Altay, "Tüm hemşehrilerimizi yakından ilgilendiren toplu ulaşımda, hizmet kalitesinden ödün vermeden fiyatları makul seviyelerde tutmaya devam ediyoruz. 22,5 lira olarak belirlediğimiz tam biniş ücretiyle de büyükşehir belediyeleri arasında en uygun taşımayı sağlayan şehirlerden biri olmayı sürdürüyoruz. Amacımız; öğrencisinden çalışanına, emeklisinden esnafına kadar herkesin bütçesini gözeten, erişilebilir ve sürdürülebilir bir ulaşım sistemi sunmak. Konya, her alanda olduğu gibi ulaşımda da örnek olmaya devam edecek" diye konuştu. Konya’da eğitim alan öğrenciler de Konya’nın ulaşım alanında diğer şehirlerden daha ucuz olduğunu belirterek, hem otobüslerle hem de mevcut tramvaylarla şehirde istenilen her yere kolaylıkla gidilebildiğini söyledi. Öğrenci olarak Konya’da olmanın çok güzel bir duygu olduğunu ve avantajlarının bulunduğunu vurgulayan öğrenciler, Konya’nın öğrenci dostu bir şehir olduğunu dile getirdi.