POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın butona basmasıyla tarihin aydınlatılan ilk caddesi olan Kurtuluş Caddesi’nde yeniden ışıklar yandı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 22:48 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın butona basmasıyla tarihin aydınlatılan ilk caddesi olan Kurtuluş Caddesi’nde yeniden ışıklar yandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da depremde yıkılan ve inşa çalışmalarıyla birlikte yeniden ayağa kalkan tarihin ilk aydınlatılan caddesi olma özelliği taşıyan Kurtuluş Caddesi’nin yeniden ışıklandırılması törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’ın Antakya ilçesinde 455 bininci afet konutu teslim törenine katıldı. Atatürk Caddesi üzerinde toplanan kalabalığa seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, afet konutu kura çekimi ve yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, temas ve incelemelerinin ardından tarihin ilk aydınlatılan caddesi olma özelliğini taşıyan Kurtuluş Caddesi’ne geçti. Depremde yerle bir olan ve inşa çalışmalarıyla yeniden hayat bulan Kurtuluş Caddesi’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle yeniden ışıklandırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtuluş Caddesi’nin yeniden ışıklandırılması için düzenlenen törende, "Şimdi butona basmak suretiyle tüm caddenin ışıkları inşallah yanarak, bu cadde aydınlığa kavuşmuş olacak. Rabbim bu tür afetlerden bizleri muhafaza eylesin. Burada emeği geçen kardeşlerimden Allah razı olsun" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın butona basmasının ardından Kurtuluş Caddesi aydınlandı. Törende, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş tarafından dua edildi. (CK-VK-
YRP Kayseri İl Divan Toplantısı gerçekleştirildi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 20:41 YRP Kayseri İl Divan Toplantısı gerçekleştirildi Yeniden Refah Partisi (YRP) Kayseri İl Divan Toplantısı YRP Genel Başkan Yardımcısı Cemil Colak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya YRP Genel Başkan Yardımcısı Cemil Colak, YRP Kayseri İl Başkanı Ali Özcan ve parti üyeleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda açılış konuşmasını yapan YRP Kayseri İl Başkanı Ali Özcan, "2026 yılın için meclisten çıkan bir bütçe var. Faiz bütçesi oluşturulmuş. 20 trilyon öngörülen bütçenin 3 trilyonu şimdiden faize gönderilmiş gözüküyor. Genel Başkanımızın dediği gibi dostlar biz size son kez milli görüş gömleğini giydirmek istedik. Kabul etmediniz. Kemer sıkmakla kemerde delik kalmadı. Diş sıkmakla ağzımızda diş kalmadı. Artık vatandaş sizden sadece sandık istiyor" dedi. YRP Genel Başkan Yardımcısı Cemil Colak da, "Ne mutlu Allah rızası için çalışanlara, hizmet edenlere. Meclisteki cari açıkları gördünüz. Vatandaşın cebinin durumunu gördünüz. Herkes kredi kartlarına, bankalara, faizlere borçlu. Tamamen vergiyle düzeltilmeye çalışılan bir ekonomi var" ifadelerini kullandı. Asgari ücret hakkında da konuşan Colak, "Asgari ücret 28 bin 75 TL oldu. Bunun neyini konuşalım. Biz asgari ücrete 45 bin TL istedik. Bu bir lütuf değil. Bu istediğimiz miktar ayakta durmanın gerekçesiydi" diye konuştu. Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ensarioğlu: "Gençler, uyuşturucu peşinde koşuyor, buna bir çare bulmamız lazım"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 20:11 AK Parti İstanbul Milletvekili Ensarioğlu: "Gençler, uyuşturucu peşinde koşuyor, buna bir çare bulmamız lazım" AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Selim Ensarioğlu, "Gençler uyuşturucu kullanıyor. Hep beraber bunu bitirelim. Büyük tehlike var önümüzde. Ama bu olaya bir çare bulmamız lazım" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Ensarioğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesinin ayrıntılarını anlattı. Ensarioğlu, "Hem geçmiş olsun dileklerimi iletmek için hem de barış sürecinin başlatılmasına verdiği destekten dolayı teşekkür ettim" dedi. Ensarioğlu, "Terörsüz Türkiye" süreci hakkında, "Cumhurbaşkanımız ve Bahçeli’nin çabalarıyla ve desteğiyle bu barış süreci başladı ve bana göre çok iyi gidiyor. Halk rahatladı" dedi. Uyuşturucu konusunda da Bahçeli ile konuştuklarını aktaran Ensarioğlu, "Gençlerin hepsi uyuşturucu peşinde koşuyor demiyorum. Ama iş peşinde koşarken, ekmek kazanmaya çalışırken o tuzaklara düşecektir. Ben çok büyük bir tehlike gördüm. Bahçeli’yle bunu görüştüm. İnsana eğitim vermeliyiz. Gençler eğitim görmeli veya meslek olarak yetişmeli" dedi. Tarım ve Orman Bakanı ve DSİ Genel Müdürü’nü ziyaret ettiğini söyleyen Ensarioğlu, "265 bin hektar arazi sulanıyor. Ilısu Barajı buna göre 2 milyon 200 bin hektar arazi sulanıyor. Herkes bu kısma iyi baksın. Bu iki defa sulanırsa o araziler, yani su gittiği zaman, 2 verim verecek en azından. 4 milyon 500 bin hektar arazi sulanacak. Biz hem o gençlere bir iş imkanı sağlarız. Ben bunu da bir hesapladım. 600 bin civarında iş imkanı doğar orada. Bizim dönemimizde 90’lı yıllarda 22-23 milyon insan köyde üreticiydi. Şu anda toplam köylerde kalan nüfus 4-5 milyon. Ve onun yüzde 90’ı da yaşlı kesimidir. Üreticide kalmadı. Şu anda 10-11 milyon buğday kadar üretilebiliyor. Öbürünü dışarıdan satın alıyoruz. Bunlar hem üretici olsa, hem işsizlik giderilmiş olur, hem özel sektörü o bölgeye çekip yatırım yapabiliriz. Oraya tabii otobanları götürmek lazım, hızlandırmak lazım. 10 yılda olacakla bir yılda yapalım. Çılgın bir parayla bir de yılda yapalım" ifadelerini kullandı. Ensarioğlu şunları kaydetti: "Ülkemizin geleceği için, gençlerimizin geleceği için. Gençlerimiz en büyük sermayemizdir. Bunlar için el atıp, çalışmamız lazım. Önce gençlere ümit verelim. Yani ümitsiz olmasınlar. Sanat okulları yaygınlaştırılsın. Çok kısa sürede ailenin gelirine katkıda bulunuyor. Ve mezun oluyor, diploma alıyor, sertifika alıyor. Yani altı ay daha, dokuz ay. Bunun yanında yatırım okulları da yapılabilir. Yeni yetişenler orada okur. Köye sağlık ocakları, ortaokullar yapmalıyız. Asfalt yapmalıyız. Küçük köyler 3 bin nüfusu bulduğu zaman belediye olmuştu. 10 yıl önce 3 bin 216 belediyemiz vardı. Şimdi bin 700- bin 600 düşürüldü. O küçük yerlerin hepsine belediyeymiş gibi asfaltını yap, ortaokulu yap, sağlık ocağını yap ki hakikaten efendi olsun. Bir de biz bu köylüye yılda iki defa verim alması, sulamayla tamam. Ama enerji indirimi, vergi indirimi, sigorta, işçi sigortası hiç almamalıyız ki cazip hale gelsin. Para kazansın. Köye gitsin para kazansın. Yoksa diyecek beni sen şehirde oturuyorsun beni köye geri mi gönderiyorsun." Leyla Zana’ya yönelik tezahürata ilişkin Ensarioğlu, "Bahçeli çok üzüldü. Dedi ki ’tarihini hatırlamıyorum. Bir tarihte İstanbul’da Beşiktaş’a gittim. Koyu bir Beşiktaşlıyım. Gittim orada böyle benzeri onun gibi tezahürat yapıldı. Oradaki takımlar yani. Takımlar argo konuşmalar. Ya ben rahatsız oldum bir daha da gitmedim’. Bu seneyi aile yılı ilan ettik. Aile dedin, namus dedin, ana dedin, kadındır. Kadının Kürt’ü, Türk’ü yoktur. Evladı olan ana anadır, evladı olan anne anadır. Yani benim için Cumhuriyeti’nin elleri de Diyarbakır’ın elleri de benim anamdır. Ben ellerini öperim. Hangi akıllı aklı, hangi edepli? Evine giderse karının, kızının yüzüne nasıl bakarsın. Kızın sana dese baba sen bir kadına küfür et. O kadın burada değil. O kadın milletvekili değil. Kızına, karına nasıl anlatırsın bunu" diye konuştu.
DTSO Başkanı Kaya: "Bu mesele sosyolojisi, ekonomisi ve siyaseti olan bir sorundur"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 19:52 DTSO Başkanı Kaya: "Bu mesele sosyolojisi, ekonomisi ve siyaseti olan bir sorundur" Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, "Doğu Sorunu: Teşhisler ve Tespitler" raporunun 30. yılı dolayısıyla düzenlenen panelde yaptığı açıklamada, "Bu mesele sosyolojisi, ekonomisi ve siyaseti olan bir sorundur" dedi. DTSO ile Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde 1995 yılında hazırlanan "Doğu Sorunu: Teşhisler ve Tespitler" raporunun 30. yılı dolayısıyla düzenlenen "30. Yılında Doğu Raporu’ndan Bugüne" başlıklı panelde konuşan Kaya, raporun hazırlandığı dönemin koşullarına dikkati çekti. Kaya, 1990’lı yıllarda Kürt sorununun tamamen bir güvenlik ve terör meselesi olarak ele alındığını hatırlatarak, "Faili meçhullerin yaşandığı, güvenlikçi politikaların hakim olduğu bir dönemde, TOBB’un böyle bir çalışmayı gündemine alması önemli ve cesur bir adımdı" dedi. Raporun, sorunun yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınamayacağını ortaya koyduğunu vurgulayan Kaya, "Bu mesele sosyolojisi, ekonomisi ve siyaseti olan bir sorundur. Bu çerçeve oluşturulmadan çözüm mümkün değildir" ifadesini kullandı. Bölgesel kalkınma politikalarına da değinen Kaya, yatırım teşviklerinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yeterince faydalanamadığını belirtti. Kaya, "Bölgesel kalkınma amacıyla uygulanan teşviklerden bölgenin yararlanma oranı yüzde 5’ler düzeyindeyken, Batı illerinde bu oran yüzde 65’lere ulaşıyor" diye konuştu. Eğitim ve temel tüketim harcamalarında da ciddi farklar bulunduğunu ifade eden Kaya, "Batı ile aramızda eğitim harcamalarında 26 kata, gıda harcamalarında ise 22 kata varan farklar var. Bu tablo, güvenlik merkezli bakış açısının bir sonucudur" değerlendirmesinde bulundu. "Diyalog ve müzakere önemlidir" Türkiye’de son dönemde Kürt sorununun çözümüne yönelik bir diyalog sürecinin konuşulduğunu dile getiren Kaya, bu sürecin önemine vurgu yaptı. Kaya, "İsmi ne olursa olsun, bugün diyalog ve müzakerenin konuşuluyor olması önemlidir. Ancak hala farklı bakış açılarına alan açmakta zorlanıyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi biz buradayız"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 16:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi biz buradayız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’ın Antakya ilçesinde 455 bininci afet konutu teslim töreninde yaptığı konuşmasında, "Devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok ama biz buradayız"dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’ın Antakya ilçesinde 455 bininci afet konutu teslim törenine katıldı. Atatürk Caddesi üzerinde toplanan kalabalığa seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan; afet konutu kura çekimi ve yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılışını gerçekleştirdi. Adana, Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Tunceli illerimizde yapımı tamamlanan; 95 bin konut ve 9 bin 501 iş yeri hak sahiplerine teslim edildi. Depremin üzerinden 3 yıl geçmeden 455 bin deprem konutu edilmiş oldu. "Deprem turistleri ortalıkta yok, biz buradayız" Teslim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendilerini eleştirenlerin ortalıkta olmadığına dikkat çekerek, "Hatırlarsanız altı Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı, seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü, içtenlikle paylaşmak yerine deprem gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken yüzyılın felaketini istismar eden, vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok. Popülizm yapanlar yok. Seçim kazanmak uğruna halkımızı vaad uğruna tutanlar yok. Reyting peşinde koşanlar yok. Dezenformasyon yayanlar yok. Evleri, mültecilere verecek diyenler yok. Devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yokama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı altı Şubat’ta olduğu gibi sizin yanınızdayız." dedi. "455 bininci konutu teslim emenin gururunu yaşıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 455 bininci konutu teslim etmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "İşte bugün dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu on bir ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabb’im bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin" şeklinde konuştu. "Müslüman kanından beslenenler mesai içerisinde" Erdoğan konuşmasında Müslüman kanından beslenenlerin, Müslümanları birbirine düşürmek için mesai içerisinde olduğuna dikkat çekerek, "Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Gözü düşmüş bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizlerde görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken mezhep inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasını birlik mesajı verdiği şu sözleriyle tamamladı. "Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı, terörsüz bölgeye hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın Hazreti Hızır Türbesi ne bizimdir. Habibi Neccar camisi bizimdir. Vakıflar köyü de bizimdir. Hasreti Musa ağacı da. Beyazıt-ı Bestami Türbesi de bizimdir. Ulu camiyi de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni Alevi, Nusayri beraberiz. Bu toprakların 1.000 yıllık sakinleriyiz. İnşallah daha nice asırlar boyunca barış içinde huzur içinde komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz" Erdoğan’ın konuşmasının ardından anahtar teslim töreni gerçekleştirildi. (GF-
TVHB Başkanı Eroğlu: "Biz Akif’i unutmadık, yaşadığımız sürede unutmayacağız"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:32 TVHB Başkanı Eroğlu: "Biz Akif’i unutmadık, yaşadığımız sürede unutmayacağız" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Biz Akif’i unutmadık, yaşadığımız sürede unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıl dönümü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. Eroğlu, Mehmet Akif Ersoy’un veterinerlik mesleği yaptığına değinerek, "20 yıla yakın veteriner hekimlik yapıyor. Anadolu’yu karış karış geziyor, hatta Suriye, Şam, o taraflara da gidiyor. Arkadaşlar hatıralarında şöyle diyorlar; Eğer Akif, o zaman baytarlığın vermiş olduğu sorumlulukları yerine getirmek için Anadolu’yu karış karış gezmeseydi, Anadolu insanını tanıyıp, yakından tanıyıp görmeseydi ne İstiklal Marşı’nı ne de Çanakkale şiirini yazabilirdi. O, candan sevdi, onlardaki azmi inancı gördü ve hem Çanakkale’yi hem de İstiklal Marşı’nı yazdı" ifadelerini kullandı. Ersoy’un veteriner hekimlikte genel müdür yardımcılığı da yaptığını hatırlatan Eroğlu, "Ayrıca o yıllarda ülkemizde, özellikle İstanbul’da çeşitli derneklerde görev alıyor. Veteriner hekimlikle ilgili bir derneğimizin de bir dönem başkanlığını yapıyor. Mehmet Akif Ersoy 1889’da mülkiye mektebine giriyor. 2 yıl mülkiye mektebini okuduktan sonra yüksek kısmına geçmesi gerekiyor. Ancak o sırada babasını kaybediyor, evleri yanıyor ve eğer o zamanki ismiyle baytar mektebinde okuyanlara, mezun olanlara önemli bir maaş verileceğini duyunca mülkiye mektebinden veteriner baytar mektebine geçiş yapıyor" şeklinde konuştu. Veteriner hekimler olarak Ersoy’u yalnızca 27 Aralık’ta anmadıklarını dile getiren Eroğlu, "12 Mart’ta da İstiklal Maaşımızın kabul yılında da Çanakkale’de, Çanakkale zaferi dolayısıyla da sürekli andığımız, bu konuda da çeşitli etkinlikler yaptığımız bir değerimiz" diye konuştu. "Biz Akif’i unutmadık, yaşadığımız sürede unutmayacağız" Mehmet Akif Ersoy’un başarılarını anlatan Eroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mehmet Akif aynı zamanda 5 dil bilen birisi. Mütercim, hafız, bir dönem milletvekili yapıyor ve 1893 yılında da veteriner fakültesini birincilikle bitiriyor. Akif’in milli şair olarak aynı zamanda veteriner fakültesini birincilikle bitirmesi gibi birçok ilke imza atmış bir meslek büyüğümüz. Aynı zamanda da daha sonraki yıllarda uluslararası yarışmalarda da yer alıyor ve ülkemize uluslararası ödüllerini kazandıran bir değerimiz, bir büyüğümüz. Akif’i okuduğunuz zaman, anladığınız zaman orada sevgiyi, saygıyı, imanı, aşkı, vatan sevgisini görürsünüz. O açıdan yeni nesillerimizin bundan sonra da Mehmet Akif’i iyi anlamaları gerekiyor. İstiklal Marşı güzel okuma yarışmaları düzenleniyor ülkemizde. Biz Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak aynı zamanda İstiklal Marşı’nı anlama yarışmaları da düzenlemeli ve Mehmet Akif’i mutlaka anlamalıyız. Onun çileli hayatını görmeliyiz. Biz Akif’i unutmadık, yaşadığımız sürede unutmayacağız, unutturmayacağız. Bir kez daha rahmetle anıyorum."
Kütahya Zafer Havalimanı ’Türkiye’nin Lojistik ve Havacılık Üssü’ olacak
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:42 Kütahya Zafer Havalimanı ’Türkiye’nin Lojistik ve Havacılık Üssü’ olacak AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, Zafer Havalimanı’nın zarar ettiği yönündeki eleştiriler üzerine kapsamlı bir dönüşüm projesi yürütüldüğünü belirterek, havalimanının Türkiye’nin havacılık ve lojistik alanında stratejik merkezlerinden biri haline getirileceğini söyledi. Kıdemli Gazeteciler Gezek Grubu’nun etkinliğine katılan Demir, Altıntaş Havalimanı’na uçak bakım atölyesi (145 Bakım Atölyesi) kurulacağını belirterek, burada uçakların teknik bakımlarının yapılacağını ifade etti. Bunun yanı sıra Türkiye’de ilk olacak uçak söküm tesisinin de Kütahya’da hayata geçirileceğini vurgulayan Demir, ekonomik ömrünü tamamlayan uçakların sökülerek parçalarının ikinci el yedek parça olarak ekonomiye kazandırılacağını dile getirdi. Serbest bölge ve lojistik merkez hedefi Uçak söküm tesisinin yurt dışı menşeli bir faaliyet olması nedeniyle serbest bölge kurulmasının zorunlu hale geldiğini belirten Demir, bu gelişmenin Kütahya’da uzun yıllardır hayal edilen serbest bölgenin kurulmasına zemin hazırlayacağını söyledi. Serbest bölgeyle birlikte ihracat ve ithalatta vergi avantajları sağlanacağını, bölgenin önemli bir lojistik merkez haline geleceğini kaydetti. Altıntaş Havalimanı’nın hava kargo dağıtım üssü olarak planlandığını ifade eden Demir, İstanbul Havalimanı’ndaki yüksek park ve bekleme maliyetlerine dikkat çekerek, Altıntaş’ın daha ekonomik olması nedeniyle uluslararası kargo firmaları için cazip bir merkez olacağını belirtti. Bu sayede Altıntaş’ın Türkiye genelinde hava kargo dağıtım noktası haline geleceğini vurguladı. Tunçbilek-Tavşanlı bölgesine endüstri bölgesi Konuşmasında Kütahya’nın kuzeydoğusuna yönelik projelere de değinen Demir, Tunçbilek ve Tavşanlı bölgesinde kömür üretimi tamamlanan maden sahalarının endüstri bölgesine dönüştürülmesi için yaklaşık 24 aydır çalışma yürütüldüğünü söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kurumlara yazı gönderdiğini belirten Demir, 6,5 milyon metrekarelik tek parça alanın endüstri bölgesi olarak planlandığını açıkladı. Endüstri bölgesinde yatırım yapacak firmaların yüksek yatırım ve ihracat şartlarını taşıması gerektiğini ifade eden Demir, sadece büyük ve stratejik yatırımların bölgeye kabul edileceğini söyledi. 10 bin kişilik istihdam ve savunma sanayi Demir, bazı firmaların şimdiden yatırım taleplerini ilettiğini, tek bir firmanın dahi 10 bin kişilik istihdam öngördüğünü belirtti. Bölgenin karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu bağlantıları açısından son derece avantajlı olduğunu vurgulayan Demir, Kütahya’nın Türkiye’nin sanayi haritasında stratejik bir konuma taşınacağını ifade etti. Endüstri bölgesinde savunma sanayine yönelik üretim yapılmasının hedeflendiğini söyleyen Demir, yurt dışında faaliyet gösteren Kütahyalı sanayicilerin de memleketlerine yatırım yapma konusunda istekli olduklarını dile getirdi. Mehmet Demir, tüm bu projelerin hayata geçmesiyle Kütahya’nın sadece doğal güzellikleri, termali ve tarihiyle değil; havacılık, lojistik ve sanayi alanlarında da Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline geleceğini belirterek, yakın zamanda kamuoyuna müjdeli haberler verileceğini sözlerine ekledi.
Malatya’da ‘Terörsüz Türkiye" konferansı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:33 Malatya’da ‘Terörsüz Türkiye" konferansı AK Parti Malatya Milletvekili ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, ‘Terörsüz Türkiye’ Konferansında yaptığı konuşmada, "Terörün Türkiye’ye yıllık maliyeti yaklaşık 140 milyar dolardır. Bu sorun sadece bir veya iki kişinin değil 86 milyonunun tamamının meselesidir, milletimizle birlikte, kimseyi dışlamadan ayrıştırmadan hep birlikte başaracağız. Biz çocukların ölmediği, silahların konuşmadığı bir Türkiye istiyoruz" şeklinde konuştu. Milletvekili Babacan konuşmasında, "Hiçbir siyasi kaygı duymadan, oy hesabı yapmadan, ‘yeter ki Türkiye kazansın, yeter ki milletimiz kazansın’ diyerek bu tarihi sorumluluğu üstlenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum" dedi. Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi tarafından düzenlenen ‘Terörsüz Türkiye’ Konferansı, Kongre ve Kültür Merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Konferansın açılış konuşmasını yapan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, konferansın amacının, toplumsal farkındalığı artırmak ve terörün her türlüsüne karşı ortak bir duruş sergilemek olduğunu söyledi. Başkan Geçit, "Terörsüz Türkiye" hedefinin birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve güçlü demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye ideali olduğunu ifade ederken, " Terör; sadece can güvenliğimizi tehdit eden bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal huzurumuzu, kardeşliğimizi ve ortak geleceğimizi hedef alan büyük bir tehdittir. Bu nedenle terörle mücadele, yalnızca güvenlik güçlerimizin değil; milletçe hepimizin ortak meselesidir. "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmanın yolu ise, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören, ortak değerler etrafında kenetlenen bir toplumsal bilinçten geçmektedir. "Terörsüz Türkiye" süreci, yüzyıllardır kangrene dönüşmüş önemli bir süreci ele alıyor. Bu sorun ülkemizin tüm enerjisini alan, ekonomik ve insan kaynaklarına darbe vuran bir sorundur. Bu ciddi sorunun kökten çözümlerle ortadan kalkması için sadece elini değil gövdesini de taşın altına koyan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. Sayın Babacan’da kurulan komisyonda çok önemli görevler üstlendi, hazırlanan raporların tüm süreçlerinde aktif bir şekilde yer aldı. Ülkemizin en ciddi sorununun çözümünde sorumluluk alması bizim için gurur vesilesidir" şeklinde konuştu. AK Parti Malatya Milletvekili ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Babacan ise, terörün toplumsal yapıya verdiği zararlar, demokratik kazanımlar, milli dayanışmanın önemi ve terörle mücadelede toplumsal farkındalığın rolü üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, Türkiye’nin terörle mücadelesinde gelinen noktayı değerlendirerek, terörün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sosyal, kültürel ve demokratik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini vurguladı. Terörle mücadelede gelinen nokta, milli dayanışmanın önemi, kardeşlik ikliminin güçlendirilmesi ve demokratik kazanımlarımız üzerine konuşan Milletvekili Babacan, "Terörsüz bir Türkiye hedefi, sadece devletimizin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Milli birlik ve kardeşlik duygularımızı güçlendirdiğimiz ölçüde, terörün zemin bulması da imkânsız hale gelecektir" dedi. Milletvekili Babacan, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesinin, terörle mücadelenin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, "86 milyonunun tamamı olarak, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arab’ıyla, Çerkeziyle, Laz’ıyla; Sünnisiyle, Alevisiyle, gayrimüslimiyle yıllardır terör belasından çok çektik, artık bu meseleyi hep birlikte hareket ederek, ülkemizin hem bugününü hem de yarınlarını düşünerek bitirmemiz gerekiyor. Bu mesele çözülmezse, yarın başka bir terör ve şiddet biçimiyle karşımıza çıkar. Ben buradan iki önemli lidere, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. 6 aylık süreçte gördüm ki inanılmaz bir samimiyetle, bu işin çözülmesi için uğraşıyorlar. Hiç bir siyasi kaygı olmadan, "oy kazanırım veya kaybederim" kaygısı taşımadan "yeter ki ülkemiz kazansın milletimiz kazansın yeter ki Türkiye kazansın" diye bu soruna bakan, bu uğurda her türlü fedakârlığı yapan, her türlü sorumluluğu üstlenen kararlı bir duruş sergiliyorlar. Gösterdikleri ufuk ve liderlikten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu sorun sadece bir ve iki kişinin değil 86 milyonunun tamamının meselesidir, milletimizle birlikte, kimseyi dışlamadan ayrıştırmadan hep birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye’ vizyonunun devlet ve millet projesi olduğunu, Türkiye’nin birliğini, beraberliğini ve kardeşliğini isteyen herkesin bu süreçte aktif rol alması gerektiğine yürekten inandıklarını sözlerine ekleyen Milletvekili Babacan, terörün Türkiye’ye yıllık yaklaşık 140 milyar dolar maliyet oluşturduğunu, bu büyük mali kaybın Türkiye’nin ekonomik büyüme hamlelerine ciddi zararlar verdiğini, milli gelirin ise 5 trilyon dolar seviyesine ulaşabileceğini dile getirdi. Devletin bütün kurumlarının eşgüdüm içinde çalışmasıyla birlikte son yıllarda terör eylemlerinin ciddi biçimde gerileme olduğunun altını çizen Milletvekili Babacan, silahın ve şiddetin olduğu yerde hiçbir şeyin konuşulamayacağını, toplumun her kesiminin sorunlarının ortak irade, karşılıklı diyalog ve milli birlik ve dayanışma içerisinde çözülebileceğini hatırlattı. Milletvekili Babacan, konuşmasının sonunda konferansı düzenleyen Yeşilyurt Belediyesi ile Yeşilyurt Kent Konseyine teşekkürlerini sundu. Soru-cevap bölümüyle devam eden programda katılımcılar, terörle mücadele, toplumsal barış ve demokrasi konularında görüş ve düşüncelerini paylaşma imkânı buldu. Konferansı, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, AK Parti İl Başkanı Ali Bakan, MHP İl Başkanı Gökhan Gök, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, MHP Yeşilyurt İlçe Başkanı Süleyman Emre, MHP Battalgazi İlçe Başkanı İlhan İlhan, Malatya Hacı Bektaşı Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, sivil toplum ve meslek örgütleri yetkilileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş takip etti.
Bakan Göktaş’tan il müdürlerine ‘saha odaklı yönetim’ uyarısı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:24 Bakan Göktaş’tan il müdürlerine ‘saha odaklı yönetim’ uyarısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, il müdürlerine ‘saha odaklı yönetim’ uyarısında bulundu. Bakan Göktaş, "Risk puanı, müdahale çağrısıdır. En hassas başlıklarımızdan biri, şiddet ve istismar vakaları. Bu alanda hiçbir gecikmeyi kabul edemeyiz. Bu nedenle bu vakalarda ‘saha yönetimi’ni bizzat sahiplenin" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlığın 81 il müdürüyle yıllık değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Toplantıda, 2025 "Aile Yılı" kapsamında yürütülen çalışmalar ve yeni dönem stratejileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Göktaş, Aile Yılı kapsamında 81 ilde başlatılan seferberlikle aileyi her alanda destekleyen kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirterek, bu süreçte emeği geçen il müdürlerine teşekkür etti. Bakan Göktaş toplantıda il müdürlerine ‘saha odaklı yönetim’ konusunda da kritik uyarılarda bulundu. İl müdürlerinin bakanlığın sahadaki ‘uygulayıcı gücü’ olduğunu hatırlatan Göktaş, vatandaşın kuruma olan güveninin il müdürlüklerinin yaklaşımıyla şekillendiğini vurguladı. Göktaş, "İl müdürlüğü yönetimi sadece iş ve süreç yönetimi değildir; aynı zamanda bir güven yönetimidir. Vatandaşın bize attığı her adımda, karşılaştığı ilk tavırda kurumumuzun itibarı şekillenir. Beklentimiz, sahayı yakından tanıyan, hizmeti yerinde izleyen ve sorunları büyümeden çözen bir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdürmenizdir" ifadelerini kullandı. Çalışma stratejisini üç eksen üzerine kurduklarını bildiren Göktaş, "Birinci eksenimiz, sahaya hâkimiyet ve hizmetin takibi. Hizmet verdiğiniz kişileri dosya üzerinden değil, yerinde izleyin. Her il müdürlüğümüz bir ’saha planı’ hazırlamalı. İkinci eksen, doğru bilgi akışı ve yönetimde açıklık. İlinizle ilgili bir problemi başkasından değil, sizden duymak isterim. Üçüncü eksen ise kurum içi ulaşılabilirlik, iletişim ve motivasyon. Kapalı kapılar, geciken kararlar ve güçsüz iletişim; sahada hizmetin ritmini bozar" açıklamasında bulundu. "Saha yönetimini bizzat sahiplenin" Göktaş, sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir döneme girildiğini de belirterek, pilot uygulaması başlayan ‘Sosyal Risk Haritası’ ile "Çocuklar Güvende" web sitesinin etkin kullanılması talimatını verdi. Göktaş, şunları kaydetti: "Sosyal Risk Haritalarımızdan elde ettiğimiz verileri 18 yaş altı için ’Çocuklar Güvende’, 18 yaş üstü bireyler için ise ’Aile Rehberi’ sistemimiz üzerinden takip edeceğiz. Risk puanı, müdahale çağrısıdır. Vaka bazında izlemeyi, yönlendirmeyi ve kurumlar arası koordinasyonu hızlandıran bir mekanizma kurun. İl müdürünün takibi zayıflarsa sistem kağıt üzerinde kalır. En hassas başlıklarımızdan biri, şiddet ve istismar vakaları. Bu alanda hiçbir gecikmeyi kabul edemeyiz. Tüm vakaları titizlikle takip etmeli ve sahada aktif olmalısınız. Bu nedenle bu vakalarda ‘saha yönetimi’ni bizzat sahiplenin." Aile Yılı’ndan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’na Aile Yılı’nı geride bırakırken ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonunun daha uzun vadeli bir politikanın sürekliliği olduğuna dikkati çeken Göktaş, il müdürlüklerinin vatandaşın hayatına dokunan uygulamaların etkisini ölçmesi ve bu hizmetlerin sürekliliğini sağlaması gerektiğini vurguladı. Göktaş, bu çerçevede doğum yardımı ve Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlananların düzenli izlenmesi gerektiğini de hatırlattı. "Küçük bir ihmal büyük bir riske dönüşebiliyor" Sahada sunulan hizmetin takibinin, etkisinin ve hızının aynı anda güçlendirilmesinin önemini vurgulayan Bakan Göktaş, "Küçük bir gecikme büyük bir mağduriyete; küçük bir ihmal büyük bir riske dönüşebiliyor. Bu nedenle, il müdürlüklerimiz daha aktif, hızlı ve sonuç odaklı hareket etmeli" uyarısında bulundu.